KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

مَوْت

ölüm · ölümü · ölümden · ölümüne

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
50
Ayet
47
Sure
28

Kök: موت

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

47 ayetin ilk 8 tanesi
أَوْya da (onlar)كَصَيِّبٍboşanan yağmur gibiمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِفِيهِiçindeظُلُمَٰتٌkaranlıklarوَرَعْدٌve gök gürlemesiوَبَرْقٌve şimşek (ler)يَجْعَلُونَtıkarlarأَصَٰبِعَهُمْparmaklarınıفِىٓiçineءَاذَانِهِمkulaklarıمِّنَyıldırım seslerindenٱلصَّوَٰعِقِحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِوَٱللَّهُoysa Allahمُحِيطٌۢtamamen kuşatmıştırبِٱلْكَٰفِرِينَinkarcıları

Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنeğerكَانَتْiseلَكُمُsize aitٱلدَّارُyurduٱلْءَاخِرَةُعِندَkatındaٱللَّهِAllahخَالِصَةًgerçektenمِّن(değil de)دُونِbaşkasınınٱلنَّاسِinsanlardanفَتَمَنَّوُا۟haydi temenni edinٱلْمَوْتَölümüإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَsözünüzde doğru

De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaكُنتُمْsizشُهَدَآءَşahit miydinizإِذْzamanحَضَرَgeldiğiيَعْقُوبَYa'kub'aٱلْمَوْتُölüm haliإِذْo zamanقَالَ(Ya'kub) dedi kiلِبَنِيهِoğullarınaمَاneyeتَعْبُدُونَkulluk edeceksinizمِنۢbenden sonraبَعْدِىقَالُوا۟dediler kiنَعْبُدُkulluk edeceğizإِلَٰهَكَsenin tanrınaوَإِلَٰهَve tanrısınaءَابَآئِكَatalarınإِبْرَٰهِۦمَİbrahimوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'ilوَإِسْحَٰقَve İshak'ınإِلَٰهًاTanrı'sınaوَٰحِدًاtekوَنَحْنُve bizلَهُۥO'naمُسْلِمُونَteslim olanlarız

Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek bir ilaha ibadet edeceğiz; bizler O'na boyun eğmiş müslümanlarız." dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizفِىyaratılışındaخَلْقِٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinوَٱخْتِلَٰفِve değişmesindeٱلَّيْلِgeceوَٱلنَّهَارِve gündüzünوَٱلْفُلْكِve gemilerdeٱلَّتِىtaşıyıp gidenتَجْرِىفِىdenizdeٱلْبَحْرِبِمَاşeyleriيَنفَعُfaydasına olanٱلنَّاسَinsanlarınوَمَآindiripأَنزَلَٱللَّهُAllah'ınمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمِنsuمَّآءٍفَأَحْيَاdirilterekبِهِonunlaٱلْأَرْضَyeriبَعْدَsonraمَوْتِهَاöldüktenوَبَثَّyaymasındaفِيهَاoradaمِنher çeşittenكُلِّدَآبَّةٍcanlıyıوَتَصْرِيفِve evirip çevirmesindeٱلرِّيَٰحِrüzgarlarıوَٱلسَّحَابِve bulutlarıٱلْمُسَخَّرِemre hazır bekleyenبَيْنَarasındaٱلسَّمَآءِyerوَٱلْأَرْضِve gökلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir topluluk içinيَعْقِلُونَdüşünen

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden gemilerde, Allah'ın gökyüzünden indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarları ve gökle yer arasındaki emre amade bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كُتِبَyazıldı (farz kılındı)عَلَيْكُمْsizeإِذَاzamanحَضَرَgeldiğiأَحَدَكُمُbirinizeٱلْمَوْتُölümإِنeğerتَرَكَbırakacaksaخَيْرًاbir hayır (mal)ٱلْوَصِيَّةُvasiyyet etmekلِلْوَٰلِدَيْنِanaya babayaوَٱلْأَقْرَبِينَve yakınlaraبِٱلْمَعْرُوفِحَقًّاbir haktır (borçtur)عَلَىüzerineٱلْمُتَّقِينَmuttakiler

Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah'a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَخَرَجُوا۟çıkanlarıمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَهُمْve onlarأُلُوفٌbinlerce kişi ikenحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِölümفَقَالَdemiştiلَهُمُonlaraٱللَّهُAllahمُوتُوا۟Ölün!ثُمَّsonraأَحْيَٰهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَذُوsahibidirفَضْلٍikramعَلَىkarşıٱلنَّاسِinsanlaraوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاşükretmezlerيَشْكُرُونَ

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutكَٱلَّذِىşu kimse gibi kiمَرَّuğramıştıعَلَىٰbir kasabayaقَرْيَةٍوَهِىَo kimseخَاوِيَةٌ(duvarları) yığılmışعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاçatılarıقَالَdedi kiأَنَّىٰnasılيُحْىِۦdiriltecekهَٰذِهِbunuٱللَّهُAllahبَعْدَsonraمَوْتِهَافَأَمَاتَهُkendisini öldürüpٱللَّهُAllah (da)مِا۟ئَةَyüzعَامٍseneثُمَّsonraبَعَثَهُۥقَالَdediكَمْne kadarلَبِثْتَقَالَdediلَبِثْتُkaldımيَوْمًاbir günأَوْya daبَعْضَbirazı (kadar)يَوْمٍقَالَ(Allah) dediبَلbilakisلَّبِثْتَkaldınمِا۟ئَةَyüzعَامٍyılفَٱنظُرْbakإِلَىٰyiyeceğineطَعَامِكَوَشَرَابِكَve içeceğineلَمْbozulmamışيَتَسَنَّهْوَٱنظُرْve bakإِلَىٰeşeğineحِمَارِكَوَلِنَجْعَلَكَseni kılalım diyeءَايَةًbir ibretلِّلنَّاسِوَٱنظُرْve bakإِلَىkemiklereٱلْعِظَامِكَيْفَnasılنُنشِزُهَاonları birbiri üstüne koyuyorثُمَّsonraنَكْسُوهَاonlara giydiriyoruzلَحْمًافَلَمَّاbu işlerتَبَيَّنَaçıkça belli oluncaلَهُۥonaقَالَdedi kiأَعْلَمُbiliyorum kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌkadirdir

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi