KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

لَنَا

biz · bize · bizi · bizim

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
58
Ayet
56
Sure
26

Bu kelimeye kaynak derlemde kök atanmamıştır.

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

56 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dedilerٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُبَيِّنaçıklasınلَّنَاbizeمَاne olduğunuهِىَقَالَdedi kiإِنَّهُۥşüphesiz Oيَقُولُdiyor kiإِنَّهَاgerçekten oبَقَرَةٌbir inektirلَّاolmayanفَارِضٌyaşlıوَلَاve olmayanبِكْرٌkörpeعَوَانٌۢorta yaşlıبَيْنَarasındaذَٰلِكَفَٱفْعَلُوا۟haydi yapınمَاşeyiتُؤْمَرُونَsize emredilen

"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi arası bir sığırdır. Haydi, emrolunduğunuz işi yapın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُبَيِّنaçıklasınلَّنَاbizeمَاnedirلَوْنُهَاقَالَdedi kiإِنَّهُۥşüphesiz Oيَقُولُdiyorإِنَّهَاgerçekten oبَقَرَةٌbir inektirصَفْرَآءُsarı rengindeفَاقِعٌparlakلَّوْنُهَاonun rengiتَسُرُّsevinç verirٱلنَّٰظِرِينَbakanlara

Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan bir sığırdır" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُبَيِّنaçıklasınلَّنَاbizeمَاnasıl bir şey olduğunuهِىَonunإِنَّziraٱلْبَقَرَo inekتَشَٰبَهَbenzer geldiعَلَيْنَاbizeوَإِنَّآama mutlaka bizإِنeğerشَآءَdilerseٱللَّهُAllahلَمُهْتَدُونَhidayeti buluruz

"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve şöyle dedilerٱلَّذِينَkimselerٱتَّبَعُوا۟uyanلَوْkeşkeأَنَّbizim için (mümkün olsaydı)لَنَاكَرَّةًbir dönüş (dünyaya)فَنَتَبَرَّأَuzak dursaydıkمِنْهُمْonlardanكَمَاgibiتَبَرَّءُوا۟uzak durduklarıمِنَّاكَذَٰلِكَböyleceيُرِيهِمُonlara gösterirٱللَّهُAllahأَعْمَٰلَهُمْbütün fiilleriniحَسَرَٰتٍhasretler (pişmanlık kaynağı olarak)عَلَيْهِمْوَمَاve değildirهُمonlarبِخَٰرِجِينَçıkacakمِنَateştenٱلنَّارِ

Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىileri gelenleriniٱلْمَلَإِمِنۢoğullarınınبَنِىٓإِسْرَٰٓءِيلَİsrailمِنۢsonraبَعْدِمُوسَىٰٓMusa'danإِذْhaniقَالُوا۟demişlerdiلِنَبِىٍّPeygamberlerineلَّهُمُonlarٱبْعَثْgönderلَنَاbizeمَلِكًاbir hükümdarنُّقَٰتِلْ(onun önderliğinde) savaşalımفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِقَالَdediهَلْolurmu ki?عَسَيْتُمْإِنeğerكُتِبَyazılınca (farz kılınınca)عَلَيْكُمُsizeٱلْقِتَالُsavaşأَلَّاsavaşmazsanızتُقَٰتِلُوا۟قَالُوا۟dediler kiوَمَاbizlerلَنَآأَلَّاneden savaşmayalımنُقَٰتِلَفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَقَدْoysaأُخْرِجْنَاbiz çıkarılıp sürüldükمِنyurtlarımızdanدِيَٰرِنَاوَأَبْنَآئِنَافَلَمَّاfakatكُتِبَyazılıncaعَلَيْهِمُkendilerineٱلْقِتَالُsavaşتَوَلَّوْا۟yüz çevirdilerإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiفَصَلَayrıldığındaطَالُوتُTalutبِٱلْجُنُودِordularlaقَالَdedi kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُبْتَلِيكُمsizi deneyecektirبِنَهَرٍbir ırmaklaفَمَنkimشَرِبَiçerseمِنْهُondanفَلَيْسَdeğildirمِنِّىbendenوَمَنve kimلَّمْondan tadmazsaيَطْعَمْهُفَإِنَّهُۥşüphesiz oمِنِّىٓbendendir;إِلَّاdışındaمَنِkimseninٱغْتَرَفَavuçlayanغُرْفَةًۢbir avuçبِيَدِهِۦفَشَرِبُوا۟hepsi içtilerمِنْهُondanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَلَمَّاnihayetجَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçinceهُوَo (Talut)وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟iman edenمَعَهُۥberaberindekilerقَالُوا۟dedilerلَاgücümüz yokطَاقَةَلَنَاbizimٱلْيَوْمَbugünبِجَالُوتَCalut'aوَجُنُودِهِۦقَالَdediٱلَّذِينَkimselerيَظُنُّونَkanaat getirenأَنَّهُمelbette onlarınمُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarınaٱللَّهِAllah'aكَمniceمِّنtoplulukفِئَةٍقَلِيلَةٍaz olanغَلَبَتْgalib gelmiştirفِئَةًtopluluğaكَثِيرَةًۢçok olanبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاteklif etmezيُكَلِّفُٱللَّهُAllahنَفْسًاkimseyeإِلَّاbaşkasınıوُسْعَهَالَهَا(herkesin) kendineمَاşeyكَسَبَتْkazandığıوَعَلَيْهَاve aleyhinedirمَاşey (kötülük)ٱكْتَسَبَتْرَبَّنَاRabbimizلَاbizi sorumlu tutmaتُؤَاخِذْنَآإِنeğerنَّسِينَآunutursakأَوْya daأَخْطَأْنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاyük yüklemeتَحْمِلْعَلَيْنَآbizeإِصْرًاağırكَمَاgibiحَمَلْتَهُۥyüklediğinعَلَىüzerineٱلَّذِينَbizden öncekilerinمِنقَبْلِنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاbize yüklemeتُحَمِّلْنَامَاşeyleriلَاgücümüzün yetmediğimizطَاقَةَلَنَاbizimبِهِۦوَٱعْفُve affetعَنَّاbiziوَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَٱرْحَمْنَآأَنتَsenمَوْلَىٰنَاbizim sahibimizsinفَٱنصُرْنَاbize yardım eyleعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi