KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

جَآءَ

geldi · gelse · geldiği · gelince

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
278
Ayet
262
Sure
62

Kök: جيا

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

262 ayetin ilk 8 tanesi
قَالَdedi kiإِنَّهُۥşüphesiz Oيَقُولُşöyle diyorإِنَّهَاgerçekten oبَقَرَةٌbir inektirلَّاolmayanذَلُولٌboyundurluk altındaتُثِيرُsürmek içinٱلْأَرْضَyeriوَلَاve sulamazتَسْقِىٱلْحَرْثَekinمُسَلَّمَةٌkusursuzلَّاyokturشِيَةَhiçbir alacasıفِيهَاقَالُوا۟dedilerٱلْـَٰٔنَişte şimdiجِئْتَgetirdinبِٱلْحَقِّفَذَبَحُوهَاve boğazladılar onuوَمَاaz dahaكَادُوا۟يَفْعَلُونَyapmayacaklardı

Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاverdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitabıوَقَفَّيْنَاbirbiri ardınca gönderdikمِنۢarkasındanبَعْدِهِۦبِٱلرُّسُلِوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ile (Ruh'ül-Kudüs)ٱلْقُدُسِأَفَكُلَّمَاöyle mi?جَآءَكُمْsize gelseرَسُولٌۢbir peygamberبِمَاşey ileلَاistemediğiتَهْوَىٰٓأَنفُسُكُمُcanınızın;ٱسْتَكْبَرْتُمْbüyüklük taslayarakفَفَرِيقًاkiminiكَذَّبْتُمْyalanlayacakوَفَرِيقًاkimini deتَقْتُلُونَöldüreceksiniz

Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاNe zaman kiجَآءَهُمْonlara geldiكِتَٰبٌbir Kitap (Kur'an)مِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllahمُصَدِّقٌdoğrulayıcıلِّمَاşeyiمَعَهُمْyanlarında bulunan (Tevrat)ıوَكَانُوا۟ve idilerمِنdaha önceقَبْلُيَسْتَفْتِحُونَyardım istedikleriعَلَىkarşıٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenفَلَمَّاne zamanجَآءَهُمkendilerine gelinceمَّاşeyعَرَفُوا۟o bildikleri (Kur'an)كَفَرُوا۟inkar ettilerبِهِۦفَلَعْنَةُartık la'netiٱللَّهِAllah'ınعَلَىüzerine olsun!ٱلْكَٰفِرِينَinkarcıların

Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْجَآءَكُمsize gelmiştiمُّوسَىٰMusaبِٱلْبَيِّنَٰتِapaçık delillerleثُمَّsonraٱتَّخَذْتُمُ(ilah) edinmiştinizٱلْعِجْلَbuzağıyıمِنۢardındanبَعْدِهِۦوَأَنتُمْve sizظَٰلِمُونَzalimler olarak

Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zamanجَآءَهُمْonlara geldiyseرَسُولٌbir elçiمِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllah'ınمُصَدِّقٌdoğrulayanلِّمَاşeyleriمَعَهُمْyanlarındakiنَبَذَattılarفَرِيقٌbir gurupمِّنَkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَkitapكِتَٰبَkitabıٱللَّهِAllah'ınوَرَآءَarkasınaظُهُورِهِمْsırtlarınınكَأَنَّهُمْsanki gibiلَاbilmiyorlarmışيَعْلَمُونَ

Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنve olmazlarتَرْضَىٰrazıعَنكَsendenٱلْيَهُودُ(ne) yahudilerوَلَا(ne de)ٱلنَّصَٰرَىٰhıristiyanlarحَتَّىٰkadarتَتَّبِعَsen uyuncayaمِلَّتَهُمْقُلْde kiإِنَّşüphesizهُدَىhidayetiٱللَّهِAllah'ınهُوَodurٱلْهُدَىٰوَلَئِنِeğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların arzularınaبَعْدَsonraٱلَّذِىsana gelenجَآءَكَمِنَilimdenٱلْعِلْمِمَاyokturلَكَsanaمِنَAllah'tanٱللَّهِمِنhiçوَلِىٍّbir dostوَلَاve hiçنَصِيرٍbir yardımcı

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْve eğerأَتَيْتَsen getirsenٱلَّذِينَkimselereأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَKitapبِكُلِّher türlüءَايَةٍayetiمَّاdeğildirتَبِعُوا۟uyacakقِبْلَتَكَوَمَآve değilsinأَنتَsen (de)بِتَابِعٍuyacakقِبْلَتَهُمْوَمَاve değildirبَعْضُهُمonların bazısıبِتَابِعٍuymazlarقِبْلَةَkıblesineبَعْضٍوَلَئِنِve eğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların keyiflerineمِّنۢsonradenبَعْدِمَاşey(den)جَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِإِنَّكَşüphesiz senإِذًاo takdirdeلَّمِنَzalimlerden (olursun)ٱلظَّٰلِمِينَ

Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerزَلَلْتُمkayarsanızمِّنۢsonraبَعْدِمَاsize geldiktenجَآءَتْكُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerفَٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi