KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

بَعْض

bazı · biri · birini · diğeri

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
157
Ayet
86
Sure
38

Kök: بعض

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

86 ayetin ilk 8 tanesi
فَأَزَلَّهُمَاonlar(ın ayağın)ı kaydırdıٱلشَّيْطَٰنُşeytanعَنْهَاoradanفَأَخْرَجَهُمَاçıkardıمِمَّاyerdenكَانَاbulunduklarıفِيهِوَقُلْنَاve dedik kiٱهْبِطُوا۟ininبَعْضُكُمْkiminizلِبَعْضٍkiminizeعَدُوٌّوَلَكُمْsizin için vardırفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُسْتَقَرٌّkalmakوَمَتَٰعٌve nimetإِلَىٰbir süreحِينٍ

Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقُلْنَاdedik kiٱضْرِبُوهُvurun ona (öldürülene)بِبَعْضِهَاكَذَٰلِكَişte böyleceيُحْىِdiriltirٱللَّهُAllahٱلْمَوْتَىٰölüleriوَيُرِيكُمْve size gösterirءَايَٰتِهِۦayetleriniلَعَلَّكُمْumulur kiتَعْقِلُونَdüşünürsünüz

"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanلَقُوا۟rastladıklarıٱلَّذِينَkimselerleءَامَنُوا۟inananقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاzamanخَلَاyalnız kaldıklarıبَعْضُهُمْonların bazısıإِلَىٰbazısınaبَعْضٍقَالُوٓا۟derlerأَتُحَدِّثُونَهُمonlara haber mi veriyorsunuzبِمَاşeyleriفَتَحَaçtığıٱللَّهُAllah'ınعَلَيْكُمْsizeلِيُحَآجُّوكُمsizin aleyhinizde delil olarak kullansınlarبِهِۦonuعِندَkatındaرَبِّكُمْأَفَلَاAklınızı kullanmıyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْve eğerأَتَيْتَsen getirsenٱلَّذِينَkimselereأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَKitapبِكُلِّher türlüءَايَةٍayetiمَّاdeğildirتَبِعُوا۟uyacakقِبْلَتَكَوَمَآve değilsinأَنتَsen (de)بِتَابِعٍuyacakقِبْلَتَهُمْوَمَاve değildirبَعْضُهُمonların bazısıبِتَابِعٍuymazlarقِبْلَةَkıblesineبَعْضٍوَلَئِنِve eğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların keyiflerineمِّنۢsonradenبَعْدِمَاşey(den)جَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِإِنَّكَşüphesiz senإِذًاo takdirdeلَّمِنَzalimlerden (olursun)ٱلظَّٰلِمِينَ

Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَهَزَمُوهُمderken onları bozdularبِإِذْنِizniyleٱللَّهِAllah'ınوَقَتَلَve öldürdüدَاوُۥدُDavudجَالُوتَCalut'uوَءَاتَىٰهُve ona (Davud'a) verdiٱللَّهُAllahٱلْمُلْكَhükümdarlıkوَٱلْحِكْمَةَve hikmetوَعَلَّمَهُۥve ona öğrettiمِمَّاşeyleriيَشَآءُوَلَوْلَاeğerدَفْعُsavmasaydıٱللَّهِAllahٱلنَّاسَinsanlarınبَعْضَهُمbir kısmınıبِبَعْضٍbir kısmıyleلَّفَسَدَتِbozulurduٱلْأَرْضُdünyaوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahذُوsahibidirفَضْلٍlutufعَلَىkarşıٱلْعَٰلَمِينَbütün alemlere

Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün alemlere karşı lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَٱلرُّسُلُelçiler kiفَضَّلْنَاüstün kıldıkبَعْضَهُمْkiminiعَلَىٰkarşıبَعْضٍمِّنْهُمonlardanمَّنkimineكَلَّمَkonuştuٱللَّهُوَرَفَعَve yükselttiبَعْضَهُمْkimini deدَرَجَٰتٍوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ileٱلْقُدُسِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاöldürmezlerdiٱقْتَتَلَٱلَّذِينَkimseleri (milletleri)مِنۢonların arkasından gelenبَعْدِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاgelmiş olduktanجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerوَلَٰكِنِfakatٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştülerفَمِنْهُمonlardanمَّنْkimileriءَامَنَinandıوَمِنْهُمve onlardanمَّنkimi deكَفَرَوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbirbirlerini öldürmezlerdiٱقْتَتَلُوا۟وَلَٰكِنَّamaٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيُرِيدُdilediği

İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutكَٱلَّذِىşu kimse gibi kiمَرَّuğramıştıعَلَىٰbir kasabayaقَرْيَةٍوَهِىَo kimseخَاوِيَةٌ(duvarları) yığılmışعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاçatılarıقَالَdedi kiأَنَّىٰnasılيُحْىِۦdiriltecekهَٰذِهِbunuٱللَّهُAllahبَعْدَsonraمَوْتِهَافَأَمَاتَهُkendisini öldürüpٱللَّهُAllah (da)مِا۟ئَةَyüzعَامٍseneثُمَّsonraبَعَثَهُۥقَالَdediكَمْne kadarلَبِثْتَقَالَdediلَبِثْتُkaldımيَوْمًاbir günأَوْya daبَعْضَbirazı (kadar)يَوْمٍقَالَ(Allah) dediبَلbilakisلَّبِثْتَkaldınمِا۟ئَةَyüzعَامٍyılفَٱنظُرْbakإِلَىٰyiyeceğineطَعَامِكَوَشَرَابِكَve içeceğineلَمْbozulmamışيَتَسَنَّهْوَٱنظُرْve bakإِلَىٰeşeğineحِمَارِكَوَلِنَجْعَلَكَseni kılalım diyeءَايَةًbir ibretلِّلنَّاسِوَٱنظُرْve bakإِلَىkemiklereٱلْعِظَامِكَيْفَnasılنُنشِزُهَاonları birbiri üstüne koyuyorثُمَّsonraنَكْسُوهَاonlara giydiriyoruzلَحْمًافَلَمَّاbu işlerتَبَيَّنَaçıkça belli oluncaلَهُۥonaقَالَdedi kiأَعْلَمُbiliyorum kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌkadirdir

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi