KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

فِتْنَة

fitne · fitneye · fitneden · fitneyiz

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
34
Ayet
34
Sure
23

Kök: فتن

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

34 ayetin ilk 8 tanesi
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydularمَاşeyeتَتْلُوا۟uydurduğuٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınعَلَىٰhakkındaمُلْكِmülküسُلَيْمَٰنَوَمَاküfre girmediكَفَرَسُلَيْمَٰنُSüleymanوَلَٰكِنَّfakatٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarكَفَرُوا۟küfre girdilerيُعَلِّمُونَöğreterekٱلنَّاسَinsanlaraٱلسِّحْرَsihriوَمَآve şeyiأُنزِلَindirilenعَلَىiki meleğeٱلْمَلَكَيْنِبِبَابِلَBabil'deهَٰرُوتَHarutوَمَٰرُوتَوَمَاonlar öğretmezlerdiيُعَلِّمَانِمِنْhiç kimseyeأَحَدٍحَتَّىٰdemedikçeيَقُولَآإِنَّمَاşüphesizنَحْنُbizفِتْنَةٌfitneyizفَلَاsakın küfre girmeyinتَكْفُرْفَيَتَعَلَّمُونَfakat öğreniyorlardıمِنْهُمَاbunlardanمَاşeyiيُفَرِّقُونَayıranبِهِۦonunlaبَيْنَarasınıٱلْمَرْءِeşiوَزَوْجِهِۦوَمَاve değildirهُمama onlarبِضَآرِّينَzarar veriyorبِهِۦonunlaمِنْhiç kimseyeأَحَدٍإِلَّاbaşkaبِإِذْنِiznindenٱللَّهِوَيَتَعَلَّمُونَonlar öğreniyorlardıمَاşeyiيَضُرُّهُمْzarar verenوَلَاdeğilيَنفَعُهُمْوَلَقَدْandolsunعَلِمُوا۟gayet iyi biliyorlardı kiلَمَنِkimseninٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمَاyokturلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنْbir nasibiخَلَٰقٍوَلَبِئْسَve ne kötüdürمَاşeyشَرَوْا۟sattıklarıبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْلَوْkeşkeكَانُوا۟(bunu) bilselerdi!يَعْلَمُونَ

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱقْتُلُوهُمْve onları öldürünحَيْثُneredeثَقِفْتُمُوهُمْyakalarsanızوَأَخْرِجُوهُمve onları çıkarınمِّنْyer(Mekke)denحَيْثُأَخْرَجُوكُمْوَٱلْفِتْنَةُve fitneأَشَدُّdaha kötüdürمِنَadam öldürmektenٱلْقَتْلِوَلَاonlarla savaşmayınتُقَٰتِلُوهُمْعِندَyanındaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِHaramحَتَّىٰkadarيُقَٰتِلُوكُمْsizinle savaşıncayaفِيهِفَإِنfakat eğerقَٰتَلُوكُمْonlar sizinle savaşırlarsaفَٱقْتُلُوهُمْكَذَٰلِكَböyledirجَزَآءُcezasıٱلْكَٰفِرِينَkafirlerin

Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. Yalnız, Mescid-i Haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa (siz de onlarla savaşın) onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَٰتِلُوهُمْonlarla savaşınحَتَّىٰkadarلَاkalmayıncayaتَكُونَفِتْنَةٌfitneوَيَكُونَve oluncaya (kadar)ٱلدِّينُdinلِلَّهِفَإِنِeğerٱنتَهَوْا۟(saldırılarına) son verirlerseفَلَاartık olmazعُدْوَٰنَdüşmanlıkإِلَّاbaşkasınaعَلَىzalimlerdenٱلظَّٰلِمِينَ

Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlarعَنِayındaٱلشَّهْرِٱلْحَرَامِharamقِتَالٍsavaşmaktanفِيهِقُلْde kiقِتَالٌsavaşفِيهِO (aylar)daكَبِيرٌوَصَدٌّve alıkoymakعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllahوَكُفْرٌۢve inkar etmekبِهِۦO'nuوَٱلْمَسْجِدِve Mescid-iٱلْحَرَامِHaram(dan)وَإِخْرَاجُsürüp çıkarmakأَهْلِهِۦhalkınıمِنْهُondan (Mekke'den)أَكْبَرُdaha büyük (bir günahtır)عِندَyanındaٱللَّهِوَٱلْفِتْنَةُve fitneأَكْبَرُdaha büyük(bir günah)tırمِنَöldürmektenٱلْقَتْلِوَلَاvazgeçmezlerيَزَالُونَيُقَٰتِلُونَكُمْsizinle savaşmaktanحَتَّىٰkadarيَرُدُّوكُمْsizi döndürünceyeعَنdininizdenدِينِكُمْإِنِeğerٱسْتَطَٰعُوا۟وَمَنve kimيَرْتَدِدْdönerمِنكُمْsizdenعَنdinindenدِينِهِۦفَيَمُتْve ölürseوَهُوَve oكَافِرٌkafir olarakفَأُو۟لَٰٓئِكَişteحَبِطَتْboşa çıkmıştırأَعْمَٰلُهُمْonların bütün yaptıklarıفِىdünyada (da)ٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْve onlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىٓindirdiأَنزَلَعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıمِنْهُOnunءَايَٰتٌ(bazı) ayetleriمُّحْكَمَٰتٌmuhkemdir (ki)هُنَّonlarأُمُّanasıdırٱلْكِتَٰبِKitabınوَأُخَرُve diğerleri deمُتَشَٰبِهَٰتٌفَأَمَّاolanlarٱلَّذِينَkalblerindeفِىقُلُوبِهِمْزَيْغٌeğrilikفَيَتَّبِعُونَardına düşerlerمَاolanlarınınتَشَٰبَهَmüteşabihمِنْهُonunٱبْتِغَآءَçıkarmak içinٱلْفِتْنَةِfitneوَٱبْتِغَآءَve bulmak içinتَأْوِيلِهِۦوَمَاoysaيَعْلَمُbilmezتَأْوِيلَهُۥٓonun te'viliniإِلَّاbaşka kimseٱللَّهُوَٱلرَّٰسِخُونَileri gidenlerفِىilimdeٱلْعِلْمِيَقُولُونَderlerءَامَنَّاinandıkبِهِۦOnaكُلٌّhepsiمِّنْkatındandırعِندِرَبِّنَاوَمَاdüşünüp öğüt almazيَذَّكَّرُإِلَّآbaşkasıأُو۟لُوا۟sahiplerindenٱلْأَلْبَٰبِsağduyu

O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَتَجِدُونَbulacaksınızءَاخَرِينَbaşkalarınıيُرِيدُونَisterأَنsizden emin olmakيَأْمَنُوكُمْوَيَأْمَنُوا۟ve emin olmakقَوْمَهُمْkendi toplumlarındanكُلَّher ne zamanمَاgötürülselerرُدُّوٓا۟إِلَىfitneyeٱلْفِتْنَةِأُرْكِسُوا۟başaşağı atılırlarفِيهَافَإِنeğerلَّمْsizden uzak durmazlarsaيَعْتَزِلُوكُمْوَيُلْقُوٓا۟ve istemezlerseإِلَيْكُمُsizinleٱلسَّلَمَbarış içinde yaşamakوَيَكُفُّوٓا۟(saldırıdan) çekmezlerseأَيْدِيَهُمْelleriniفَخُذُوهُمْonları yakalayınوَٱقْتُلُوهُمْve öldürünحَيْثُneredeثَقِفْتُمُوهُمْوَأُو۟لَٰٓئِكُمْişte öylelerineجَعَلْنَاverdikلَكُمْsizeعَلَيْهِمْkarşıسُلْطَٰنًاbir yetkiمُّبِينًاaçık

Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلرَّسُولُElçiلَاseni üzmesinيَحْزُنكَٱلَّذِينَkimselerيُسَٰرِعُونَyarış eden(ler)فِىküfürdeٱلْكُفْرِمِنَonlar kiٱلَّذِينَقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkبِأَفْوَٰهِهِمْağızlariyleوَلَمْinanmamış ikenتُؤْمِنقُلُوبُهُمْوَمِنَve arasındaٱلَّذِينَolanlarهَادُوا۟سَمَّٰعُونَkulak verirlerلِلْكَذِبِyalanaسَمَّٰعُونَkulak verirlerلِقَوْمٍbir kavmeءَاخَرِينَbaşkaلَمْsana gelmemiş olanيَأْتُوكَيُحَرِّفُونَonlar kaydırırlarٱلْكَلِمَkelimeleriمِنۢbazısınınبَعْدِمَوَاضِعِهِۦيَقُولُونَderlerإِنْeğerأُوتِيتُمْsize verilirseهَٰذَاbuفَخُذُوهُalınوَإِنve eğerلَّمْverilmezseتُؤْتَوْهُفَٱحْذَرُوا۟وَمَنve biriniيُرِدِisterseٱللَّهُAllahفِتْنَتَهُۥşaşırtmakفَلَنsen yapamazsınتَمْلِكَلَهُۥonun içinمِنَkarşıٱللَّهِAllah'aشَيْـًٔاأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَo kimseler kiلَمْistememiştirيُرِدِٱللَّهُAllahأَنtemizlemesiniيُطَهِّرَقُلُوبَهُمْلَهُمْonlar için vardırفِىdünyadaٱلدُّنْيَاخِزْىٌوَلَهُمْve onlar için vardırفِىahirette deٱلْءَاخِرَةِعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: "Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının." Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir. Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَحَسِبُوٓا۟ve sandılarأَلَّاolmayacakتَكُونَفِتْنَةٌbir fitneفَعَمُوا۟kör oldularوَصَمُّوا۟ve sağır kesildilerثُمَّsonraتَابَtevbesini kabul ettiٱللَّهُAllahعَلَيْهِمْonlarınثُمَّsonra yineعَمُوا۟körوَصَمُّوا۟ve sağır kesildilerكَثِيرٌçoklarıمِّنْهُمْوَٱللَّهُAllahبَصِيرٌۢgörüyorبِمَاne kiيَعْمَلُونَyapıyorlar

(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi