KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَلَآ

bak · bakın · doğrusu · iyi bil ki

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
39
Ayet
34
Sure
14

Bu kelimeye kaynak derlemde kök atanmamıştır.

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

34 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraءَامِنُوا۟iman edinكَمَآgibiءَامَنَinandıklarıٱلنَّاسُinsanlarınقَالُوٓا۟derlerأَنُؤْمِنُinanır mıyız?كَمَآgibiءَامَنَinandığıٱلسُّفَهَآءُأَلَآiyi bilin kiإِنَّهُمْdoğrusu onlardırهُمُonlarٱلسُّفَهَآءُasıl beyinsizlerوَلَٰكِنfakatلَّاdeğildirيَعْلَمُونَbilenlerden

Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaحَسِبْتُمْsandınız (mı)أَنkiتَدْخُلُوا۟gireceksinizٱلْجَنَّةَcenneteوَلَمَّاbaşınıza gelmedenيَأْتِكُممَّثَلُdurumuٱلَّذِينَgeçenlerinخَلَوْا۟مِنsizden önceقَبْلِكُممَّسَّتْهُمُonlara dokunmuştuٱلْبَأْسَآءُsıkıntıوَٱلضَّرَّآءُve yoksullukوَزُلْزِلُوا۟ve sarsılmışlardı kiحَتَّىٰnihayetيَقُولَdiyorlardıٱلرَّسُولُpeygamberوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inananمَعَهُۥonunla birlikteمَتَىٰne zamanنَصْرُyardımıٱللَّهِأَلَآİyi bilin kiإِنَّşüphesizنَصْرَyardımıٱللَّهِAllah'ınقَرِيبٌyakındır

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْgerçektenخَسِرَziyana uğradı(lar)ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِhuzuruna çıkmayıٱللَّهِحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَتْهُمُkendilerine geldiğiٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınقَالُوا۟dedilerيَٰحَسْرَتَنَاah! vah bizeعَلَىٰdolayıمَاkusurlarımızdanفَرَّطْنَافِيهَاoradaوَهُمْve onlarيَحْمِلُونَyükleneceklerأَوْزَارَهُمْgünahlarınıعَلَىٰsırtlarınaظُهُورِهِمْأَلَاbakınسَآءَne kötüمَاşeylerيَزِرُونَyüklenip taşıyorlar

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraرُدُّوٓا۟döndürülürlerإِلَىAllah'aٱللَّهِمَوْلَىٰهُمُTanrılarıٱلْحَقِّأَلَاdoğrusuلَهُyalnız O'nundurٱلْحُكْمُhükümوَهُوَve Oأَسْرَعُen çabuğudurٱلْحَٰسِبِينَhesap görenlerin

Sonra hepsi, gerçek sahipleri Allah'a döndürülürler. İyi bilin ki hüküm yalnız O'nundur. O, hesap görenlerin en çabuğudur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizرَبَّكُمُRabbinizٱللَّهُo Allah'tırٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriفِىiçindeسِتَّةِaltıأَيَّامٍgünثُمَّsonraٱسْتَوَىٰistiva ettiعَلَىüzerineٱلْعَرْشِArşيُغْشِىbürüyüp örterٱلَّيْلَgeceyiٱلنَّهَارَgündüz(ün üzerin)eيَطْلُبُهُۥonu kovalayanحَثِيثًاdurmadanوَٱلشَّمْسَve güneşiوَٱلْقَمَرَve ayıوَٱلنُّجُومَve yıldızlarıمُسَخَّرَٰتٍۭboyun eğmiş vaziyetteبِأَمْرِهِۦٓأَلَاİyi bilin kiلَهُO'nundurٱلْخَلْقُyaratmaوَٱلْأَمْرُتَبَارَكَne uludurٱللَّهُAllahرَبُّRabbiٱلْعَٰلَمِينَÂlemlerin

Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah'tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanجَآءَتْهُمُonlara geldiğiٱلْحَسَنَةُbir iyilikقَالُوا۟derlerلَنَاbizimdirهَٰذِهِۦوَإِنeğerتُصِبْهُمْkendilerine ulaşırsaسَيِّئَةٌbir kötülükيَطَّيَّرُوا۟uğursuz sayarlardıبِمُوسَىٰMusaوَمَنkimseleriمَّعَهُۥٓأَلَآiyi bilinkiإِنَّمَاancakطَٰٓئِرُهُمْonların uğursuzluğuعِندَkatındadırٱللَّهِAllahوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَهُمْçoklarıلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Fakat onlara iyilik geldiği zaman, "Bu bizimdir, (biz çalışıp kazandık)" derler. Eğer başlarına bir kötülük gelirse, Musa ve beraberindekilerin uğursuzluğuna yorarlardı. İyi bilin ki, onların uğursuzluk sebebi ancak Allah katında (yazılı)dır. Fakat çokları bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمve içlerindenمَّنkimselerيَقُولُderlerٱئْذَنizin verلِّىbanaوَلَاveتَفْتِنِّىٓأَلَاiyi bilinkiفِىonlar zaten fitneyeٱلْفِتْنَةِسَقَطُوا۟وَإِنَّve şüphesizجَهَنَّمَcehennemلَمُحِيطَةٌۢkuşatacaktırبِٱلْكَٰفِرِينَkafirleri

Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kafirleri elbette kuşatacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi