KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

نَصْر

yardım · yardımı · bir zafer · bir yardım

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
21
Sure
15

Kök: نصر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

21 ayetin ilk 8 tanesi
أَمْyoksaحَسِبْتُمْsandınız (mı)أَنkiتَدْخُلُوا۟gireceksinizٱلْجَنَّةَcenneteوَلَمَّاbaşınıza gelmedenيَأْتِكُممَّثَلُdurumuٱلَّذِينَgeçenlerinخَلَوْا۟مِنsizden önceقَبْلِكُممَّسَّتْهُمُonlara dokunmuştuٱلْبَأْسَآءُsıkıntıوَٱلضَّرَّآءُve yoksullukوَزُلْزِلُوا۟ve sarsılmışlardı kiحَتَّىٰnihayetيَقُولَdiyorlardıٱلرَّسُولُpeygamberوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inananمَعَهُۥonunla birlikteمَتَىٰne zamanنَصْرُyardımıٱللَّهِأَلَآİyi bilin kiإِنَّşüphesizنَصْرَyardımıٱللَّهِAllah'ınقَرِيبٌyakındır

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْmuhakakكَانَsizin için vardırلَكُمْءَايَةٌbir ibretفِىşu iki topluluktaفِئَتَيْنِٱلْتَقَتَافِئَةٌbir toplulukتُقَٰتِلُçarpışıyorduفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَأُخْرَىٰöteki deكَافِرَةٌnankördüيَرَوْنَهُمonları görüyorlardıمِّثْلَيْهِمْkendilerinin iki katıرَأْىَgörüşüyleٱلْعَيْنِوَٱللَّهُAllahيُؤَيِّدُdesteklerبِنَصْرِهِۦyardımıyleمَنkimseyiيَشَآءُإِنَّelbetteفِىbundaذَٰلِكَلَعِبْرَةًbir ibret vardırلِّأُو۟لِىolanlar içinٱلْأَبْصَٰرِgözleri

Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاonu yapmazجَعَلَهُٱللَّهُAllahإِلَّاancak (yapar)بُشْرَىٰmüjde olsun diyeلَكُمْsizeوَلِتَطْمَئِنَّve güven bulsun diyeقُلُوبُكُمkalblerinizبِهِۦوَمَاve yokturٱلنَّصْرُyardımإِلَّاancak( vardır)مِنْkatındaعِندِٱللَّهِAllahٱلْعَزِيزِdaima galibٱلْحَكِيمِhüküm ve hikmet sahibi

Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunكُذِّبَتْyalanlanmıştıرُسُلٌelçilerمِّنsenden önce deقَبْلِكَفَصَبَرُوا۟sabrettilerعَلَىٰkarşıمَاyalanlanmalarınaكُذِّبُوا۟وَأُوذُوا۟ve eziyet edilmelerineحَتَّىٰٓnihayetأَتَىٰهُمْonlara yetiştiنَصْرُنَاوَلَاyokturمُبَدِّلَdeğiştirebilecekلِكَلِمَٰتِkelimeleriniٱللَّهِوَلَقَدْandolsunجَآءَكَsana da gelmiştirمِنhaberindenنَّبَإِى۟ٱلْمُرْسَلِينَelçilerin

Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimseler iseتَدْعُونَyalvardıklarınızمِنO'ndan başkaدُونِهِۦلَاgüçleri yetmezيَسْتَطِيعُونَنَصْرَكُمْsize yardım etmeyeوَلَآne deأَنفُسَهُمْkendilerineيَنصُرُونَyardım edebilirler

Allah'tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveجَعَلَهُbunu yapmadıٱللَّهُAllahإِلَّاancak (yaptı)بُشْرَىٰmüjde olsun diyeوَلِتَطْمَئِنَّve yatışsın diyeبِهِۦbununlaقُلُوبُكُمْوَمَاve yokturٱلنَّصْرُyardımإِلَّاbaşkacaمِنْkatındanعِندِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstünحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱذْكُرُوٓا۟düşünün kiإِذْbir zamanأَنتُمْsizقَلِيلٌaz idinizمُّسْتَضْعَفُونَhırpalanıyordunuzفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِتَخَافُونَkorkuyordunuzأَنsizi kapıp götürmesindenيَتَخَطَّفَكُمُٱلنَّاسُinsanlarınفَـَٔاوَىٰكُمْ(Allah) sizi barındırdıوَأَيَّدَكُمve sizi desteklediبِنَصْرِهِۦyardımıyleوَرَزَقَكُمve sizi beslediمِّنَgüzel şeylerleٱلطَّيِّبَٰتِلَعَلَّكُمْbelkiتَشْكُرُونَşükredersiniz

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi