KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَمْر

iş · işe · işi · emir

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
166
Ayet
153
Sure
53

Kök: امر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

153 ayetin ilk 8 tanesi
وَدَّisterlerكَثِيرٌbir çoğuمِّنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِkitapلَوْşayetيَرُدُّونَكُمsizi döndürmekمِّنۢsonraبَعْدِإِيمَٰنِكُمْimanınızdanكُفَّارًاkafirler olarakحَسَدًاhasetleمِّنْiçlerindekiعِندِأَنفُسِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاapaçık belli olduktanتَبَيَّنَلَهُمُonlaraٱلْحَقُّفَٱعْفُوا۟affedinوَٱصْفَحُوا۟hoş görünحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgetirinceyeٱللَّهُAllahبِأَمْرِهِۦٓإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyeقَدِيرٌgücü yetendir

Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi, imanınızdan sonra küfre döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedin, hoşgörün. Şüphesiz Allah, gücü her şeye hakkıyla yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَدِيعُ(O) yaratıcısıdırٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَإِذَاzamanقَضَىٰٓhükmettiğiأَمْرًاbir işe (şeye)فَإِنَّمَاşüphesiz sadeceيَقُولُderلَهُۥonaكُنolفَيَكُونُhemen oluverir

O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْmı?يَنظُرُونَgözlüyorlarإِلَّآgelmesiniأَنيَأْتِيَهُمُٱللَّهُAllah'ınفِىiçindeظُلَلٍgölgelerمِّنَbuluttanٱلْغَمَامِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerinوَقُضِىَve bitirilmesiniٱلْأَمْرُوَإِلَى(halbuki)ٱللَّهِAllah'aتُرْجَعُdöndürülürٱلْأُمُورُbütün işler

Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Halbuki bütün işler Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَo kimseler kiيَأْكُلُونَyerlerٱلرِّبَوٰا۟Riba (faiz)لَاkalkamazlarيَقُومُونَإِلَّاancakكَمَاgibiيَقُومُkalkarlarٱلَّذِىkimseيَتَخَبَّطُهُçarptığıٱلشَّيْطَٰنُşeytanınمِنَdokunupٱلْمَسِّذَٰلِكَbuبِأَنَّهُمْonlarınقَالُوٓا۟demelerindendirإِنَّمَاşüphesizٱلْبَيْعُalışveriş deمِثْلُgibidirٱلرِّبَوٰا۟وَأَحَلَّoysa helal kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْبَيْعَalış-verişiوَحَرَّمَve haram kılmıştırٱلرِّبَوٰا۟فَمَنkimeجَآءَهُۥgelir deمَوْعِظَةٌbir öğütمِّنRabbindenرَّبِّهِۦفَٱنتَهَىٰ(ribadan) vazgeçerseفَلَهُۥkendisinindirمَاne varsaسَلَفَgeçmişteوَأَمْرُهُۥٓve işi deإِلَىkalmıştırٱللَّهِوَمَنْkimعَادَtekrar (ribaya) dönerseفَأُو۟لَٰٓئِكَonlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَتْdedi kiرَبِّRabbimأَنَّىٰnasılيَكُونُolurلِىbenimوَلَدٌçocuğumوَلَمْbana dokunmamışkenيَمْسَسْنِىبَشَرٌقَالَdediكَذَٰلِكِböyledirٱللَّهُAllahيَخْلُقُyaratırمَاşeyiيَشَآءُإِذَاzamanقَضَىٰٓistediğiأَمْرًاbir şey(in olmasını)فَإِنَّمَاsadeceيَقُولُderلَهُۥonaكُنol'فَيَكُونُo da oluverir

(Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِAllah'ındırمَاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِوَإِلَىve Allah'aٱللَّهِتُرْجَعُdöndürülürٱلْأُمُورُbütün işler

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَيْسَyokturلَكَseninمِنَo konudaٱلْأَمْرِشَىْءٌ(yapacağın) bir şeyأَوْyaيَتُوبَ(Allah) tevbelerini kabul ederعَلَيْهِمْonlarınأَوْya daيُعَذِّبَهُمْonlara azab ederفَإِنَّهُمْşüphesiz onlar (diye)ظَٰلِمُونَzalimlerdir

Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve değildiكَانَsözleriقَوْلَهُمْإِلَّآbaşkaأَنdemelerindenقَالُوا۟رَبَّنَاRabbimizٱغْفِرْbağışlaلَنَاbizimذُنُوبَنَاgünahlarımızıوَإِسْرَافَنَاve taşkınlığımızıفِىٓişimizdeأَمْرِنَاوَثَبِّتْve sağlam tutأَقْدَامَنَاayaklarımızıوَٱنصُرْنَاbize yardım eyleعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi