KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

تَعَالَ

gelin

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
8
Ayet
8
Sure
6

Kök: علو

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

8 ayetin ilk 8 tanesi
فَمَنْkimحَآجَّكَseninle tartışmaya kalkarsaفِيهِoun hakkındaمِنۢsonraبَعْدِمَاşeylerdenجَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِفَقُلْde kiتَعَالَوْا۟gelinنَدْعُçağıralımأَبْنَآءَنَاoğullarımızıوَأَبْنَآءَكُمْve oğullarınızıوَنِسَآءَنَاve kadınlarımızı;وَنِسَآءَكُمْve kadınlarınızıوَأَنفُسَنَاve kendimiziوَأَنفُسَكُمْve kendiniziثُمَّsonraنَبْتَهِلْgönülden la'netle du'a edelim deفَنَجْعَلatalım (kılalım)لَّعْنَتَla'netiniٱللَّهِAllah'ınعَلَىüstüneٱلْكَٰذِبِينَyalancıların

Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah'ın lanetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰٓأَهْلَEy ehliٱلْكِتَٰبِKitapتَعَالَوْا۟gelinإِلَىٰbir kelimeyeكَلِمَةٍسَوَآءٍۭeşit olanبَيْنَنَاbizim aramızdaوَبَيْنَكُمْve sizin aranızdaأَلَّاibadet etmeyelimنَعْبُدَإِلَّاbaşkasınaٱللَّهَAllah'tanوَلَاortak koşmayalımنُشْرِكَبِهِۦO'naشَيْـًٔاhiçbirşeyiوَلَاedinmeyelimيَتَّخِذَبَعْضُنَاbazımızبَعْضًاbazımızıأَرْبَابًاtanrılarمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِفَإِنeğerتَوَلَّوْا۟yüz çevirirlerseفَقُولُوا۟deyinٱشْهَدُوا۟şahid olunبِأَنَّاşüphesiz bizمُسْلِمُونَmüslümanlarız

De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin." Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun, biz müslümanlarız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِيَعْلَمَve bilmesi içindirٱلَّذِينَkimseleriنَافَقُوا۟وَقِيلَdendiği haldeلَهُمْonlaraتَعَالَوْا۟gelinقَٰتِلُوا۟savaşınفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahأَوِya daٱدْفَعُوا۟قَالُوا۟dedilerلَوْeğerنَعْلَمُbilseydikقِتَالًاsavaş (olacağını)لَّٱتَّبَعْنَٰكُمْهُمْonlarلِلْكُفْرِküfreيَوْمَئِذٍo günأَقْرَبُyakın idilerمِنْهُمْondanلِلْإِيمَٰنِيَقُولُونَsöylüyorlarبِأَفْوَٰهِهِمağızlarıylaمَّاolmayanıلَيْسَفِىiçindeقُلُوبِهِمْوَٱللَّهُhalbuki Allahأَعْلَمُçok iyi bilmektedirبِمَاşeyiيَكْتُمُونَiçlerinde sakladıkları

(166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık yapanları belli etmesi içindi. Onlara (münafıklara), "Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunmaya geçin" denildi de onlar, "Eğer savaşmayı bilseydik, arkanızdan gelirdik" dediler. Onlar o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Oysa Allah, içlerinde gizledikleri şeyi çok iyi bilmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمْkendilerineتَعَالَوْا۟gelinإِلَىٰşeyeمَآأَنزَلَindirdiği(ne)ٱللَّهُAllah'ınوَإِلَىveٱلرَّسُولِElçiyeرَأَيْتَgörürsünٱلْمُنَٰفِقِينَo ikiyüzlülerinيَصُدُّونَuzaklaştıklarınıعَنكَsendenصُدُودًاbüsbütün uzaklaşmakla

Münafıklara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygambere gelin" dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمْonlaraتَعَالَوْا۟gelinإِلَىٰşeyeمَآأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınوَإِلَىveٱلرَّسُولِElçi'yeقَالُوا۟derler kiحَسْبُنَاbize yeterمَاşeyوَجَدْنَاbulduğumuzعَلَيْهِüzerindeءَابَآءَنَآأَوَلَوْolsa da mı?كَانَbabalarıءَابَآؤُهُمْلَاbilmeyenيَعْلَمُونَشَيْـًٔاhiçbir şeyوَلَاveيَهْتَدُونَdoğru yolu bulamayan

Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْتَعَالَوْا۟gelinأَتْلُokuyayımمَاşeyleriحَرَّمَharam kıldığıرَبُّكُمْRabbinizinعَلَيْكُمْأَلَّاaslaتُشْرِكُوا۟ortak koşmayınبِهِۦO'naشَيْـًٔاوَبِٱلْوَٰلِدَيْنِve ana babayaإِحْسَٰنًاوَلَاveتَقْتُلُوٓا۟öldürmeyinأَوْلَٰدَكُمçocuklarınızıمِّنْfakirlik korkusuylaإِمْلَٰقٍنَّحْنُbizنَرْزُقُكُمْsizi besliyoruzوَإِيَّاهُمْوَلَاyaklaşmayınتَقْرَبُوا۟ٱلْفَوَٰحِشَfuhuşlaraمَاneظَهَرَaçığınaمِنْهَاonunوَمَاve nedeبَطَنَوَلَاve kıymayınتَقْتُلُوا۟ٱلنَّفْسَcanaٱلَّتِىyasakladığıحَرَّمَٱللَّهُAllah'ınإِلَّاolmadanبِٱلْحَقِّذَٰلِكُمْişteوَصَّىٰكُمsize tavsiye ettiبِهِۦbunlarıلَعَلَّكُمْumulur kiتَعْقِلُونَdüşünürsünüz

(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça, Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّبِىُّpeygamberقُلsöyleلِّأَزْوَٰجِكَeşlerineإِنeğerكُنتُنَّsizتُرِدْنَistiyorsanızٱلْحَيَوٰةَhayatınıٱلدُّنْيَاdünyaوَزِينَتَهَاve süsünüفَتَعَالَيْنَgelinأُمَتِّعْكُنَّsize (boşanma bedeli) vereyimوَأُسَرِّحْكُنَّve sizi salayımسَرَاحًاbir salışlaجَمِيلًاgüzel

Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمْonlaraتَعَالَوْا۟gelinيَسْتَغْفِرْmağfiret dilesinلَكُمْsizin içinرَسُولُElçisiٱللَّهِAllah'ınلَوَّوْا۟çevirirlerرُءُوسَهُمْbaşlarınıوَرَأَيْتَهُمْve onları görürsünيَصُدُّونَyüz çevirdikleriniوَهُمve onlarمُّسْتَكْبِرُونَbüyüklük taslarlar

O münafıklara, "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin" denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi