KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَو

ya · veya · yada · hatta

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
280
Ayet
213
Sure
57

Bu kelimeye kaynak derlemde kök atanmamıştır.

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

213 ayetin ilk 8 tanesi
أَوْya da (onlar)كَصَيِّبٍboşanan yağmur gibiمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِفِيهِiçindeظُلُمَٰتٌkaranlıklarوَرَعْدٌve gök gürlemesiوَبَرْقٌve şimşek (ler)يَجْعَلُونَtıkarlarأَصَٰبِعَهُمْparmaklarınıفِىٓiçineءَاذَانِهِمkulaklarıمِّنَyıldırım seslerindenٱلصَّوَٰعِقِحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِوَٱللَّهُoysa Allahمُحِيطٌۢtamamen kuşatmıştırبِٱلْكَٰفِرِينَinkarcıları

Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonra yineقَسَتْkatılaştıقُلُوبُكُمkalblerinizمِّنۢardındanبَعْدِذَٰلِكَbununفَهِىَşimdi onlarكَٱلْحِجَارَةِtaş gibiأَوْhattaأَشَدُّdaha daقَسْوَةًوَإِنَّçünküمِنَöyle taşٱلْحِجَارَةِلَمَاvar kiيَتَفَجَّرُfışkırırمِنْهُiçindenٱلْأَنْهَٰرُوَإِنَّve şüphesizمِنْهَاöylesi deلَمَاvar kiيَشَّقَّقُçatlayıverir deفَيَخْرُجُçıkarمِنْهُondanٱلْمَآءُوَإِنَّve şüphesizمِنْهَاondanلَمَاöylesi de var kiيَهْبِطُaşağı yuvarlanırمِنْkorkusundanخَشْيَةِٱللَّهِوَمَاve değildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَانَنسَخْbiz neshedersekمِنْ(bir parça)ءَايَةٍayetiأَوْveyaنُنسِهَاonu unutturursakنَأْتِgetiririzبِخَيْرٍdaha iyisiniمِّنْهَآondanأَوْya daمِثْلِهَآأَلَمْbilmez misin?تَعْلَمْأَنَّşüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌgücü yeter

Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dedilerلَنasla giremezيَدْخُلَٱلْجَنَّةَcenneteإِلَّاbaşkasıمَنkimsedenكَانَolanهُودًاYahudiأَوْveyahutنَصَٰرَىٰتِلْكَişte buأَمَانِيُّهُمْقُلْde kiهَاتُوا۟getirinبُرْهَٰنَكُمْdeliliniziإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru

Bir de; "Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e girmeyecek" dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَdediler kiٱلَّذِينَkimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَلَوْلَاdeğil miydi?يُكَلِّمُنَاbizimle konuşmalıٱللَّهُAllahأَوْya daتَأْتِينَآbize gelmeliءَايَةٌكَذَٰلِكَişte böyleقَالَsöyle(mişler)diٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan önceki(ler de)قَبْلِهِممِّثْلَbenzeriniقَوْلِهِمْتَشَٰبَهَتْbirbirine benzediقُلُوبُهُمْقَدْelbetteبَيَّنَّاiyice açıkladıkٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍkavimler içinيُوقِنُونَbilmek isteyen

Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz ayetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟ve dedilerكُونُوا۟olun kiهُودًاYahudiأَوْveyaنَصَٰرَىٰhıristiyanتَهْتَدُوا۟قُلْde kiبَلْbilakis (uyarız)مِلَّةَmilletine (dinine)إِبْرَٰهِۦمَİbrahim'inحَنِيفًاوَمَاO değildiكَانَمِنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

(Yahudiler) "Yahudi olun" ve (Hıristiyanlar da) "Hıristiyan olun ki doğru yolu bulasınız" dediler. De ki: "Hayır, hakka yönelen İbrahim'in dinine uyarız. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaتَقُولُونَsöylüyor(mu)sunuzإِنَّşüphesizإِبْرَٰهِۦمَİbrahimوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'ilوَإِسْحَٰقَve İshakوَيَعْقُوبَve Ya'kubوَٱلْأَسْبَاطَve torunlarınınكَانُوا۟olduklarınıهُودًاyahudiأَوْyahutنَصَٰرَىٰقُلْde kiءَأَنتُمْsiz miأَعْلَمُdaha iyi bilirsinizأَمِyoksaٱللَّهُوَمَنْve kimdirأَظْلَمُdaha zalimمِمَّنkimsedenكَتَمَgizleyenشَهَٰدَةًşahitliğiعِندَهُۥyanında bulunanمِنَtarafındanٱللَّهِوَمَاve değildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Yoksa siz, "İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler" mi diyorsunuz? De ki: "Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱلصَّفَاSafaوَٱلْمَرْوَةَve MerveمِنnişanlarındandırشَعَآئِرِٱللَّهِفَمَنْkimحَجَّhaccederٱلْبَيْتَEv'iأَوِya daٱعْتَمَرَömre yaparsaفَلَاyokturجُنَاحَhiçbir günahعَلَيْهِkendisineأَنtavaf etmesindeيَطَّوَّفَبِهِمَاوَمَنve kimتَطَوَّعَkendiliğinden yaparsaخَيْرًاbir iyilikفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahشَاكِرٌkarşılığını verirعَلِيمٌ(yaptığını) bilir

Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi