KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

يَد

ve · eli · önce · elimi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
120
Ayet
110
Sure
47

Kök: يدي

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

110 ayetin ilk 8 tanesi
فَجَعَلْنَٰهَاve bunu yaptıkنَكَٰلًاibretlik bir cezaلِّمَاşey içinبَيْنَarasındaki (önündeki)يَدَيْهَاonların iki eliوَمَاve şey (için)خَلْفَهَاardından gelenوَمَوْعِظَةًve bir öğütلِّلْمُتَّقِينَmüttakiler için

Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَوَيْلٌvay halineلِّلَّذِينَo kimselerin kiيَكْتُبُونَyazıyorlarٱلْكِتَٰبَKitabıبِأَيْدِيهِمْelleriyleثُمَّsonraيَقُولُونَdiyorlarهَٰذَاbuمِنْkatındandırعِندِٱللَّهِAllahلِيَشْتَرُوا۟satmak içinبِهِۦonuثَمَنًاparayaقَلِيلًافَوَيْلٌvay halineلَّهُمonlarınمِّمَّاötürüكَتَبَتْyazdığındanأَيْدِيهِمْellerininوَوَيْلٌvay halineلَّهُمonlarınمِّمَّاötürüيَكْسِبُونَkazandıklarından

Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنfakat (ölümü) istemezlerيَتَمَنَّوْهُأَبَدًۢاaslaبِمَاdolayıقَدَّمَتْyapıp sunduğu işlerdenأَيْدِيهِمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنkimكَانَise (bilsin ki)عَدُوًّاdüşmandırلِّجِبْرِيلَCebrail'eفَإِنَّهُۥşüphesiz oنَزَّلَهُۥonu indirmiştirعَلَىٰkalbineقَلْبِكَبِإِذْنِizniyleٱللَّهِAllah'ınمُصَدِّقًاdoğrulayıcı olarakلِّمَاkendinden öncekileriبَيْنَيَدَيْهِوَهُدًىve hidayetوَبُشْرَىٰve müjdeciلِلْمُؤْمِنِينَinananlar için

De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنفِقُوا۟infak edinفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاkendinizi atmayınتُلْقُوا۟بِأَيْدِيكُمْkendi ellerinizleإِلَىtehlikeyeٱلتَّهْلُكَةِوَأَحْسِنُوٓا۟إِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenleri

(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَلَّقْتُمُوهُنَّonları boşarsanızمِنönceقَبْلِأَنhenüz dokunmadanتَمَسُّوهُنَّوَقَدْtakdirdeفَرَضْتُمْ(bir mehir) tesbit ettiğinizلَهُنَّonlar içinفَرِيضَةًvermeniz gerekirفَنِصْفُyarısınıمَاşeyin (mehrin)فَرَضْتُمْtesbit ettiğinizإِلَّآhariçأَن(kadının) vazgeçmesiيَعْفُونَأَوْveyaيَعْفُوَا۟vazgeçmesiٱلَّذِىkimsenin (erkeğin)بِيَدِهِۦelinde olanعُقْدَةُakdiٱلنِّكَاحِوَأَن(erkekler) sizin affetmenizتَعْفُوٓا۟أَقْرَبُdaha yakındırلِلتَّقْوَىٰوَلَاunutmayınتَنسَوُا۟ٱلْفَضْلَiyilik etmeyiبَيْنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörür

Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiفَصَلَayrıldığındaطَالُوتُTalutبِٱلْجُنُودِordularlaقَالَdedi kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُبْتَلِيكُمsizi deneyecektirبِنَهَرٍbir ırmaklaفَمَنkimشَرِبَiçerseمِنْهُondanفَلَيْسَdeğildirمِنِّىbendenوَمَنve kimلَّمْondan tadmazsaيَطْعَمْهُفَإِنَّهُۥşüphesiz oمِنِّىٓbendendir;إِلَّاdışındaمَنِkimseninٱغْتَرَفَavuçlayanغُرْفَةًۢbir avuçبِيَدِهِۦفَشَرِبُوا۟hepsi içtilerمِنْهُondanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَلَمَّاnihayetجَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçinceهُوَo (Talut)وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟iman edenمَعَهُۥberaberindekilerقَالُوا۟dedilerلَاgücümüz yokطَاقَةَلَنَاbizimٱلْيَوْمَbugünبِجَالُوتَCalut'aوَجُنُودِهِۦقَالَdediٱلَّذِينَkimselerيَظُنُّونَkanaat getirenأَنَّهُمelbette onlarınمُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarınaٱللَّهِAllah'aكَمniceمِّنtoplulukفِئَةٍقَلِيلَةٍaz olanغَلَبَتْgalib gelmiştirفِئَةًtopluluğaكَثِيرَةًۢçok olanبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllah (ki)لَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanٱلْحَىُّdaima diridirٱلْقَيُّومُلَاO'nu tutmazتَأْخُذُهُۥسِنَةٌne bir uyuklamaوَلَاve ne deنَوْمٌلَّهُۥO'nundurمَاneفِىvarsaٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاve neفِىvarsaٱلْأَرْضِمَنkimdirذَاkiٱلَّذِىيَشْفَعُşefaat edebilirعِندَهُۥٓkendisinin katındaإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦيَعْلَمُbilirمَاolanıبَيْنَonların önündeأَيْدِيهِمْوَمَاve olanıخَلْفَهُمْوَلَاkavrayamazlarيُحِيطُونَبِشَىْءٍhiçbir şeyمِّنْO'nun ilmindenعِلْمِهِۦٓإِلَّاdışındaبِمَاşeylerشَآءَوَسِعَkaplamıştırكُرْسِيُّهُO'nun KürsüsüٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَوَلَاO'na ağır gelmezيَـُٔودُهُۥحِفْظُهُمَاوَهُوَOٱلْعَلِىُّyücedirٱلْعَظِيمُbüyüktür

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi