KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

حَآجَّ

tartışan · tartışan(ların) · tartışıyorsunuz · benimle tartışıyor musunuz?

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
10
Sure
4

Kök: حجج

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

10 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاzamanلَقُوا۟rastladıklarıٱلَّذِينَkimselerleءَامَنُوا۟inananقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاzamanخَلَاyalnız kaldıklarıبَعْضُهُمْonların bazısıإِلَىٰbazısınaبَعْضٍقَالُوٓا۟derlerأَتُحَدِّثُونَهُمonlara haber mi veriyorsunuzبِمَاşeyleriفَتَحَaçtığıٱللَّهُAllah'ınعَلَيْكُمْsizeلِيُحَآجُّوكُمsizin aleyhinizde delil olarak kullansınlarبِهِۦonuعِندَkatındaرَبِّكُمْأَفَلَاAklınızı kullanmıyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْsöyle (onlara)أَتُحَآجُّونَنَاbizimle tartışıyor musunuz?فِىhakkındaٱللَّهِAllahوَهُوَO ikenرَبُّنَاbizim de Rabbimizوَرَبُّكُمْsizin de Rabbinizوَلَنَآbizimdirأَعْمَٰلُنَاbizim yaptıklarımızوَلَكُمْsizindirأَعْمَٰلُكُمْsizin yaptıklarınızوَنَحْنُve bizلَهُۥO'naمُخْلِصُونَgönülden bağlananlarız

Onlara de ki: "Allah hakkında mı bizimle tartışıp duruyorsunuz? Halbuki O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Biz O'na gönülden bağlanmış kimseleriz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىkimseyiٱلَّذِىحَآجَّtartışanإِبْرَٰهِۦمَİbrahim'leفِىhakkındaرَبِّهِۦٓRabbiأَنْdiyeءَاتَىٰهُkendisine verdiٱللَّهُAllahٱلْمُلْكَhükümdarlıkإِذْzamanقَالَdediğiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimرَبِّىَbenim Rabbimٱلَّذِىkiيُحْىِۦyaşatırوَيُمِيتُve öldürürقَالَdediأَنَا۠ben deأُحْىِۦyaşatırوَأُمِيتُقَالَdedi kiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَأْتِىgetirirبِٱلشَّمْسِgüneşiمِنَdoğudanٱلْمَشْرِقِفَأْتِsen de getirبِهَاonuمِنَbatıdanٱلْمَغْرِبِفَبُهِتَşaşırıp kaldıٱلَّذِىkimse (o adam)كَفَرَوَٱللَّهُAllahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَtoplumuٱلظَّٰلِمِينَzalim

Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim diriltir, öldürür." demiş; o da, "Ben de diriltir, öldürürüm" demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, "Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir" deyince, kafir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنْeğerحَآجُّوكَseninle tartışmaya girişirlerseفَقُلْde kiأَسْلَمْتُben teslim ettimوَجْهِىَözümüلِلَّهِAllah'aوَمَنِve kimselerٱتَّبَعَنِوَقُلve de kiلِّلَّذِينَkendilerineأُوتُوا۟verilenlereٱلْكِتَٰبَKitapوَٱلْأُمِّيِّۦنَve ümmilereءَأَسْلَمْتُمْفَإِنْeğerأَسْلَمُوا۟İslam olurlarsaفَقَدِmuhakkakٱهْتَدَوا۟وَّإِنyok eğerتَوَلَّوْا۟dönerlerseفَإِنَّمَاartıkعَلَيْكَsana düşenٱلْبَلَٰغُوَٱللَّهُAllahبَصِيرٌۢgörmektedirبِٱلْعِبَادِkulları(nın yaptıkları)nı

Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Siz de İslam'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslam'a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah, kullarını hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَنْkimحَآجَّكَseninle tartışmaya kalkarsaفِيهِoun hakkındaمِنۢsonraبَعْدِمَاşeylerdenجَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِفَقُلْde kiتَعَالَوْا۟gelinنَدْعُçağıralımأَبْنَآءَنَاoğullarımızıوَأَبْنَآءَكُمْve oğullarınızıوَنِسَآءَنَاve kadınlarımızı;وَنِسَآءَكُمْve kadınlarınızıوَأَنفُسَنَاve kendimiziوَأَنفُسَكُمْve kendiniziثُمَّsonraنَبْتَهِلْgönülden la'netle du'a edelim deفَنَجْعَلatalım (kılalım)لَّعْنَتَla'netiniٱللَّهِAllah'ınعَلَىüstüneٱلْكَٰذِبِينَyalancıların

Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah'ın lanetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَهْلَey ehliٱلْكِتَٰبِKitapلِمَnedenتُحَآجُّونَtartışıyorsunuzفِىٓhakkındaإِبْرَٰهِيمَİbrahimوَمَآoysa indirilmiştirأُنزِلَتِٱلتَّوْرَىٰةُTevratوَٱلْإِنجِيلُve İncilإِلَّاancakمِنۢondan sonraبَعْدِهِۦٓأَفَلَاdüşünmüyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Ey kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz. Oysa Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Siz hiç düşünmüyor musunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰٓأَنتُمْişte sizهَٰٓؤُلَآءِböylesinizحَٰجَجْتُمْtartışıyorsunuzفِيمَاolan şeyلَكُمsizinبِهِۦonun (hakkında)عِلْمٌbiraz bilginizفَلِمَama neden?تُحَآجُّونَtartışıyorsunuzفِيمَاhakkındaلَيْسَolmayanلَكُمsizinبِهِۦonun (hakkında)عِلْمٌوَٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirوَأَنتُمْve sizلَاbilmezsinizتَعْلَمُونَ

İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve güvenmeyinتُؤْمِنُوٓا۟إِلَّاbaşkasınaلِمَنkimsedenتَبِعَuyanدِينَكُمْsizin dininizeقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْهُدَىٰHidayetهُدَىhidayetidirٱللَّهِAllah'ınأَنverilmesinden (mi?)يُؤْتَىٰٓأَحَدٌbirineمِّثْلَbenzerininمَآşeyinأُوتِيتُمْsize verilenأَوْveyaيُحَآجُّوكُمْ(aleyhinize) deliller getireceklerinden (mi?)عِندَhuzurundaرَبِّكُمْقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْفَضْلَLutufبِيَدِelindedirٱللَّهِAllah'ınيُؤْتِيهِonu verirمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُAllah'ınوَٰسِعٌ(lutfu) geniştirعَلِيمٌ(O her şeyi) bilendir

"Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi