KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

كَلَّمَ

konuştu · konuşuruz · konuşuyordun · ve konuşacak

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
20
Ayet
20
Sure
13

Kök: كلم

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

20 ayetin ilk 8 tanesi
وَقَالَdediler kiٱلَّذِينَkimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَلَوْلَاdeğil miydi?يُكَلِّمُنَاbizimle konuşmalıٱللَّهُAllahأَوْya daتَأْتِينَآbize gelmeliءَايَةٌكَذَٰلِكَişte böyleقَالَsöyle(mişler)diٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan önceki(ler de)قَبْلِهِممِّثْلَbenzeriniقَوْلِهِمْتَشَٰبَهَتْbirbirine benzediقُلُوبُهُمْقَدْelbetteبَيَّنَّاiyice açıkladıkٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍkavimler içinيُوقِنُونَbilmek isteyen

Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَكْتُمُونَgizleyenمَآbir şeyأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınمِنَKitaptanٱلْكِتَٰبِوَيَشْتَرُونَve satanlarبِهِۦonuثَمَنًاparayaقَلِيلًاأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمَاbir şeyيَأْكُلُونَyemezlerفِىkarınlarınaبُطُونِهِمْإِلَّاbaşkaٱلنَّارَateştenوَلَاonlara konuşmayacakيُكَلِّمُهُمُٱللَّهُAllahيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِKıyametوَلَاve onları temizlemeyecektirيُزَكِّيهِمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَٱلرُّسُلُelçiler kiفَضَّلْنَاüstün kıldıkبَعْضَهُمْkiminiعَلَىٰkarşıبَعْضٍمِّنْهُمonlardanمَّنkimineكَلَّمَkonuştuٱللَّهُوَرَفَعَve yükselttiبَعْضَهُمْkimini deدَرَجَٰتٍوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ileٱلْقُدُسِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاöldürmezlerdiٱقْتَتَلَٱلَّذِينَkimseleri (milletleri)مِنۢonların arkasından gelenبَعْدِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاgelmiş olduktanجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerوَلَٰكِنِfakatٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştülerفَمِنْهُمonlardanمَّنْkimileriءَامَنَinandıوَمِنْهُمve onlardanمَّنkimi deكَفَرَوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbirbirlerini öldürmezlerdiٱقْتَتَلُوا۟وَلَٰكِنَّamaٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيُرِيدُdilediği

İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi diرَبِّRabbimٱجْعَلo halde verلِّىٓbanaءَايَةًقَالَ(Allah) dedi kiءَايَتُكَsenin alametinأَلَّاkonuşamamandırتُكَلِّمَٱلنَّاسَinsanlarlaثَلَٰثَةَüçأَيَّامٍgünإِلَّاbaşkaرَمْزًاوَٱذْكُرve anرَّبَّكَRabbiniكَثِيرًاçokوَسَبِّحْve (O'nu) tesbih etبِٱلْعَشِىِّakşamوَٱلْإِبْكَٰرِve sabah

Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimseler (var ya)يَشْتَرُونَsatanlarبِعَهْدِverdikleri sözüٱللَّهِAllah'aوَأَيْمَٰنِهِمْve yeminleriniثَمَنًاparayaقَلِيلًاaz birأُو۟لَٰٓئِكَişteلَاyokturخَلَٰقَbir payıلَهُمْonlarınفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِوَلَاonlara konuşmayacakيُكَلِّمُهُمُٱللَّهُAllahوَلَاbakmayacakيَنظُرُإِلَيْهِمْonlaraيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametوَلَاve onları yüceltmeyecektirيُزَكِّيهِمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَرُسُلًاve elçilereقَدْelbetteقَصَصْنَٰهُمْanlattığımızعَلَيْكَsanaمِنdaha önceقَبْلُوَرُسُلًاve elçilereلَّمْanlatmadığımızنَقْصُصْهُمْعَلَيْكَوَكَلَّمَve konuşmuştuٱللَّهُAllahمُوسَىٰMusa'yaتَكْلِيمًاsözle

Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَdemişti kiٱللَّهُAllahيَٰعِيسَىEy ÎsaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱذْكُرْhatırlaنِعْمَتِىni'metimiعَلَيْكَsana olanوَعَلَىٰve olanوَٰلِدَتِكَanneneإِذْhaniأَيَّدتُّكَseni desteklemiştimبِرُوحِRuh ileٱلْقُدُسِl-Kudüsتُكَلِّمُkonuşuyordunٱلنَّاسَinsanlarlaفِىbeşikte ikenٱلْمَهْدِوَكَهْلًاوَإِذْhaniعَلَّمْتُكَsana öğrettimٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَٱلتَّوْرَىٰةَve Tevrat'ıوَٱلْإِنجِيلَوَإِذْhaniتَخْلُقُyaratıyorمِنَçamurdanٱلطِّينِكَهَيْـَٔةِşeklinde bir şeyٱلطَّيْرِkuşبِإِذْنِىbenim iznimleفَتَنفُخُüflüyordunفِيهَاiçineفَتَكُونُoluyorduطَيْرًۢاkuşبِإِذْنِىوَتُبْرِئُve iyileştiriyordunٱلْأَكْمَهَanadan doğma körüوَٱلْأَبْرَصَve alacalıyıبِإِذْنِىوَإِذْve haniتُخْرِجُçıkarıyordunٱلْمَوْتَىٰölüleriبِإِذْنِىوَإِذْve haniكَفَفْتُsavmıştımبَنِىٓoğullarınıإِسْرَٰٓءِيلَİsrailعَنكَsendenإِذْzamanجِئْتَهُمsen onlara getirdiğinبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerفَقَالَdemiştiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)مِنْهُمْiçlerindenإِنْbuهَٰذَآإِلَّاbaşka bir şey değilسِحْرٌbir büyüdenمُّبِينٌapaçık

O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu, ancak açık bir büyüdür" demişlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi