KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

ٱسْتَطَاعَ

güçleri · bulamazlar · gücü yeten · yapamazlar

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
42
Ayet
41
Sure
22

Kök: طوع

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

41 ayetin ilk 8 tanesi
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlarعَنِayındaٱلشَّهْرِٱلْحَرَامِharamقِتَالٍsavaşmaktanفِيهِقُلْde kiقِتَالٌsavaşفِيهِO (aylar)daكَبِيرٌوَصَدٌّve alıkoymakعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllahوَكُفْرٌۢve inkar etmekبِهِۦO'nuوَٱلْمَسْجِدِve Mescid-iٱلْحَرَامِHaram(dan)وَإِخْرَاجُsürüp çıkarmakأَهْلِهِۦhalkınıمِنْهُondan (Mekke'den)أَكْبَرُdaha büyük (bir günahtır)عِندَyanındaٱللَّهِوَٱلْفِتْنَةُve fitneأَكْبَرُdaha büyük(bir günah)tırمِنَöldürmektenٱلْقَتْلِوَلَاvazgeçmezlerيَزَالُونَيُقَٰتِلُونَكُمْsizinle savaşmaktanحَتَّىٰkadarيَرُدُّوكُمْsizi döndürünceyeعَنdininizdenدِينِكُمْإِنِeğerٱسْتَطَٰعُوا۟وَمَنve kimيَرْتَدِدْdönerمِنكُمْsizdenعَنdinindenدِينِهِۦفَيَمُتْve ölürseوَهُوَve oكَافِرٌkafir olarakفَأُو۟لَٰٓئِكَişteحَبِطَتْboşa çıkmıştırأَعْمَٰلُهُمْonların bütün yaptıklarıفِىdünyada (da)ٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَأُو۟لَٰٓئِكَve onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْve onlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلْفُقَرَآءِ(Sadakalar) fakirler içindirٱلَّذِينَkimseler (için)أُحْصِرُوا۟kapanıp kalanفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahلَاyokturيَسْتَطِيعُونَgüçleriضَرْبًاgezmeyeفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِيَحْسَبُهُمُonları sanırlarٱلْجَاهِلُbilmeyenlerأَغْنِيَآءَzenginمِنَdolayıٱلتَّعَفُّفِutangaçlıklarındanتَعْرِفُهُمonları tanırsınبِسِيمَٰهُمْsimalarındanلَاistemezlerيَسْـَٔلُونَٱلنَّاسَinsanlardanإِلْحَافًاوَمَاne varsaتُنفِقُوا۟yaptığınızمِنْhayırdan;خَيْرٍفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِهِۦonuعَلِيمٌbilir

(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟iman eden(ler)إِذَاzamanتَدَايَنتُمbirbirinize verdiğinizبِدَيْنٍborçإِلَىٰٓkadarأَجَلٍsüreyeمُّسَمًّىbelirli birفَٱكْتُبُوهُوَلْيَكْتُبve yazsınبَّيْنَكُمْaranızdaكَاتِبٌۢbir yazıcıبِٱلْعَدْلِوَلَاkaçınmasın (yazsın)يَأْبَكَاتِبٌyazıcıأَنyazmaktanيَكْتُبَكَمَاşekildeعَلَّمَهُkendisine öğrettiğiٱللَّهُفَلْيَكْتُبْyazdırsınوَلْيُمْلِلِyazdırsınٱلَّذِىkimseعَلَيْهِüzerindeٱلْحَقُّhak olan (borçlu)وَلْيَتَّقِkorksunٱللَّهَAllah'tanرَبَّهُۥRabbi olanوَلَاeksik etmesinيَبْخَسْمِنْهُondan (borcundan)شَيْـًٔافَإِنeğerكَانَiseٱلَّذِىkimseعَلَيْهِborçlu olanٱلْحَقُّسَفِيهًاaklı ermezأَوْyahutضَعِيفًاzayıfأَوْya daلَاgüç yetiremiyecekيَسْتَطِيعُأَنkendisi yazdırmayaيُمِلَّهُوَoفَلْيُمْلِلْyazdırsınوَلِيُّهُۥonun velisiبِٱلْعَدْلِوَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid tutunشَهِيدَيْنِiki şahidiمِنerkeklerinizdenرِّجَالِكُمْفَإِنeğerلَّمْyoksaيَكُونَارَجُلَيْنِiki erkekفَرَجُلٌ(o zaman) bir erkekوَٱمْرَأَتَانِiki kadınمِمَّنkimseتَرْضَوْنَrazı olduğunuzمِنَşahidlerdenٱلشُّهَدَآءِأَنta kiتَضِلَّşaşırırsaإِحْدَىٰهُمَاkadınlardan biriفَتُذَكِّرَhatırlatması içinإِحْدَىٰهُمَاbiriٱلْأُخْرَىٰوَلَاkaçınmasınlarيَأْبَٱلشُّهَدَآءُşahidlerإِذَاzamanمَاbir şeyeدُعُوا۟وَلَاüşenmeyinتَسْـَٔمُوٓا۟أَنyazmaktanتَكْتُبُوهُصَغِيرًاaz olsunأَوْveyaكَبِيرًاçok olsunإِلَىٰٓkadarأَجَلِهِۦذَٰلِكُمْbuأَقْسَطُdaha adaletliعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَأَقْوَمُve daha sağlamلِلشَّهَٰدَةِşahidlik içinوَأَدْنَىٰٓve daha elverişlidirأَلَّاkuşkulanmamanız içinتَرْتَابُوٓا۟إِلَّآancakأَنolursaتَكُونَتِجَٰرَةًticaretحَاضِرَةًpeşinتُدِيرُونَهَاhemen alıp vereceğinizبَيْنَكُمْaranızdaفَلَيْسَyokturعَلَيْكُمْüzerinizeجُنَاحٌbir günahأَلَّاötürüتَكْتُبُوهَاوَأَشْهِدُوٓا۟ve şahid tutunإِذَاzaman daتَبَايَعْتُمْوَلَاasla zarar verilmesinيُضَآرَّكَاتِبٌyazana daوَلَاveشَهِيدٌوَإِنeğerتَفْعَلُوا۟(bir zarar) yaparsanızفَإِنَّهُۥşüphesizفُسُوقٌۢkötülük olurبِكُمْوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَوَيُعَلِّمُكُمُve size öğretiyorٱللَّهُوَٱللَّهُAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فِيهِonda vardırءَايَٰتٌۢdelillerبَيِّنَٰتٌaçık açıkمَّقَامُMakamıإِبْرَٰهِيمَوَمَنve kimدَخَلَهُۥona girseكَانَgüvene ererءَامِنًاوَلِلَّهِAllah'ın bir hakkıdırعَلَىüzerindeٱلنَّاسِinsanlarحِجُّ(gidip) haccetmesiٱلْبَيْتِEv'eمَنِherkesinٱسْتَطَاعَgücü yetenإِلَيْهِonunسَبِيلًاوَمَنve kimكَفَرَnankörlük ederseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَنِىٌّzengindirعَنِbütün alemlerdenٱلْعَٰلَمِينَ

Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün alemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimseلَّمْgücü yetmeyenيَسْتَطِعْمِنكُمْiçinizdenطَوْلًاmali güceأَنevlenmek içinيَنكِحَٱلْمُحْصَنَٰتِhür kadınlarlaٱلْمُؤْمِنَٰتِinanmışفَمِنsahip olduğunuzمَّامَلَكَتْأَيْمَٰنُكُمellerinizdeمِّنgenç kızlarınızdan (alsın)فَتَيَٰتِكُمُٱلْمُؤْمِنَٰتِوَٱللَّهُAllahأَعْلَمُdaha iyi bilirبِإِيمَٰنِكُمبَعْضُكُمhepinizمِّنۢbirbirinizdensinizبَعْضٍفَٱنكِحُوهُنَّöyle ise onlarla evleninبِإِذْنِizniyleأَهْلِهِنَّailelerininوَءَاتُوهُنَّve verinأُجُورَهُنَّücretlerini (mehirlerini)بِٱلْمَعْرُوفِgüzelceمُحْصَنَٰتٍiffetli yaşamalarıغَيْرَzina etmemeleriمُسَٰفِحَٰتٍوَلَاve (gizli) edinmemeleriمُتَّخِذَٰتِأَخْدَانٍفَإِذَآikenأُحْصِنَّevliفَإِنْeğerأَتَيْنَyaparlarsaبِفَٰحِشَةٍfuhuşفَعَلَيْهِنَّonlaraنِصْفُyarısı (uygulanır)مَاüzerineعَلَىٱلْمُحْصَنَٰتِhür kadınlarمِنَyapılan işkenceninٱلْعَذَابِذَٰلِكَbu (cariye ile evlenme)لِمَنْiçindirخَشِىَkorkanlarٱلْعَنَتَsıkıntıya düşmektenمِنكُمْوَأَنfakatتَصْبِرُوا۟sabretmenizخَيْرٌdaha iyidirلَّكُمْوَٱللَّهُAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاyalnız hariçtirٱلْمُسْتَضْعَفِينَgerçekten zayıfمِنَerkeklerٱلرِّجَالِوَٱلنِّسَآءِve kadınlarوَٱلْوِلْدَٰنِve çocuklarلَاgücü yetmeyenlerيَسْتَطِيعُونَحِيلَةًhiçbir çareyeوَلَاve (göç için) bulamayanيَهْتَدُونَسَبِيلًاyol

Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنve yapamazsınızتَسْتَطِيعُوٓا۟أَن(tam) adaletتَعْدِلُوا۟بَيْنَarasındaٱلنِّسَآءِkadınlarوَلَوْne kadarحَرَصْتُمْفَلَاöyle ise meylemeyinتَمِيلُوا۟كُلَّ(birine) tamamenٱلْمَيْلِyönelişleفَتَذَرُوهَاötekini bırakmayınكَٱلْمُعَلَّقَةِوَإِنeğerتُصْلِحُوا۟arayı düzeltirوَتَتَّقُوا۟sakınırsanızفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbağışlayandırغَفُورًارَّحِيمًاesirgeyendir

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَdemişlerdi kiٱلْحَوَارِيُّونَHavarilerيَٰعِيسَىEy ÎsaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemهَلْgücü yetermi?يَسْتَطِيعُرَبُّكَRabbininأَنindirmeyeيُنَزِّلَعَلَيْنَاbizeمَآئِدَةًbir sofraمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِقَالَ(Îsa) dediٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَAllah'tanإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَinanıyor

Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı gelmekten sakının" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi