KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

ذَا

Ey · ki · şu · kişi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
23
Ayet
22
Sure
16

Bu kelimeye kaynak derlemde kök atanmamıştır.

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

22 ayetin ilk 8 tanesi
مَّنkimdirذَاo kimseٱلَّذِىيُقْرِضُborç olarak verecekٱللَّهَAllah'aقَرْضًاbir borcuحَسَنًاgüzelفَيُضَٰعِفَهُۥarttırması karşılığndaلَهُۥٓonaأَضْعَافًاfazlasıylaكَثِيرَةًوَٱللَّهُAllahيَقْبِضُ(rızkı) kısar daوَيَبْصُۜطُaçar daوَإِلَيْهِve hep O'naتُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O'na döndürüleceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllah (ki)لَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanٱلْحَىُّdaima diridirٱلْقَيُّومُلَاO'nu tutmazتَأْخُذُهُۥسِنَةٌne bir uyuklamaوَلَاve ne deنَوْمٌلَّهُۥO'nundurمَاneفِىvarsaٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاve neفِىvarsaٱلْأَرْضِمَنkimdirذَاkiٱلَّذِىيَشْفَعُşefaat edebilirعِندَهُۥٓkendisinin katındaإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦيَعْلَمُbilirمَاolanıبَيْنَonların önündeأَيْدِيهِمْوَمَاve olanıخَلْفَهُمْوَلَاkavrayamazlarيُحِيطُونَبِشَىْءٍhiçbir şeyمِّنْO'nun ilmindenعِلْمِهِۦٓإِلَّاdışındaبِمَاşeylerشَآءَوَسِعَkaplamıştırكُرْسِيُّهُO'nun KürsüsüٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَوَلَاO'na ağır gelmezيَـُٔودُهُۥحِفْظُهُمَاوَهُوَOٱلْعَلِىُّyücedirٱلْعَظِيمُbüyüktür

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerيَنصُرْكُمُsize yardım ederseٱللَّهُAllahفَلَاartık yokturغَالِبَyenecekلَكُمْوَإِنve eğerيَخْذُلْكُمْsizi yüz üstü bırakırsaفَمَنkimdirذَاkimseٱلَّذِىيَنصُرُكُمsize yardım edebilecekمِّنۢO'ndan sonraبَعْدِهِۦوَعَلَىve Allah'aٱللَّهِفَلْيَتَوَكَّلِdayansınlarٱلْمُؤْمِنُونَMü'minler

Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاöldürmeyinتَقْتُلُوا۟ٱلصَّيْدَavوَأَنتُمْve sizحُرُمٌوَمَنve kimقَتَلَهُۥonu öldürürseمِنكُمsizdenمُّتَعَمِّدًاkasdenفَجَزَآءٌcezası vardırمِّثْلُdengi olanمَاöldürdüğüقَتَلَمِنَhayvandanٱلنَّعَمِيَحْكُمُkarar vereceğiبِهِۦonaذَوَاiki kişininعَدْلٍadilمِّنكُمْiçinizdenهَدْيًۢاbir kurbanبَٰلِغَvaracakٱلْكَعْبَةِKa'be'yeأَوْyahutكَفَّٰرَةٌkeffaretiطَعَامُyedirmeمَسَٰكِينَyoksullaraأَوْya daعَدْلُdenkذَٰلِكَbunaصِيَامًاoruçturلِّيَذُوقَtatması içinوَبَالَvebaliniأَمْرِهِۦعَفَاaffetmiştirٱللَّهُAllahعَمَّاolanıسَلَفَوَمَنْve kimعَادَdüşmanlık ederseفَيَنتَقِمُöc alırٱللَّهُAllahمِنْهُوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima galiptirذُوsahibidirٱنتِقَامٍintikam

Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Ka'be'ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarشَهَٰدَةُşahidlik etsinبَيْنِكُمْaranızdaإِذَاzamanحَضَرَgeldiğiأَحَدَكُمُbirinizeٱلْمَوْتُölümحِينَsırasındaٱلْوَصِيَّةِvasiyyetٱثْنَانِikiذَوَاkişiعَدْلٍadilمِّنكُمْiçinizdenأَوْya daءَاخَرَانِdiğer iki kişi (şahidlik etsin)مِنْsizden olmayanغَيْرِكُمْإِنْeğerأَنتُمْsizضَرَبْتُمْyolculuk ederkenفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَأَصَٰبَتْكُمve başınıza gelmişseمُّصِيبَةُmusibetiٱلْمَوْتِتَحْبِسُونَهُمَاonları tutarsınızمِنۢsonraبَعْدِٱلصَّلَوٰةِnamazdanفَيُقْسِمَانِyemin etsinlerبِٱللَّهِAllah'aإِنِeğerٱرْتَبْتُمْkuşkulanırsanızلَاsatmayacağızنَشْتَرِىبِهِۦonu (yeminimizi)ثَمَنًاhiçbir parayaوَلَوْve eğerكَانَolsaذَاakraba daقُرْبَىٰوَلَاveنَكْتُمُgizlemeyeceğizشَهَٰدَةَşahidliğiniٱللَّهِAllah'ınإِنَّآyoksa biz elbetteإِذًاo zamanلَّمِنَkimselerden oluruzٱلْءَاثِمِينَ

Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkarlardan oluruz" diye yemin ederler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyaklaşmayınتَقْرَبُوا۟مَالَmalınaٱلْيَتِيمِyetiminإِلَّاmüstesnaبِٱلَّتِى(olması)هِىَonunأَحْسَنُen güzel biçimdeحَتَّىٰkadarيَبْلُغَerişinceyeأَشُدَّهُۥوَأَوْفُوا۟ve tam yapınٱلْكَيْلَölçüوَٱلْمِيزَانَve tartıyıبِٱلْقِسْطِلَاbiz teklif etmeyizنُكَلِّفُنَفْسًاkişiyeإِلَّاdışındakiniوُسْعَهَاوَإِذَاve zamanقُلْتُمْsöylediğinizفَٱعْدِلُوا۟adalet yapınوَلَوْeğerكَانَolsa daذَاakrabanızقُرْبَىٰوَبِعَهْدِve tutunٱللَّهِAllah'aأَوْفُوا۟ذَٰلِكُمْişteوَصَّىٰكُمsize tavsiye etti.بِهِۦbunlarıلَعَلَّكُمْumulur kiتَذَكَّرُونَöğüt alırsınız

Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حَتَّىٰٓnihayetإِذَاne zaman kiبَلَغَulaştıمَغْرِبَbattığı yereٱلشَّمْسِgüneşinوَجَدَهَاve onu bulduتَغْرُبُbatarkenفِىbir gözedeعَيْنٍحَمِئَةٍkara balçıklıوَوَجَدَve bulduعِندَهَاonun yanında daقَوْمًاقُلْنَاdedik kiيَٰذَاEyٱلْقَرْنَيْنِZu'l-Karneynإِمَّآyaأَنazâb edersinتُعَذِّبَوَإِمَّآveyaأَنdavranırsınتَتَّخِذَفِيهِمْkendilerineحُسْنًاgüzel

Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları) cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi