KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

صَدْر

göğsüm · göğsün · göğsümü · göğsünü

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
44
Ayet
41
Sure
30

Kök: صدر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

41 ayetin ilk 8 tanesi
قُلْde kiإِنeğerتُخْفُوا۟gizlesenizمَاolanıفِىgöğüslerinizdeصُدُورِكُمْأَوْveyaتُبْدُوهُaçığa vursanız onuيَعْلَمْهُonu bilirٱللَّهُوَيَعْلَمُve bilirمَاolanıفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanıفِىyerdeٱلْأَرْضِوَٱللَّهُAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyeقَدِيرٌkadirdir

De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاedinmeyinتَتَّخِذُوا۟بِطَانَةًkendinize dostمِّنkendinizden başkasınıدُونِكُمْلَاonlar sizi geri durmazlarيَأْلُونَكُمْخَبَالًاbozmaktanوَدُّوا۟isterlerمَاşeyleriعَنِتُّمْsize sıkıntı verecekقَدْdoğrusuبَدَتِtaşmaktadırٱلْبَغْضَآءُöfkeمِنْonların ağızlarındanأَفْوَٰهِهِمْوَمَاşeyler (kin) iseتُخْفِىgizledikleriصُدُورُهُمْgöğüslerindeأَكْبَرُقَدْelbetteبَيَّنَّاaçıkladıkلَكُمُsizeٱلْءَايَٰتِإِنeğerكُنتُمْisenizتَعْقِلُونَdüşünüyor

Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size ayetleri açıkladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰٓأَنتُمْişte sizأُو۟لَآءِöyle kimselersiniz kiتُحِبُّونَهُمْonları seversinizوَلَاhalbuki onlar sizi sevmezlerيُحِبُّونَكُمْوَتُؤْمِنُونَve inanırsınızبِٱلْكِتَٰبِKitabınكُلِّهِۦhepsineوَإِذَاzamanلَقُوكُمْsizinle karşılaştıklarıقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاve zamanخَلَوْا۟yalnız kaldıklarıعَضُّوا۟ısırırlarعَلَيْكُمُsize karşıٱلْأَنَامِلَparmak uçlarınıمِنَöfkedenٱلْغَيْظِقُلْde kiمُوتُوا۟ölünبِغَيْظِكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman "inandık" derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden ölün!" Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَنزَلَindirdiعَلَيْكُمsizeمِّنۢardındanبَعْدِٱلْغَمِّo üzüntününأَمَنَةًbir güvenنُّعَاسًاbir uykuيَغْشَىٰbürüyenطَآئِفَةًbir kısmınızıمِّنكُمْوَطَآئِفَةٌve bir kısmınız daقَدْdoğrusuأَهَمَّتْهُمْkaygısına düşmüştüأَنفُسُهُمْkendi canlarınınيَظُنُّونَbir zanda bulunuyorlarبِٱللَّهِAllah'a karşıغَيْرَhaksızٱلْحَقِّظَنَّzannı (gibi)ٱلْجَٰهِلِيَّةِيَقُولُونَdiyorlardıهَلvar mıلَّنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِمِنhiçbirشَىْءٍقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْأَمْرَişكُلَّهُۥbütünüyleلِلَّهِيُخْفُونَonlar gizliyorlarفِىٓiçlerindeأَنفُسِهِممَّاşeyleriلَاaçıklayamadıklarıيُبْدُونَلَكَيَقُولُونَdiyorlar kiلَوْşayetكَانَolsaydıلَنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِشَىْءٌbir şey (fayda)مَّاöldürülmezdikقُتِلْنَاهَٰهُنَاقُلde kiلَّوْşayetكُنتُمْolsaydınızفِىevlerinizde dahiبُيُوتِكُمْلَبَرَزَmutlaka boylardıٱلَّذِينَolanlarكُتِبَyazılmışعَلَيْهِمُüzerineٱلْقَتْلُöldürülme(si)إِلَىٰyatacakları yeriمَضَاجِعِهِمْوَلِيَبْتَلِىَve denemesi içindirٱللَّهُAllah'ınمَاolanıفِىiçindeصُدُورِكُمْgöğüslerinizوَلِيُمَحِّصَve açığa çıkarması içindirمَاolanıفِىiçindeقُلُوبِكُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاancak hariçٱلَّذِينَkimselerيَصِلُونَsığınan(lar)إِلَىٰbir toplumaقَوْمٍۭبَيْنَكُمْsizinleوَبَيْنَهُمkendileri arasındaمِّيثَٰقٌandlaşma bulunanأَوْyahutجَآءُوكُمْsize gelenlerحَصِرَتْsıkılarakصُدُورُهُمْyürekleriأَنsizinle savaşmaktanيُقَٰتِلُوكُمْأَوْveyaيُقَٰتِلُوا۟savaşmaktanقَوْمَهُمْوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَسَلَّطَهُمْonları salardıعَلَيْكُمْsizin üstünüzeفَلَقَٰتَلُوكُمْفَإِنِo haldeٱعْتَزَلُوكُمْonlar sizden uzak dururlarفَلَمْsizinle savaşmazlarيُقَٰتِلُوكُمْوَأَلْقَوْا۟ve isterlerseإِلَيْكُمُsizinleٱلسَّلَمَbarış içinde yaşamakفَمَاvermemiştirجَعَلَٱللَّهُAllahلَكُمْsizeعَلَيْهِمْonların aleyhineسَبِيلًاbir yol

Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱذْكُرُوا۟ve hatırlayınنِعْمَةَni'metiniٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْsize olanوَمِيثَٰقَهُve sözünüٱلَّذِىöyle kiوَاثَقَكُمverdinizبِهِۦٓO'naإِذْhaniقُلْتُمْdemiştinizسَمِعْنَاişittikوَأَطَعْنَاوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَنkimiيُرِدِisterseٱللَّهُAllahأَنdoğru yola iletmekيَهْدِيَهُۥيَشْرَحْaçarصَدْرَهُۥonun göğsünüلِلْإِسْلَٰمِوَمَنkimi deيُرِدْisterseأَنsaptırmakيُضِلَّهُۥيَجْعَلْyaparصَدْرَهُۥonun göğsünüضَيِّقًاdaralmışحَرَجًاtıkanıkكَأَنَّمَاgibiيَصَّعَّدُyükseliyorفِىgöğeٱلسَّمَآءِكَذَٰلِكَişte böyleيَجْعَلُçökertirٱللَّهُAllahٱلرِّجْسَpislik (sıkıntı)عَلَىüstüneٱلَّذِينَkimselerinلَاinanmayan(ların)يُؤْمِنُونَ

Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كِتَٰبٌbir Kitaptırأُنزِلَindirilenإِلَيْكَsanaفَلَاolmasınيَكُنفِىgöğsündeصَدْرِكَحَرَجٌbir sıkıntıمِّنْهُonunlaلِتُنذِرَuyarmanبِهِۦhususundaوَذِكْرَىٰve öğüt (vermen)لِلْمُؤْمِنِينَinananlara

Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi