KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

ٱخْتَلَفَ

ayrılığa düşen · buluşamazdınız · ayrılığa düşmüş · ihtilaf halinde

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
35
Ayet
29
Sure
18

Kök: خلف

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

29 ayetin ilk 8 tanesi
وَقَالَتِve dediler kiٱلْيَهُودُYahudilerلَيْسَتِdeğillerٱلنَّصَٰرَىٰHıristiyanlarعَلَىٰüzerindeشَىْءٍbir şey (temel)وَقَالَتِve dediler kiٱلنَّصَٰرَىٰHıristiyanlar daلَيْسَتِdeğildirlerٱلْيَهُودُYahudilerعَلَىٰüzerindeشَىْءٍbir şey (temel)وَهُمْoysa onlarيَتْلُونَokuyorlarٱلْكِتَٰبَكَذَٰلِكَböyleceقَالَsöyledilerٱلَّذِينَkimselerلَاbilmeyen(ler)يَعْلَمُونَمِثْلَbenzeriniقَوْلِهِمْفَٱللَّهُartık Allahيَحْكُمُhüküm verecektirبَيْنَهُمْaralarındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاşey hakkındaكَانُوا۟olduklarıفِيهِondaيَخْتَلِفُونَihtilaf halinde

Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte böyleبِأَنَّgerçektenٱللَّهَAllahنَزَّلَindirmiştirٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّوَإِنَّve elbetteٱلَّذِينَkimselerٱخْتَلَفُوا۟ayrılığa düşenفِىKitaptaٱلْكِتَٰبِلَفِىiçindedirlerشِقَاقٍۭanlaşmazlıkبَعِيدٍderin bir

Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyledir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise derin bir ayrılık içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَانَidiٱلنَّاسُinsanlarأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekفَبَعَثَsonra gönderdiٱللَّهُAllahٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriمُبَشِّرِينَmüjdecilerوَمُنذِرِينَve uyarıcılar olarakوَأَنزَلَve indirdiمَعَهُمُonlarla beraberٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّhak olarakلِيَحْكُمَhükmetmek üzereبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarفِيمَا(konularda)ٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştükleriفِيهِوَمَاveٱخْتَلَفَanlaşmazlığa düştü(ler)فِيهِo(Kitap hakkı)ndaإِلَّاdışındaٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوهُ(Kitap) verilmiş olanlarمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerبَغْيًۢاsırf kıskançlıktan ötürüبَيْنَهُمْفَهَدَىbunun üzerine ilettiٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟iman edenلِمَاayrılığa düştükleriٱخْتَلَفُوا۟فِيهِkendisindeمِنَgerçeğeٱلْحَقِّبِإِذْنِهِۦوَٱللَّهُAllahيَهْدِىiletirمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَٱلرُّسُلُelçiler kiفَضَّلْنَاüstün kıldıkبَعْضَهُمْkiminiعَلَىٰkarşıبَعْضٍمِّنْهُمonlardanمَّنkimineكَلَّمَkonuştuٱللَّهُوَرَفَعَve yükselttiبَعْضَهُمْkimini deدَرَجَٰتٍوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ileٱلْقُدُسِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاöldürmezlerdiٱقْتَتَلَٱلَّذِينَkimseleri (milletleri)مِنۢonların arkasından gelenبَعْدِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاgelmiş olduktanجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerوَلَٰكِنِfakatٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştülerفَمِنْهُمonlardanمَّنْkimileriءَامَنَinandıوَمِنْهُمve onlardanمَّنkimi deكَفَرَوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbirbirlerini öldürmezlerdiٱقْتَتَلُوا۟وَلَٰكِنَّamaٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيُرِيدُdilediği

İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلدِّينَdinعِندَkatındaٱللَّهِAllahٱلْإِسْلَٰمُوَمَاayrılığa düşmedilerٱخْتَلَفَٱلَّذِينَkimselerأُوتُوا۟verilmiş olanٱلْكِتَٰبَKitapإِلَّاbaşka (bir sebeple)مِنۢsonraبَعْدِمَاgeldiktenجَآءَهُمُٱلْعِلْمُilimبَغْيًۢاaşırılıklarıبَيْنَهُمْوَمَنve kimيَكْفُرْinkar ederseبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınفَإِنَّ(bilsin ki) şüphesizٱللَّهَAllahسَرِيعُçabuk görendirٱلْحِسَابِhesabı

Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَdemiştiٱللَّهُAllahيَٰعِيسَىٰٓEy Îsaإِنِّىelbette benمُتَوَفِّيكَsenin canını alacağımوَرَافِعُكَve seni yükselteceğimإِلَىَّbanaوَمُطَهِّرُكَve seni temizleyeceğimمِنَkimselerdenٱلَّذِينَكَفَرُوا۟inkar edenوَجَاعِلُve tutacağımٱلَّذِينَkimseleriٱتَّبَعُوكَsana uyanفَوْقَüstündeٱلَّذِينَkimselerimكَفَرُوٓا۟inkar edenإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِثُمَّsonraإِلَىَّbana olacaktırمَرْجِعُكُمْdönüşünüzفَأَحْكُمُben hükmedeceğimبَيْنَكُمْaranızdaفِيمَاşeyler (hakkında)كُنتُمْsizinفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düştüğünüz

Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاolmayınتَكُونُوا۟كَٱلَّذِينَgibiتَفَرَّقُوا۟bölünüpوَٱخْتَلَفُوا۟ve ihtilaf edenlerمِنۢsonradanبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَهُمُٱلْبَيِّنَٰتُوَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarلَهُمْ(evet) onlar için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَوْلِهِمْve demelerinden (ötürü)إِنَّاelbetteقَتَلْنَاbiz öldürdükٱلْمَسِيحَMesih'iعِيسَىÎsaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemرَسُولَelçisiٱللَّهِAllah'ınوَمَاoysaقَتَلُوهُonu öldürmedilerوَمَاveصَلَبُوهُasmadılarوَلَٰكِنfakatشُبِّهَbenzer gösterildiلَهُمْوَإِنَّve şüphesizٱلَّذِينَayrılığa düşenlerٱخْتَلَفُوا۟فِيهِonun hakkındaلَفِىiçindedirlerشَكٍّtam bir kuşkuمِّنْهُمَاyokturلَهُمonlarınبِهِۦo husustaمِنْhiçعِلْمٍbilgileriإِلَّاsadeceٱتِّبَاعَuyuyorlarٱلظَّنِّوَمَاonu öldürmedilerقَتَلُوهُيَقِينًۢاyakinen

(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi