KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

بَصَر

göz · akıl · göz(ü) · gözler

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
48
Ayet
44
Sure
29

Kök: بصر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

44 ayetin ilk 8 tanesi
خَتَمَmühürlemiştirٱللَّهُAllahعَلَىٰüzeriniقُلُوبِهِمْkalblerininوَعَلَىٰve üzeriniسَمْعِهِمْوَعَلَىٰٓve üzerineأَبْصَٰرِهِمْgözlerininغِشَٰوَةٌوَلَهُمْOnlar için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَكَادُneredeyseٱلْبَرْقُşimşekيَخْطَفُkapıverecekأَبْصَٰرَهُمْكُلَّمَآzamanأَضَآءَaydınlattığıلَهُمonlarıمَّشَوْا۟yürürlerفِيهِo(nun ışığı)ndaوَإِذَآzamanأَظْلَمَkaranlık çöktüğüعَلَيْهِمْüzerlerineقَامُوا۟وَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَذَهَبَelbette götürürdüبِسَمْعِهِمْişitmeleriniوَأَبْصَٰرِهِمْإِنَّŞüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌgücü yeter

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْmuhakakكَانَsizin için vardırلَكُمْءَايَةٌbir ibretفِىşu iki topluluktaفِئَتَيْنِٱلْتَقَتَافِئَةٌbir toplulukتُقَٰتِلُçarpışıyorduفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَأُخْرَىٰöteki deكَافِرَةٌnankördüيَرَوْنَهُمonları görüyorlardıمِّثْلَيْهِمْkendilerinin iki katıرَأْىَgörüşüyleٱلْعَيْنِوَٱللَّهُAllahيُؤَيِّدُdesteklerبِنَصْرِهِۦyardımıyleمَنkimseyiيَشَآءُإِنَّelbetteفِىbundaذَٰلِكَلَعِبْرَةًbir ibret vardırلِّأُو۟لِىolanlar içinٱلْأَبْصَٰرِgözleri

Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَرَءَيْتُمْsöyleyin banaإِنْeğerأَخَذَalsaٱللَّهُAllahسَمْعَكُمْişitme(duyu)nuzuوَأَبْصَٰرَكُمْve gözleriniziوَخَتَمَve mühür vursaعَلَىٰüstüneقُلُوبِكُمkalblerinizinمَّنْkimdir?إِلَٰهٌtanrıغَيْرُbaşkaٱللَّهِAllah'tanيَأْتِيكُمsize getirecekبِهِٱنظُرْbakكَيْفَnasılنُصَرِّفُtürlü türlü açıklıyoruzٱلْءَايَٰتِثُمَّsonra yineهُمْonlarيَصْدِفُونَyüz çeviriyorlar

De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah kimmiş?" Bak, biz ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz, sonra onlar nasıl yüz çeviriyorlar?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاO'nu görmezتُدْرِكُهُٱلْأَبْصَٰرُgözlerوَهُوَve Oيُدْرِكُgörürٱلْأَبْصَٰرَوَهُوَve Oٱللَّطِيفُlatiftirٱلْخَبِيرُherşeyi haber alandır

Gözler O'nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنُقَلِّبُve ters çeviririzأَفْـِٔدَتَهُمْgönülleriniوَأَبْصَٰرَهُمْve gözleriniكَمَاgibiلَمْinanmadıklarıيُؤْمِنُوا۟بِهِۦٓonaأَوَّلَilkمَرَّةٍdefasındaوَنَذَرُهُمْve bırakırız onlarıفِىiçindeطُغْيَٰنِهِمْazgınlıklarıيَعْمَهُونَbocalayıp dururlar

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاصُرِفَتْçevrildiğiأَبْصَٰرُهُمْgözleriتِلْقَآءَtarafınaأَصْحَٰبِhalkıٱلنَّارِateşقَالُوا۟dedilerرَبَّنَاRabbimizلَاbizi bulundurmaتَجْعَلْنَامَعَberaberٱلْقَوْمِtopluluklaٱلظَّٰلِمِينَzalim

Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنkimdir?يَرْزُقُكُمsizi rızıklandıranمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِوَٱلْأَرْضِve yerdenأَمَّنyahut kimdir?يَمْلِكُsahip olanٱلسَّمْعَkulaklaraوَٱلْأَبْصَٰرَve gözlereوَمَنve kimdir?يُخْرِجُçıkaranٱلْحَىَّdiriyiمِنَölüdenٱلْمَيِّتِوَيُخْرِجُve çıkaranٱلْمَيِّتَölüyüمِنَdiridenٱلْحَىِّوَمَنve kimdir?يُدَبِّرُdüzene koyanٱلْأَمْرَفَسَيَقُولُونَdiyeceklerٱللَّهُفَقُلْde kiأَفَلَاöyleyseتَتَّقُونَsakınmıyor musunuz?

De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi