KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

مَنَّ

kaktığın · lutfeder · lutfetti · başa kakma

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
16
Ayet
14
Sure
13

Kök: منن

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

14 ayetin ilk 8 tanesi
لَقَدْandolsun kiمَنَّlutufta bulunduٱللَّهُAllahعَلَىkarşıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlereإِذْgöndermekleبَعَثَفِيهِمْkendilerineرَسُولًاbir elçiمِّنْkendi içlerindenأَنفُسِهِمْيَتْلُوا۟okuyanعَلَيْهِمْonlaraءَايَٰتِهِۦ(Allah'ın) ayetleriniوَيُزَكِّيهِمْve kendilerini yüceltenوَيُعَلِّمُهُمُve kendilerine öğretenٱلْكِتَٰبَKitapوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَإِنbulunuyorlarkenكَانُوا۟مِنdaha önceقَبْلُلَفِىiçindeضَلَٰلٍbir sapıklıkمُّبِينٍaçık

Andolsun, Allah, mü'minlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanضَرَبْتُمْsavaşa çıktığınızفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahفَتَبَيَّنُوا۟iyi anlayın dinleyin'وَلَاdemeyinتَقُولُوا۟لِمَنْkimseyeأَلْقَىٰٓverenإِلَيْكُمُsizeٱلسَّلَٰمَselamلَسْتَsen değilsinمُؤْمِنًاmü'minتَبْتَغُونَgözeterekعَرَضَgeçici menfaatiniٱلْحَيَوٰةِhayatınınٱلدُّنْيَاdünyaفَعِندَçünkü yanındaٱللَّهِAllah'ınمَغَانِمُganimetler vardırكَثِيرَةٌكَذَٰلِكَböyle idinizكُنتُمsiz deمِّنöncedenقَبْلُفَمَنَّlutfettiٱللَّهُAllahعَلَيْكُمْsizeفَتَبَيَّنُوٓا۟إِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَşeyleriبِمَاتَعْمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرًاhaber almaktadır

Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَböyleceفَتَنَّاbiz denedikبَعْضَهُمonların kiminiبِبَعْضٍkimi ileلِّيَقُولُوٓا۟demeleri içinأَهَٰٓؤُلَآءِşunlara mı?مَنَّlutfu layık gördüٱللَّهُAllahعَلَيْهِمkendilerineمِّنۢaramızdanبَيْنِنَآأَلَيْسَdeğil midir?ٱللَّهُAllahبِأَعْلَمَdaha iyi bilenبِٱلشَّٰكِرِينَşükredenleri;

Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, "Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine layık gördü?" desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوٓا۟dedilerأَءِنَّكَyoksa sen misin?لَأَنتَsenيُوسُفُقَالَdediأَنَا۠benيُوسُفُYusuf'umوَهَٰذَآve bu daأَخِىقَدْmuhakkakمَنَّlutfettiٱللَّهُAllahعَلَيْنَآإِنَّهُۥdoğrusu oمَنkimيَتَّقِkorkarsaوَيَصْبِرْve sabrederseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاzayi etmezيُضِيعُأَجْرَecriniٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَتْdediler kiلَهُمْonlaraرُسُلُهُمْelçileriإِنdeğilizنَّحْنُbiz (de)إِلَّاbaşka bir şeyبَشَرٌinsandanمِّثْلُكُمْsizin gibiوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahيَمُنُّlutfederعَلَىٰkimseyeمَنيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦوَمَاyokturكَانَimkanımızلَنَآbizimأَنsize getiremeyeنَّأْتِيَكُمبِسُلْطَٰنٍbir delilإِلَّاolmadanبِإِذْنِizniٱللَّهِوَعَلَىveٱللَّهِAllah'aفَلْيَتَوَكَّلِdayansınlarٱلْمُؤْمِنُونَinananlar

Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنُرِيدُbiz istiyordukأَنlutfetmeyiنَّمُنَّعَلَىüzerineٱلَّذِينَkimselerٱسْتُضْعِفُوا۟ezilen(ler)فِىo yerdeٱلْأَرْضِوَنَجْعَلَهُمْve onları yapmayıأَئِمَّةًönderlerوَنَجْعَلَهُمُve onları kılmayıٱلْوَٰرِثِينَmirasçı

Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi