KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

حِسَاب

hesap · hesabı · hesabım · hesabın

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
39
Ayet
37
Sure
20

Kök: حسب

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

37 ayetin ilk 8 tanesi
زُيِّنَsüslü gösterildiلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenlereٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaوَيَسْخَرُونَve alay ederlerمِنَkimselerleٱلَّذِينَءَامَنُوا۟وَٱلَّذِينَve kimselerleٱتَّقَوْا۟takva sahipleriفَوْقَهُمْonlardan üstündürlerيَوْمَgünündeٱلْقِيَٰمَةِوَٱللَّهُAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِhesapsızحِسَابٍ

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلدِّينَdinعِندَkatındaٱللَّهِAllahٱلْإِسْلَٰمُوَمَاayrılığa düşmedilerٱخْتَلَفَٱلَّذِينَkimselerأُوتُوا۟verilmiş olanٱلْكِتَٰبَKitapإِلَّاbaşka (bir sebeple)مِنۢsonraبَعْدِمَاgeldiktenجَآءَهُمُٱلْعِلْمُilimبَغْيًۢاaşırılıklarıبَيْنَهُمْوَمَنve kimيَكْفُرْinkar ederseبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınفَإِنَّ(bilsin ki) şüphesizٱللَّهَAllahسَرِيعُçabuk görendirٱلْحِسَابِhesabı

Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تُولِجُsokarsınٱلَّيْلَgeceyiفِىgündüzeٱلنَّهَارِوَتُولِجُve sokarsınٱلنَّهَارَgündüzüفِىgeceyeٱلَّيْلِوَتُخْرِجُve çıkarırsınٱلْحَىَّdiriyiمِنَölüdenٱلْمَيِّتِوَتُخْرِجُve çıkarırsınٱلْمَيِّتَölüyüمِنَdiridenٱلْحَىِّوَتَرْزُقُve rızıklandırırsınمَنkimseyiتَشَآءُdilediğinبِغَيْرِolmaksızınحِسَابٍhesap

"Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَقَبَّلَهَاkabul buyurdu onuرَبُّهَاRabbiبِقَبُولٍkabulle (şekilde)حَسَنٍgüzel birوَأَنۢبَتَهَاve onu yetiştirdiنَبَاتًاbir bitki (gibi)حَسَنًاgüzelوَكَفَّلَهَاve onun bakımını üstlendiزَكَرِيَّاكُلَّمَاherدَخَلَgirdiğindeعَلَيْهَاonun yanınaزَكَرِيَّاZekeriyyaٱلْمِحْرَابَmihrabaوَجَدَbulurduعِندَهَاyanındaرِزْقًاقَالَderdiيَٰمَرْيَمُEy Meryemأَنَّىٰnereden?لَكِsanaهَٰذَاقَالَتْ(O da) derdiهُوَBuمِنْkatındanعِندِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِolmaksızınحِسَابٍhesap

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّdoğrusuمِنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِKitapلَمَنöyleleri var kiيُؤْمِنُinanırlarبِٱللَّهِAllah'aوَمَآve şeyeأُنزِلَindirileneإِلَيْكُمْsizeوَمَآve şeyeأُنزِلَindirileneإِلَيْهِمْkendilerineخَٰشِعِينَsaygılıdırlarلِلَّهِAllah'a karşıلَاsatmazlarيَشْتَرُونَبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınثَمَنًاparayaقَلِيلًاأُو۟لَٰٓئِكَonlarınلَهُمْvardırأَجْرُهُمْödülleriعِندَkatındaرَبِّهِمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahسَرِيعُçabuk görendirٱلْحِسَابِhesabı

Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden saygı duyarak inanırlar. Allah'ın ayetlerini az bir değere satmazlar. Onlar var ya, işte onların, Rableri katında mükafatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyarlarمَاذَآneyinأُحِلَّhelal kılındığınıلَهُمْقُلْde kiأُحِلَّhelal kılındıلَكُمُsizeٱلطَّيِّبَٰتُوَمَاyetiştirdiğinizعَلَّمْتُممِّنَhayvanlarınٱلْجَوَارِحِمُكَلِّبِينَavcıتُعَلِّمُونَهُنَّöğreterekمِمَّاsize öğrettiğindenعَلَّمَكُمُٱللَّهُفَكُلُوا۟yeyinمِمَّآşeylerdenأَمْسَكْنَtuttuklarıعَلَيْكُمْsizin içinوَٱذْكُرُوا۟ve anınٱسْمَadınıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهِوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahسَرِيعُçabuk görendirٱلْحِسَابِhesabı

(Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah'ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helal kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاkovmaتَطْرُدِٱلَّذِينَkimseleriيَدْعُونَyalvaranlarıرَبَّهُمRablerineبِٱلْغَدَوٰةِsabahوَٱلْعَشِىِّve akşamيُرِيدُونَisteyerekوَجْهَهُۥمَاyokturعَلَيْكَsanaمِنْonların hesabındanحِسَابِهِممِّنhiçbirشَىْءٍşey (sorumluluk)وَمَاve yokturمِنْsenin hesabındanحِسَابِكَعَلَيْهِمonlaraمِّنhiçbirشَىْءٍşey (sorumluk)فَتَطْرُدَهُمْonları kovup daفَتَكُونَolasınمِنَzalimlerdenٱلظَّٰلِمِينَ

Rab'lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O'na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi