KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَذَاقَ

tattırsak · tattırırız · taddırdığımız · tattırdığımız

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
21
Sure
13

Kök: ذوق

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

21 ayetin ilk 8 tanesi
قُلْde kiهُوَOٱلْقَادِرُkadirdirعَلَىٰٓüzerineأَنgöndermeğeيَبْعَثَعَلَيْكُمْsizin üzerinizeعَذَابًاbir azabمِّنüstünüzdenفَوْقِكُمْأَوْyahutمِنaltındanتَحْتِأَرْجُلِكُمْayaklarınızınأَوْya daيَلْبِسَكُمْsizi birbirinize düşürüpشِيَعًاparti partiوَيُذِيقَve taddırmağaبَعْضَكُمkiminizeبَأْسَhıncınıبَعْضٍٱنظُرْbakكَيْفَnasılنُصَرِّفُaçıklıyoruzٱلْءَايَٰتِلَعَلَّهُمْdiyeيَفْقَهُونَanlasınlar

De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir." Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَآve zamanأَذَقْنَاtattırdığımızٱلنَّاسَinsanlaraرَحْمَةًgenişlikمِّنۢsonraبَعْدِضَرَّآءَbir darlıktanمَسَّتْهُمْkendilerine dokunanإِذَاhemenلَهُمonların vardırمَّكْرٌhileleriفِىٓhakkındaءَايَاتِنَاقُلِde kiٱللَّهُAllahأَسْرَعُdaha hızlıdırمَكْرًاإِنَّşüphesizرُسُلَنَاelçilerimizيَكْتُبُونَyazmaktadırlarمَاsizin hileleriniziتَمْكُرُونَ

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَتَٰعٌbir geçim sürerlerفِىdünyadaٱلدُّنْيَاثُمَّsonraإِلَيْنَاbizedirمَرْجِعُهُمْdönüşleriثُمَّsonraنُذِيقُهُمُtattırırızٱلْعَذَابَazabıٱلشَّدِيدَşiddetliبِمَاdolayıكَانُوا۟olmalarındanيَكْفُرُونَinkâr ediyor(lar)

Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْşayetأَذَقْنَاtattırsakٱلْإِنسَٰنَinsanaمِنَّاkatımızdanرَحْمَةًbir rahmetثُمَّsonraنَزَعْنَٰهَاonu geri alsakمِنْهُondanإِنَّهُۥo hemen olurلَيَـُٔوسٌümitsizكَفُورٌbir nankör

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْve şayetأَذَقْنَٰهُona tattırırsakنَعْمَآءَbir nimetبَعْدَsonraضَرَّآءَbir darlıktanمَسَّتْهُkendisine dokunanلَيَقُولَنَّmutlaka derذَهَبَgittiٱلسَّيِّـَٔاتُkötülüklerعَنِّىٓإِنَّهُۥşüphesiz oلَفَرِحٌşımarıkفَخُورٌve böbürlenendir

Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen biridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَضَرَبَve misal verirٱللَّهُAllahمَثَلًاmisaliyleقَرْيَةًbir kentiكَانَتْidiءَامِنَةًgüvenمُّطْمَئِنَّةًhuzur içindeيَأْتِيهَاkendisine geliyorduرِزْقُهَاrızkıرَغَدًاbol bolمِّنherكُلِّمَكَانٍyerdenفَكَفَرَتْfakat nankörlük ettiبِأَنْعُمِni'metlerineٱللَّهِAllah'ınفَأَذَٰقَهَا(bunun üzerine) ona taddırdıٱللَّهُAllahلِبَاسَelbisesiٱلْجُوعِaçlıkوَٱلْخَوْفِve korkuبِمَاötürüكَانُوا۟olduklarıيَصْنَعُونَyapıyor(lar)

Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذًاo takdirdeلَّأَذَقْنَٰكَsana taddırırdıkضِعْفَkat katٱلْحَيَوٰةِhayatıوَضِعْفَve kat katٱلْمَمَاتِölümüثُمَّsonraلَاbulamazdınتَجِدُلَكَkendineعَلَيْنَاbize karşıنَصِيرًاbir yardımcı

İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثَانِىَöteye döndürürعِطْفِهِۦboynunuلِيُضِلَّşaşırtmak içinعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِلَهُۥonun için vardırفِىdünyadaٱلدُّنْيَاخِزْىٌوَنُذِيقُهُۥve ona taddıracağızيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametعَذَابَazabınıٱلْحَرِيقِyangın

(8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi