KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَعْرَضَ

vazgeç · aldırma · vazgeçin · yüz çevir

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
32
Ayet
30
Sure
20

Kök: عرض

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

30 ayetin ilk 8 tanesi
وَٱلَّذَانِiki kişiيَأْتِيَٰنِهَاfuhuş yaparsaمِنكُمْiçinizdenفَـَٔاذُوهُمَافَإِنeğerتَابَاtevbe ederوَأَصْلَحَاve uslanırlarsaفَأَعْرِضُوا۟artık vazgeçinعَنْهُمَآإِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَtevbeleri çok kabul edendirتَوَّابًارَّحِيمًاçok esirgeyendir

Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişteٱلَّذِينَonlar kiيَعْلَمُbilirٱللَّهُAllahمَاolanıفِىonların kalblerindeقُلُوبِهِمْفَأَعْرِضْaldırmaعَنْهُمْonlaraوَعِظْهُمْve onlara öğüt verوَقُلve söyleلَّهُمْonlarınفِىٓiçlerine işleyecekأَنفُسِهِمْقَوْلًۢاbir sözبَلِيغًاgüzel

Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَقُولُونَderler kiطَاعَةٌpeki (tamam)فَإِذَاfakatبَرَزُوا۟çıkıncaمِنْsenin yanındanعِندِكَبَيَّتَgeceleyin kurarlarطَآئِفَةٌbirtakımıمِّنْهُمْiçlerindenغَيْرَtersiniٱلَّذِىşeyinتَقُولُوَٱللَّهُAllahيَكْتُبُyazmaktadırمَاşeyleriيُبَيِّتُونَفَأَعْرِضْsen aldırmaعَنْهُمْonlaraوَتَوَكَّلْve dayanعَلَىAllah'aٱللَّهِوَكَفَىٰve yeterبِٱللَّهِAllahوَكِيلًاvekil olarak

Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)كُونُوا۟olunقَوَّٰمِينَayakta tutarakبِٱلْقِسْطِadaletiشُهَدَآءَşahidlerلِلَّهِAllah içinوَلَوْbile olsaعَلَىٰٓaleyhindeأَنفُسِكُمْkendinizinأَوِveyaٱلْوَٰلِدَيْنِana babanızınوَٱلْأَقْرَبِينَإِنeğerيَكُنْolsalarغَنِيًّاzenginأَوْveyaفَقِيرًاfakir deفَٱللَّهُçünkü Allahأَوْلَىٰdaha yakındırبِهِمَافَلَاöyle ise sapmayınتَتَّبِعُوا۟uyarakٱلْهَوَىٰٓkeyfinizeأَنadalettenتَعْدِلُوا۟وَإِنve eğerتَلْوُۥٓا۟eğip bükersenizأَوْya daتُعْرِضُوا۟doğruyu söylemezsenizفَإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahكَانَolandırبِمَاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَخَبِيرًاhaberdar

Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَمَّٰعُونَkulak verirlerلِلْكَذِبِyalanaأَكَّٰلُونَyerlerلِلسُّحْتِفَإِنeğerجَآءُوكَsana gelirlerseفَٱحْكُمhüküm verبَيْنَهُمْaralarındaأَوْyadaأَعْرِضْyüz çevirعَنْهُمْوَإِنeğerتُعْرِضْyüz çevirirsenعَنْهُمْonlardanفَلَنaslaيَضُرُّوكَsana zarar veremezlerشَيْـًٔاوَإِنْve eğerحَكَمْتَhüküm verirsenفَٱحْكُمhüküm verبَيْنَهُمaralarındaبِٱلْقِسْطِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُقْسِطِينَadalet yapanları

Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Onlardan yüz çevirecek olursan, sana asla hiçbir zarar veremezler. Eğer hükmedecek olursan, aralarında adaletle hükmet. Çünkü Allah, adil davrananları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanرَأَيْتَgördüğünٱلَّذِينَ(münasebetsizliğe) dalanlarıيَخُوضُونَفِىٓhakkındaءَايَٰتِنَاayetlerimizفَأَعْرِضْyüz çevirعَنْهُمْonlardanحَتَّىٰkadarيَخُوضُوا۟onlar geçinceyeفِىbir sözeحَدِيثٍغَيْرِهِۦوَإِمَّاeğerيُنسِيَنَّكَsana (bunu) unutturursaٱلشَّيْطَٰنُşeytanفَلَاoturmaتَقْعُدْبَعْدَsonraٱلذِّكْرَىٰhatırladıktanمَعَberaberٱلْقَوْمِtopluluğuylaٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱتَّبِعْtabi olمَآşeyeأُوحِىَvahyolunanإِلَيْكَsanaمِنRabbindenرَّبِّكَلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَوَأَعْرِضْve yüz çevirعَنِortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi