KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

عَٰقِبَة

sonu · sonuç · sonucu · sonları

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
32
Ayet
32
Sure
20

Kök: عقب

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

32 ayetin ilk 8 tanesi
قَدْşüphesizخَلَتْuygulanmıştırمِنsizden önce deقَبْلِكُمْسُنَنٌyasalarفَسِيرُوا۟dolaşınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَٱنظُرُوا۟ve görünكَيْفَnasılكَانَolduğunuعَٰقِبَةُsonununٱلْمُكَذِّبِينَyalanlayıcıların

Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰقَوْمِEy kavmimٱعْمَلُوا۟yapacağınızı yapınعَلَىٰimkanınıza göreمَكَانَتِكُمْإِنِّىşüphesiz ben deعَامِلٌفَسَوْفَyakındaتَعْلَمُونَbileceksinizمَنkiminتَكُونُolacağınıلَهُۥsonununعَٰقِبَةُٱلدَّارِإِنَّهُۥşüphesizلَاiflah olmazlarيُفْلِحُٱلظَّٰلِمُونَZalimler

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve oturmayınتَقْعُدُوا۟بِكُلِّherصِرَٰطٍyolaتُوعِدُونَtehdit ederekوَتَصُدُّونَve engelleyerekعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllahمَنْkimseleriءَامَنَinananبِهِۦonunlaوَتَبْغُونَهَاve onun arayarakعِوَجًاوَٱذْكُرُوٓا۟ve düşününإِذْne zaman kiكُنتُمْsiz idinizقَلِيلًاazفَكَثَّرَكُمْوَٱنظُرُوا۟ve bakınكَيْفَnasılكَانَolduعَٰقِبَةُsonuٱلْمُفْسِدِينَbozguncuların

"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraبَعَثْنَاgönderdikمِنۢardlarındanبَعْدِهِممُّوسَىٰMusa'yıبِـَٔايَٰتِنَآayetlerimizleإِلَىٰFir'avn'aفِرْعَوْنَوَمَلَإِي۟هِۦve onun ileri gelenlerineفَظَلَمُوا۟haksızlık ettilerبِهَافَٱنظُرْfakat bakكَيْفَnasılكَانَolduعَٰقِبَةُsonuٱلْمُفْسِدِينَbozguncuların

Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdediمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِkavmineٱسْتَعِينُوا۟yardım isteyinبِٱللَّهِAllah'tanوَٱصْبِرُوٓا۟إِنَّşüphesizٱلْأَرْضَyeryüzüلِلَّهِAllah'ındırيُورِثُهَاonu verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦوَٱلْعَٰقِبَةُve sonuçلِلْمُتَّقِينَkorunanlarındır

Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلْhayırكَذَّبُوا۟yalanladılarبِمَاşeyiلَمْkavrayamadıklarıيُحِيطُوا۟بِعِلْمِهِۦilminiوَلَمَّاveيَأْتِهِمْkendilerine gelmeyenتَأْوِيلُهُۥكَذَٰلِكَböyleكَذَّبَyalanlamışlardıٱلَّذِينَkimseler deمِنonlardan önceki(ler)قَبْلِهِمْفَٱنظُرْbir bakكَيْفَnasılكَانَolduğunaعَٰقِبَةُsonlarınınٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin

Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi