KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

فَوْق

fazla · üstüne · üstünde · üzerine

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
41
Ayet
39
Sure
26

Kök: فوق

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

39 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَكُمْsizin sözünüzüوَرَفَعْنَاve kaldırmıştıkفَوْقَكُمُüzerinizeٱلطُّورَdağıخُذُوا۟tutunمَآşeyiءَاتَيْنَٰكُمsize verdiğimizبِقُوَّةٍkuvvetleوَٱذْكُرُوا۟ve hatırlayınمَاşeyiفِيهِiçinde olanلَعَلَّكُمْbelki de sizتَتَّقُونَkorunursunuz

Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhani bir zamanأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَكُمْkesin sözünüzüوَرَفَعْنَاve kaldırmıştıkفَوْقَكُمُüzerinizeٱلطُّورَTur(dağın)ıخُذُوا۟tutunمَآşeyiءَاتَيْنَٰكُمsize verdiğimizبِقُوَّةٍkuvvetleوَٱسْمَعُوا۟قَالُوا۟dedilerسَمِعْنَاdinledikوَعَصَيْنَاve isyan ettikوَأُشْرِبُوا۟ve içirildiفِىkalblerineقُلُوبِهِمُٱلْعِجْلَbuzağı (sevgisi)بِكُفْرِهِمْقُلْde kiبِئْسَمَاne kötü şeyيَأْمُرُكُمsize emrediyorبِهِۦٓonunlaإِيمَٰنُكُمْimanınızإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَinanan kimseler

Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkarları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
زُيِّنَsüslü gösterildiلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenlereٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaوَيَسْخَرُونَve alay ederlerمِنَkimselerleٱلَّذِينَءَامَنُوا۟وَٱلَّذِينَve kimselerleٱتَّقَوْا۟takva sahipleriفَوْقَهُمْonlardan üstündürlerيَوْمَgünündeٱلْقِيَٰمَةِوَٱللَّهُAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِhesapsızحِسَابٍ

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَdemiştiٱللَّهُAllahيَٰعِيسَىٰٓEy Îsaإِنِّىelbette benمُتَوَفِّيكَsenin canını alacağımوَرَافِعُكَve seni yükselteceğimإِلَىَّbanaوَمُطَهِّرُكَve seni temizleyeceğimمِنَkimselerdenٱلَّذِينَكَفَرُوا۟inkar edenوَجَاعِلُve tutacağımٱلَّذِينَkimseleriٱتَّبَعُوكَsana uyanفَوْقَüstündeٱلَّذِينَkimselerimكَفَرُوٓا۟inkar edenإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِثُمَّsonraإِلَىَّbana olacaktırمَرْجِعُكُمْdönüşünüzفَأَحْكُمُben hükmedeceğimبَيْنَكُمْaranızdaفِيمَاşeyler (hakkında)كُنتُمْsizinفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düştüğünüz

Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُوصِيكُمُsize tavsiye ederٱللَّهُAllahفِىٓhakkındaأَوْلَٰدِكُمْلِلذَّكَرِerkeğeمِثْلُkadarحَظِّpayıٱلْأُنثَيَيْنِفَإِنeğerكُنَّiselerنِسَآءًkadınفَوْقَfazlaٱثْنَتَيْنِikidenفَلَهُنَّonlarındırثُلُثَاüçte ikisiمَاneتَرَكَوَإِنve eğer (çocuk)كَانَتْiseوَٰحِدَةًyalnız bir kadınفَلَهَاonundurٱلنِّصْفُوَلِأَبَوَيْهِana babasındanلِكُلِّherوَٰحِدٍbirininمِّنْهُمَاvardırٱلسُّدُسُaltıda bir hissesiمِمَّاbıraktığı mirastaتَرَكَإِنeğerكَانَvarsaلَهُۥonun (ölenin)وَلَدٌفَإِنeğerلَّمْyok daيَكُنلَّهُۥonunوَلَدٌçocuğuوَوَرِثَهُۥٓve ona varis oluyorsaأَبَوَاهُana babasıفَلِأُمِّهِanasına düşerٱلثُّلُثُفَإِنeğerكَانَvarsaلَهُۥٓonunإِخْوَةٌkardeşleriفَلِأُمِّهِanasının payıٱلسُّدُسُمِنۢ(bu hükümler) sonradırبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصِىyapacağıبِهَآya daأَوْدَيْنٍءَابَآؤُكُمْbabalarınızوَأَبْنَآؤُكُمْve oğullarınızdanلَاbilmezsinizتَدْرُونَأَيُّهُمْhangisininأَقْرَبُdaha yakın olduğunuلَكُمْsizeنَفْعًافَرِيضَةًbunlar koyulmuş haklardırمِّنَtarafındanٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbilendirعَلِيمًاحَكِيمًاhikmet sahibidir

Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَرَفَعْنَاve kaldırdıkفَوْقَهُمُüzerlerineٱلطُّورَTur'uبِمِيثَٰقِهِمْsöz vermeleri içinوَقُلْنَاve dedikلَهُمُonlaraٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُلْنَاve dedikلَهُمْonlaraلَاçiğnemeyinتَعْدُوا۟فِىcumartesi(yasakları)nıٱلسَّبْتِوَأَخَذْنَاve aldıkمِنْهُمonlardanمِّيثَٰقًاbir sözغَلِيظًاsağlam

Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerأَنَّهُمْonlarأَقَامُوا۟gereğince uygulasalardıٱلتَّوْرَىٰةَTevrat'ıوَٱلْإِنجِيلَve İncil'iوَمَآve ne kiأُنزِلَindirildiإِلَيْهِمkendilerineمِّنRablerindenرَّبِّهِمْلَأَكَلُوا۟muhakkak ki yerlerdiمِنüstlerindenفَوْقِهِمْوَمِنveتَحْتِaltındanأَرْجُلِهِممِّنْهُمْiçlerinde vardırأُمَّةٌbir ümmetمُّقْتَصِدَةٌوَكَثِيرٌama çoğuمِّنْهُمْonlardanسَآءَne kötüمَاişlerيَعْمَلُونَyapıyorlar

Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi