KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

ذُكِّرَ

öğüt ver · öğütlenen · ve öğüt ver · hatırlatılan

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
18
Ayet
18
Sure
15

Kök: ذكر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

18 ayetin ilk 8 tanesi
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟iman eden(ler)إِذَاzamanتَدَايَنتُمbirbirinize verdiğinizبِدَيْنٍborçإِلَىٰٓkadarأَجَلٍsüreyeمُّسَمًّىbelirli birفَٱكْتُبُوهُوَلْيَكْتُبve yazsınبَّيْنَكُمْaranızdaكَاتِبٌۢbir yazıcıبِٱلْعَدْلِوَلَاkaçınmasın (yazsın)يَأْبَكَاتِبٌyazıcıأَنyazmaktanيَكْتُبَكَمَاşekildeعَلَّمَهُkendisine öğrettiğiٱللَّهُفَلْيَكْتُبْyazdırsınوَلْيُمْلِلِyazdırsınٱلَّذِىkimseعَلَيْهِüzerindeٱلْحَقُّhak olan (borçlu)وَلْيَتَّقِkorksunٱللَّهَAllah'tanرَبَّهُۥRabbi olanوَلَاeksik etmesinيَبْخَسْمِنْهُondan (borcundan)شَيْـًٔافَإِنeğerكَانَiseٱلَّذِىkimseعَلَيْهِborçlu olanٱلْحَقُّسَفِيهًاaklı ermezأَوْyahutضَعِيفًاzayıfأَوْya daلَاgüç yetiremiyecekيَسْتَطِيعُأَنkendisi yazdırmayaيُمِلَّهُوَoفَلْيُمْلِلْyazdırsınوَلِيُّهُۥonun velisiبِٱلْعَدْلِوَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid tutunشَهِيدَيْنِiki şahidiمِنerkeklerinizdenرِّجَالِكُمْفَإِنeğerلَّمْyoksaيَكُونَارَجُلَيْنِiki erkekفَرَجُلٌ(o zaman) bir erkekوَٱمْرَأَتَانِiki kadınمِمَّنkimseتَرْضَوْنَrazı olduğunuzمِنَşahidlerdenٱلشُّهَدَآءِأَنta kiتَضِلَّşaşırırsaإِحْدَىٰهُمَاkadınlardan biriفَتُذَكِّرَhatırlatması içinإِحْدَىٰهُمَاbiriٱلْأُخْرَىٰوَلَاkaçınmasınlarيَأْبَٱلشُّهَدَآءُşahidlerإِذَاzamanمَاbir şeyeدُعُوا۟وَلَاüşenmeyinتَسْـَٔمُوٓا۟أَنyazmaktanتَكْتُبُوهُصَغِيرًاaz olsunأَوْveyaكَبِيرًاçok olsunإِلَىٰٓkadarأَجَلِهِۦذَٰلِكُمْbuأَقْسَطُdaha adaletliعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَأَقْوَمُve daha sağlamلِلشَّهَٰدَةِşahidlik içinوَأَدْنَىٰٓve daha elverişlidirأَلَّاkuşkulanmamanız içinتَرْتَابُوٓا۟إِلَّآancakأَنolursaتَكُونَتِجَٰرَةًticaretحَاضِرَةًpeşinتُدِيرُونَهَاhemen alıp vereceğinizبَيْنَكُمْaranızdaفَلَيْسَyokturعَلَيْكُمْüzerinizeجُنَاحٌbir günahأَلَّاötürüتَكْتُبُوهَاوَأَشْهِدُوٓا۟ve şahid tutunإِذَاzaman daتَبَايَعْتُمْوَلَاasla zarar verilmesinيُضَآرَّكَاتِبٌyazana daوَلَاveشَهِيدٌوَإِنeğerتَفْعَلُوا۟(bir zarar) yaparsanızفَإِنَّهُۥşüphesizفُسُوقٌۢkötülük olurبِكُمْوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَوَيُعَلِّمُكُمُve size öğretiyorٱللَّهُوَٱللَّهُAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَبِمَاsebebiyleنَقْضِهِمbozmalarıمِّيثَٰقَهُمْsözleriniلَعَنَّٰهُمْonları la'netledikوَجَعَلْنَاve yaptıkقُلُوبَهُمْkalbleriniقَٰسِيَةًيُحَرِّفُونَkaydırıyorlarٱلْكَلِمَkelimeleriعَنyerlerindenمَّوَاضِعِهِۦوَنَسُوا۟ve unuttularحَظًّاpay almayıمِّمَّاşeydenذُكِّرُوا۟öğütlenenبِهِۦوَلَاaslaتَزَالُdaimaتَطَّلِعُmuttali olursunعَلَىٰüzerinde (olduklarına)خَآئِنَةٍhainlikمِّنْهُمْonlardanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَٱعْفُyine de affetعَنْهُمْonlarıوَٱصْفَحْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلَّذِينَkimselerinقَالُوٓا۟diyen(lerin)إِنَّاbizنَصَٰرَىٰٓhıristiyanızأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَهُمْsözünüفَنَسُوا۟ama unuttularحَظًّاpay almayıمِّمَّاşeydenذُكِّرُوا۟öğütlenenبِهِۦkendilerineفَأَغْرَيْنَاbu yüzden saldıkبَيْنَهُمُaralarınaٱلْعَدَاوَةَdüşmanlıkوَٱلْبَغْضَآءَve kinإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِوَسَوْفَve yakındaيُنَبِّئُهُمُonlara haber verecektirٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriكَانُوا۟olduklarıيَصْنَعُونَyapmakta

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiنَسُوا۟unutuncaمَاyapılan uyarılarıذُكِّرُوا۟بِهِۦkendileriفَتَحْنَاaçıverdikعَلَيْهِمْüzerlerineأَبْوَٰبَkapılarınıكُلِّherشَىْءٍşeyinحَتَّىٰٓnihayetإِذَاsıradaفَرِحُوا۟sevince daldıklarıبِمَآşey ileأُوتُوٓا۟kendilerine verilenأَخَذْنَٰهُمonları yakaladıkبَغْتَةًansızınفَإِذَاböyleceهُمonlarمُّبْلِسُونَbütün umutlarnı yitirdiler

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَذَرِve bırakٱلَّذِينَkimseleriٱتَّخَذُوا۟yerine koyan(ları)دِينَهُمْdinleriniلَعِبًاoyunوَلَهْوًاve eğlenceوَغَرَّتْهُمُve aldattığı kimseleriٱلْحَيَوٰةُhayatınınٱلدُّنْيَاوَذَكِّرْve öğüt verبِهِۦٓo (Kur'an) ileأَنdiyeتُبْسَلَhelake giderنَفْسٌۢbir kişiبِمَاdolayıكَسَبَتْkazandığındanلَيْسَolmazلَهَاonunمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanوَلِىٌّne bir dostuوَلَاne deشَفِيعٌbir yardımcısıوَإِنve eğerتَعْدِلْverseكُلَّher türlüعَدْلٍfidyeyiلَّاkabul edilmezيُؤْخَذْمِنْهَآأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirأُبْسِلُوا۟helake uğrayan(lardır)بِمَاdolayıكَسَبُوا۟لَهُمْonlar için vardırشَرَابٌbir içkiمِّنْkaynar sudanحَمِيمٍوَعَذَابٌve bir azabأَلِيمٌۢacıklıبِمَاdolayıكَانُوا۟olduklarındanيَكْفُرُونَinkar ediyor

Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiنَسُوا۟onlar unuttularمَاşeyiذُكِّرُوا۟hatırlatılanبِهِۦٓkendilerineأَنجَيْنَاbiz de kurtardıkٱلَّذِينَkimseleriيَنْهَوْنَmeneden(leri)عَنِkötülüktenٱلسُّوٓءِوَأَخَذْنَاve yakaladıkٱلَّذِينَkimseleriظَلَمُوا۟zulmeden(leri)بِعَذَابٍۭbir azab ileبَـِٔيسٍۭçetinبِمَاyüzündenكَانُوا۟yoldan çıkmalarıيَفْسُقُونَ

Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunأَرْسَلْنَاgöndermiştikمُوسَىٰMusa'yıبِـَٔايَٰتِنَآayetlerimizle birlikteأَنْiçinأَخْرِجْçıkarmasıقَوْمَكَkavminiمِنَkaranlıklardanٱلظُّلُمَٰتِإِلَىaydınlığaٱلنُّورِوَذَكِّرْهُمve onlara hatırlatması içinبِأَيَّىٰمِgünleriniٱللَّهِإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَٰتٍلِّكُلِّherkes içinصَبَّارٍsabredenشَكُورٍşükreden

Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْkim olabilir?أَظْلَمُdaha zalimمِمَّنkimsedenذُكِّرَhatırlatılanبِـَٔايَٰتِayetleriرَبِّهِۦRabbininفَأَعْرَضَfakat yüz çevirenعَنْهَاonlardanوَنَسِىَve unutandanمَاşeyiقَدَّمَتْöne sürdüğüيَدَاهُإِنَّاgerçekten bizجَعَلْنَاkoydukعَلَىٰüzerineقُلُوبِهِمْonların kalbleriأَكِنَّةًengel olan örtülerأَنonu anlamalarınaيَفْقَهُوهُوَفِىٓve içineءَاذَانِهِمْkulaklarınınوَقْرًاوَإِنeğerتَدْعُهُمْonları çağırsan daإِلَىdoğru yolaٱلْهُدَىٰفَلَنaslaيَهْتَدُوٓا۟doğru yola gelmezlerإِذًاo haldeأَبَدًاasla

Kim, kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi