KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَرْض

arz · yer · arza · arzı

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
461
Ayet
440
Sure
80

Kök: ارض

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

440 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraلَاyapmayınتُفْسِدُوا۟bozgunculukفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِقَالُوٓا۟derlerإِنَّمَاsadeceنَحْنُbizمُصْلِحُونَdüzelticileriz

Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِىO (Rabb) kiجَعَلَkıldıلَكُمُsizin içinٱلْأَرْضَyeriفِرَٰشًاdöşekوَٱلسَّمَآءَve göğüبِنَآءًbinaوَأَنزَلَve indirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuفَأَخْرَجَçıkardıبِهِۦonunlaمِنَçeşitli ürünlerdenٱلثَّمَرَٰتِرِزْقًاrızık olarakلَّكُمْفَلَاöyleyseتَجْعَلُوا۟koşmayınلِلَّهِAllah'aأَندَادًاeşler (denk)وَأَنتُمْve siz deتَعْلَمُونَbile bile

O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَنقُضُونَbozarlarعَهْدَ(verdikleri) sözüٱللَّهِAllah'aمِنۢsonradanبَعْدِمِيثَٰقِهِۦsöz verip bağlandıktanوَيَقْطَعُونَve keserlerمَآşeyiأَمَرَemrettiğiٱللَّهُAllah'ınبِهِۦٓkendisiyleأَنbirleştirmesiniيُوصَلَوَيُفْسِدُونَve bozgunculuk yaparlarفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlar

Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıلَكُمsizin içinمَّاneفِىvarsaٱلْأَرْضِyeryüzündeجَمِيعًاhepsiniثُمَّsonraٱسْتَوَىٰٓyöneldiإِلَىgökeٱلسَّمَآءِفَسَوَّىٰهُنَّonları düzenlediسَبْعَyediسَمَٰوَٰتٍوَهُوَve Oبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْbir zamanlarقَالَdedi kiرَبُّكَRabbinلِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklereإِنِّىşüphesiz benجَاعِلٌyaratacağımفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِخَلِيفَةًقَالُوٓا۟dediler (melekler)أَتَجْعَلُmi yaratacaksın?فِيهَاoradaمَنkimseيُفْسِدُbozgunculuk yapanفِيهَاoradaوَيَسْفِكُdökenٱلدِّمَآءَkanوَنَحْنُoysa bizنُسَبِّحُtesbih ediyorبِحَمْدِكَseni överekوَنُقَدِّسُve takdis ediyoruzلَكَقَالَdediإِنِّىٓşüphesiz benأَعْلَمُbilirimمَاşeyleriلَاdeğilsinizتَعْلَمُونَsiz biliyor

Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَ(Allah) dedi kiيَٰٓـَٔادَمُey Ademأَنۢبِئْهُمbunlara haber verبِأَسْمَآئِهِمْفَلَمَّآne zaman kiأَنۢبَأَهُمbunlara haber verinceبِأَسْمَآئِهِمْonların isimleriniقَالَ(Allah) dedi kiأَلَمْdeğil miydim?أَقُلsize demişلَّكُمْsizeإِنِّىٓşüphesiz benأَعْلَمُbilirimغَيْبَgayblarınıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinوَأَعْلَمُve bilirimمَاşeyleriتُبْدُونَsizin açıkladıklarınızوَمَاve şeyleriكُنتُمْolduğunuzتَكْتُمُونَgizlemekte

Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَزَلَّهُمَاonlar(ın ayağın)ı kaydırdıٱلشَّيْطَٰنُşeytanعَنْهَاoradanفَأَخْرَجَهُمَاçıkardıمِمَّاyerdenكَانَاbulunduklarıفِيهِوَقُلْنَاve dedik kiٱهْبِطُوا۟ininبَعْضُكُمْkiminizلِبَعْضٍkiminizeعَدُوٌّوَلَكُمْsizin için vardırفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُسْتَقَرٌّkalmakوَمَتَٰعٌve nimetإِلَىٰbir süreحِينٍ

Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذِٱسْتَسْقَىٰsu istemiştiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmi içinفَقُلْنَاdemiştikٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنفَجَرَتْfışkırmıştıمِنْهُondanٱثْنَتَاon ikiعَشْرَةَعَيْنًاقَدْelbetteعَلِمَbilmiştiكُلُّbütünأُنَاسٍinsanlarمَّشْرَبَهُمْكُلُوا۟yeyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinمِنrızkındanرِّزْقِٱللَّهِAllah'ınوَلَاve (başkalarına) saldırmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yaparak

Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi