KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

إِلَّا

ki · pek · asla · bile

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
663
Ayet
605
Sure
79

Bu kelimeye kaynak derlemde kök atanmamıştır.

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

605 ayetin ilk 8 tanesi
يُخَٰدِعُونَaldatmağa çalışırlarٱللَّهَAllah'ıوَٱلَّذِينَve kimseleriءَامَنُوا۟inananوَمَاaldatamazlarيَخْدَعُونَإِلَّآbaşkasınıأَنفُسَهُمْkendilerindenوَمَاdeğillerيَشْعُرُونَfarkında

Bunlar Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiسُبْحَٰنَكَSeni tesbih ederizلَاyokturعِلْمَbilgimizلَنَآbizimإِلَّاbaşkaمَاşeydenعَلَّمْتَنَآإِنَّكَşüphesiz senأَنتَsenٱلْعَلِيمُbilensinٱلْحَكِيمُhakim olansın

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştikلِلْمَلَٰٓئِكَةِMeleklereٱسْجُدُوا۟secde edinلِءَادَمَفَسَجَدُوٓا۟hemen secde ettilerإِلَّآhariçإِبْلِيسَİblisأَبَىٰkaçındıوَٱسْتَكْبَرَve kibirlendiوَكَانَve olduمِنَinkarcılardanٱلْكَٰفِرِينَ

Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱسْتَعِينُوا۟yardım dileyinبِٱلصَّبْرِsabırlaوَٱلصَّلَوٰةِوَإِنَّهَاşüphesiz buلَكَبِيرَةٌağır gelirإِلَّاbaşkasınaعَلَىsaygı gösterenlerdenٱلْخَٰشِعِينَ

Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمْonların içinde vardırأُمِّيُّونَümmilerلَاbilmezlerيَعْلَمُونَٱلْكِتَٰبَKitabıإِلَّآdışındaأَمَانِىَّkuruntularıوَإِنْonlarهُمْإِلَّاsadeceيَظُنُّونَzannediyorlar

Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟Bir de dediler kiلَنaslaتَمَسَّنَاbize dokunmayacaktırٱلنَّارُateşإِلَّآdışındaأَيَّامًاgünمَّعْدُودَةًقُلْDe kiأَتَّخَذْتُمْaldınız mı?عِندَkatındaٱللَّهِAllahعَهْدًاbir söz (bu hususta)فَلَنöyleyseيُخْلِفَdönmezٱللَّهُAllahعَهْدَهُۥٓأَمْyoksaتَقُولُونَsöylüyorsunuzعَلَىhakkındaٱللَّهِAllahمَاbir şeyلَاbilmediğinizتَعْلَمُونَ

Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniأَخَذْنَاbiz almıştıkمِيثَٰقَbir sözبَنِىٓoğullarındanإِسْرَٰٓءِيلَİsrailلَاkulluk etmeyeceksinizتَعْبُدُونَإِلَّاbaşkasınaٱللَّهَAllah'tanوَبِٱلْوَٰلِدَيْنِve anaya-babayaإِحْسَانًاiyilik edeceksinizوَذِىveٱلْقُرْبَىٰyakınlaraوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullaraوَقُولُوا۟ve söyleyinلِلنَّاسِinsanlaraحُسْنًاgüzel sözوَأَقِيمُوا۟ve kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıثُمَّsonraتَوَلَّيْتُمْdöndünüzإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azınızمِّنكُمْsizden olanوَأَنتُمve sizمُّعْرِضُونَyüz çeviriyorsunuz

Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi