KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

نَّظَرَ

bak · bakar · baktı · bakın

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
87
Ayet
83
Sure
41

Kök: نظر

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

83 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniفَرَقْنَاyarmıştık;بِكُمُsizin içinٱلْبَحْرَdeniziفَأَنجَيْنَٰكُمْsizi kurtarmışوَأَغْرَقْنَآve boğmuştukءَالَailesiniفِرْعَوْنَFir'avnوَأَنتُمْve siz deتَنظُرُونَgörüyordunuz

Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniقُلْتُمْdemiştinizيَٰمُوسَىٰey MusaلَنinanmayızنُّؤْمِنَلَكَsanaحَتَّىٰkadarنَرَىgörünceyeٱللَّهَAllah'ıجَهْرَةًaçıkçaفَأَخَذَتْكُمُderhal sizi yakalamıştıٱلصَّٰعِقَةُyıldırım gürültüsüوَأَنتُمْsiz deتَنظُرُونَbunu görüyordunuz

Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاdemeyinتَقُولُوا۟رَٰعِنَاRa'ina (bizi gözet yahut: kaba söz)وَقُولُوا۟deyinٱنظُرْنَاunzurna (bize bak)وَٱسْمَعُوا۟وَلِلْكَٰفِرِينَve kafirler için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacı

Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْmı?يَنظُرُونَgözlüyorlarإِلَّآgelmesiniأَنيَأْتِيَهُمُٱللَّهُAllah'ınفِىiçindeظُلَلٍgölgelerمِّنَbuluttanٱلْغَمَامِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerinوَقُضِىَve bitirilmesiniٱلْأَمْرُوَإِلَى(halbuki)ٱللَّهِAllah'aتُرْجَعُdöndürülürٱلْأُمُورُbütün işler

Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Halbuki bütün işler Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutكَٱلَّذِىşu kimse gibi kiمَرَّuğramıştıعَلَىٰbir kasabayaقَرْيَةٍوَهِىَo kimseخَاوِيَةٌ(duvarları) yığılmışعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاçatılarıقَالَdedi kiأَنَّىٰnasılيُحْىِۦdiriltecekهَٰذِهِbunuٱللَّهُAllahبَعْدَsonraمَوْتِهَافَأَمَاتَهُkendisini öldürüpٱللَّهُAllah (da)مِا۟ئَةَyüzعَامٍseneثُمَّsonraبَعَثَهُۥقَالَdediكَمْne kadarلَبِثْتَقَالَdediلَبِثْتُkaldımيَوْمًاbir günأَوْya daبَعْضَbirazı (kadar)يَوْمٍقَالَ(Allah) dediبَلbilakisلَّبِثْتَkaldınمِا۟ئَةَyüzعَامٍyılفَٱنظُرْbakإِلَىٰyiyeceğineطَعَامِكَوَشَرَابِكَve içeceğineلَمْbozulmamışيَتَسَنَّهْوَٱنظُرْve bakإِلَىٰeşeğineحِمَارِكَوَلِنَجْعَلَكَseni kılalım diyeءَايَةًbir ibretلِّلنَّاسِوَٱنظُرْve bakإِلَىkemiklereٱلْعِظَامِكَيْفَnasılنُنشِزُهَاonları birbiri üstüne koyuyorثُمَّsonraنَكْسُوهَاonlara giydiriyoruzلَحْمًافَلَمَّاbu işlerتَبَيَّنَaçıkça belli oluncaلَهُۥonaقَالَdedi kiأَعْلَمُbiliyorum kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌkadirdir

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimseler (var ya)يَشْتَرُونَsatanlarبِعَهْدِverdikleri sözüٱللَّهِAllah'aوَأَيْمَٰنِهِمْve yeminleriniثَمَنًاparayaقَلِيلًاaz birأُو۟لَٰٓئِكَişteلَاyokturخَلَٰقَbir payıلَهُمْonlarınفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِوَلَاonlara konuşmayacakيُكَلِّمُهُمُٱللَّهُAllahوَلَاbakmayacakيَنظُرُإِلَيْهِمْonlaraيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametوَلَاve onları yüceltmeyecektirيُزَكِّيهِمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْşüphesizخَلَتْuygulanmıştırمِنsizden önce deقَبْلِكُمْسُنَنٌyasalarفَسِيرُوا۟dolaşınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَٱنظُرُوا۟ve görünكَيْفَnasılكَانَolduğunuعَٰقِبَةُsonununٱلْمُكَذِّبِينَyalanlayıcıların

Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْandolsun kiكُنتُمْsizتَمَنَّوْنَarzuluyordunuzٱلْمَوْتَölümüمِنönceقَبْلِأَنonunla karşılaşmadanتَلْقَوْهُفَقَدْişteرَأَيْتُمُوهُonu gördünüzوَأَنتُمْve sizتَنظُرُونَbakıp duruyorsunuz

Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi