KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

خَسِرَ

o kaybetmiştir · ziyana uğrarlar · ziyana sokan(lar) · ziyana uğramıştır

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
16
Ayet
16
Sure
11

Kök: خسر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

16 ayetin ilk 8 tanesi
وَلَأُضِلَّنَّهُمْve onları mutlaka saptıracağımوَلَأُمَنِّيَنَّهُمْve mutlaka onları boş kuruntulara sokacağımوَلَءَامُرَنَّهُمْفَلَيُبَتِّكُنَّyaracaklarءَاذَانَkulaklarınıٱلْأَنْعَٰمِhayvanlarınوَلَءَامُرَنَّهُمْفَلَيُغَيِّرُنَّdeğiştireceklerخَلْقَyaratışınıٱللَّهِوَمَنve kimيَتَّخِذِtutarsaٱلشَّيْطَٰنَşeytanıوَلِيًّاdostمِّنyerineدُونِٱللَّهِAllah'ınفَقَدْmuhakkak kiخَسِرَziyana uğramıştırخُسْرَانًاbir ziyanlaمُّبِينًاaçık

"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلِّمَنkimindir?مَّاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِقُلde kiلِّلَّهِكَتَبَO yazmıştırعَلَىٰüstüneنَفْسِهِkendiٱلرَّحْمَةَلَيَجْمَعَنَّكُمْsizi elbette toplayacaktırإِلَىٰgünündeيَوْمِٱلْقِيَٰمَةِkıyametلَاşüphe olmayanرَيْبَفِيهِٱلَّذِينَama kimselerخَسِرُوٓا۟ziyana sokan(lar)أَنفُسَهُمْkendileriniفَهُمْonlarلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkendilerineءَاتَيْنَٰهُمُverdiklerimizٱلْكِتَٰبَKitapيَعْرِفُونَهُۥonu tanırlarكَمَاgibiيَعْرِفُونَtanıdıklarıأَبْنَآءَهُمُٱلَّذِينَkimselerخَسِرُوٓا۟ziyana sokan(lar)أَنفُسَهُمْkendileriniفَهُمْonlarلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْgerçektenخَسِرَziyana uğradı(lar)ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِhuzuruna çıkmayıٱللَّهِحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَتْهُمُkendilerine geldiğiٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınقَالُوا۟dedilerيَٰحَسْرَتَنَاah! vah bizeعَلَىٰdolayıمَاkusurlarımızdanفَرَّطْنَافِيهَاoradaوَهُمْve onlarيَحْمِلُونَyükleneceklerأَوْزَارَهُمْgünahlarınıعَلَىٰsırtlarınaظُهُورِهِمْأَلَاbakınسَآءَne kötüمَاşeylerيَزِرُونَyüklenip taşıyorlar

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْmuhakkakخَسِرَziyana uğrarlarٱلَّذِينَkimselerقَتَلُوٓا۟öldüren(ler)أَوْلَٰدَهُمْçocuklarınıسَفَهًۢاbeyinsizceبِغَيْرِbilgisizlik yüzündenعِلْمٍوَحَرَّمُوا۟ve haram kılanlarمَاkendilerine verdiği rızkıرَزَقَهُمُٱللَّهُAllah'ınٱفْتِرَآءًiftira ederekعَلَىkarşıٱللَّهِقَدْmuhakkakضَلُّوا۟sapmışlardırوَمَاve değillerdirكَانُوا۟onlarمُهْتَدِينَyola gelici

Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah'ın kendilerine verdiği rızkı -Allah'a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْkiminخَفَّتْhafif gelirseمَوَٰزِينُهُۥtartılarıفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlar daٱلَّذِينَkimselerdirخَسِرُوٓا۟ziyana sokan(lardır)أَنفُسَهُمkendileriniبِمَاötürüكَانُوا۟ayetlerimizeبِـَٔايَٰتِنَايَظْلِمُونَhaksızlık etmelerinden

Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْmı?يَنظُرُونَgözetiyorlarإِلَّاilleتَأْوِيلَهُۥيَوْمَgünيَأْتِىgeldiğiتَأْوِيلُهُۥonun te'viliيَقُولُderler kiٱلَّذِينَolanlarنَسُوهُonu unutmuşمِنöncedenقَبْلُقَدْdoğrusuجَآءَتْgetirmişرُسُلُelçileriرَبِّنَاRabbimizinبِٱلْحَقِّgerçeğiفَهَلvar mı ki?لَّنَاbizimمِنşefa'atçilerimizشُفَعَآءَفَيَشْفَعُوا۟şefa'at etsinlerلَنَآbizeأَوْyahutنُرَدُّtekrar geri döndürülür müyüz kiفَنَعْمَلَyapalımغَيْرَbaşkasınıٱلَّذِىşeylerdenكُنَّاyaptıklarımızdanنَعْمَلُقَدْmuhakkakخَسِرُوٓا۟onlar ziyana soktularأَنفُسَهُمْkendileriniوَضَلَّve saptıعَنْهُمkendilerindenمَّاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَفْتَرُونَuyduruyor

Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Gerçekten Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmişler. Şimdi bizim için şefaatçılar var mı ki bize şefaat etseler veya (dünyaya) döndürülsek de yaptıklarımızdan başkasını yapsak?" Gerçekten onlar kendilerine yazık etmişlerdir. (İlah diye) uydurdukları (putlar) da onları yüzüstü bırakarak uzaklaşıp kaybolmuşlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günيَحْشُرُهُمْonları toplayacağımızكَأَنsanki gibiلَّمْkalmamışlarيَلْبَثُوٓا۟إِلَّاbileسَاعَةًbir anı kadarمِّنَgündüzdenٱلنَّهَارِيَتَعَارَفُونَtanışırlarبَيْنَهُمْقَدْmuhakkakخَسِرَzarara uğramışlardırٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِkavuşmayıٱللَّهِAllah'aوَمَاveكَانُوا۟doğru yola girmeyenlerمُهْتَدِينَ

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi