KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

مُحْسِن

harcamaları · güzel davranan · iyilik edenlere · iyilik edenleri

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
38
Ayet
38
Sure
19

Kök: حسن

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

38 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştik kiٱدْخُلُوا۟girinهَٰذِهِşuٱلْقَرْيَةَkenteفَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاoradanحَيْثُyerdeشِئْتُمْdilediğinizرَغَدًاbol bolوَٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُولُوا۟ve deyinحِطَّةٌhitta (ya Rabbi bizi affet)نَّغْفِرْbiz de bağışlayalımلَكُمْsizinخَطَٰيَٰكُمْوَسَنَزِيدُve daha fazlasını vereceğizٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananlara

Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلَىٰhayırمَنْkimأَسْلَمَteslim ederseوَجْهَهُۥyüzünüلِلَّهِAllah'aوَهُوَve oمُحْسِنٌişini güzel yaparakفَلَهُۥٓonunأَجْرُهُۥmükafatıعِندَyanındadırرَبِّهِۦRabbininوَلَاve yokturخَوْفٌkorkuعَلَيْهِمْonlaraوَلَاve yokturهُمْonlaraيَحْزَنُونَüzülmek

Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنفِقُوا۟infak edinفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاkendinizi atmayınتُلْقُوا۟بِأَيْدِيكُمْkendi ellerinizleإِلَىtehlikeyeٱلتَّهْلُكَةِوَأَحْسِنُوٓا۟إِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenleri

(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeإِنeğerطَلَّقْتُمُboşarsınızٱلنِّسَآءَkadınlarıمَاhenüz dokunmadanلَمْتَمَسُّوهُنَّأَوْya daتَفْرِضُوا۟belirlemedenلَهُنَّonlaraفَرِيضَةًوَمَتِّعُوهُنَّve onları faydalandırsınعَلَىeli geniş olanٱلْمُوسِعِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeوَعَلَىeli dar olan daٱلْمُقْتِرِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeمَتَٰعًۢاbir geçimlikleبِٱلْمَعْرُوفِحَقًّاbu bir borçturعَلَىüzerineٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيُنفِقُونَinfak ederlerفِىbolluktaٱلسَّرَّآءِوَٱلضَّرَّآءِve darlıktaوَٱلْكَٰظِمِينَyutkunurlarٱلْغَيْظَöfke(lerin)iوَٱلْعَافِينَve affederlerعَنِinsanlarıٱلنَّاسِوَٱللَّهُAllah daيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَـَٔاتَىٰهُمُonlara verdiٱللَّهُAllah (da)ثَوَابَkarşılığınıٱلدُّنْيَاdünyaوَحُسْنَve en güzeliniثَوَابِkarşılığının;ٱلْءَاخِرَةِوَٱللَّهُ(çünkü) Allahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْve kimأَحْسَنُdaha güzeldir?دِينًاdin yönündenمِّمَّنْkimsedenأَسْلَمَteslim edenوَجْهَهُۥyüzünüلِلَّهِAllah'aوَهُوَoمُحْسِنٌiyilik edici olarakوَٱتَّبَعَve tabi olanمِلَّةَdinineإِبْرَٰهِيمَİbrahimحَنِيفًاوَٱتَّخَذَedinmiştiٱللَّهُAllahإِبْرَٰهِيمَİbrahim'iخَلِيلًاdost

Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i dost edindi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَبِمَاsebebiyleنَقْضِهِمbozmalarıمِّيثَٰقَهُمْsözleriniلَعَنَّٰهُمْonları la'netledikوَجَعَلْنَاve yaptıkقُلُوبَهُمْkalbleriniقَٰسِيَةًيُحَرِّفُونَkaydırıyorlarٱلْكَلِمَkelimeleriعَنyerlerindenمَّوَاضِعِهِۦوَنَسُوا۟ve unuttularحَظًّاpay almayıمِّمَّاşeydenذُكِّرُوا۟öğütlenenبِهِۦوَلَاaslaتَزَالُdaimaتَطَّلِعُmuttali olursunعَلَىٰüzerinde (olduklarına)خَآئِنَةٍhainlikمِّنْهُمْonlardanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَٱعْفُyine de affetعَنْهُمْonlarıوَٱصْفَحْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi