KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

كَلِمَة

söz · sözü · sözün · kararı

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
28
Ayet
27
Sure
18

Kök: كلم

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

27 ayetin ilk 8 tanesi
فَنَادَتْهُona seslendilerٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerوَهُوَve O (Zekeriyya)قَآئِمٌdurupيُصَلِّىnamaz kılarkenفِىmabeddeٱلْمِحْرَابِأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُبَشِّرُكَsana müjdelerبِيَحْيَىٰYahya'yıمُصَدِّقًۢاdoğrulayıcıبِكَلِمَةٍbir kelimeyiمِّنَAllahtanٱللَّهِوَسَيِّدًاve efendiوَحَصُورًاve nefsine hakimوَنَبِيًّاve bir peygamber olacakمِّنَiyilerdenٱلصَّٰلِحِينَ

Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَتِdemiştiٱلْمَلَٰٓئِكَةُMeleklerيَٰمَرْيَمُEy MeryemإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُبَشِّرُكِseni müjdeliyorبِكَلِمَةٍbir kelime ileمِّنْهُkendisindenٱسْمُهُonun adıٱلْمَسِيحُMesih'dirعِيسَىÎsaٱبْنُoğluمَرْيَمَMeryemوَجِيهًاyüzdedir (şereflidir)فِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَمِنَve (Allah'a) yakın olanlardandırٱلْمُقَرَّبِينَ

Hani melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah, seni kendi tarafından bir kelime ile müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da, ahirette de itibarlı ve Allah'a çok yakın olanlardandır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰٓأَهْلَEy ehliٱلْكِتَٰبِKitapتَعَالَوْا۟gelinإِلَىٰbir kelimeyeكَلِمَةٍسَوَآءٍۭeşit olanبَيْنَنَاbizim aramızdaوَبَيْنَكُمْve sizin aranızdaأَلَّاibadet etmeyelimنَعْبُدَإِلَّاbaşkasınaٱللَّهَAllah'tanوَلَاortak koşmayalımنُشْرِكَبِهِۦO'naشَيْـًٔاhiçbirşeyiوَلَاedinmeyelimيَتَّخِذَبَعْضُنَاbazımızبَعْضًاbazımızıأَرْبَابًاtanrılarمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِفَإِنeğerتَوَلَّوْا۟yüz çevirirlerseفَقُولُوا۟deyinٱشْهَدُوا۟şahid olunبِأَنَّاşüphesiz bizمُسْلِمُونَmüslümanlarız

De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin." Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun, biz müslümanlarız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَهْلَEy ehliٱلْكِتَٰبِKitapلَاtaşkınlık etmeyinتَغْلُوا۟فِىdininizdeدِينِكُمْوَلَاve söylemeyinتَقُولُوا۟عَلَىhakkındaٱللَّهِAllahإِلَّاdışındaٱلْحَقَّإِنَّمَاşüphesizٱلْمَسِيحُMesihعِيسَىÎsaٱبْنُoğluمَرْيَمَMeryemرَسُولُelçisidirٱللَّهِAllah'ınوَكَلِمَتُهُۥٓve O'nun kelimesidirأَلْقَىٰهَآattığıإِلَىٰMeryem'eمَرْيَمَوَرُوحٌve bir ruhturمِّنْهُفَـَٔامِنُوا۟inanınبِٱللَّهِAllah'aوَرُسُلِهِۦوَلَاdemeyinتَقُولُوا۟ثَلَٰثَةٌٱنتَهُوا۟buna son verinخَيْرًاyararınıza olarakلَّكُمْإِنَّمَاçünküٱللَّهُAllahإِلَٰهٌtanrıdırوَٰحِدٌسُبْحَٰنَهُۥٓO yücedirأَنolmaktanيَكُونَلَهُۥkendisiوَلَدٌلَّهُۥO'nundurمَاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِوَكَفَىٰve yeterبِٱللَّهِAllahوَكِيلًاvekil olarak

Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَمَّتْve tamamlanmıştırكَلِمَتُsözüرَبِّكَRabbininصِدْقًاdoğrulukوَعَدْلًالَّاyokturمُبَدِّلَdeğiştirebilecekلِكَلِمَٰتِهِۦوَهُوَOٱلسَّمِيعُişitendirٱلْعَلِيمُbilendir

Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَوْرَثْنَاve mirasçı kıldıkٱلْقَوْمَmilletiٱلَّذِينَolanكَانُوا۟يُسْتَضْعَفُونَhor görülüp ezilmekteمَشَٰرِقَdoğularınaٱلْأَرْضِyerinوَمَغَٰرِبَهَاve batılarınaٱلَّتِىöyle kiبَٰرَكْنَاbereketlendirdikفِيهَاوَتَمَّتْve tam yerine geldiكَلِمَتُ(verdiği) sözüرَبِّكَRabbininٱلْحُسْنَىٰgüzelعَلَىٰüzerineبَنِىٓoğullarıإِسْرَٰٓءِيلَİsrailبِمَاyüzündenصَبَرُوا۟وَدَمَّرْنَاve yıktıkمَاşeyleriكَانَyapageldiğiيَصْنَعُفِرْعَوْنُFir'avn'ınوَقَوْمُهُۥve kavmininوَمَاveكَانُوا۟olduklarıيَعْرِشُونَyükselttiyor (sarayları)

Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاeğerتَنصُرُوهُsiz ona yardım etmezsenizفَقَدْiyi bilin kiنَصَرَهُona yardım etmiştiٱللَّهُAllahإِذْhaniأَخْرَجَهُ(Mekke'den) çıkardıklarındaٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)ثَانِىَikincisiydiٱثْنَيْنِiki kişidenإِذْikenهُمَاikisiفِىmağaradaٱلْغَارِإِذْhaniيَقُولُdiyorduلِصَٰحِبِهِۦarkadaşınaلَاüzülmeتَحْزَنْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمَعَنَافَأَنزَلَ(İşte o zaman) indirdiٱللَّهُAllahسَكِينَتَهُۥsekinesiniعَلَيْهِonun üzerineوَأَيَّدَهُۥve onu desteklediبِجُنُودٍaskerlerleلَّمْsizin görmediğinizتَرَوْهَاوَجَعَلَve kıldıكَلِمَةَsözünüٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inanmayan(ların)ٱلسُّفْلَىٰوَكَلِمَةُve sözü iseٱللَّهِAllah'ınهِىَoٱلْعُلْيَاوَٱللَّهُve Allahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber" diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَحْلِفُونَyemin ediyorlarبِٱللَّهِAllah'aمَاsöylemediklerineقَالُوا۟وَلَقَدْhalbukiقَالُوا۟söyledilerكَلِمَةَ(o) sözüٱلْكُفْرِküfürوَكَفَرُوا۟ve inkar ettilerبَعْدَsonraإِسْلَٰمِهِمْİslam olduktanوَهَمُّوا۟ve yeltendilerبِمَاbir şeyeلَمْbaşaramadıklarıيَنَالُوا۟وَمَاve öc almağa kalktılarنَقَمُوٓا۟إِلَّآsırfأَنْdiyeأَغْنَىٰهُمُkendilerini zengin ettiٱللَّهُAllahوَرَسُولُهُۥve Elçisiمِنlutfiyleفَضْلِهِۦفَإِنeğerيَتُوبُوا۟tevbe ederlerseيَكُolurخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْوَإِنyok eğerيَتَوَلَّوْا۟dönerlerseيُعَذِّبْهُمُonlara azabedecektirٱللَّهُAllahعَذَابًاbir azaplaأَلِيمًاacıklıفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَمَاyokturلَهُمْonlarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمِنhiçbirوَلِىٍّvelisiوَلَاne deنَصِيرٍyardımcısı

Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi