KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

6. SURE · 165 AYET · 3050 KELİME

En'âm

الأنعام

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

ٱلْحَمْدُhamdolsunلِلَّهِo Allah'aٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriوَجَعَلَve var ettiٱلظُّلُمَٰتِkaranlıklarıوَٱلنُّورَثُمَّyine deٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)بِرَبِّهِمْRablerineيَعْدِلُونَeşler tutuyorlar

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur. Böyle iken inkar edenler başka şeyleri Rablerine denk tutuyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىkiخَلَقَكُمsizi yaratıpمِّنçamurdanطِينٍثُمَّsonraقَضَىٰٓkoymuşturأَجَلًاوَأَجَلٌve bir süreمُّسَمًّىbelirliعِندَهُۥثُمَّböyle ikenأَنتُمْsiz halaتَمْتَرُونَkuşkulanıyorsunuz

O öyle bir Rab'dır ki, sizi çamurdan yaratmış, sonra (her birinize) bir ecel tayin etmiştir. (Kıyametin kopması için) belirlenmiş bir ecel de O'nun katındadır. Siz ise hala şüphe ediyorsunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve Oٱللَّهُ(tek) Allah'tırفِىgöklerde deٱلسَّمَٰوَٰتِوَفِىveٱلْأَرْضِيَعْلَمُbilirسِرَّكُمْsizin gizliniziوَجَهْرَكُمْve açığınızıوَيَعْلَمُve bilirمَاneتَكْسِبُونَkazandığınızı

Halbuki O, göklerde de Allah'tır, yerde de. Sizin gizlinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da. Sizin daha ne kazanacağınızı da bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقَدْişte elbetteكَذَّبُوا۟yalanladılarبِٱلْحَقِّhakkıلَمَّاne zaman kiجَآءَهُمْفَسَوْفَfakat yakındaيَأْتِيهِمْkendilerine gelecektirأَنۢبَٰٓؤُا۟haberleriمَاşeyinكَانُوا۟onunlaبِهِۦيَسْتَهْزِءُونَalay ettikleri

Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kendilerine ilerde gelecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmediler miيَرَوْا۟كَمْnicesiniأَهْلَكْنَاyok ettikمِنonlardan önceقَبْلِهِممِّنnesillerdenقَرْنٍمَّكَّنَّٰهُمْonlara imkanlar vermiştikفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمَاne varsaلَمْvermediğimiz imkanlarıنُمَكِّنلَّكُمْsizeوَأَرْسَلْنَاve boşaltmıştıkٱلسَّمَآءَgöğü deعَلَيْهِمüzerlerineمِّدْرَارًاbol bolوَجَعَلْنَاve kılmıştıkٱلْأَنْهَٰرَırmaklarıتَجْرِىakarمِن(ayaklarının) altındanتَحْتِهِمْفَأَهْلَكْنَٰهُمfakat onları helak ettikبِذُنُوبِهِمْgünahlarından ötürüوَأَنشَأْنَاve yarattıkمِنۢonların ardındanبَعْدِهِمْقَرْنًاbir nesilءَاخَرِينَbaşka

Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur yağdırmıştık. Topraklarından nehirler akıttık. Sonra da günahları sebebiyle onları helak ettik ve arkalarından başka bir nesil var ettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerنَزَّلْنَاindirmiş olsaydıkعَلَيْكَsanaكِتَٰبًاbir Kitapفِىkağıt üzerine yazılıقِرْطَاسٍفَلَمَسُوهُonu tutsalardıبِأَيْدِيهِمْelleriyleلَقَالَyine derlerdiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)إِنْbuهَٰذَآإِلَّاancakسِحْرٌbir büyüdürمُّبِينٌapaçık

(Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkar edenler, "Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir" diyeceklerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dedilerلَوْلَآdeğil miydi?أُنزِلَindirilmeliعَلَيْهِO'naمَلَكٌوَلَوْve eğerأَنزَلْنَاindirseydikمَلَكًاbir melekلَّقُضِىَbitirilmiş olurduٱلْأَمْرُişثُمَّartıkلَاhiç göz açtırılmazdıيُنظَرُونَ

Bir de dediler ki: "Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!" Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helak edilirlerdi.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerجَعَلْنَٰهُonu yapsaydıkمَلَكًاmelekلَّجَعَلْنَٰهُyine yapardıkرَجُلًاbir adam (şeklinde)وَلَلَبَسْنَاve yine düşürürdükعَلَيْهِمonlarıمَّاdüştükleri kuşkuyaيَلْبِسُونَ

Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدِve muhakkakٱسْتُهْزِئَalay edilmiştiبِرُسُلٍpeygamberlerleمِّنsenden önce deقَبْلِكَفَحَاقَfakat kuşatıverdiبِٱلَّذِينَkimseleriسَخِرُوا۟alay edenleriمِنْهُمonlarlaمَّاşeyكَانُوا۟onunlaبِهِۦيَسْتَهْزِءُونَalay ettikleri

(Ey Muhammed!) Andolsun, senden önce de birçok peygamber alaya alınmıştı da onlarla alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıp mahvetmişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلِّمَنkimindir?مَّاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِقُلde kiلِّلَّهِكَتَبَO yazmıştırعَلَىٰüstüneنَفْسِهِkendiٱلرَّحْمَةَلَيَجْمَعَنَّكُمْsizi elbette toplayacaktırإِلَىٰgünündeيَوْمِٱلْقِيَٰمَةِkıyametلَاşüphe olmayanرَيْبَفِيهِٱلَّذِينَama kimselerخَسِرُوٓا۟ziyana sokan(lar)أَنفُسَهُمْkendileriniفَهُمْonlarلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَغَيْرَbaşkasını mı?ٱللَّهِAllah'tanأَتَّخِذُedineyimوَلِيًّاdostفَاطِرِyoktan var edenٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِve yeriوَهُوَve kendisiيُطْعِمُbesleyenوَلَاfakat beslenmeyenيُطْعَمُقُلْde kiإِنِّىٓbanaأُمِرْتُemrerdildiأَنْolmamأَكُونَأَوَّلَilkiمَنْolanlarınأَسْلَمَوَلَاve sakınتَكُونَنَّolmaمِنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

De ki: "Göklerin ve yerin yaratıcısı olan, beslediği halde beslenmeye ihtiyacı olmayan Allah'tan başkasını mı dost edineceğim." De ki: "Bana, (Allah'a) teslim olanların ilki olmam emredildi ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma (denildi)."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerيَمْسَسْكَsana dokundursaٱللَّهُAllahبِضُرٍّbir zararفَلَاyokturكَاشِفَaçacakلَهُۥٓonuإِلَّاbaşkaهُوَوَإِنve eğerيَمْسَسْكَsana dokundursaبِخَيْرٍbir hayırفَهُوَkuşkusuz Oعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyiقَدِيرٌyapabilendir

Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَىُّhangiشَىْءٍşeyأَكْبَرُdaha büyüktürشَهَٰدَةًقُلِde kiٱللَّهُشَهِيدٌۢşahiddirبَيْنِىbenimleوَبَيْنَكُمْوَأُوحِىَve vahyolunduإِلَىَّbanaهَٰذَاbuٱلْقُرْءَانُKur'anلِأُنذِرَكُمsizi uyarayımبِهِۦonunlaوَمَنۢve herkesiبَلَغَأَئِنَّكُمْsizلَتَشْهَدُونَşahidlik ediyor musunuz?أَنَّgerçektenمَعَile beraberٱللَّهِAllahءَالِهَةًtanrılar olduğunaأُخْرَىٰقُلde kiلَّآben şahidlik etmemأَشْهَدُقُلْde kiإِنَّمَاancakهُوَOإِلَٰهٌTanrıdırوَٰحِدٌtek birوَإِنَّنِىşüphesiz benبَرِىٓءٌuzağımمِّمَّاşeylerdenتُشْرِكُونَsizin ortak koştuğunuz

De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şahitlik etmem." De ki: "O, ancak tek bir ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkendilerineءَاتَيْنَٰهُمُverdiklerimizٱلْكِتَٰبَKitapيَعْرِفُونَهُۥonu tanırlarكَمَاgibiيَعْرِفُونَtanıdıklarıأَبْنَآءَهُمُٱلَّذِينَkimselerخَسِرُوٓا۟ziyana sokan(lar)أَنفُسَهُمْkendileriniفَهُمْonlarلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْve kim olabilir?أَظْلَمُdaha zalimمِمَّنِedenlerdenٱفْتَرَىٰiftiraعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aكَذِبًاyalanıأَوْya daكَذَّبَyalanlayandanبِـَٔايَٰتِهِۦٓإِنَّهُۥşüphesizلَاkurtuluş yüzü görmezlerيُفْلِحُٱلظَّٰلِمُونَzalimler

Kim Allah'a karşı yalan uydurandan, ya da O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalimdir? Şüphesiz ki, zalimler kurtuluşa eremez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günنَحْشُرُهُمْtopladığımızجَمِيعًاhepsiniثُمَّsonraنَقُولُdediğimizلِلَّذِينَkimselereأَشْرَكُوٓا۟ortak koşan(lara)أَيْنَhani nerede?شُرَكَآؤُكُمُortaklarınızٱلَّذِينَkimselerكُنتُمْolduğunuzتَزْعُمُونَzannetmekte

Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah'a ortak koşanlara, "Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?" diyeceğimiz günü hatırla.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraلَمْkalmadığıتَكُنفِتْنَتُهُمْonların çareleriإِلَّآbaşkaأَنdemelerindenقَالُوا۟وَٱللَّهِAllah'a andolsun kiرَبِّنَاRabbimizمَاbiz değildikكُنَّامُشْرِكِينَortak koşanlar

Sonunda onların manevraları, "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz (O'na) ortak koşanlar değildik" demelerinden başka bir şey olmayacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱنظُرْbakكَيْفَnasılكَذَبُوا۟yalan söyledilerعَلَىٰٓkarşıأَنفُسِهِمْوَضَلَّve sapıp gittiعَنْهُمkendilerindenمَّاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَفْتَرُونَuydurduruyor(lar)

Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve iftira edip durdukları şeyler (uydurma ilahları) onları nasıl yüzüstü bırakıp kayboluverdi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمiçlerinden vardırمَّنkimselerيَسْتَمِعُdinleyenإِلَيْكَوَجَعَلْنَاfakat biz koydukعَلَىٰüstüneقُلُوبِهِمْkalblerininأَكِنَّةًperdelerأَنonu anlamalarına engelيَفْقَهُوهُوَفِىٓve içineءَاذَانِهِمْkulaklarınınوَقْرًاوَإِنve eğerيَرَوْا۟görseler deكُلَّherءَايَةٍmu'cizeyiلَّاaslaيُؤْمِنُوا۟inanmazlarبِهَاحَتَّىٰٓhattaإِذَاzamanجَآءُوكَsana geldikleriيُجَٰدِلُونَكَseninle tartışırlarيَقُولُderlerٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)إِنْbuهَٰذَآإِلَّآbaşka değildirأَسَٰطِيرُmasallarındanٱلْأَوَّلِينَeskilerin

İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkar edenler, "Bu (Kur'an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُمْve onlarيَنْهَوْنَhem menederlerعَنْهُondanوَيَنْـَٔوْنَhem de uzak dururlarعَنْهُوَإِنve böyleceيُهْلِكُونَmahvediyorlarإِلَّآyalnızأَنفُسَهُمْkendileriniوَمَاdeğillerيَشْعُرُونَfarkında

Onlar başkalarını ondan (Kur'an'dan) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helak ediyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerتَرَىٰٓbir görsenإِذْikenوُقِفُوا۟durdurulmuşعَلَىbaşındaٱلنَّارِateşinفَقَالُوا۟dedikleriniيَٰلَيْتَنَاah! keşke bizنُرَدُّgeri döndürülseydikوَلَاveنُكَذِّبَyalanlamasaydıkبِـَٔايَٰتِayetleriniرَبِّنَاRabbimizinوَنَكُونَve olsaydıkمِنَinananlardanٱلْمُؤْمِنِينَ

Ateşin karşısında durdurulup da, "Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek de Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve mü'minlerden olsak" dedikleri vakit (hallerini) bir görsen!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْhayırبَدَاgöründüلَهُمonlaraمَّاolduklarıكَانُوا۟يُخْفُونَgizlemekteمِنdaha önceقَبْلُوَلَوْeğerرُدُّوا۟geri gönderilselerdiلَعَادُوا۟yine dönerlerdiلِمَاşeyeنُهُوا۟men'olunduklarıعَنْهُkendindenوَإِنَّهُمْçünkü onlarلَكَٰذِبُونَyalancılardır

Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerتَرَىٰٓ(onları) bir görsenإِذْikenوُقِفُوا۟durdurulmuşعَلَىٰhuzurundaرَبِّهِمْقَالَdediأَلَيْسَdeğil miymiş?هَٰذَاbuبِٱلْحَقِّقَالُوا۟dediler kiبَلَىٰevet gerçektirوَرَبِّنَاقَالَdediفَذُوقُوا۟öyle ise tadınٱلْعَذَابَazabıبِمَاdolayıكُنتُمْettiğinizdenتَكْفُرُونَinkar

Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş" diyecekler. (Allah), "Öyleyse inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!" diyecek.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْgerçektenخَسِرَziyana uğradı(lar)ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِhuzuruna çıkmayıٱللَّهِحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَتْهُمُkendilerine geldiğiٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınقَالُوا۟dedilerيَٰحَسْرَتَنَاah! vah bizeعَلَىٰdolayıمَاkusurlarımızdanفَرَّطْنَافِيهَاoradaوَهُمْve onlarيَحْمِلُونَyükleneceklerأَوْزَارَهُمْgünahlarınıعَلَىٰsırtlarınaظُهُورِهِمْأَلَاbakınسَآءَne kötüمَاşeylerيَزِرُونَyüklenip taşıyorlar

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve değildirٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَآdünyaإِلَّاbaşka bir şeyلَعِبٌbir oyundanوَلَهْوٌوَلَلدَّارُve yurduٱلْءَاخِرَةُخَيْرٌdaha iyidirلِّلَّذِينَkimseler içinيَتَّقُونَأَفَلَاdüşünmüyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْmuhakkakنَعْلَمُbiliyoruzإِنَّهُۥşüphesizلَيَحْزُنُكَseni üzüyorٱلَّذِىşeylerيَقُولُونَفَإِنَّهُمْgerçekte onlarلَاseni yalanlamıyorlarيُكَذِّبُونَكَوَلَٰكِنَّfakatٱلظَّٰلِمِينَo zalimlerبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınيَجْحَدُونَyalanlıyorlar

Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunكُذِّبَتْyalanlanmıştıرُسُلٌelçilerمِّنsenden önce deقَبْلِكَفَصَبَرُوا۟sabrettilerعَلَىٰkarşıمَاyalanlanmalarınaكُذِّبُوا۟وَأُوذُوا۟ve eziyet edilmelerineحَتَّىٰٓnihayetأَتَىٰهُمْonlara yetiştiنَصْرُنَاوَلَاyokturمُبَدِّلَdeğiştirebilecekلِكَلِمَٰتِkelimeleriniٱللَّهِوَلَقَدْandolsunجَآءَكَsana da gelmiştirمِنhaberindenنَّبَإِى۟ٱلْمُرْسَلِينَelçilerin

Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerكَانَağır geldiyseكَبُرَعَلَيْكَsanaإِعْرَاضُهُمْonların yüz çevirmesiفَإِنِhaydiٱسْتَطَعْتَyapabilirsenأَنara kiتَبْتَغِىَنَفَقًاbir delikفِىiçineٱلْأَرْضِyerinأَوْya daسُلَّمًاbir merdivenفِىgöğeٱلسَّمَآءِفَتَأْتِيَهُمonlara getiresinبِـَٔايَةٍوَلَوْşayetشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَجَمَعَهُمْelbette onları toplardıعَلَىüzerindeٱلْهُدَىٰفَلَاo halde olmaتَكُونَنَّمِنَcahillerdenٱلْجَٰهِلِينَ

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O halde, sakın cahillerden olma.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَايَسْتَجِيبُicabet ederٱلَّذِينَkimselerيَسْمَعُونَوَٱلْمَوْتَىٰölülere gelinceيَبْعَثُهُمُonları diriltirٱللَّهُAllahثُمَّsonraإِلَيْهِO'naيُرْجَعُونَdöndürülürler

(Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟dediler kiلَوْلَاdeğil miydi?نُزِّلَindirilmeliعَلَيْهِonaءَايَةٌbir mu'cizeمِّنRabbindenرَّبِّهِۦقُلْde kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahقَادِرٌkadirdirعَلَىٰٓüzerineأَنindirmeğeيُنَزِّلَءَايَةًbir mu'cizeوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَهُمْçoklarıلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilse ya!" (Ey Muhammed!) De ki: "Şüphesiz Allah'ın, bir mucize indirmeğe gücü yeter. Fakat onların çoğu bilmiyor."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاyoktur kiمِنhiçbirدَآبَّةٍyürüyen hayvanفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِوَلَاve hiçbirطَٰٓئِرٍkuşيَطِيرُuçanبِجَنَاحَيْهِiki kanadiyleإِلَّآolmasınlarأُمَمٌbirer ümmetأَمْثَالُكُممَّاbiz eksik bırakmamışızdırفَرَّطْنَافِىKitaptaٱلْكِتَٰبِمِنhiçbirشَىْءٍثُمَّsonraإِلَىٰRableri(nin huzuru)naرَبِّهِمْيُحْشَرُونَtoplanacaklardır

Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِـَٔايَٰتِنَاbizim ayetlerimiziصُمٌّsağırdırlarوَبُكْمٌve dilsizdirlerفِىiçindeٱلظُّلُمَٰتِمَنkimseyiيَشَإِdilediğiٱللَّهُAllahيُضْلِلْهُşaşırtırوَمَنve kimseyi deيَشَأْdilediğiيَجْعَلْهُkoyarعَلَىٰüzerineصِرَٰطٍyolمُّسْتَقِيمٍdoğru

Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi de dilerse onu dosdoğru yol üzere kılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَرَءَيْتَكُمْgördünüz mü?إِنْeğerأَتَىٰكُمْsize gelseعَذَابُazabıٱللَّهِAllah'ınأَوْya daأَتَتْكُمُgelseٱلسَّاعَةُo sa'atأَغَيْرَbaşkasına mıٱللَّهِAllah'tanتَدْعُونَyalvarırsınızإِنşayetكُنتُمْiseniz (söyleyin)صَٰدِقِينَdoğru (sözlü)

(Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْhayırإِيَّاهُyalnız O'naتَدْعُونَyalvarırsınızفَيَكْشِفُO da kaldırırمَاşeyiتَدْعُونَistediğinizإِلَيْهِondanإِنşayetشَآءَdilerseوَتَنسَوْنَve unutursunuzمَاşeyleriتُشْرِكُونَortak koştuğunuz

Hayır! (Bu durumda) yalnız O'na dua edersiniz, O da dilerse (kurtulmak için) dua ettiğiniz sıkıntıyı giderir ve siz o an Allah'a ortak koştuklarınızı unutursunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْmuhakkakأَرْسَلْنَآ(elçiler) gönderdikإِلَىٰٓümmetlereأُمَمٍمِّنsenden önce deقَبْلِكَفَأَخَذْنَٰهُمonları yakalayıp cezalandırmıştıkبِٱلْبَأْسَآءِdarlık ileوَٱلضَّرَّآءِve sıkıntı ileلَعَلَّهُمْbelki onlarيَتَضَرَّعُونَyalvarırlar diye

Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَوْلَآhiç olmazsaإِذْzamanجَآءَهُمkendilerine geldiğiبَأْسُنَاbaskınımızتَضَرَّعُوا۟yalvarsalardıوَلَٰكِنfakatقَسَتْkatılaştıقُلُوبُهُمْkalbleriوَزَيَّنَve süslü gösterdiلَهُمُonlaraٱلشَّيْطَٰنُşeytanمَاşeyleriكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapmış

Hiç olmazsa onlara azabımız geldiği zaman yakarıp tövbe etselerdi ya.. Fakat (onu yapmadılar) kalpleri katılaştı. Şeytan da yapmakta olduklarını zaten onlara süslü göstermişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiنَسُوا۟unutuncaمَاyapılan uyarılarıذُكِّرُوا۟بِهِۦkendileriفَتَحْنَاaçıverdikعَلَيْهِمْüzerlerineأَبْوَٰبَkapılarınıكُلِّherشَىْءٍşeyinحَتَّىٰٓnihayetإِذَاsıradaفَرِحُوا۟sevince daldıklarıبِمَآşey ileأُوتُوٓا۟kendilerine verilenأَخَذْنَٰهُمonları yakaladıkبَغْتَةًansızınفَإِذَاböyleceهُمonlarمُّبْلِسُونَbütün umutlarnı yitirdiler

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَرَءَيْتُمْsöyleyin banaإِنْeğerأَخَذَalsaٱللَّهُAllahسَمْعَكُمْişitme(duyu)nuzuوَأَبْصَٰرَكُمْve gözleriniziوَخَتَمَve mühür vursaعَلَىٰüstüneقُلُوبِكُمkalblerinizinمَّنْkimdir?إِلَٰهٌtanrıغَيْرُbaşkaٱللَّهِAllah'tanيَأْتِيكُمsize getirecekبِهِٱنظُرْbakكَيْفَnasılنُصَرِّفُtürlü türlü açıklıyoruzٱلْءَايَٰتِثُمَّsonra yineهُمْonlarيَصْدِفُونَyüz çeviriyorlar

De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?" Bak, biz ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَرَءَيْتَكُمْsöyleyin banaإِنْeğerأَتَىٰكُمْsize gelseعَذَابُazabıٱللَّهِAllah'ınبَغْتَةًansızınأَوْya daجَهْرَةًaçıkçaهَلْmi?يُهْلَكُhelak edilirإِلَّاbaşkasıٱلْقَوْمُtoplumdanٱلظَّٰلِمُونَzalim

De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler toplumundan başkası mı helak edilecek?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاbiz gönderimeyiنُرْسِلُٱلْمُرْسَلِينَelçileriإِلَّاdışındaمُبَشِّرِينَmüjdeciler olmakوَمُنذِرِينَفَمَنْo halde kimءَامَنَinanırوَأَصْلَحَve uslanırsaفَلَاyokturخَوْفٌkorkuعَلَيْهِمْonlaraوَلَاve değildirهُمْonlarيَحْزَنُونَüzülecek de

Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّآben demiyorumأَقُولُلَكُمْsizeعِندِىyanımdadırخَزَآئِنُhazineleriٱللَّهِAllah'ınوَلَآveأَعْلَمُbilmemٱلْغَيْبَgaybıوَلَآveأَقُولُdemiyorumلَكُمْsizeإِنِّىbenمَلَكٌإِنْben uyuyorumأَتَّبِعُإِلَّاsadeceمَاşeyeيُوحَىٰٓvahyolunanإِلَىَّقُلْde kiهَلْmidir?يَسْتَوِىeşitٱلْأَعْمَىٰkörوَٱلْبَصِيرُأَفَلَاdüşünmüyor musunuz?تَتَفَكَّرُونَ

De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنذِرْve uyarبِهِonunlaٱلَّذِينَkimseleriيَخَافُونَkorkan(ları)أَنkiيُحْشَرُوٓا۟toplanacaklardırإِلَىٰ(huzuru)naرَبِّهِمْلَيْسَyokturلَهُمkendilerininمِّنO'ndan başkaدُونِهِۦوَلِىٌّne dostlarıوَلَاne deشَفِيعٌdestekçileriلَّعَلَّهُمْbelkiيَتَّقُونَkorunurlar

Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاkovmaتَطْرُدِٱلَّذِينَkimseleriيَدْعُونَyalvaranlarıرَبَّهُمRablerineبِٱلْغَدَوٰةِsabahوَٱلْعَشِىِّve akşamيُرِيدُونَisteyerekوَجْهَهُۥمَاyokturعَلَيْكَsanaمِنْonların hesabındanحِسَابِهِممِّنhiçbirشَىْءٍşey (sorumluluk)وَمَاve yokturمِنْsenin hesabındanحِسَابِكَعَلَيْهِمonlaraمِّنhiçbirشَىْءٍşey (sorumluk)فَتَطْرُدَهُمْonları kovup daفَتَكُونَolasınمِنَzalimlerdenٱلظَّٰلِمِينَ

Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَböyleceفَتَنَّاbiz denedikبَعْضَهُمonların kiminiبِبَعْضٍkimi ileلِّيَقُولُوٓا۟demeleri içinأَهَٰٓؤُلَآءِşunlara mı?مَنَّlutfu layık gördüٱللَّهُAllahعَلَيْهِمkendilerineمِّنۢaramızdanبَيْنِنَآأَلَيْسَdeğil midir?ٱللَّهُAllahبِأَعْلَمَdaha iyi bilenبِٱلشَّٰكِرِينَşükredenleri;

Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, "Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine layık gördü?" desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanجَآءَكَsana geldikleriٱلَّذِينَkimselerيُؤْمِنُونَinanan(lar)بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizeفَقُلْde kiسَلَٰمٌselam olsunعَلَيْكُمْكَتَبَyazmıştırرَبُّكُمْRabbinizعَلَىٰüzerineنَفْسِهِkendiٱلرَّحْمَةَأَنَّهُۥkuşkusuzمَنْkimعَمِلَyaparsaمِنكُمْsizdenسُوٓءًۢاbir kötülükبِجَهَٰلَةٍbilmeyerekثُمَّsonraتَابَtevbe ederمِنۢardındanبَعْدِهِۦوَأَصْلَحَve uslanırsaفَأَنَّهُۥmuhakkak ki Oغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selam olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنِّىelbette benنُهِيتُmen'olundumأَنْtapmaktanأَعْبُدَٱلَّذِينَyalvardıklarınızaتَدْعُونَمِنbaşkaدُونِٱللَّهِقُلde kiلَّآben uymamأَتَّبِعُأَهْوَآءَكُمْقَدْçünküضَلَلْتُsapıtmış olurumإِذًاo takdirdeوَمَآve olmamأَنَا۠benمِنَyola gelenlerdenٱلْمُهْتَدِينَ

De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنِّىelbette benعَلَىٰüzerindeyimبَيِّنَةٍaçık bir delilمِّنRabbimdenرَّبِّىوَكَذَّبْتُمsiz ise yalanladınızبِهِۦمَاdeğildirعِندِىbenim yanımdaمَاşey (azab)تَسْتَعْجِلُونَacele istediğinizبِهِۦٓإِنِhüküm vermekٱلْحُكْمُإِلَّاyalnızcaلِلَّهِيَقُصُّ(O) anlatırٱلْحَقَّوَهُوَve Oخَيْرُen iyisidirٱلْفَٰصِلِينَayırdedenlerin

De ki: "Şüphesiz ben, Rabbimden (gelen) kesin bir belge üzereyim. Siz ise onu yalanladınız. Sizin acele istediğiniz azap benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, hakkı anlatır. O, hakkı batıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّوْeğerأَنَّelbetteعِندِىbenim yanımda olsaydıمَاşeyتَسْتَعْجِلُونَacele istediğinizبِهِۦonuلَقُضِىَbitirilmiştiٱلْأَمْرُişبَيْنِىaramızdaوَبَيْنَكُمْوَٱللَّهُAllahأَعْلَمُdaha iyi bilirبِٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

De ki: "Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu." Allah, zalimleri daha iyi bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعِندَهُۥمَفَاتِحُanahtarlarıٱلْغَيْبِgayb'ınلَاonları bilmezيَعْلَمُهَآإِلَّاbaşkasıهُوَوَيَعْلَمُve (O) bilirمَاne varsaفِىkarada olanٱلْبَرِّوَٱلْبَحْرِوَمَاdüşmezتَسْقُطُمِنhiçbirوَرَقَةٍyaprakإِلَّاdışındaيَعْلَمُهَاonun bilgisiوَلَاve (yoktur)حَبَّةٍbir daneفِىiçindeظُلُمَٰتِkaranlıklarıٱلْأَرْضِyerinوَلَاve (yoktur)رَطْبٍyaşوَلَاveيَابِسٍkuruإِلَّاancakفِىvardırكِتَٰبٍbir Kitaptaمُّبِينٍapaçık

Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىkimselerيَتَوَفَّىٰكُمsizi öldürenبِٱلَّيْلِgeceleyinوَيَعْلَمُve bilirمَاşeyiجَرَحْتُمişlediğinizبِٱلنَّهَارِgündüzünثُمَّsonraيَبْعَثُكُمْsizi diriltirفِيهِondaلِيُقْضَىٰٓtamamlanıncaya kadarأَجَلٌsüreمُّسَمًّىثُمَّsonraإِلَيْهِO'nadırمَرْجِعُكُمْdönüşünüzثُمَّsonraيُنَبِّئُكُمsize haber verecektirبِمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzتَعْمَلُونَyapmış

O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O'nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve Oٱلْقَاهِرُtek hakimdirفَوْقَüstündeعِبَادِهِۦوَيُرْسِلُve gönderirعَلَيْكُمْsizeحَفَظَةًkoruyucu(melek)lerحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَحَدَكُمُbirinizeٱلْمَوْتُölümتَوَفَّتْهُonun canını alırlarرُسُلُنَاelçilerimizوَهُمْonlarلَاhiç geri kalmazlarيُفَرِّطُونَ

O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraرُدُّوٓا۟döndürülürlerإِلَىAllah'aٱللَّهِمَوْلَىٰهُمُTanrılarıٱلْحَقِّأَلَاdoğrusuلَهُyalnız O'nundurٱلْحُكْمُhükümوَهُوَve Oأَسْرَعُen çabuğudurٱلْحَٰسِبِينَhesap görenlerin

Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنkimيُنَجِّيكُمsizi kurtarıyorمِّنkaranlıklarındanظُلُمَٰتِٱلْبَرِّkaranınوَٱلْبَحْرِve denizinتَدْعُونَهُۥO'na yakardığınızdaتَضَرُّعًاgizli olarakوَخُفْيَةًve açık olarakلَّئِنْeğerأَنجَىٰنَاbizi kurtarırsaمِنْbundanهَٰذِهِۦلَنَكُونَنَّelbette olacağızمِنَşükredenlerdenٱلشَّٰكِرِينَ

De ki: "Sizler, açıktan ve gizlice O'na 'Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız' diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلِde kiٱللَّهُAllahيُنَجِّيكُمsizi kurtarıyorمِّنْهَاondanوَمِنveكُلِّbütünكَرْبٍsıkıntılardanثُمَّsonraأَنتُمْsiz yineتُشْرِكُونَO'na ortak koşuyorsunuz

De ki: "Onlardan ve her türlü sıkıntıdan sizi Allah kurtarır. Ama siz yine de O'na ortak koşuyorsunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiهُوَOٱلْقَادِرُkadirdirعَلَىٰٓüzerineأَنgöndermeğeيَبْعَثَعَلَيْكُمْsizin üzerinizeعَذَابًاbir azabمِّنüstünüzdenفَوْقِكُمْأَوْyahutمِنaltındanتَحْتِأَرْجُلِكُمْayaklarınızınأَوْya daيَلْبِسَكُمْsizi birbirinize düşürüpشِيَعًاparti partiوَيُذِيقَve taddırmağaبَعْضَكُمkiminizeبَأْسَhıncınıبَعْضٍٱنظُرْbakكَيْفَnasılنُصَرِّفُaçıklıyoruzٱلْءَايَٰتِلَعَلَّهُمْdiyeيَفْقَهُونَanlasınlar

De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanرَأَيْتَgördüğünٱلَّذِينَ(münasebetsizliğe) dalanlarıيَخُوضُونَفِىٓhakkındaءَايَٰتِنَاayetlerimizفَأَعْرِضْyüz çevirعَنْهُمْonlardanحَتَّىٰkadarيَخُوضُوا۟onlar geçinceyeفِىbir sözeحَدِيثٍغَيْرِهِۦوَإِمَّاeğerيُنسِيَنَّكَsana (bunu) unutturursaٱلشَّيْطَٰنُşeytanفَلَاoturmaتَقْعُدْبَعْدَsonraٱلذِّكْرَىٰhatırladıktanمَعَberaberٱلْقَوْمِtopluluğuylaٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve yokturعَلَىüzerineٱلَّذِينَkimselerيَتَّقُونَkorunanlarمِنْonların hesabındanحِسَابِهِممِّنbirشَىْءٍşey (sorumluluk)وَلَٰكِنamaذِكْرَىٰbir hatırlatmak lazımdırلَعَلَّهُمْbelkiيَتَّقُونَkorunurlar diye

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, onların hesabından bir şey (sorumluluk) yoktur. Fakat üzerlerine düşen bir hatırlatmadır. Belki sakınırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَذَرِve bırakٱلَّذِينَkimseleriٱتَّخَذُوا۟yerine koyan(ları)دِينَهُمْdinleriniلَعِبًاoyunوَلَهْوًاve eğlenceوَغَرَّتْهُمُve aldattığı kimseleriٱلْحَيَوٰةُhayatınınٱلدُّنْيَاوَذَكِّرْve öğüt verبِهِۦٓo (Kur'an) ileأَنdiyeتُبْسَلَhelake giderنَفْسٌۢbir kişiبِمَاdolayıكَسَبَتْkazandığındanلَيْسَolmazلَهَاonunمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanوَلِىٌّne bir dostuوَلَاne deشَفِيعٌbir yardımcısıوَإِنve eğerتَعْدِلْverseكُلَّher türlüعَدْلٍfidyeyiلَّاkabul edilmezيُؤْخَذْمِنْهَآأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirأُبْسِلُوا۟helake uğrayan(lardır)بِمَاdolayıكَسَبُوا۟لَهُمْonlar için vardırشَرَابٌbir içkiمِّنْkaynar sudanحَمِيمٍوَعَذَابٌve bir azabأَلِيمٌۢacıklıبِمَاdolayıكَانُوا۟olduklarındanيَكْفُرُونَinkar ediyor

Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَنَدْعُوا۟mi yalvaralım?مِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمَاşeylereلَاbize yarar vermeyenيَنفَعُنَاوَلَاve zarar vermeyenيَضُرُّنَاوَنُرَدُّve döndürülüpعَلَىٰٓüzerindeأَعْقَابِنَاökçelerimizبَعْدَsonraإِذْbizi doğru yola ilettiktenهَدَىٰنَاٱللَّهُAllahكَٱلَّذِىgibi mi?ٱسْتَهْوَتْهُayartarakٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınفِىçölde bıraktıklarıٱلْأَرْضِحَيْرَانَşaşkın bir haldeلَهُۥٓkimseأَصْحَٰبٌarkadaşlarının iseيَدْعُونَهُۥٓçağırdıklarıإِلَىdoğru yolaٱلْهُدَىٱئْتِنَاقُلْde kiإِنَّmuhakkakهُدَىyol göstermeٱللَّهِAllah'ınهُوَancakٱلْهُدَىٰوَأُمِرْنَاve bize emredilmiştirلِنُسْلِمَteslim olmamızلِرَبِّRabbineٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları 'bize gel!' diye doğru yola çağırdıkları halde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?" De ki: "Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah'ın yoludur. Bize alemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنْve ayrıcaأَقِيمُوا۟kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَٱتَّقُوهُوَهُوَO'durٱلَّذِىٓo kimse kiإِلَيْهِhuzurunaتُحْشَرُونَvarıp toplanacağınız

Bir de, bize, "Namazı dosdoğru kılın ve Allah'a karşı gelmekten sakının" diye emrolundu. O, huzurunda toplanacağınız Allah'tır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَO'durٱلَّذِىo kiخَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriبِٱلْحَقِّوَيَوْمَve günيَقُولُdediğiكُنOl!فَيَكُونُقَوْلُهُsözüٱلْحَقُّوَلَهُO'nundurٱلْمُلْكُmülkيَوْمَgünيُنفَخُüfleneceğiفِىSur'aٱلصُّورِعَٰلِمُbilendirٱلْغَيْبِgizliyiوَٱلشَّهَٰدَةِوَهُوَOٱلْحَكِيمُhükümdardırٱلْخَبِيرُherşeyi haber alandır

O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah'ın "ol" deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O'nun sözü gerçektir. Sur'a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O'nundur. Gaybı da, görülen alemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْقَالَdemişti kiإِبْرَٰهِيمُİbrahimلِأَبِيهِbabasıءَازَرَAzer'eأَتَتَّخِذُmi ediniyorsun?أَصْنَامًاputlarıءَالِهَةًإِنِّىٓdoğrusu benأَرَىٰكَseni görüyorumوَقَوْمَكَve kavminiفِىiçindeضَلَٰلٍbir sapıklıkمُّبِينٍaçık

Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceنُرِىٓbiz gösteriyordukإِبْرَٰهِيمَİbrahim'eمَلَكُوتَmelekutunuٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinوَلِيَكُونَolsun diyeمِنَinananlardanٱلْمُوقِنِينَ

İşte böylece İbrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiجَنَّbasıncaعَلَيْهِüzerineٱلَّيْلُgeceرَءَا(İbrahim) gördüكَوْكَبًاقَالَdediهَٰذَاbudurرَبِّىفَلَمَّآne zaman kiأَفَلَ(yıldız) batıncaقَالَdediلَآsevmemأُحِبُّٱلْءَافِلِينَ

Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle batanları sevmem" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiرَءَاgördüğündeٱلْقَمَرَAy'ıبَازِغًاdoğarkenقَالَdediهَٰذَاbudurرَبِّىفَلَمَّآne zaman kiأَفَلَ(o da) batıncaقَالَdediلَئِنeğerلَّمْbana doğru yolu göstermeseydiيَهْدِنِىرَبِّىRabbimلَأَكُونَنَّelbette olurdumمِنَtopluluktanٱلْقَوْمِٱلضَّآلِّينَsapıtan

Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiرَءَاgörünceٱلشَّمْسَgüneşiبَازِغَةًdoğarkenقَالَdediهَٰذَاbudurرَبِّىRabbimهَٰذَآbuأَكْبَرُفَلَمَّآne zaman kiأَفَلَتْ(O da) batıncaقَالَdedi kiيَٰقَوْمِEy kavmimإِنِّىelbette benبَرِىٓءٌuzağımمِّمَّاşeylerdenتُشْرِكُونَsizin ortak koştuğunuz

Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "Ey kavmim! Ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنِّىşüphesiz benوَجَّهْتُçevirdimوَجْهِىَyüzümüلِلَّذِىyoktan var edeneفَطَرَٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriحَنِيفًاوَمَآve artık değilimأَنَا۠benمِنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

"Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَحَآجَّهُۥve onunla tartışmaya giriştiقَوْمُهُۥقَالَdedi kiأَتُحَٰٓجُّوٓنِّىbenimle tartışıyor musunuz?فِىhakkındaٱللَّهِAllahوَقَدْmuhakkakهَدَىٰنِوَلَآben korkmamأَخَافُمَاşeylerdenتُشْرِكُونَsizin ortak koştuğunuzبِهِۦٓO'naإِلَّآancakأَنdilediği olurيَشَآءَرَبِّىRabbiminشَيْـًٔاوَسِعَkuşatmıştırرَبِّىRabbimكُلَّheشَىْءٍşeyiعِلْمًاأَفَلَاhala öğüt almıyor musunuz?تَتَذَكَّرُونَ

Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O'na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hala düşünüp öğüt almayacak mısınız?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَيْفَve nasılأَخَافُben korkarımمَآşeylerdenأَشْرَكْتُمْsizin ortak koştuğunuzوَلَاkorkmuyorsunuz daتَخَافُونَأَنَّكُمْsizأَشْرَكْتُمortak koşmaktanبِٱللَّهِAllah'ınمَاşeyleriلَمْindirmediğiيُنَزِّلْبِهِۦhakkındaعَلَيْكُمْsizeسُلْطَٰنًافَأَىُّşimdi hangisiٱلْفَرِيقَيْنِiki topluluktanأَحَقُّdaha layıktırبِٱلْأَمْنِإِنeğerكُنتُمْisenizتَعْلَمُونَbiliyor

"Allah'ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha layıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)وَلَمْveيَلْبِسُوٓا۟bulamayanlarإِيمَٰنَهُمimanlarınıبِظُلْمٍbir haksızlıklaأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمُonlarındırٱلْأَمْنُgüvenوَهُمve onlardırمُّهْتَدُونَdoğru yolu bulanlar da

İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتِلْكَişte bunlarحُجَّتُنَآhüccetlerimizdirءَاتَيْنَٰهَآverdiğimizإِبْرَٰهِيمَİbrahim'eعَلَىٰkarşıقَوْمِهِۦنَرْفَعُyükseltirizدَرَجَٰتٍderecelerleمَّنkimseyiنَّشَآءُإِنَّşüphesizرَبَّكَRabbinحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidirعَلِيمٌbilendir

İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَوَهَبْنَاve biz hediye ettikلَهُۥٓonaإِسْحَٰقَİshak'ıوَيَعْقُوبَكُلًّاhepsine deهَدَيْنَاوَنُوحًاNuh'aهَدَيْنَاyol göstermiştikمِنdaha önceقَبْلُوَمِنveذُرِّيَّتِهِۦonun soyundanدَاوُۥدَDavud'aوَسُلَيْمَٰنَve Süleyman'aوَأَيُّوبَve Eyyub'aوَيُوسُفَve Yusuf'aوَمُوسَىٰve Musa'yaوَهَٰرُونَوَكَذَٰلِكَve böyleceنَجْزِىbiz ödüllendiririzٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u da. İyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com

Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَİşte buهُدَىhidayetidirٱللَّهِAllah'ınيَهْدِىdoğru yola iletirبِهِۦbununlaمَنdilediğiniيَشَآءُمِنْkullarındanعِبَادِهِۦوَلَوْeğerأَشْرَكُوا۟ortak koşsalardıلَحَبِطَboşa giderdiعَنْهُمonlarمَّاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyaptıkları

İşte bu, Allah'ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَİşte onlarٱلَّذِينَkimselerdirءَاتَيْنَٰهُمُverdiğimizٱلْكِتَٰبَKitapوَٱلْحُكْمَve hükümوَٱلنُّبُوَّةَفَإِنeğerيَكْفُرْinkar ederseبِهَاbunlarıهَٰٓؤُلَآءِşimdi şunlarفَقَدْmukakkakوَكَّلْنَاbiz vekil bırakmışızdırبِهَاbunlaraقَوْمًاbir toplumuلَّيْسُوا۟bunları etmeyecekبِهَاinkarبِكَٰفِرِينَ

Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkar ederlerse, biz onları inkar etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَİşte onlarٱلَّذِينَkimselerdirهَدَىhidayet ettikleridirٱللَّهُفَبِهُدَىٰهُمُonların yolunaٱقْتَدِهْقُلde kiلَّآsizden istemiyorumأَسْـَٔلُكُمْعَلَيْهِona karşılıkأَجْرًاإِنْdeğildirهُوَOإِلَّاancakذِكْرَىٰbir öğüttürلِلْعَٰلَمِينَalemlere

İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: "Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur'an), bütün alemler için ancak bir uyarıdır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاtanıyamadılarقَدَرُوا۟ٱللَّهَAllah'ıحَقَّhakkıylaقَدْرِهِۦٓO'nun kadriniإِذْziraقَالُوا۟dedilerمَآindirmediأَنزَلَٱللَّهُAllahعَلَىٰüzerineبَشَرٍinsanمِّنbir şeyشَىْءٍقُلْde kiمَنْkimأَنزَلَindirdiٱلْكِتَٰبَKitabıٱلَّذِىo kiجَآءَgetirdiبِهِۦonuمُوسَىٰMusaنُورًاnur olarakوَهُدًىve yol gösterici olarakلِّلنَّاسِتَجْعَلُونَهُۥsiz onu haline getiripقَرَاطِيسَparça parça kağıtlarتُبْدُونَهَاgösteriyorsunuzوَتُخْفُونَve gizliyorsunuzكَثِيرًاوَعُلِّمْتُمve size öğretildiğiمَّاşeylerinلَمْbilmediğiتَعْلَمُوٓا۟أَنتُمْne sizinوَلَآne de babalarınızınءَابَآؤُكُمْقُلِde kiٱللَّهُثُمَّsonraذَرْهُمْbırak onlarıفِىdaldıkları bataklıktaخَوْضِهِمْيَلْعَبُونَoynayadursunlar

Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kağıtlar haline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab'ı kim indirdi?" (Ey Muhammed!) "Allah" (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهَٰذَاbu daكِتَٰبٌbir Kitaptırأَنزَلْنَٰهُindirdiğimizمُبَارَكٌmubarekمُّصَدِّقُdoğrulayıcıٱلَّذِىarasındakiniبَيْنَيَدَيْهِelleriوَلِتُنذِرَve uyarman içinأُمَّanasıٱلْقُرَىٰşehirlerinوَمَنْkimseleriحَوْلَهَاوَٱلَّذِينَve kimselerيُؤْمِنُونَinananU(lar)بِٱلْءَاخِرَةِيُؤْمِنُونَinanırlar;بِهِۦوَهُمْve onlarعَلَىٰnamazlarınaصَلَاتِهِمْيُحَافِظُونَdevam ederler

İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْkim olabilir?أَظْلَمُdaha zalimمِمَّنِkimsedenٱفْتَرَىٰuyduranعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aكَذِبًاyalanأَوْya daقَالَdiyendenأُوحِىَvahyolunduإِلَىَّbanaوَلَمْvahyedilmemiş ikenيُوحَإِلَيْهِkendisineشَىْءٌbir şeyوَمَنve kimsedenقَالَdiyenسَأُنزِلُben de indireceğimمِثْلَgibiمَآşeyأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُوَلَوْeğerتَرَىٰٓbir görsenإِذِzalimleriٱلظَّٰلِمُونَفِىiçindeغَمَرَٰتِdalgalarıٱلْمَوْتِölümوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerبَاسِطُوٓا۟uzatmışأَيْدِيهِمْelleriniأَخْرِجُوٓا۟haydi çıkarınأَنفُسَكُمُٱلْيَوْمَbugünتُجْزَوْنَcezalandırılacaksınızعَذَابَazabıylaٱلْهُونِalçaklıkبِمَاdolayıكُنتُمْolmanızdanتَقُولُونَsöylüyorعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aغَيْرَolmayanıٱلْحَقِّgerçekوَكُنتُمْveعَنْO'nun ayetlerine karşıءَايَٰتِهِۦتَسْتَكْبِرُونَbüyüklük taslamanızdan

Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "Allah'ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim" diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O'nun ayetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız" diyecekleri zaman hallerini bir görsen!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجِئْتُمُونَاyine bize geldinizفُرَٰدَىٰtek olarakكَمَاgibiخَلَقْنَٰكُمْsizi yarattığımızأَوَّلَilkمَرَّةٍkezوَتَرَكْتُمve bıraktınızمَّاşeyleriخَوَّلْنَٰكُمْsizi hayaline daldırdığımızوَرَآءَarkasındaظُهُورِكُمْوَمَاve görmüyoruzنَرَىٰمَعَكُمْyanınızdaشُفَعَآءَكُمُşefaatçileriniziٱلَّذِينَkimseleriزَعَمْتُمْsandığınızأَنَّهُمْonlarınفِيكُمْiçinizdenشُرَكَٰٓؤُا۟لَقَدandolsunتَّقَطَّعَ(bağlar) kesilmişبَيْنَكُمْaranızdakiوَضَلَّve kaybolup gitmiştirعَنكُمsizdenمَّاşeylerكُنتُمْsandığınızتَزْعُمُونَ

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllah'tırفَالِقُyaranٱلْحَبِّdaneyiوَٱلنَّوَىٰيُخْرِجُçıkarırٱلْحَىَّdiriyiمِنَölüdenٱلْمَيِّتِوَمُخْرِجُve çıkarırٱلْمَيِّتِölüyüمِنَdiridenٱلْحَىِّذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُفَأَنَّىٰo halde nasılتُؤْفَكُونَçevriliyorsunuz

Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O'ndan) nasıl çevriliyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَالِقُkaranlığı yarıpٱلْإِصْبَاحِsabahı ortaya çıkarmışوَجَعَلَve kılmıştırٱلَّيْلَgeceyiسَكَنًاdinlenme zamanıوَٱلشَّمْسَve güneşiوَٱلْقَمَرَve ayıحُسْبَانًاذَٰلِكَbuتَقْدِيرُtakdiridirٱلْعَزِيزِo üstünٱلْعَلِيمِbilen(Allah)ın

O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىkimseجَعَلَyaratanلَكُمُsizin içinٱلنُّجُومَyıldızlarıلِتَهْتَدُوا۟yol bulasınız diyeبِهَاonlarlaفِىkaranlıklarındaظُلُمَٰتِٱلْبَرِّkaranınوَٱلْبَحْرِقَدْgerçektenفَصَّلْنَاbiz genişçe açıkladıkٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍbir toplum içinيَعْلَمُونَbilen

O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىٓkimseأَنشَأَكُمsizi inşa edenمِّنnefistenنَّفْسٍوَٰحِدَةٍbir tekفَمُسْتَقَرٌّ(sizin için) bir kararوَمُسْتَوْدَعٌقَدْgerçektenفَصَّلْنَاbiz genişçe açıkladıkٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍbir toplum içinيَفْقَهُونَanlayan

O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىٓkimseأَنزَلَindirenمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuyuفَأَخْرَجْنَاçıkardıkبِهِۦonunlaنَبَاتَbitkiyiكُلِّherشَىْءٍçeşitفَأَخْرَجْنَاve çıkardıkمِنْهُo (bitki)denخَضِرًاbir filizنُّخْرِجُçıkarıyoruzمِنْهُondan daحَبًّاdanelerمُّتَرَاكِبًاbirbiri üzerine binmişوَمِنَhurmanınٱلنَّخْلِمِنtomurcuğundanطَلْعِهَاقِنْوَانٌsarkanدَانِيَةٌsalkımlarوَجَنَّٰتٍve bahçeleriمِّنْüzümأَعْنَابٍوَٱلزَّيْتُونَve zeytinوَٱلرُّمَّانَve narمُشْتَبِهًا(kimi) birbirine benzerوَغَيْرَ(kimi) benzemezمُتَشَٰبِهٍٱنظُرُوٓا۟bakınإِلَىٰmeyvesineثَمَرِهِۦٓإِذَآzamanأَثْمَرَmeyve verirkenوَيَنْعِهِۦٓإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكُمْلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍtoplumu içinيُؤْمِنُونَinananlar

O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı. Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلُوا۟ve yaptılarلِلَّهِAllah'aشُرَكَآءَortakٱلْجِنَّcinleriوَخَلَقَهُمْوَخَرَقُوا۟ve icadettilerلَهُۥO'naبَنِينَoğullarوَبَنَٰتٍۭve kızlarبِغَيْرِbilmedenعِلْمٍسُبْحَٰنَهُۥO münezzehtirوَتَعَٰلَىٰve yücedirعَمَّاonların nitelemelerindenيَصِفُونَ

Bir de cinleri Allah'a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah'a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَدِيعُyoktan var edendirٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضِأَنَّىٰnasıl?يَكُونُolabilirلَهُۥO'nunوَلَدٌçocuğuوَلَمْyokturتَكُنلَّهُۥkendisininصَٰحِبَةٌوَخَلَقَve O yaratmıştırكُلَّherشَىْءٍوَهُوَve Oبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilendir

O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O'nun bir eşi olmadığı halde, nasıl bir çocuğu olabilir? Halbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكُمُişte budurٱللَّهُAllahرَبُّكُمْلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَخَٰلِقُ(O) yaratıcısıdırكُلِّherشَىْءٍşeyinفَٱعْبُدُوهُوَهُوَve Oعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyوَكِيلٌvekildir

İşte sizin Rabbiniz Allah. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاO'nu görmezتُدْرِكُهُٱلْأَبْصَٰرُgözlerوَهُوَve Oيُدْرِكُgörürٱلْأَبْصَٰرَوَهُوَve Oٱللَّطِيفُlatiftirٱلْخَبِيرُherşeyi haber alandır

Gözler O'nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْdoğrusuجَآءَكُمsize geldiبَصَآئِرُbasiretlerمِنRabbinizdenرَّبِّكُمْفَمَنْartık kimأَبْصَرَgörürseفَلِنَفْسِهِۦوَمَنْve kim deعَمِىَkör olursaفَعَلَيْهَاوَمَآve değilimأَنَا۠benعَلَيْكُمsizin üzerinizeبِحَفِيظٍbekçi

Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve işte böyleceنُصَرِّفُdöne döne açıklıyoruzٱلْءَايَٰتِوَلِيَقُولُوا۟desinler diyeدَرَسْتَsen ders almışsınوَلِنُبَيِّنَهُۥve onu iyice açıklayalım diyeلِقَوْمٍbir toplum içinيَعْلَمُونَbilen

Onlar, "Sen iyi ders almışsın" desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱتَّبِعْtabi olمَآşeyeأُوحِىَvahyolunanإِلَيْكَsanaمِنRabbindenرَّبِّكَلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَوَأَعْرِضْve yüz çevirعَنِortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerشَآءَisteseydiٱللَّهُAllahمَآortak koşmazlardıأَشْرَكُوا۟وَمَاbiz seni yapmadıkجَعَلْنَٰكَعَلَيْهِمْonların üzerineحَفِيظًاوَمَآve değilsinأَنتَsenعَلَيْهِمonlaraبِوَكِيلٍvekil

Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاsövmeyin kiتَسُبُّوا۟ٱلَّذِينَkimselereيَدْعُونَyalvardıklarınمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanفَيَسُبُّوا۟onlar da sövmesinlerٱللَّهَAllah'aعَدْوًۢاtaşkınlıklaبِغَيْرِbilmeyerekعِلْمٍكَذَٰلِكَböyleزَيَّنَّاbiz süslü gösterdikلِكُلِّherأُمَّةٍümmeteعَمَلَهُمْyaptıkları işiثُمَّsonundaإِلَىٰRablerinedirرَبِّهِممَّرْجِعُهُمْdönüşleriفَيُنَبِّئُهُمO haber verecektirبِمَاşeyleriكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapmış

Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَقْسَمُوا۟ve yemin ettilerبِٱللَّهِAllah'aجَهْدَgüçlüأَيْمَٰنِهِمْyeminleriyleلَئِنeğerجَآءَتْهُمْkendilerine gelirseءَايَةٌbir mu'cizeلَّيُؤْمِنُنَّmutlaka inanacaklarınaبِهَاقُلْde kiإِنَّمَاancakٱلْءَايَٰتُعِندَkatındadırٱللَّهِوَمَاdeğil misiniz?يُشْعِرُكُمْşuurundaأَنَّهَآo (mu'cize)إِذَاne zamanجَآءَتْgelmiş olsaلَاonlar inanmazlarيُؤْمِنُونَ

Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنُقَلِّبُve ters çeviririzأَفْـِٔدَتَهُمْgönülleriniوَأَبْصَٰرَهُمْve gözleriniكَمَاgibiلَمْinanmadıklarıيُؤْمِنُوا۟بِهِۦٓonaأَوَّلَilkمَرَّةٍdefasındaوَنَذَرُهُمْve bırakırız onlarıفِىiçindeطُغْيَٰنِهِمْazgınlıklarıيَعْمَهُونَbocalayıp dururlar

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْأَنَّنَاbizنَزَّلْنَآindirseydikإِلَيْهِمُonlaraٱلْمَلَٰٓئِكَةَmelekleriوَكَلَّمَهُمُve kendilerine konuşsaydıٱلْمَوْتَىٰölülerوَحَشَرْنَاve toplayıp getirseydikعَلَيْهِمْonlaraكُلَّherشَىْءٍşeyiقُبُلًاkarşılarınaمَّاonlar yine deكَانُوا۟لِيُؤْمِنُوٓا۟inanmazlardıإِلَّآdışındaأَنdilemesiيَشَآءَٱللَّهُAllah'ınوَلَٰكِنَّve fakatأَكْثَرَهُمْçoklarıيَجْهَلُونَcahillik ederler

Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceجَعَلْنَاbiz yaptıkلِكُلِّherنَبِىٍّpeygambereعَدُوًّاdüşmanشَيَٰطِينَşeytanlarınıٱلْإِنسِinsanوَٱلْجِنِّve cinيُوحِىfısıldarlarبَعْضُهُمْbir kısmıإِلَىٰdiğerlerineبَعْضٍزُخْرُفَyaldızlıٱلْقَوْلِsözlerغُرُورًاوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiرَبُّكَRabbinمَاonu yapamazlardıفَعَلُوهُفَذَرْهُمْartık onları baş başa bırakوَمَاşeylerleيَفْتَرُونَuydurdukları

İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O halde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِتَصْغَىٰٓve meyletsinإِلَيْهِonaأَفْـِٔدَةُkalbleriٱلَّذِينَkimselerinلَاinanmayan(ların)يُؤْمِنُونَبِٱلْءَاخِرَةِوَلِيَرْضَوْهُve ondan hoşlansınlarوَلِيَقْتَرِفُوا۟ve işlemeğe devam etsinlerمَاonlarınهُممُّقْتَرِفُونَişledikleri suçları

Bir de (şeytanlar), ahirete inanmayanların gönülleri bu yaldızlı sözlere meyletsin, onlardan hoşlansınlar ve işleyecekleri günahları işlesinler diye (bu fısıldamayı yaparlar).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَغَيْرَbaşka mı?ٱللَّهِAllah'tanأَبْتَغِىarayayımحَكَمًاbir hakemوَهُوَve Oٱلَّذِىٓindirmiş ikenأَنزَلَإِلَيْكُمُsizeٱلْكِتَٰبَKitabıمُفَصَّلًاوَٱلَّذِينَve kimselerءَاتَيْنَٰهُمُkendilerine verdiğimizٱلْكِتَٰبَKitapيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُۥki O gerçektenمُنَزَّلٌindirilmiştirمِّنtarafındanرَّبِّكَRabbinبِٱلْحَقِّفَلَاhiç olmaتَكُونَنَّمِنَkuşkulananlardanٱلْمُمْتَرِينَ

"Size Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indiren O iken ben Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?" (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde, sakın şüphecilerden olma.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَمَّتْve tamamlanmıştırكَلِمَتُsözüرَبِّكَRabbininصِدْقًاdoğrulukوَعَدْلًالَّاyokturمُبَدِّلَdeğiştirebilecekلِكَلِمَٰتِهِۦوَهُوَOٱلسَّمِيعُişitendirٱلْعَلِيمُbilendir

Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنeğerتُطِعْuysanأَكْثَرَçoğunaمَنkimselerinفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِيُضِلُّوكَseni saptırırlarعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِإِنonlar uyuyorlarيَتَّبِعُونَإِلَّاsadeceٱلظَّنَّzannaوَإِنْveهُمْonlarإِلَّاsadeceيَخْرُصُونَsaçmalıyorlar

Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّelbetteرَبَّكَRabbinهُوَOأَعْلَمُçok iyi bilirمَنkimseleriيَضِلُّsapan(lar)ıعَنyolundanسَبِيلِهِۦوَهُوَve Oأَعْلَمُçok iyi bilirبِٱلْمُهْتَدِينَhidayete erenleri

Şüphesiz senin Rabbin, yolundan sapanı çok iyi bilir ve yine O, doğru yolu bulanları en iyi bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكُلُوا۟o halde yeyinizمِمَّا(hayvan)lardanذُكِرَanılanٱسْمُadıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهِüzerineإِنeğerكُنتُمsizبِـَٔايَٰتِهِۦO'nun ayetlerineمُؤْمِنِينَinanıyorsanız

Artık, ayetlerine inanan kimseler iseniz üzerine Allah'ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاne oluyor ki?لَكُمْsizeأَلَّاyemiyorsunuzتَأْكُلُوا۟مِمَّاolanlardanذُكِرَanılmışٱسْمُadıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهِüzerineوَقَدْve muhakkakفَصَّلَaçıklamıştırلَكُمsizeمَّاşeyleriحَرَّمَharam kıldığıعَلَيْكُمْsizeإِلَّاdışındaمَاşeyleriٱضْطُرِرْتُمْmecbur kaldıklarınızإِلَيْهِوَإِنَّve doğrusuكَثِيرًاbirçoklarıلَّيُضِلُّونَşaşırtıyorlarبِأَهْوَآئِهِمkeyiflerine uyarakبِغَيْرِolmaksızınعِلْمٍإِنَّmuhakkak kiرَبَّكَRabbinهُوَOأَعْلَمُçok iyi bilirبِٱلْمُعْتَدِينَsınırı aşanları

Allah, yemek zorunda kaldıklarınız dışında size neleri haram kıldığını tek tek açıklamışken, üzerine adının anıldığı hayvanları yememenizin sebebi nedir. Gerçekten birçokları nefislerinin arzularına uyarak bilmeden (halkı) saptırıyorlar. Şüphesiz senin Rabbin, haddi aşanları çok iyi bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَذَرُوا۟ve bırakınظَٰهِرَaçığınıٱلْإِثْمِgünahınوَبَاطِنَهُۥٓإِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَكْسِبُونَkazananlarٱلْإِثْمَgünahسَيُجْزَوْنَcezasını çekeceklerdirبِمَاolduklarınınكَانُوا۟يَقْتَرِفُونَyapmış

Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyemeyinizتَأْكُلُوا۟مِمَّاşeylerdenلَمْanılmayanlardanيُذْكَرِٱسْمُadıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهِüzerineوَإِنَّهُۥçünkü oلَفِسْقٌوَإِنَّve şüphesizٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarلَيُوحُونَfısıldarlarإِلَىٰٓdostlarınaأَوْلِيَآئِهِمْلِيُجَٰدِلُوكُمْوَإِنْve eğerأَطَعْتُمُوهُمْonlara uyarsanızإِنَّكُمْşüphesiz siz deلَمُشْرِكُونَmüşriklerden (olursunuz)

Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَمَنkimse gibi midir?كَانَikenمَيْتًاölüفَأَحْيَيْنَٰهُkendisini dirilttiğimizوَجَعَلْنَاve verdiğimizلَهُۥkendisineنُورًاbir ışıkيَمْشِىyürüyebileceğiبِهِۦonunlaفِىarasındaٱلنَّاسِinsanlarكَمَنkimseninمَّثَلُهُۥbenzeriفِىiçindekiٱلظُّلُمَٰتِkaranlıklarلَيْسَolmayanبِخَارِجٍçıkışıمِّنْهَاكَذَٰلِكَişte öyleزُيِّنَsüslü gösterilmiştirلِلْكَٰفِرِينَkafirlereمَا(işler)كَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapıyor

Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceجَعَلْنَاyaptıkفِىherكُلِّقَرْيَةٍkentinأَكَٰبِرَbüyükleriniمُجْرِمِيهَا(oranın) suçlularıلِيَمْكُرُوا۟tuzak kursunlar diyeفِيهَاوَمَا(oysa)يَمْكُرُونَonlar tuzak kurmazlarإِلَّاbaşkasınaبِأَنفُسِهِمْkendilerindenوَمَاama farkında değillerdirيَشْعُرُونَ

İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanجَآءَتْهُمْonlara geldiğiءَايَةٌbir ayetقَالُوا۟dedilerلَنkat'iyyen inanmayızنُّؤْمِنَحَتَّىٰkadarنُؤْتَىٰbize verilinceyeمِثْلَaynısıمَآverileninأُوتِىَرُسُلُelçilerineٱللَّهِٱللَّهُAllahأَعْلَمُdaha iyi bilirحَيْثُyeriيَجْعَلُkoyacağıرِسَالَتَهُۥسَيُصِيبُerişecektirٱلَّذِينَkimselereأَجْرَمُوا۟suç işleyen(lere)صَغَارٌbir aşağılıkعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَعَذَابٌve bir azabشَدِيدٌۢçetinبِمَاkarşıكَانُوا۟(yaptıkları)يَمْكُرُونَhilelerine

Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekarlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَنkimiيُرِدِisterseٱللَّهُAllahأَنdoğru yola iletmekيَهْدِيَهُۥيَشْرَحْaçarصَدْرَهُۥonun göğsünüلِلْإِسْلَٰمِوَمَنkimi deيُرِدْisterseأَنsaptırmakيُضِلَّهُۥيَجْعَلْyaparصَدْرَهُۥonun göğsünüضَيِّقًاdaralmışحَرَجًاtıkanıkكَأَنَّمَاgibiيَصَّعَّدُyükseliyorفِىgöğeٱلسَّمَآءِكَذَٰلِكَişte böyleيَجْعَلُçökertirٱللَّهُAllahٱلرِّجْسَpislik (sıkıntı)عَلَىüstüneٱلَّذِينَkimselerinلَاinanmayan(ların)يُؤْمِنُونَ

Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهَٰذَاişte budurصِرَٰطُyoluرَبِّكَRabbininمُسْتَقِيمًاقَدْmuhakkakفَصَّلْنَاbiz geniş geniş açıkladık.ٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍkavimler içinيَذَّكَّرُونَöğüt alan

Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَهُمْدَارُyurduٱلسَّلَٰمِesenlikعِندَkatındaرَبِّهِمْوَهُوَve Oوَلِيُّهُمonların dostudurبِمَاdolayıكَانُوا۟olduklarındanيَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Rableri katında selam yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günيَحْشُرُهُمْbir araya toplayacağıجَمِيعًاhepsiniيَٰمَعْشَرَEy topluluğuٱلْجِنِّcinlerقَدِmuhakkakٱسْتَكْثَرْتُمsiz çok uğraştınızمِّنَinsanlarlaٱلْإِنسِوَقَالَderler kiأَوْلِيَآؤُهُمonların dostlarıمِّنَinsanlardanٱلْإِنسِرَبَّنَاRabbimizٱسْتَمْتَعَyararlandıkبَعْضُنَاkimimizبِبَعْضٍkimimizdenوَبَلَغْنَآve ulaştıkأَجَلَنَاsonunaٱلَّذِىٓkiأَجَّلْتَverdiğin süreninلَنَاقَالَ(Allah da) buyurur kiٱلنَّارُateştirمَثْوَىٰكُمْdurağınızخَٰلِدِينَebedi kalacaksınızفِيهَآoradaإِلَّاhariçمَاdilemesiشَآءَٱللَّهُإِنَّşüphesiz;رَبَّكَRabbinحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidirعَلِيمٌbilendir

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَişte böyleنُوَلِّىpeşine takarızبَعْضَbir kısmınıٱلظَّٰلِمِينَzalimlerinبَعْضًۢاdiğerlerininبِمَاötürüكَانُوا۟olduklarındanيَكْسِبُونَkazanıyor(lar)

İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰمَعْشَرَEy topluluğuٱلْجِنِّcinوَٱلْإِنسِve insanأَلَمْgelmedi mi?يَأْتِكُمْرُسُلٌelçilerمِّنكُمْiçinizdenيَقُصُّونَanlatanعَلَيْكُمْsizeءَايَٰتِىayetlerimiوَيُنذِرُونَكُمْve sizi uyaranلِقَآءَkarşılaşacağınıza dairيَوْمِكُمْgününüzleهَٰذَاقَالُوا۟dedilerشَهِدْنَاşahidizعَلَىٰٓaleyhineأَنفُسِنَاوَغَرَّتْهُمُonları aldattıٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaوَشَهِدُوا۟ve şahidlik ettilerعَلَىٰٓkarşıأَنفُسِهِمْnefislerineأَنَّهُمْşüphesizكَانُوا۟olduklarınaكَٰفِرِينَkafir

(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbu böyledirأَنçünküلَّمْdeğildirيَكُنرَّبُّكَRabbinمُهْلِكَhelak ediciٱلْقُرَىٰülkeleriبِظُلْمٍzulüm ileوَأَهْلُهَاhalkıغَٰفِلُونَhabersiz iken

Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِكُلٍّher birininدَرَجَٰتٌdereceleri vardırمِّمَّاyaptıkları işlere göreعَمِلُوا۟وَمَاdeğildirرَبُّكَRabbinبِغَٰفِلٍhabersizعَمَّاonların yaptıklarındanيَعْمَلُونَ

Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَرَبُّكَve Rabbinٱلْغَنِىُّzengindirذُوsahibidirٱلرَّحْمَةِإِنeğerيَشَأْdilerseيُذْهِبْكُمْsizi uzaklaştırırوَيَسْتَخْلِفْve yerinize getirirمِنۢsizden sonraبَعْدِكُممَّاdilediğiniيَشَآءُكَمَآgibiأَنشَأَكُمsizi yarattığıمِّنsoyundanذُرِّيَّةِقَوْمٍbir topluluğunءَاخَرِينَbaşka

Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰقَوْمِEy kavmimٱعْمَلُوا۟yapacağınızı yapınعَلَىٰimkanınıza göreمَكَانَتِكُمْإِنِّىşüphesiz ben deعَامِلٌفَسَوْفَyakındaتَعْلَمُونَbileceksinizمَنkiminتَكُونُolacağınıلَهُۥsonununعَٰقِبَةُٱلدَّارِإِنَّهُۥşüphesizلَاiflah olmazlarيُفْلِحُٱلظَّٰلِمُونَZalimler

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلُوا۟ve kıldılarلِلَّهِAllah'ınمِمَّاşeylerdenذَرَأَyarattığıمِنَekin(ler)denٱلْحَرْثِوَٱلْأَنْعَٰمِve hayvanlar(dan)نَصِيبًاbir payفَقَالُوا۟dediler kiهَٰذَاbuلِلَّهِAllah'ındırبِزَعْمِهِمْzanlarıncaوَهَٰذَاbu daلِشُرَكَآئِنَافَمَا(halbuki)كَانَolanلِشُرَكَآئِهِمْortaklarına aitفَلَاulaşmazيَصِلُإِلَىAllah'aٱللَّهِوَمَاolan (ise)كَانَلِلَّهِAllah'a aitفَهُوَoيَصِلُulaşırإِلَىٰortaklarınaشُرَكَآئِهِمْسَآءَne kötüمَاhüküm veriyorlarيَحْكُمُونَ

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve yineزَيَّنَsüslü gösterdilerلِكَثِيرٍçoğunaمِّنَmüşriklerdenٱلْمُشْرِكِينَقَتْلَöldürmeyiأَوْلَٰدِهِمْevladlarınıشُرَكَآؤُهُمْortaklarıلِيُرْدُوهُمْonları mahvetsinler diyeوَلِيَلْبِسُوا۟ve karıştırsınlar diyeعَلَيْهِمْkendiدِينَهُمْوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbunu yapamazlardıفَعَلُوهُفَذَرْهُمْöyleyse onları baş başa bırakوَمَاşeylerleيَفْتَرُونَuydurdukları

Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟dediler kiهَٰذِهِۦٓbunlarأَنْعَٰمٌhayvanlardırوَحَرْثٌve ekinlerdirحِجْرٌdokunulmazلَّاyiyemezيَطْعَمُهَآإِلَّاbaşkasıمَنkimsedenنَّشَآءُbizim dilediğimizبِزَعْمِهِمْzanlarıncaوَأَنْعَٰمٌve hayvanlarحُرِّمَتْyasaklanmışظُهُورُهَاsırtı(na binilmesi)وَأَنْعَٰمٌve hayvanlarلَّاanılmayanيَذْكُرُونَٱسْمَadıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهَاüzerlerineٱفْتِرَآءًiftira ederekعَلَيْهِسَيَجْزِيهِمonları cezalandıracaktırبِمَاnedeniyleكَانُوا۟iftira etmeleriيَفْتَرُونَ

Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da) sırtları (binilmesi ve yük yüklemesi) haram edilmiş hayvanlardır." Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah'ın adını anmazlar. (Bütün bunları) Allah'a iftira ederek yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dediler kiمَاolanlarفِىkarınlarındaبُطُونِهَٰذِهِbuٱلْأَنْعَٰمِhayvanlarınخَالِصَةٌyalnızلِّذُكُورِنَاerkeklerimize aittirوَمُحَرَّمٌve haramdırعَلَىٰٓüzerineأَزْوَٰجِنَاوَإِنve eğerيَكُنolursaمَّيْتَةًölüفَهُمْo zaman hepsiفِيهِondaشُرَكَآءُسَيَجْزِيهِمْcezalarını verecektirوَصْفَهُمْإِنَّهُۥçünkü Oحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidirعَلِيمٌbilendir

Bir de dediler ki: "Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır." Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْmuhakkakخَسِرَziyana uğrarlarٱلَّذِينَkimselerقَتَلُوٓا۟öldüren(ler)أَوْلَٰدَهُمْçocuklarınıسَفَهًۢاbeyinsizceبِغَيْرِbilgisizlik yüzündenعِلْمٍوَحَرَّمُوا۟ve haram kılanlarمَاkendilerine verdiği rızkıرَزَقَهُمُٱللَّهُAllah'ınٱفْتِرَآءًiftira ederekعَلَىkarşıٱللَّهِقَدْmuhakkakضَلُّوا۟sapmışlardırوَمَاve değillerdirكَانُوا۟onlarمُهْتَدِينَyola gelici

Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَٱلَّذِىٓkiأَنشَأَyaratanجَنَّٰتٍbahçeleriمَّعْرُوشَٰتٍçardaklıوَغَيْرَveمَعْرُوشَٰتٍçardaksızوَٱلنَّخْلَhurma(ları)وَٱلزَّرْعَve ekin(ler)iمُخْتَلِفًاçeşit çeşitأُكُلُهُۥürünleriوَٱلزَّيْتُونَve zeytinleriوَٱلرُّمَّانَve narlarıمُتَشَٰبِهًاbirbirine benzerوَغَيْرَve benzemezمُتَشَٰبِهٍكُلُوا۟yeyinمِنmeyvasındanثَمَرِهِۦٓإِذَآzamanأَثْمَرَmeyva verdiğiوَءَاتُوا۟ve verinحَقَّهُۥhakkını (sadakasını)يَوْمَgünüحَصَادِهِۦوَلَاve aslaتُسْرِفُوٓا۟إِنَّهُۥçünkü Oلَاsevmezيُحِبُّٱلْمُسْرِفِينَisraf edenleri

O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَhayvanlardanٱلْأَنْعَٰمِحَمُولَةً(kimi) yük taşırوَفَرْشًاكُلُوا۟yeyinمِمَّاsize verdiği rızıktanرَزَقَكُمُٱللَّهُAllah'ınوَلَاizlemeyinتَتَّبِعُوا۟خُطُوَٰتِadımlarınıٱلشَّيْطَٰنِإِنَّهُۥzira oلَكُمْsizin içinعَدُوٌّbir düşmandırمُّبِينٌapaçık

Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثَمَٰنِيَةَsekizأَزْوَٰجٍمِّنَkoyundanٱلضَّأْنِٱثْنَيْنِikiوَمِنَve -denٱلْمَعْزِٱثْنَيْنِقُلْde kiءَآلذَّكَرَيْنِiki erkeği mi?حَرَّمَharam ettiأَمِyoksaٱلْأُنثَيَيْنِiki dişiyi (mi?)أَمَّاyoksaٱشْتَمَلَتْbulunan(yavru)ları mıعَلَيْهِrahimlerindeأَرْحَامُٱلْأُنثَيَيْنِنَبِّـُٔونِىbana haber verinبِعِلْمٍbilgi ileإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru

O, (hayvanlardan) sekiz eşi de yaratandır: (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki, keçiden de iki. Ey Muhammed! De ki: "Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bilerek haber verin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلْإِبِلِdevedenٱثْنَيْنِikiوَمِنَve -danٱلْبَقَرِٱثْنَيْنِقُلْde kiءَآلذَّكَرَيْنِiki erkeği mi?حَرَّمَharam ettiأَمِyoksaٱلْأُنثَيَيْنِiki dişiyi (mi?)أَمَّاyoksaٱشْتَمَلَتْbulunan(yavru)ları mıعَلَيْهِRahimlerindeأَرْحَامُٱلْأُنثَيَيْنِأَمْyoksaكُنتُمْoldunuzشُهَدَآءَşahidler (mi?)إِذْzamanوَصَّىٰكُمُsize vasiyyet ettiğiٱللَّهُAllah'ınبِهَٰذَافَمَنْkim olabilir?أَظْلَمُdaha zalimمِمَّنِuydurandanٱفْتَرَىٰعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aكَذِبًاbir yalanلِّيُضِلَّsaptırmak içinٱلنَّاسَinsanlarıبِغَيْرِolmaksızınعِلْمٍإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَtopluluğuٱلظَّٰلِمِينَzalim

Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?" İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah'a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّآbulamıyorumأَجِدُفِىşeydeمَآأُوحِىَvahyolunanإِلَىَّbanaمُحَرَّمًاbir haramlıkعَلَىٰüzerineطَاعِمٍyemekيَطْعَمُهُۥٓyiyen kimseإِلَّآancak hariçtirأَنolmasıيَكُونَمَيْتَةًleşأَوْyahutدَمًاkanمَّسْفُوحًاakıtılmışأَوْyahutلَحْمَetiخِنزِيرٍdomuzفَإِنَّهُۥpistir-ki şüphesizرِجْسٌpistirأَوْya daفِسْقًاbir fıskأُهِلَّboğazlanmışلِغَيْرِbaşkası adınaٱللَّهِAllah'tanبِهِۦفَمَنِama kimٱضْطُرَّçaresiz kalırsa (yiyebilir)غَيْرَsaldırmaksızınبَاغٍوَلَاveعَادٍsınırı aşmaksızınفَإِنَّçünküرَبَّكَRabbinغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir." Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَىveٱلَّذِينَşunlara kiهَادُوا۟yahudilereحَرَّمْنَاharam ettikكُلَّbütünذِىolanlarıظُفُرٍوَمِنَsığırınٱلْبَقَرِوَٱلْغَنَمِve koyununحَرَّمْنَاharam kıldıkعَلَيْهِمْonlaraشُحُومَهُمَآyağlarınıإِلَّاhariçمَاtaşıdıklarıحَمَلَتْظُهُورُهُمَآsırtlarınınأَوِyahutٱلْحَوَايَآbağırsaklarınınأَوْya daمَاkarışanlarٱخْتَلَطَبِعَظْمٍذَٰلِكَböyleceجَزَيْنَٰهُمonları cezalandırdıkبِبَغْيِهِمْوَإِنَّاbiz elbetteلَصَٰدِقُونَdoğru söyleyenleriz

Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerكَذَّبُوكَseni yalanladılarsaفَقُلde kiرَّبُّكُمْRabbinizذُوsahibidirرَحْمَةٍrahmetوَٰسِعَةٍbolوَلَا(fakat)يُرَدُّgeri çevrilmezبَأْسُهُۥO'nun azabıعَنِtoplumdanٱلْقَوْمِٱلْمُجْرِمِينَsuçlu

Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O'nun azabı geri çevrilmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَيَقُولُdiyecekler kiٱلَّذِينَkimselerأَشْرَكُوا۟ortak koşan(lar)لَوْşayetشَآءَisteseydiٱللَّهُAllahمَآbiz ortak koşmazdıkأَشْرَكْنَاوَلَآbabalarımız daءَابَآؤُنَاوَلَاharam yapmazdıkحَرَّمْنَامِنhiçbirشَىْءٍكَذَٰلِكَöyle (demişlerdi)كَذَّبَyalanlayanlarٱلَّذِينَonlardan önceمِنقَبْلِهِمْحَتَّىٰnihayetذَاقُوا۟tadmışlardıبَأْسَنَاقُلْde kiهَلْvar mı?عِندَكُمyanınızdaمِّنْhiçعِلْمٍbir bilgiفَتُخْرِجُوهُçıka(rıp gösterece)ğinizلَنَآإِنsiz uyuyorsunuzتَتَّبِعُونَإِلَّاsadeceٱلظَّنَّzannaوَإِنْve eğerأَنتُمْsizإِلَّاsadeceتَخْرُصُونَsaçmalıyorsunuz

Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiهَلُمَّhaydi getirinشُهَدَآءَكُمُtanrılarınızıٱلَّذِينَo kiيَشْهَدُونَşahidlik edecekأَنَّAllah'ınٱللَّهَحَرَّمَyasakladığınaهَٰذَافَإِنeğerشَهِدُوا۟şahidlik ederlerseفَلَاsen şahidlik etmeتَشْهَدْمَعَهُمْوَلَاveتَتَّبِعْuymaأَهْوَآءَkeyiflerineٱلَّذِينَkimselerinكَذَّبُوا۟yalanlayan(ların)بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimiziوَٱلَّذِينَve kimselerinلَاve inanmayanlarınيُؤْمِنُونَبِٱلْءَاخِرَةِوَهُمve onlarبِرَبِّهِمْRablerineيَعْدِلُونَeş tutmaktadırlar

De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. Onlar Rablerine, başka şeyleri denk tutuyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْتَعَالَوْا۟gelinأَتْلُokuyayımمَاşeyleriحَرَّمَharam kıldığıرَبُّكُمْRabbinizinعَلَيْكُمْأَلَّاaslaتُشْرِكُوا۟ortak koşmayınبِهِۦO'naشَيْـًٔاوَبِٱلْوَٰلِدَيْنِve ana babayaإِحْسَٰنًاوَلَاveتَقْتُلُوٓا۟öldürmeyinأَوْلَٰدَكُمçocuklarınızıمِّنْfakirlik korkusuylaإِمْلَٰقٍنَّحْنُbizنَرْزُقُكُمْsizi besliyoruzوَإِيَّاهُمْوَلَاyaklaşmayınتَقْرَبُوا۟ٱلْفَوَٰحِشَfuhuşlaraمَاneظَهَرَaçığınaمِنْهَاonunوَمَاve nedeبَطَنَوَلَاve kıymayınتَقْتُلُوا۟ٱلنَّفْسَcanaٱلَّتِىyasakladığıحَرَّمَٱللَّهُAllah'ınإِلَّاolmadanبِٱلْحَقِّذَٰلِكُمْişteوَصَّىٰكُمsize tavsiye ettiبِهِۦbunlarıلَعَلَّكُمْumulur kiتَعْقِلُونَdüşünürsünüz

(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça, Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyaklaşmayınتَقْرَبُوا۟مَالَmalınaٱلْيَتِيمِyetiminإِلَّاmüstesnaبِٱلَّتِى(olması)هِىَonunأَحْسَنُen güzel biçimdeحَتَّىٰkadarيَبْلُغَerişinceyeأَشُدَّهُۥوَأَوْفُوا۟ve tam yapınٱلْكَيْلَölçüوَٱلْمِيزَانَve tartıyıبِٱلْقِسْطِلَاbiz teklif etmeyizنُكَلِّفُنَفْسًاkişiyeإِلَّاdışındakiniوُسْعَهَاوَإِذَاve zamanقُلْتُمْsöylediğinizفَٱعْدِلُوا۟adalet yapınوَلَوْeğerكَانَolsa daذَاakrabanızقُرْبَىٰوَبِعَهْدِve tutunٱللَّهِAllah'aأَوْفُوا۟ذَٰلِكُمْişteوَصَّىٰكُمsize tavsiye etti.بِهِۦbunlarıلَعَلَّكُمْumulur kiتَذَكَّرُونَöğüt alırsınız

Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّve işteهَٰذَاbudurصِرَٰطِىbenim yolumمُسْتَقِيمًاdosdoğruفَٱتَّبِعُوهُوَلَاuymayınتَتَّبِعُوا۟ٱلسُّبُلَyollaraفَتَفَرَّقَayırmasınبِكُمْsiziعَنO'nun yolundanسَبِيلِهِۦذَٰلِكُمْböyleceوَصَّىٰكُمsize tavsiye ettiبِهِۦkendisiyleلَعَلَّكُمْumulur kiتَتَّقُونَkorunursunuz

İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraءَاتَيْنَاverdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitabıتَمَامًا(ni'metimizi) tamamlamak içinعَلَىüzerineٱلَّذِىٓkimselereأَحْسَنَiyilik eden(lere)وَتَفْصِيلًاve açıklamak (için)لِّكُلِّherشَىْءٍşeyiوَهُدًىve yola ileticiوَرَحْمَةًve rahmet olarakلَّعَلَّهُمumulur kiبِلِقَآءِkavuşacaklarınaرَبِّهِمْRablerineيُؤْمِنُونَinanırlar

Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهَٰذَاişte bu (Kur'an) daكِتَٰبٌKitaptırأَنزَلْنَٰهُindirdiğimizمُبَارَكٌmübarekفَٱتَّبِعُوهُO'na uyunوَٱتَّقُوا۟ve korununلَعَلَّكُمْumulur ki sizتُرْحَمُونَmerhamet olunursunuz

Bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَنdemeyesinizتَقُولُوٓا۟إِنَّمَآyalnızأُنزِلَindirildiٱلْكِتَٰبُKitapعَلَىٰüzerineطَآئِفَتَيْنِiki toplulukمِنbizden öncekiقَبْلِنَاوَإِنbiz ise idikكُنَّاعَنonların okumasındanدِرَاسَتِهِمْلَغَٰفِلِينَhabersiz

(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutتَقُولُوا۟demeyesinizلَوْeğerأَنَّآşüphesiz kiأُنزِلَindirilseydiعَلَيْنَاbizeٱلْكِتَٰبُKitapلَكُنَّآbiz olurdukأَهْدَىٰdaha doğru yoldaمِنْهُمْفَقَدْişteجَآءَكُمsize de geldiبَيِّنَةٌaçık delilمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَهُدًىve hidayetوَرَحْمَةٌفَمَنْkim olabilir?أَظْلَمُdaha zalimمِمَّنkimsedenكَذَّبَyalanlayıpبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَصَدَفَve yüz çevirenعَنْهَاسَنَجْزِىcezalandıracağızٱلَّذِينَkimseleriيَصْدِفُونَyüz çevirenleriعَنْayetlerimizdenءَايَٰتِنَاسُوٓءَen kötüsüyleٱلْعَذَابِazabınبِمَاötürüكَانُوا۟yüz çevirmelerindenيَصْدِفُونَ

(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْmı?يَنظُرُونَbekliyorlarإِلَّآilleأَنgelmesiniتَأْتِيَهُمُٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerinأَوْyahutيَأْتِىَgelmesiniرَبُّكَRabbininأَوْya daيَأْتِىَgelmesiniبَعْضُbazıءَايَٰتِayetlerininرَبِّكَيَوْمَgünيَأْتِىgeldiğiبَعْضُbazıءَايَٰتِayetleriرَبِّكَRabbininلَاfayda sağlamazيَنفَعُنَفْسًاkimseyeإِيمَٰنُهَاinanmasıلَمْhiçتَكُنْetmemişءَامَنَتْimanمِنdaha önceقَبْلُأَوْya daكَسَبَتْkazanmamış olanفِىٓimanındaإِيمَٰنِهَاخَيْرًاقُلِde kiٱنتَظِرُوٓا۟bekleyinإِنَّاbiz deمُنتَظِرُونَbeklemekteyiz

(Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّgerçektenٱلَّذِينَkimselerفَرَّقُوا۟parça parça edenدِينَهُمْdinlerini;وَكَانُوا۟ve olanlar (var ya)شِيَعًاgrup grupلَّسْتَsenin yokturمِنْهُمْonlarlaفِىhiçbir (ilişkin)شَىْءٍإِنَّمَآancakأَمْرُهُمْonların işiإِلَىAllah'a (kalmış)tırٱللَّهِثُمَّsonraيُنَبِّئُهُمonlara haber verecektirبِمَاşeyleriكَانُوا۟olduklarıيَفْعَلُونَyapıyorlar

Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنkimجَآءَgelirseبِٱلْحَسَنَةِbir iyilikleفَلَهُۥona vardırعَشْرُon (katı)أَمْثَالِهَاوَمَنve kimجَآءَgelirseبِٱلسَّيِّئَةِbir kötülükleفَلَاcezalandırılmazيُجْزَىٰٓإِلَّاdışındaمِثْلَهَاonun dengiوَهُمْve onlarلَاhaksızlığa uğratılmazlarيُظْلَمُونَ

Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنَّنِىmuhakkak beniهَدَىٰنِىbeni ilettiرَبِّىٓRabbimإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdosdoğruدِينًاdineقِيَمًاdosdoğruمِّلَّةَdinineإِبْرَٰهِيمَİbrahim'inحَنِيفًاوَمَاO değildiكَانَمِنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنَّşüphesizصَلَاتِىbenim namazımوَنُسُكِىve ibadetimوَمَحْيَاىَve hayatımوَمَمَاتِىve ölümümلِلَّهِAllah içindirرَبِّRabbiٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de alemlerin Rabbi Allah içindir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَغَيْرَbaşka mı?ٱللَّهِAllah'tanأَبْغِىarayayımرَبًّاRabوَهُوَ(halbuki) OرَبُّRabbi ikenكُلِّherشَىْءٍوَلَاkazanmazتَكْسِبُكُلُّhiçنَفْسٍkimseإِلَّاbaşkasınıعَلَيْهَاوَلَاveتَزِرُtaşımazوَازِرَةٌtaşıyan (hiç kimse)وِزْرَyükünüأُخْرَىٰثُمَّsonraإِلَىٰRabbinizedirرَبِّكُممَّرْجِعُكُمْdönüşünüzفَيُنَبِّئُكُمsize haber verecektirبِمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyor

De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىsizi yapanجَعَلَكُمْخَلَٰٓئِفَhalifeleriٱلْأَرْضِyeryüzününوَرَفَعَve üstün kılanبَعْضَكُمْkiminiziفَوْقَüzerineبَعْضٍkiminizدَرَجَٰتٍderecelerleلِّيَبْلُوَكُمْsizi denemek içinفِىşeylerdeمَآءَاتَىٰكُمْإِنَّdoğrusuرَبَّكَRabbinسَرِيعُçabuk olandırٱلْعِقَابِcezasıوَإِنَّهُۥve Oلَغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌۢesirgeyendir

O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi