KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

كَفَرَ

inkar · inkar et · inkarları · nankörlük

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
289
Ayet
269
Sure
62

Kök: كفر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

269 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّelbetteٱلَّذِينَkiكَفَرُوا۟inkar edenlerسَوَآءٌeşittirعَلَيْهِمْonlaraءَأَنذَرْتَهُمْonları uyarmanأَمْyadaلَمْuyarmasan daتُنذِرْهُمْلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَيْفَnasılتَكْفُرُونَinkar edersinizبِٱللَّهِAllah'aوَكُنتُمْsiz ikenأَمْوَٰتًاölülerفَأَحْيَٰكُمْثُمَّsonraيُمِيتُكُمْöldürecekثُمَّsonraيُحْيِيكُمْdiriltecekثُمَّsonraإِلَيْهِO'naتُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوا۟inkar edenوَكَذَّبُوا۟ve yalanlayanبِـَٔايَٰتِنَآayetlerimiziأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاNe zaman kiجَآءَهُمْonlara geldiكِتَٰبٌbir Kitap (Kur'an)مِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllahمُصَدِّقٌdoğrulayıcıلِّمَاşeyiمَعَهُمْyanlarında bulunan (Tevrat)ıوَكَانُوا۟ve idilerمِنdaha önceقَبْلُيَسْتَفْتِحُونَyardım istedikleriعَلَىkarşıٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenفَلَمَّاne zamanجَآءَهُمkendilerine gelinceمَّاşeyعَرَفُوا۟o bildikleri (Kur'an)كَفَرُوا۟inkar ettilerبِهِۦفَلَعْنَةُartık la'netiٱللَّهِAllah'ınعَلَىüzerine olsun!ٱلْكَٰفِرِينَinkarcıların

Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِئْسَمَاne kötüdürٱشْتَرَوْا۟sattıkları şeyبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْkendileriniأَنiçinيَكْفُرُوا۟inkar etmekبِمَآşeyiأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınبَغْيًاçekemeyerekأَن(vahiy) indirmesiniيُنَزِّلَٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimseninيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦفَبَآءُوuğradılarبِغَضَبٍgazabعَلَىٰüstüneغَضَبٍوَلِلْكَٰفِرِينَve inkar edenler içinعَذَابٌbir azab vardırمُّهِينٌalçaltıcı

Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi