KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

4. SURE · 176 AYET · 3747 KELİME

Nisâ

النساء

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّاسُinsanlarٱتَّقُوا۟korkunرَبَّكُمُRabbinizdenٱلَّذِىo kiخَلَقَكُمsizi yarattıمِّنbir nefistenنَّفْسٍوَٰحِدَةٍbir tekوَخَلَقَve yarattıمِنْهَاondanزَوْجَهَاeşiniوَبَثَّve ürettiمِنْهُمَاikisindenرِجَالًاerkeklerكَثِيرًاbirçokوَنِسَآءًوَٱتَّقُوا۟ve sakınınٱللَّهَAllah'tanٱلَّذِىo kiتَسَآءَلُونَbirbirinizden dilekte bulunduğunuzبِهِۦadınaوَٱلْأَرْحَامَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَsizin üzerinizdeعَلَيْكُمْرَقِيبًاgözetleyicidir

Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَاتُوا۟ve verinٱلْيَتَٰمَىٰٓöksüzlereأَمْوَٰلَهُمْوَلَاdeğiştirmeyinتَتَبَدَّلُوا۟ٱلْخَبِيثَpis olanıبِٱلطَّيِّبِوَلَاyemeyinتَأْكُلُوٓا۟أَمْوَٰلَهُمْonların mallarınıإِلَىٰٓkatarakأَمْوَٰلِكُمْإِنَّهُۥçünkü buكَانَbir günahtırحُوبًاكَبِيرًاbüyük

Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنْşayetخِفْتُمْkorkarsanızأَلَّاadaleti sağlayamıyacağınızdanتُقْسِطُوا۟فِىhakkındaٱلْيَتَٰمَىٰöksüz(kızlar)فَٱنكِحُوا۟alınمَاolanطَابَhelalلَكُمsizeمِّنَkadınlardanٱلنِّسَآءِمَثْنَىٰikişerوَثُلَٰثَve üçerوَرُبَٰعَفَإِنْyineخِفْتُمْkorkarsanızأَلَّاadalet yapamayacağınızdanتَعْدِلُوا۟فَوَٰحِدَةًbir tane (alın)أَوْyahutمَاşeyle (yetinin)مَلَكَتْsahip olduğuأَيْمَٰنُكُمْذَٰلِكَbudurأَدْنَىٰٓen uygun olanأَلَّاhaksızlık etmemeniz içinتَعُولُوا۟

Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَاتُوا۟ve verinٱلنِّسَآءَkadınlaraصَدُقَٰتِهِنَّmehirleriniنِحْلَةًفَإِنeğerطِبْنَbağışlarlarsaلَكُمْsizeعَنbir kısmınıشَىْءٍمِّنْهُondanنَفْسًاkendi istekleriyleفَكُلُوهُonu yeyinهَنِيٓـًٔاafiyetleمَّرِيٓـًٔاiç huzuruyla

Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle yiyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاvermeyinتُؤْتُوا۟ٱلسُّفَهَآءَaklı ermezlereأَمْوَٰلَكُمُmallarınızıٱلَّتِىkiجَعَلَyapmıştırٱللَّهُAllahلَكُمْsizin içinقِيَٰمًاbir geçim kaynağıوَٱرْزُقُوهُمْve onları besleyinفِيهَاonunlaوَٱكْسُوهُمْve giydirinوَقُولُوا۟ve söyleyinلَهُمْonlaraقَوْلًاsözمَّعْرُوفًاgüzel

Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱبْتَلُوا۟deneyinٱلْيَتَٰمَىٰöksüzleriحَتَّىٰٓkadarإِذَاvarıncayaبَلَغُوا۟ٱلنِّكَاحَnikah (çağına)فَإِنْeğerءَانَسْتُمgörürsenizمِّنْهُمْonlardaرُشْدًاbir olgunlukفَٱدْفَعُوٓا۟hemen verinإِلَيْهِمْkendilerineأَمْوَٰلَهُمْوَلَاyemeğe kalkmayınتَأْكُلُوهَآإِسْرَافًاisraf ileوَبِدَارًاve tez eldenأَنbüyüyüp (geri alacaklar) diyeيَكْبَرُوا۟وَمَنve kimseكَانَolanغَنِيًّاzenginفَلْيَسْتَعْفِفْوَمَنve kimse deكَانَolanفَقِيرًاyoksulفَلْيَأْكُلْyesinبِٱلْمَعْرُوفِفَإِذَاzaman daدَفَعْتُمْgeri verdiğinizإِلَيْهِمْonlaraأَمْوَٰلَهُمْmallarınıفَأَشْهِدُوا۟şahid bulundurunعَلَيْهِمْوَكَفَىٰyeterبِٱللَّهِAllahحَسِيبًاhesapçı olarak

Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّلرِّجَالِerkeklere vardırنَصِيبٌbir payمِّمَّاşeylerdenتَرَكَgeriye bıraktıklarıٱلْوَٰلِدَانِana babanınوَٱلْأَقْرَبُونَve akrabanınوَلِلنِّسَآءِve kadınlara vardırنَصِيبٌbir payمِّمَّاşeylerdenتَرَكَgeriye bıraktıklarıٱلْوَٰلِدَانِana babanınوَٱلْأَقْرَبُونَve akrabanınمِمَّاolandanقَلَّazمِنْهُondanأَوْveyaكَثُرَنَصِيبًاbir hisseمَّفْرُوضًاayrılmıştır

Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır. Ana, baba ve akrabaların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Allah, bırakılanın azından da çoğundan da bunları farz kılınmış birer hisse olarak belirlemiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاne zamanحَضَرَhazır bulunursaٱلْقِسْمَةَ(miras) taksim(in)deأُو۟لُوا۟akrabalarٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰve öksüzlerوَٱلْمَسَٰكِينُve yoksullarفَٱرْزُقُوهُمonları rızıklandırınمِّنْهُondanوَقُولُوا۟ve söyleyinلَهُمْonlaraقَوْلًاsözمَّعْرُوفًاgüzel

Miras taksiminde (kendilerine pay düşmeyen) akrabalar, yetimler ve fakirler hazır bulunurlarsa, onlara da maldan bir şeyler verin ve onlara (gönüllerini alacak) güzel sözler söyleyin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلْيَخْشَkaygı duyanlarٱلَّذِينَşayetلَوْتَرَكُوا۟bırakırlarsaمِنْarkalarındaخَلْفِهِمْذُرِّيَّةًçocuklarضِعَٰفًاgüçsüzخَافُوا۟çekinsinlerعَلَيْهِمْonların durumundanفَلْيَتَّقُوا۟korksunlarٱللَّهَAllah'tanوَلْيَقُولُوا۟ve söylesinlerقَوْلًاsözسَدِيدًاdoğru

Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَأْكُلُونَyiyen(ler)أَمْوَٰلَmallarınıٱلْيَتَٰمَىٰöksüzlerinظُلْمًاzulüm ileإِنَّمَاdoğrusuيَأْكُلُونَyemektedirlerفِىkarınlarınaبُطُونِهِمْنَارًاوَسَيَصْلَوْنَve gireceklerdirسَعِيرًاçılgın bir ateşe

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُوصِيكُمُsize tavsiye ederٱللَّهُAllahفِىٓhakkındaأَوْلَٰدِكُمْلِلذَّكَرِerkeğeمِثْلُkadarحَظِّpayıٱلْأُنثَيَيْنِفَإِنeğerكُنَّiselerنِسَآءًkadınفَوْقَfazlaٱثْنَتَيْنِikidenفَلَهُنَّonlarındırثُلُثَاüçte ikisiمَاneتَرَكَوَإِنve eğer (çocuk)كَانَتْiseوَٰحِدَةًyalnız bir kadınفَلَهَاonundurٱلنِّصْفُوَلِأَبَوَيْهِana babasındanلِكُلِّherوَٰحِدٍbirininمِّنْهُمَاvardırٱلسُّدُسُaltıda bir hissesiمِمَّاbıraktığı mirastaتَرَكَإِنeğerكَانَvarsaلَهُۥonun (ölenin)وَلَدٌفَإِنeğerلَّمْyok daيَكُنلَّهُۥonunوَلَدٌçocuğuوَوَرِثَهُۥٓve ona varis oluyorsaأَبَوَاهُana babasıفَلِأُمِّهِanasına düşerٱلثُّلُثُفَإِنeğerكَانَvarsaلَهُۥٓonunإِخْوَةٌkardeşleriفَلِأُمِّهِanasının payıٱلسُّدُسُمِنۢ(bu hükümler) sonradırبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصِىyapacağıبِهَآya daأَوْدَيْنٍءَابَآؤُكُمْbabalarınızوَأَبْنَآؤُكُمْve oğullarınızdanلَاbilmezsinizتَدْرُونَأَيُّهُمْhangisininأَقْرَبُdaha yakın olduğunuلَكُمْsizeنَفْعًافَرِيضَةًbunlar koyulmuş haklardırمِّنَtarafındanٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbilendirعَلِيمًاحَكِيمًاhikmet sahibidir

Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَكُمْنِصْفُyarısıمَاbıraktıkları mirasınتَرَكَأَزْوَٰجُكُمْeşlerinizinإِنeğerلَّمْyoksaيَكُنلَّهُنَّonlarınوَلَدٌفَإِنeğerكَانَonların varsaلَهُنَّوَلَدٌçocuklarıفَلَكُمُsizindirٱلرُّبُعُdörtte biriمِمَّاbıraktıklarınınتَرَكْنَمِنۢsonraبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصِينَyapacaklarıبِهَآondanأَوْveyaدَيْنٍوَلَهُنَّonlarındırٱلرُّبُعُdörtte biriمِمَّاbıraktığınızınتَرَكْتُمْإِنeğerلَّمْyoksaيَكُنلَّكُمْsizin deوَلَدٌفَإِنeğerكَانَvarsaلَكُمْsizinوَلَدٌçocuğunuzفَلَهُنَّonlarındırٱلثُّمُنُsekizde biriمِمَّاbıraktığınızınتَرَكْتُممِّنۢsonraبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyetتُوصُونَyapacağınızبِهَآondanأَوْveyaدَيْنٍوَإِنeğerكَانَiseرَجُلٌerkeğinيُورَثُmiras bırakanكَلَٰلَةًevladı ve ana babası olmayıpأَوِveyaٱمْرَأَةٌkadınınوَلَهُۥٓvarsaأَخٌbir erkekأَوْveyaأُخْتٌbir kızkardeşiفَلِكُلِّherوَٰحِدٍbirineمِّنْهُمَاonlardanٱلسُّدُسُفَإِنeğerكَانُوٓا۟iselerأَكْثَرَfazlaمِنbundanذَٰلِكَفَهُمْonlarشُرَكَآءُortaktırlarفِىüçte bireٱلثُّلُثِمِنۢsonradırبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصَىٰyapılanبِهَآondanأَوْveyaدَيْنٍborçtanغَيْرَolmayanمُضَآرٍّوَصِيَّةًvasiyyettirمِّنَAllahtanٱللَّهِوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَلِيمٌhalimdir

Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah'ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَbunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِوَمَنkimيُطِعِita'at ederseٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineيُدْخِلْهُ(Allah onu) sokarجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَsürekli kalacaklarıفِيهَاوَذَٰلِكَişte budurٱلْفَوْزُbaşarıٱلْعَظِيمُbüyük

İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَعْصِkarşı gelirٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisi'neوَيَتَعَدَّve aşarsaحُدُودَهُۥO'nun sınırlarınıيُدْخِلْهُ(Allah onu) sokarنَارًاateşeخَٰلِدًاsürekli kalacağıفِيهَاiçindeوَلَهُۥve ona vardırعَذَابٌbir azabمُّهِينٌalçaltıcı

Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve O'nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّٰتِىve kimselerيَأْتِينَyapanlarٱلْفَٰحِشَةَfuhuşمِنkadınlarınızdan;نِّسَآئِكُمْفَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid getirinعَلَيْهِنَّonlara karşıأَرْبَعَةًdörtمِّنكُمْفَإِنeğerشَهِدُوا۟onlar şahidlik ederlerseفَأَمْسِكُوهُنَّtutun (dışarı çıkarmayın)فِىevlerdeٱلْبُيُوتِحَتَّىٰkadarيَتَوَفَّىٰهُنَّo kadınları alıncayaٱلْمَوْتُölümأَوْya daيَجْعَلَgösterinceyeٱللَّهُAllahلَهُنَّonların yararınaسَبِيلًاbir yol

Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölüm alıp götürünceye veya Allah onlar hakkında bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde tutun (dışarı çıkarmayın).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذَانِiki kişiيَأْتِيَٰنِهَاfuhuş yaparsaمِنكُمْiçinizdenفَـَٔاذُوهُمَافَإِنeğerتَابَاtevbe ederوَأَصْلَحَاve uslanırlarsaفَأَعْرِضُوا۟artık vazgeçinعَنْهُمَآإِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَtevbeleri çok kabul edendirتَوَّابًارَّحِيمًاçok esirgeyendir

Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizٱلتَّوْبَةُtevbesi makbuldürعَلَىgöreٱللَّهِAllah'aلِلَّذِينَşu kimselerinيَعْمَلُونَyaparlarٱلسُّوٓءَbir kötülükبِجَهَٰلَةٍcahillikleثُمَّsonraيَتُوبُونَdönerler (tevbe ederler)مِنhemen ardındanقَرِيبٍفَأُو۟لَٰٓئِكَişteيَتُوبُtevbesini kabul ederٱللَّهُAllahعَلَيْهِمْوَكَانَAllahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَيْسَتِ(geçerli) değildirٱلتَّوْبَةُtevbesiلِلَّذِينَkimselerinيَعْمَلُونَyapan(ların)ٱلسَّيِّـَٔاتِkötülüklerحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanحَضَرَgelip çattığıأَحَدَهُمُkendilerineٱلْمَوْتُölümقَالَderإِنِّىmuhakkak benتُبْتُtevbe ettimٱلْـَٰٔنَşimdiوَلَاve (değildir)ٱلَّذِينَkimselerinيَمُوتُونَölenlereوَهُمْolarakكُفَّارٌأُو۟لَٰٓئِكَişteأَعْتَدْنَاhazırlamışızdırلَهُمْonlar içinعَذَابًاbir azabأَلِيمًاacı

Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاhelal değildirيَحِلُّلَكُمْsizeأَنmiras yoluyla almanızتَرِثُوا۟ٱلنِّسَآءَkadınlarıكَرْهًاوَلَاonları sıkıştırmayınتَعْضُلُوهُنَّلِتَذْهَبُوا۟alıp götürmek içinبِبَعْضِbir kısmınıمَآşeylerinءَاتَيْتُمُوهُنَّonlara verdiğinizإِلَّآdışındaأَنyapmalarıيَأْتِينَبِفَٰحِشَةٍedepsizlikمُّبَيِّنَةٍوَعَاشِرُوهُنَّve onlarla geçininبِٱلْمَعْرُوفِفَإِنeğerكَرِهْتُمُوهُنَّonlardan hoşlanmazsanızفَعَسَىٰٓbilinkiأَنsizin hoşlanmadığınızتَكْرَهُوا۟شَيْـًٔاbir şeyeوَيَجْعَلَkoymuş olabilirٱللَّهُAllahفِيهِonaخَيْرًاhayırكَثِيرًاçok

Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olmaları dışında, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنْeğerأَرَدتُّمُalmak istersenizٱسْتِبْدَالَbaşkaزَوْجٍbir eşمَّكَانَyerineزَوْجٍbir eşinوَءَاتَيْتُمْvermiş olsanız (dahi)إِحْدَىٰهُنَّonlardan birineقِنطَارًاkantarlarca (mal)فَلَاgeri almayınتَأْخُذُوا۟مِنْهُondan (verdiğinizden)شَيْـًٔاأَتَأْخُذُونَهُۥverdiğinizi alacak mısınız?بُهْتَٰنًاiftira ederekوَإِثْمًاve günaha girerekمُّبِينًاaçıkça

Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَيْفَve nasılتَأْخُذُونَهُۥonu alırsınızوَقَدْandolsunأَفْضَىٰgeçmiş(içli dışlı olmuş)kenبَعْضُكُمْbazınızإِلَىٰbazınızaبَعْضٍوَأَخَذْنَve onlar almışlardıمِنكُمsizdenمِّيثَٰقًاte'minatغَلِيظًاsağlam

Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاartık evlenmeyinتَنكِحُوا۟مَاevlendiğiنَكَحَءَابَآؤُكُمbabalarınızınمِّنَkadınlarlaٱلنِّسَآءِإِلَّاhariçمَاolanlarقَدْgeçmişteسَلَفَإِنَّهُۥçünkü buكَانَedepsizliktirفَٰحِشَةًوَمَقْتًاve (Allah'ın) hışm(ı)dırوَسَآءَve iğrençسَبِيلًاbir yoldur

Geçmişte olanlar hariç, artık babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Çünkü bu bir hayasızlık, öfke ve nefret gerektiren bir iştir. Bu, ne kötü bir yoldur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حُرِّمَتْharam kılındıعَلَيْكُمْsizeأُمَّهَٰتُكُمْanalarınızوَبَنَاتُكُمْve kızlarınızوَأَخَوَٰتُكُمْve kızkardeşlerinizوَعَمَّٰتُكُمْve halalarınızوَخَٰلَٰتُكُمْve teyzelerinizوَبَنَاتُve kızlarıٱلْأَخِkardeşوَبَنَاتُe kızlarıٱلْأُخْتِkızkardeşوَأُمَّهَٰتُكُمُve analarınızٱلَّٰتِىٓsizi emzirenأَرْضَعْنَكُمْوَأَخَوَٰتُكُمve bacılarınızمِّنَsütٱلرَّضَٰعَةِوَأُمَّهَٰتُve analarıنِسَآئِكُمْkarılarınızınوَرَبَٰٓئِبُكُمُüvey kızlarınızٱلَّٰتِىolanفِىbirleştiğinizحُجُورِكُممِّنkarılarınızdanنِّسَآئِكُمُٱلَّٰتِىevlerinizde bulunanدَخَلْتُمبِهِنَّeğerفَإِنلَّمْolmamışsaتَكُونُوا۟دَخَلْتُمbirleşmenizبِهِنَّonlarlaفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeوَحَلَٰٓئِلُve karılarıأَبْنَآئِكُمُoğullarınızınٱلَّذِينَkendi sulbünüzdenمِنْأَصْلَٰبِكُمْوَأَنve almanızتَجْمَعُوا۟بَيْنَbir aradaٱلْأُخْتَيْنِiki kızkardeşiإِلَّاancak hariçمَاolanlarقَدْgeçmişteسَلَفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَçok bağışlayanغَفُورًارَّحِيمًاçok esirgeyendir

Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikah altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْمُحْصَنَٰتُمِنَkadınlardanٱلنِّسَآءِإِلَّاdışındaمَاgeçen(cariye)lerمَلَكَتْأَيْمَٰنُكُمْكِتَٰبَyazdığı(yasaklar)dırٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْوَأُحِلَّve helal kılındıلَكُمsizeمَّاötesiوَرَآءَذَٰلِكُمْbunlardanأَنistemenizتَبْتَغُوا۟بِأَمْوَٰلِكُمmallarınızlaمُّحْصِنِينَiffetli yaşamakغَيْرَzina etmemekمُسَٰفِحِينَفَمَاyararlanmanıza karşılıkٱسْتَمْتَعْتُمبِهِۦonlardanمِنْهُنَّفَـَٔاتُوهُنَّonlara verinأُجُورَهُنَّkesilen ücretleriniفَرِيضَةًوَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeفِيمَاhakkındaتَرَٰضَيْتُمkarşılıklı anlaşmanızبِهِۦsonraمِنۢبَعْدِٱلْفَرِيضَةِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbilendirعَلِيمًاحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimseلَّمْgücü yetmeyenيَسْتَطِعْمِنكُمْiçinizdenطَوْلًاmali güceأَنevlenmek içinيَنكِحَٱلْمُحْصَنَٰتِhür kadınlarlaٱلْمُؤْمِنَٰتِinanmışفَمِنsahip olduğunuzمَّامَلَكَتْأَيْمَٰنُكُمellerinizdeمِّنgenç kızlarınızdan (alsın)فَتَيَٰتِكُمُٱلْمُؤْمِنَٰتِوَٱللَّهُAllahأَعْلَمُdaha iyi bilirبِإِيمَٰنِكُمبَعْضُكُمhepinizمِّنۢbirbirinizdensinizبَعْضٍفَٱنكِحُوهُنَّöyle ise onlarla evleninبِإِذْنِizniyleأَهْلِهِنَّailelerininوَءَاتُوهُنَّve verinأُجُورَهُنَّücretlerini (mehirlerini)بِٱلْمَعْرُوفِgüzelceمُحْصَنَٰتٍiffetli yaşamalarıغَيْرَzina etmemeleriمُسَٰفِحَٰتٍوَلَاve (gizli) edinmemeleriمُتَّخِذَٰتِأَخْدَانٍفَإِذَآikenأُحْصِنَّevliفَإِنْeğerأَتَيْنَyaparlarsaبِفَٰحِشَةٍfuhuşفَعَلَيْهِنَّonlaraنِصْفُyarısı (uygulanır)مَاüzerineعَلَىٱلْمُحْصَنَٰتِhür kadınlarمِنَyapılan işkenceninٱلْعَذَابِذَٰلِكَbu (cariye ile evlenme)لِمَنْiçindirخَشِىَkorkanlarٱلْعَنَتَsıkıntıya düşmektenمِنكُمْوَأَنfakatتَصْبِرُوا۟sabretmenizخَيْرٌdaha iyidirلَّكُمْوَٱللَّهُAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُرِيدُistiyorٱللَّهُAllahلِيُبَيِّنَaçıklamakلَكُمْsizeوَيَهْدِيَكُمْve sizi iletmekسُنَنَyasalarınaٱلَّذِينَkimselerinمِنsizden önceki(lerin)قَبْلِكُمْوَيَتُوبَve bağışlamakعَلَيْكُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllahيُرِيدُistiyorأَنtevbenizi kabul etmekيَتُوبَعَلَيْكُمْsizinوَيُرِيدُve istiyorlarٱلَّذِينَkimselerيَتَّبِعُونَuyan(lar)ٱلشَّهَوَٰتِşehvetlerineأَنsizin düşmeniziتَمِيلُوا۟مَيْلًاbir sapıklığaعَظِيمًاbüyük

Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاyemeyinتَأْكُلُوٓا۟أَمْوَٰلَكُمmallarınızıبَيْنَكُمaranızdaبِٱلْبَٰطِلِbatılla (haksız yere)إِلَّآharicindeأَنolanتَكُونَتِجَٰرَةًticaretعَنrızanızla yaptığınızتَرَاضٍمِّنكُمْوَلَاöldürmeyinتَقْتُلُوٓا۟أَنفُسَكُمْإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahكَانَsize karşıبِكُمْرَحِيمًاçok merhametlidir

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنkimيَفْعَلْyaparsa (bilsin ki)ذَٰلِكَbunuعُدْوَٰنًاdüşmanlık ileوَظُلْمًاve zulüm ileفَسَوْفَyakındaنُصْلِيهِonu sokacağızنَارًاوَكَانَve buذَٰلِكَعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aيَسِيرًاkolaydır

Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتَجْتَنِبُوا۟kaçınırsanızكَبَآئِرَbüyük günahlardanمَاne kiتُنْهَوْنَsize yasaklananعَنْهُondanنُكَفِّرْörterizعَنكُمْsizinسَيِّـَٔاتِكُمْküçük günahlarınızıوَنُدْخِلْكُمve sizi sokarızمُّدْخَلًاbir yereكَرِيمًاgüzel

Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاgöz dikmeyinتَتَمَنَّوْا۟مَاşeylereفَضَّلَüstün kıldığıٱللَّهُAllah'ınبِهِۦonunlaبَعْضَكُمْbir kısmınızıعَلَىٰkarşıبَعْضٍلِّلرِّجَالِerkeklere vardırنَصِيبٌbir payمِّمَّاşeylerdenٱكْتَسَبُوا۟وَلِلنِّسَآءِve kadınlara vardırنَصِيبٌbir payمِّمَّاşeylerdenٱكْتَسَبْنَوَسْـَٔلُوا۟isteyinٱللَّهَAlla'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦٓإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahكَانَherبِكُلِّشَىْءٍşeyiعَلِيمًاbilendir

Allah'ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِكُلٍّve her birineجَعَلْنَاkıldıkمَوَٰلِىَvarislerمِمَّاbıraktıklarındanتَرَكَٱلْوَٰلِدَانِana babanınوَٱلْأَقْرَبُونَوَٱلَّذِينَve kimselereعَقَدَتْbağladığıأَيْمَٰنُكُمْyeminlerinizinفَـَٔاتُوهُمْverinنَصِيبَهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَüzerineعَلَىٰكُلِّherشَىْءٍşeyiشَهِيدًاşahittir

(Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin. Şüphesiz Allah her şeye şahittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلرِّجَالُerkeklerقَوَّٰمُونَyöneticidirlerعَلَىüzerindeٱلنِّسَآءِkadınlarبِمَاziraفَضَّلَüstün kılmıştırٱللَّهُAllahبَعْضَهُمْbir kısmınıعَلَىٰüzerineبَعْضٍdiğerininوَبِمَآve çünküأَنفَقُوا۟infak ederlerمِنْmallarındanأَمْوَٰلِهِمْفَٱلصَّٰلِحَٰتُiyi kadınlarقَٰنِتَٰتٌita'atkar olupحَٰفِظَٰتٌkorurlarلِّلْغَيْبِgizliyiبِمَاkarşılıkحَفِظَkendilerini korumasınaٱللَّهُوَٱلَّٰتِىkadınlaraتَخَافُونَkorktuğunuzنُشُوزَهُنَّhırçınlık etmelerindenفَعِظُوهُنَّöğüt verinوَٱهْجُرُوهُنَّonlara sokulmayınفِىyataklardaٱلْمَضَاجِعِوَٱضْرِبُوهُنَّفَإِنْeğerأَطَعْنَكُمْsize ita'at ederlerseفَلَاartık aramayınتَبْغُوا۟عَلَيْهِنَّonların aleyhineسَبِيلًاإِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَyücedirعَلِيًّاكَبِيرًاbüyüktür

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنْeğerخِفْتُمْendişe duyarsanızشِقَاقَaçılmasındanبَيْنِهِمَاaralarınınفَٱبْعَثُوا۟gönderinحَكَمًاbir hakemمِّنْerkeğin ailesindenأَهْلِهِۦوَحَكَمًاve bir hakemمِّنْkadının ailesindenأَهْلِهَآإِنeğerيُرِيدَآisterlerseإِصْلَٰحًاuzlaştırmakيُوَفِّقِbulurٱللَّهُAllahبَيْنَهُمَآإِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَ(herşeyi) bilendirعَلِيمًاخَبِيرًاhaber alandır

Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱعْبُدُوا۟ٱللَّهَAllah'aوَلَاortak koşmayınتُشْرِكُوا۟بِهِۦO'naشَيْـًٔاوَبِٱلْوَٰلِدَيْنِve ana babayaإِحْسَٰنًاiyilik edinوَبِذِىveٱلْقُرْبَىٰakrabayaوَٱلْيَتَٰمَىٰve öksüzlereوَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullaraوَٱلْجَارِve komşuyaذِىyakınٱلْقُرْبَىٰوَٱلْجَارِve komşuyaٱلْجُنُبِuzakوَٱلصَّاحِبِve arkadaşaبِٱلْجَنۢبِyan(ınız)dakiوَٱبْنِveٱلسَّبِيلِyolcuyaوَمَاveمَلَكَتْaltında bulunanlaraأَيْمَٰنُكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّمَنkimselerinكَانَkurumluمُخْتَالًافَخُورًاböbürlenen

Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَbunlarيَبْخَلُونَcimrilik ederlerوَيَأْمُرُونَve emrederlerٱلنَّاسَinsanlaraبِٱلْبُخْلِcimriliğiوَيَكْتُمُونَve gizlerlerمَآşeyiءَاتَىٰهُمُkendilerine verdiğiٱللَّهُAllah'ınمِنbol hazinesindenفَضْلِهِۦوَأَعْتَدْنَا(biz de) hazırlamışızdırلِلْكَٰفِرِينَinkarcılar içinعَذَابًاbir azabمُّهِينًاalçaltıcı

Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimeti gizleyen kimselerdir. Biz de o nankörlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَbunlarيُنفِقُونَverirlerأَمْوَٰلَهُمْmallarınıرِئَآءَgösteriş içinٱلنَّاسِinsanlaraوَلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَبِٱللَّهِAllah'aوَلَاve gününeبِٱلْيَوْمِٱلْءَاخِرِوَمَنkiminيَكُنِiseٱلشَّيْطَٰنُşeytanلَهُۥo(nun)قَرِينًاarkadaşıفَسَآءَne kötüقَرِينًاbir arkadaş(ı var)dır

Bunlar, mallarını insanlara gösteriş için harcayan, Allah'a ve ahiret gününe de inanmayan kimselerdir. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاذَاne olurduعَلَيْهِمْonlaraلَوْsankiءَامَنُوا۟inansalardıبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَأَنفَقُوا۟ve harcasalardıمِمَّاkendilerine verdiği rızıktanرَزَقَهُمُٱللَّهُوَكَانَve idiٱللَّهُAllahبِهِمْonlarıعَلِيمًاbiliyor

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan (gösterişsiz olarak) harcasalardı, kendilerine ne zarar gelirdi? Allah, onları en iyi bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاhaksızlık etmezيَظْلِمُمِثْقَالَkadarذَرَّةٍوَإِنeğerتَكُolsaحَسَنَةً(zerre miktarı) bir iyilikيُضَٰعِفْهَاonu kat kat yaparوَيُؤْتِve verirمِنkendi katındanلَّدُنْهُأَجْرًاbir mükafatعَظِيمًاbüyük

Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكَيْفَ(halleri) nice olur?إِذَاzamanجِئْنَاgetirdiğimizمِنherكُلِّأُمَّةٍۭümmettenبِشَهِيدٍbir şahidوَجِئْنَاve getirdiğimizdeبِكَseni deعَلَىٰüzerineهَٰٓؤُلَآءِbunlarشَهِيدًاşahid olarak

Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım onların hali nice olacak!.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَئِذٍo günيَوَدُّisterlerٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَعَصَوُا۟ve karşı gelenlerٱلرَّسُولَElçi'yeلَوْ(mümkün olsa)تُسَوَّىٰbir olmayıبِهِمُyer ileٱلْأَرْضُوَلَاve gizleyemezlerيَكْتُمُونَٱللَّهَAllah'tanحَدِيثًا(hiçbir) söz

O kıyamet günü, Allah'ı inkar edip Peygamber'e isyan edenler, yer yarılıp içine girmiş olmayı isterler ve Allah'tan hiçbir söz gizleyemezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاyaklaşmayınتَقْرَبُوا۟ٱلصَّلَوٰةَnamazaوَأَنتُمْve sizسُكَٰرَىٰsarhoşkenحَتَّىٰkiتَعْلَمُوا۟bilesinizمَاne dediğiniziتَقُولُونَوَلَاve (yaklaşmayın)جُنُبًاcünüp ikenإِلَّاdışındaعَابِرِىgeçici olmanızسَبِيلٍyoldanحَتَّىٰkadarتَغْتَسِلُوا۟وَإِنeğerكُنتُمisenizمَّرْضَىٰٓhastaأَوْyahutعَلَىٰüzerindeسَفَرٍyolculukأَوْyahutجَآءَgelmişseأَحَدٌbirinizمِّنكُمsizdenمِّنَtuvalettenٱلْغَآئِطِأَوْyahutلَٰمَسْتُمُdokunmuşsanızٱلنِّسَآءَkadınlaraفَلَمْbulamadığınız takdirdeتَجِدُوا۟مَآءًsuفَتَيَمَّمُوا۟teyemmüm edinصَعِيدًاtoprağaطَيِّبًاtemizفَٱمْسَحُوا۟sürünبِوُجُوهِكُمْyüzlerinizeوَأَيْدِيكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَçok affedendirعَفُوًّاغَفُورًاçok bağışlayandır

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىkimselerinٱلَّذِينَأُوتُوا۟kendilerine verilenنَصِيبًاbir payمِّنَKitaptanٱلْكِتَٰبِيَشْتَرُونَsatın alıyorlarٱلضَّلَٰلَةَsapıklığıوَيُرِيدُونَve istiyorlarأَنsizin sapıtmanızıتَضِلُّوا۟ٱلسَّبِيلَyolu

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllahأَعْلَمُdaha iyi bilirبِأَعْدَآئِكُمْوَكَفَىٰyeterبِٱللَّهِAllahوَلِيًّاdost olarakوَكَفَىٰyeterبِٱللَّهِAllahنَصِيرًاyardımcı olarak

Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مِّنَöyleleri var kiٱلَّذِينَهَادُوا۟Yahudilerdenيُحَرِّفُونَkaydırıyorlarٱلْكَلِمَkelimeleriعَنyerlerinden;مَّوَاضِعِهِۦوَيَقُولُونَve diyorlarسَمِعْنَاişittikوَعَصَيْنَاve isyan ettikوَٱسْمَعْve dinleغَيْرَdinlemez olasıمُسْمَعٍوَرَٰعِنَاve ra'inaلَيًّۢاeğip bükerekبِأَلْسِنَتِهِمْdilleriniوَطَعْنًاve taşlayarakفِىdiniٱلدِّينِوَلَوْkeşke (eğer)أَنَّهُمْonlarقَالُوا۟deselerdiسَمِعْنَاişittikوَأَطَعْنَاve ita'at ettikوَٱسْمَعْve dinleوَٱنظُرْنَاve bize bakلَكَانَelbette olurduخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْkendileri içinوَأَقْوَمَve daha sağlamوَلَٰكِنfakatلَّعَنَهُمُonları la'netlemiştirٱللَّهُAllahبِكُفْرِهِمْinkarlarından dolayıفَلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azı

Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine saldırarak "İşittik, karşı geldik", "İşit, işitmez olası!" "Ra'ina" derler. Halbuki onlar, "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize bak" deselerdi, bu kendileri için daha hayırlı olurdu. Fakat Allah, küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir. Bu yüzden pek az iman ederler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerأُوتُوا۟verilen(ler)ٱلْكِتَٰبَKitapءَامِنُوا۟inanınبِمَاşeye (Kur'ana)نَزَّلْنَاindirdiğimizمُصَدِّقًاdoğrulayıcı olarakلِّمَاyanınızdakiniمَعَكُممِّنönceقَبْلِأَنbiz silipنَّطْمِسَوُجُوهًاbazı yüzleriفَنَرُدَّهَاdöndürmemizdenعَلَىٰٓüzerineأَدْبَارِهَآarkalarıأَوْya daنَلْعَنَهُمْonları da la'netlememizdenكَمَاgibiلَعَنَّآla'netlediğimizأَصْحَٰبَadamlarınıٱلسَّبْتِوَكَانَbuyruğuأَمْرُٱللَّهِAllah'ınمَفْعُولًاyapılır

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاbağışlamazيَغْفِرُأَنortak koşulmasınıيُشْرَكَبِهِۦkendisineوَيَغْفِرُve bağışlarمَاbaşkasınıدُونَذَٰلِكَbundanلِمَنkimsedenيَشَآءُوَمَنve kimseيُشْرِكْortak koşanبِٱللَّهِAllah'aفَقَدِgerçektenٱفْتَرَىٰٓiftira etmiştirإِثْمًاbir günahعَظِيمًاbüyük

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىşuٱلَّذِينَيُزَكُّونَövüp yüceltenleriأَنفُسَهُمبَلِHayır ancak'ٱللَّهُAllahيُزَكِّىyüceltirمَنdilediğiniيَشَآءُوَلَاonlara zulmedilmezيُظْلَمُونَفَتِيلًاkıl kadar

Kendilerini temize çıkaranları görmedin mi? Hayır! Allah, dilediğini temize çıkarır ve kendilerine kıl kadar zulmedilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَإِلَىkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenleriنَصِيبًاbir payمِّنَKitaptanٱلْكِتَٰبِيُؤْمِنُونَinanıyorlarبِٱلْجِبْتِcibt'eوَٱلطَّٰغُوتِve tağut'aوَيَقُولُونَve diyorlarلِلَّذِينَiçinكَفَرُوا۟inkar edenlerهَٰٓؤُلَآءِbunlarأَهْدَىٰdaha doğruمِنَkimselerdenٱلَّذِينَءَامَنُوا۟inanan(lar)سَبِيلًاyolda(dırlar)

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyorlar. İnkar edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَla'netlediği (insanlardır)لَعَنَهُمُٱللَّهُوَمَنkimiيَلْعَنِla'netlerseٱللَّهُAllahفَلَنartık bulamazsınتَجِدَلَهُۥonun içinنَصِيرًا(hiçbir) yardımcı

Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaيَحْسُدُونَkıskanıyorlar mıٱلنَّاسَinsanlaraعَلَىٰyüzündenمَآşeyi (vahiyleri)ءَاتَىٰهُمُverdiğiٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦفَقَدْoysaءَاتَيْنَآbiz verdikءَالَsoyunaإِبْرَٰهِيمَİbrahimٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَءَاتَيْنَٰهُمve onlara verdikمُّلْكًاbir mülkعَظِيمًاbüyük

Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمِنْهُمonlardanمَّنْkimiءَامَنَinandıبِهِۦO(Hak Kitabı)naوَمِنْهُمonlardanمَّنkimi deصَدَّyüz çevirdiعَنْهُوَكَفَىٰöylesine de yettiبِجَهَنَّمَcehennemسَعِيرًاçılgın alevli

Böylece onlardan kimi ona iman etti, kimi de sırt çevirdi. (O iman etmeyenlere) çılgın ateş olarak cehennem yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimseleriكَفَرُوا۟inkar eden(leri)بِـَٔايَٰتِنَاayetlerimiziسَوْفَyakındaنُصْلِيهِمْsokacağızنَارًاbir ateşeكُلَّمَاherنَضِجَتْpiştikçeجُلُودُهُمderileriبَدَّلْنَٰهُمْdeğiştireceğizجُلُودًاderileriغَيْرَهَاbaşkasıylaلِيَذُوقُوا۟tadsınlar diyeٱلْعَذَابَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَdaima üstündürعَزِيزًاحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inananوَعَمِلُوا۟ve yapanlarıٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerسَنُدْخِلُهُمْsokacağızجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَkalacaklardırفِيهَآoradaأَبَدًالَّهُمْkendilerine vardırفِيهَآoradaأَزْوَٰجٌeşler deمُّطَهَّرَةٌوَنُدْخِلُهُمْve onları sokacağızظِلًّاbir gölgeyeظَلِيلًا(hiç güneş sızmayan) eşsiz

İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahيَأْمُرُكُمْsize emrederأَنvermeniziتُؤَدُّوا۟ٱلْأَمَٰنَٰتِemanetleriإِلَىٰٓehlineأَهْلِهَاوَإِذَاve zamanحَكَمْتُمhükmettiğinizبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarأَنhükmetmeniziتَحْكُمُوا۟بِٱلْعَدْلِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahنِعِمَّاne güzelيَعِظُكُمsize öğüt veriyorبِهِۦٓإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahكَانَişitendirسَمِيعًۢابَصِيرًاgörendir

Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟iman eden(ler)أَطِيعُوا۟ita'at edinٱللَّهَAllah'aوَأَطِيعُوا۟ve ita'at edinٱلرَّسُولَElçiyeوَأُو۟لِىve sahibineٱلْأَمْرِbuyrukمِنكُمْفَإِنeğerتَنَٰزَعْتُمْanlaşmazlığa düşersenizفِىhakkındaشَىْءٍherhangi bir şeyفَرُدُّوهُonu götürünإِلَىAllah'aٱللَّهِوَٱلرَّسُولِve ElçiyeإِنeğerكُنتُمْisenizتُؤْمِنُونَinanıyorبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِذَٰلِكَbuخَيْرٌdaha iyidirوَأَحْسَنُve daha güzeldirتَأْوِيلًاsonuç bakımından da

Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَيَزْعُمُونَzanneden(leri)أَنَّهُمْsadece kendilerininءَامَنُوا۟inandıklarınıبِمَآşeylereأُنزِلَindirileneإِلَيْكَsanaوَمَآve şeylereأُنزِلَindirileneمِنve senden önceقَبْلِكَيُرِيدُونَistiyorlarأَنhakem olarak başvurmakيَتَحَاكَمُوٓا۟إِلَىtağutaٱلطَّٰغُوتِوَقَدْoysaأُمِرُوٓا۟emredilmiştiأَنinkar etmeleriيَكْفُرُوا۟بِهِۦonuوَيُرِيدُve istiyorٱلشَّيْطَٰنُŞeytan daأَنonları saptırmakيُضِلَّهُمْضَلَٰلًۢاsapkınlıklaبَعِيدًاiyice

(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanقِيلَdendiğiلَهُمْkendilerineتَعَالَوْا۟gelinإِلَىٰşeyeمَآأَنزَلَindirdiği(ne)ٱللَّهُAllah'ınوَإِلَىveٱلرَّسُولِElçiyeرَأَيْتَgörürsünٱلْمُنَٰفِقِينَo ikiyüzlülerinيَصُدُّونَuzaklaştıklarınıعَنكَsendenصُدُودًاbüsbütün uzaklaşmakla

Münafıklara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygambere gelin" dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكَيْفَnasılإِذَآne zaman kiأَصَٰبَتْهُمbaşlarına gelinceمُّصِيبَةٌۢbir felaketبِمَاyüzündenقَدَّمَتْyaptıkları (kötülükler)أَيْدِيهِمْelleriyleثُمَّsonra hemenجَآءُوكَsana gelirlerيَحْلِفُونَyemin ederlerبِٱللَّهِAllah'aإِنْdiyeأَرَدْنَآbiz istedikإِلَّآsadeceإِحْسَٰنًاiyilik etmekوَتَوْفِيقًاve uzlaştırmak

Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin ederek sana geldikleri zaman halleri nasıl olur?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişteٱلَّذِينَonlar kiيَعْلَمُbilirٱللَّهُAllahمَاolanıفِىonların kalblerindeقُلُوبِهِمْفَأَعْرِضْaldırmaعَنْهُمْonlaraوَعِظْهُمْve onlara öğüt verوَقُلve söyleلَّهُمْonlarınفِىٓiçlerine işleyecekأَنفُسِهِمْقَوْلًۢاbir sözبَلِيغًاgüzel

Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onlara, kendileri hakkında etkili ve güzel söz söyle.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآbiz göndermedikأَرْسَلْنَامِنhiçbirرَّسُولٍelçiyiإِلَّاbaşka bir amaçlaلِيُطَاعَita'at edilmektenبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَلَوْeğerأَنَّهُمْonlarإِذzamanظَّلَمُوٓا۟zulmettikleriأَنفُسَهُمْkendilerineجَآءُوكَsana gelselerفَٱسْتَغْفَرُوا۟bağışlanma dileselerٱللَّهَAllah'tanوَٱسْتَغْفَرَve bağışlanmasını dileseydiلَهُمُonlarınٱلرَّسُولُElçiلَوَجَدُوا۟elbette bulurlardıٱللَّهَAllah'ıتَوَّابًاaffediciرَّحِيمًاmerhametli

Biz her peygamberi sırf, Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah'ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَاhayırوَرَبِّكَRabin hakkı içinلَاolmazlarيُؤْمِنُونَinanmışحَتَّىٰseni hakem yaparakيُحَكِّمُوكَفِيمَاişlerdeشَجَرَçekişmeliبَيْنَهُمْaralarında çıkanثُمَّsonra daلَاbulunmadanيَجِدُوا۟فِىٓiçlerindeأَنفُسِهِمْkendilerininحَرَجًاbir buruklukمِّمَّاsenin verdiğin hükmeقَضَيْتَوَيُسَلِّمُوا۟ve teslim olmadıkçaتَسْلِيمًاtam bir teslimiyetle

Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerأَنَّاbizكَتَبْنَاyazsaydıkعَلَيْهِمْonlaraأَنِöldürünٱقْتُلُوٓا۟أَنفُسَكُمْkendiniziأَوِya daٱخْرُجُوا۟çıkınمِنyurtlarınızdanدِيَٰرِكُممَّاbunu yapmazlardıفَعَلُوهُإِلَّاhariçقَلِيلٌpek azıمِّنْهُمْوَلَوْeğerأَنَّهُمْonlarفَعَلُوا۟yapsalardıمَاşeyiيُوعَظُونَöğütlenenبِهِۦkendilerineلَكَانَelbette olurduخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْkendileri içinوَأَشَدَّve daha sağlamتَثْبِيتًاsağlamlıkta

Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيُطِعِita'at ederseٱللَّهَAllah'aوَٱلرَّسُولَve Elçi'yeفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمَعَberaberdirٱلَّذِينَkimselerleأَنْعَمَni'metlendirdiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَيْهِمkendileriniمِّنَpeygamberlerleٱلنَّبِيِّۦنَوَٱلصِّدِّيقِينَve sıddiklarlaوَٱلشُّهَدَآءِve şehidlerleوَٱلصَّٰلِحِينَوَحَسُنَve ne güzelأُو۟لَٰٓئِكَonlarرَفِيقًاarkadaştır

Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddiklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)خُذُوا۟alınحِذْرَكُمْkorunma(tedbirleri)niziفَٱنفِرُوا۟savaşa gidinثُبَاتٍbölük bölükأَوِya daٱنفِرُوا۟savaşa gidinجَمِيعًاhep birlikte

Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّve şüphesizمِنكُمْiçinizdenلَمَنbir kısmı var kiلَّيُبَطِّئَنَّpek ağır davranırفَإِنْeğerأَصَٰبَتْكُمsize erişirseمُّصِيبَةٌbir felaketقَالَder kiقَدْmuhakkakأَنْعَمَlutfettiٱللَّهُAllahعَلَىَّbanaإِذْbulunmadımلَمْأَكُنمَّعَهُمْonlarla beraberشَهِيدًاhazır

Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, "Allah, bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" der.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْve eğerأَصَٰبَكُمْsize erişirseفَضْلٌbir ni'metمِّنَAllahtanٱللَّهِلَيَقُولَنَّderكَأَنsankiلَّمْyokmuş gibiتَكُنۢبَيْنَكُمْsizinleوَبَيْنَهُۥkendisi arasındaمَوَدَّةٌhiç sevgiيَٰلَيْتَنِىkeşke ben deكُنتُolsaydımمَعَهُمْonlarla beraberفَأَفُوزَkazansaydımفَوْزًاbir başarıعَظِيمًاbüyük

Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلْيُقَٰتِلْفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahٱلَّذِينَkimselerيَشْرُونَsatan(lar)ٱلْحَيَوٰةَhayatınıٱلدُّنْيَاdünyaبِٱلْءَاخِرَةِوَمَنve kimيُقَٰتِلْsavaşır daفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahفَيُقْتَلْöldürülürأَوْveyaيَغْلِبْgalib gelirseفَسَوْفَyakındaنُؤْتِيهِbiz ona vereceğizأَجْرًاbir mükafatعَظِيمًاbüyük

O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاne oldu?لَكُمْsizeلَاsavaşmıyorsunuzتُقَٰتِلُونَفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَٱلْمُسْتَضْعَفِينَve zayıfمِنَ(uğrunda)ٱلرِّجَالِerkeklerوَٱلنِّسَآءِve kadınlarوَٱلْوِلْدَٰنِve çocuklarٱلَّذِينَkimselerيَقُولُونَdiyorlarرَبَّنَآRabbimizأَخْرِجْنَاbizi çıkarمِنْşuهَٰذِهِٱلْقَرْيَةِkenttenٱلظَّالِمِzalimأَهْلُهَاhalkıوَٱجْعَلve verلَّنَاbizeمِنkatındanلَّدُنكَوَلِيًّاbir koruyucuوَٱجْعَلve verلَّنَاbizeمِنkatındanلَّدُنكَنَصِيرًاbir yardımcı

Size ne oluyor da, Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)يُقَٰتِلُونَsavaşırlarفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِوَٱلَّذِينَve kimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)يُقَٰتِلُونَsavaşırlarفِىyolundaسَبِيلِٱلطَّٰغُوتِtağutفَقَٰتِلُوٓا۟o halde savaşınأَوْلِيَآءَdostlarıyleٱلشَّيْطَٰنِإِنَّşüphesizكَيْدَhilesiٱلشَّيْطَٰنِşeytanınكَانَzayıftırضَعِيفًا

İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O halde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَقِيلَdenilen(leri)لَهُمْkendilerineكُفُّوٓا۟(savaştan) çekinأَيْدِيَكُمْelleriniziوَأَقِيمُوا۟ve kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıفَلَمَّاzamanكُتِبَyazılıdığıعَلَيْهِمُkendilerineٱلْقِتَالُsavaşإِذَاhemenفَرِيقٌbir grupمِّنْهُمْiçlerindenيَخْشَوْنَkorkmaya başladılarٱلنَّاسَinsanlardanكَخَشْيَةِkorkar gibiٱللَّهِAllah'tanأَوْhattaأَشَدَّdaha fazlaخَشْيَةًوَقَالُوا۟ve dediler kiرَبَّنَاRabbimizلِمَniçinكَتَبْتَyazdınعَلَيْنَاbizeٱلْقِتَالَsavaşلَوْلَآkeşkeأَخَّرْتَنَآbizi erteleseydinإِلَىٰٓkadarأَجَلٍbir süreyeقَرِيبٍقُلْde kiمَتَٰعُgeçimiٱلدُّنْيَاdünyaقَلِيلٌazdırوَٱلْءَاخِرَةُخَيْرٌdaha iyidirلِّمَنِkimse içinٱتَّقَىٰkorunanوَلَاsize haksızlık edilmezتُظْلَمُونَفَتِيلًاkıl kadar

Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَيْنَمَاneredeتَكُونُوا۟olsanızيُدْرِككُّمُyine sizi bulurٱلْمَوْتُölümوَلَوْve eğerكُنتُمْbulunsanızفِىiçindeبُرُوجٍkalelerمُّشَيَّدَةٍوَإِنve eğerتُصِبْهُمْonlara erişirseحَسَنَةٌbir iyilikيَقُولُوا۟derlerهَٰذِهِۦbuمِنْtarafındandırعِندِٱللَّهِوَإِنeğerتُصِبْهُمْonlara erişirseسَيِّئَةٌbir kötülükيَقُولُوا۟derlerهَٰذِهِۦbuمِنْsenin yüzündendirعِندِكَقُلْde kiكُلٌّhepsiمِّنْtarafındandırعِندِٱللَّهِفَمَالِne oluyor kiهَٰٓؤُلَآءِbuٱلْقَوْمِtoplumaلَاyanaşmıyorlarيَكَادُونَيَفْقَهُونَanlamayaحَدِيثًاsöz

Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır. Onlara bir iyilik gelirse, "Bu, Allah'tandır" derler. Onlara bir kötülük gelirse, "Bu, senin yüzündendir" derler. (Ey Muhammed!) De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّآşeyأَصَابَكَsana gelenمِنْherحَسَنَةٍiyilikفَمِنَAllah'tandırٱللَّهِوَمَآve şeyأَصَابَكَsana gelenمِنherسَيِّئَةٍkötülükفَمِنkendi(günahın yüzü)-ndendirنَّفْسِكَوَأَرْسَلْنَٰكَve seni gönderdikلِلنَّاسِinsanlaraرَسُولًاوَكَفَىٰve yeterبِٱللَّهِAllahشَهِيدًاşahid olarak

Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنkimيُطِعِita'at ederseٱلرَّسُولَElçi'yeفَقَدْmuhakkak kiأَطَاعَita'at etmiş olurٱللَّهَوَمَنkim deتَوَلَّىٰyüz çevirirseفَمَآbiz seni göndermedikأَرْسَلْنَٰكَعَلَيْهِمْonların üzerineحَفِيظًاbekçi

Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَقُولُونَderler kiطَاعَةٌpeki (tamam)فَإِذَاfakatبَرَزُوا۟çıkıncaمِنْsenin yanındanعِندِكَبَيَّتَgeceleyin kurarlarطَآئِفَةٌbirtakımıمِّنْهُمْiçlerindenغَيْرَtersiniٱلَّذِىşeyinتَقُولُوَٱللَّهُAllahيَكْتُبُyazmaktadırمَاşeyleriيُبَيِّتُونَفَأَعْرِضْsen aldırmaعَنْهُمْonlaraوَتَوَكَّلْve dayanعَلَىAllah'aٱللَّهِوَكَفَىٰve yeterبِٱللَّهِAllahوَكِيلًاvekil olarak

Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah, onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَلَاdüşünmüyorlar mı?يَتَدَبَّرُونَٱلْقُرْءَانَوَلَوْve eğerكَانَolsaydıمِنْtarafındanعِندِغَيْرِbaşkasıٱللَّهِAllah'tanلَوَجَدُوا۟bulurlardıفِيهِondaٱخْتِلَٰفًاbirbirini tutmaz;كَثِيرًاçok şey

Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاne zaman kiجَآءَهُمْonlara gelseأَمْرٌbir haberمِّنَ(dair)ٱلْأَمْنِgüveneأَوِveyaٱلْخَوْفِkorkuyaأَذَاعُوا۟yayarlarبِهِۦوَلَوْhalbukiرَدُّوهُonu götürselerdiإِلَىElçi'yeٱلرَّسُولِوَإِلَىٰٓve sahiplerineأُو۟لِىٱلْأَمْرِbuyrukمِنْهُمْaralarındakiلَعَلِمَهُbilirlerdiٱلَّذِينَkimselerيَسْتَنۢبِطُونَهُۥişin içyüzünü araştıran(lar)مِنْهُمْوَلَوْلَاeğer olmasaydıفَضْلُlutfuٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْsizeوَرَحْمَتُهُۥve rahmetiلَٱتَّبَعْتُمُuyardınızٱلشَّيْطَٰنَşeytanaإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azınız

Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi kimselere götürselerdi, elbette bunlardan, onu değerlendirip sonuç (hüküm) çıkarabilecek nitelikte olanları onu anlayıp bilirlerdi. Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, pek azınız hariç, muhakkak şeytana uyardınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقَٰتِلْ(o halde) savaşفِىyolundaسَبِيلِAllahٱللَّهِلَاsen sorumlu değilsinتُكَلَّفُإِلَّاbaşkasındanنَفْسَكَوَحَرِّضِve teşvik etٱلْمُؤْمِنِينَعَسَىumulur kiٱللَّهُAllahأَنkırarيَكُفَّبَأْسَgücünüٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟وَٱللَّهُAllah'ınأَشَدُّdaha güçlüdürبَأْسًاbaskınıوَأَشَدُّve daha çetindirتَنكِيلًاcezası

(Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü'minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkar edenlerin gücünü kırar. Allah'ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنkimيَشْفَعْdestek olursaشَفَٰعَةًbir destekleحَسَنَةًgüzelيَكُنvardırلَّهُۥonunنَصِيبٌbir payıمِّنْهَاوَمَنve kimيَشْفَعْdestek olursaشَفَٰعَةًbir destekleسَيِّئَةًkötü bir (işe)يَكُنolurلَّهُۥonunكِفْلٌbir payıمِّنْهَاوَكَانَveٱللَّهُAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyiمُّقِيتًاgözetip karşılığını verendir

Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah'ın her şeye gücü yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanحُيِّيتُمselamlandığınızبِتَحِيَّةٍbir selam ileفَحَيُّوا۟siz de selam verinبِأَحْسَنَdaha güzeliyleمِنْهَآondanأَوْyahutرُدُّوهَآإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَher şeyiعَلَىٰكُلِّشَىْءٍحَسِيبًاhesaplayandır

Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllah (ki)لَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَلَيَجْمَعَنَّكُمْsizi bir araya toplayacaktırإِلَىٰgünündeيَوْمِٱلْقِيَٰمَةِkıyametلَاolmayanرَيْبَşüpheفِيهِوَمَنْkim olabilir?أَصْدَقُdaha doğruمِنَAllahtanٱللَّهِحَدِيثًاsözlü

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَمَالَكُمْsizeفِىhakkındaٱلْمُنَٰفِقِينَmünafıklarفِئَتَيْنِiki gruba ayrıldınızوَٱللَّهُoysa Allahأَرْكَسَهُمonları baş aşağı etmiştirبِمَاişlerden dolayıكَسَبُوٓا۟أَتُرِيدُونَmi istiyorsunuz?أَنdoğru yola iletmekتَهْدُوا۟مَنْkimseyiأَضَلَّsaptırdığıٱللَّهُوَمَنve biriniيُضْلِلِsaptırırsaٱللَّهُAllahفَلَنartıkتَجِدَbulamazsınızلَهُۥonun içinسَبِيلًاbir yol

Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَدُّوا۟istedilerلَوْkeşkeتَكْفُرُونَsiz de inkar etsenizكَمَاgibiكَفَرُوا۟kendilerin inkar ettiğiفَتَكُونُونَki onlarla olsanızسَوَآءًفَلَاo halde edinmeyinتَتَّخِذُوا۟مِنْهُمْonlardanأَوْلِيَآءَdostlarحَتَّىٰkadarيُهَاجِرُوا۟onlar göç edinceyeفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِفَإِنeğerتَوَلَّوْا۟yüz çevirirlerseفَخُذُوهُمْonları yakalayınوَٱقْتُلُوهُمْve öldürünحَيْثُneredeوَجَدتُّمُوهُمْوَلَاve tutmayınتَتَّخِذُوا۟مِنْهُمْonlardanوَلِيًّا(ne) bir dostوَلَاne deنَصِيرًاbir yardımcı

Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاancak hariçٱلَّذِينَkimselerيَصِلُونَsığınan(lar)إِلَىٰbir toplumaقَوْمٍۭبَيْنَكُمْsizinleوَبَيْنَهُمkendileri arasındaمِّيثَٰقٌandlaşma bulunanأَوْyahutجَآءُوكُمْsize gelenlerحَصِرَتْsıkılarakصُدُورُهُمْyürekleriأَنsizinle savaşmaktanيُقَٰتِلُوكُمْأَوْveyaيُقَٰتِلُوا۟savaşmaktanقَوْمَهُمْوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَسَلَّطَهُمْonları salardıعَلَيْكُمْsizin üstünüzeفَلَقَٰتَلُوكُمْفَإِنِo haldeٱعْتَزَلُوكُمْonlar sizden uzak dururlarفَلَمْsizinle savaşmazlarيُقَٰتِلُوكُمْوَأَلْقَوْا۟ve isterlerseإِلَيْكُمُsizinleٱلسَّلَمَbarış içinde yaşamakفَمَاvermemiştirجَعَلَٱللَّهُAllahلَكُمْsizeعَلَيْهِمْonların aleyhineسَبِيلًاbir yol

Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَتَجِدُونَbulacaksınızءَاخَرِينَbaşkalarınıيُرِيدُونَisterأَنsizden emin olmakيَأْمَنُوكُمْوَيَأْمَنُوا۟ve emin olmakقَوْمَهُمْkendi toplumlarındanكُلَّher ne zamanمَاgötürülselerرُدُّوٓا۟إِلَىfitneyeٱلْفِتْنَةِأُرْكِسُوا۟başaşağı atılırlarفِيهَافَإِنeğerلَّمْsizden uzak durmazlarsaيَعْتَزِلُوكُمْوَيُلْقُوٓا۟ve istemezlerseإِلَيْكُمُsizinleٱلسَّلَمَbarış içinde yaşamakوَيَكُفُّوٓا۟(saldırıdan) çekmezlerseأَيْدِيَهُمْelleriniفَخُذُوهُمْonları yakalayınوَٱقْتُلُوهُمْve öldürünحَيْثُneredeثَقِفْتُمُوهُمْوَأُو۟لَٰٓئِكُمْişte öylelerineجَعَلْنَاverdikلَكُمْsizeعَلَيْهِمْkarşıسُلْطَٰنًاbir yetkiمُّبِينًاaçık

Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاyokturكَانَbir mü'mininلِمُؤْمِنٍأَنöldürmesiيَقْتُلَمُؤْمِنًاbir mü'miniإِلَّاdışındaخَطَـًٔاوَمَنve kim kiقَتَلَöldürdüمُؤْمِنًاbir mü'miniخَطَـًٔاyanlışlıklaفَتَحْرِيرُazadetmelidirرَقَبَةٍbir köleمُّؤْمِنَةٍmü'minوَدِيَةٌve bir diyetمُّسَلَّمَةٌvermelidirإِلَىٰٓölenin ailesineأَهْلِهِۦٓإِلَّآbaşkaأَنbağışlamalarıيَصَّدَّقُوا۟فَإِنeğerكَانَiseمِنbir topluluktanقَوْمٍعَدُوٍّdüşmanınız olanلَّكُمْsizinوَهُوَo (öldürülen)مُؤْمِنٌmü'minفَتَحْرِيرُazadetmelidirرَقَبَةٍbir köleمُّؤْمِنَةٍوَإِنve eğerكَانَiseمِنbir topluluktanقَوْمٍۭبَيْنَكُمْsizinleوَبَيْنَهُمkendileri arasındaمِّيثَٰقٌandlaşma bulunanفَدِيَةٌbir diyetمُّسَلَّمَةٌverilecektirإِلَىٰٓailesineأَهْلِهِۦوَتَحْرِيرُve azadetmek lazımdırرَقَبَةٍbir köleمُّؤْمِنَةٍفَمَنkimseلَّمْbunları bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutmalıdırشَهْرَيْنِiki ayمُتَتَابِعَيْنِardı ardınaتَوْبَةًtevbesinin kabulü içinمِّنَtarafındanٱللَّهِوَكَانَAllahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنher kimيَقْتُلْöldürürseمُؤْمِنًاbir mü'miniمُّتَعَمِّدًاkasdenفَجَزَآؤُهُۥonun cezasıجَهَنَّمُcehennemdirخَٰلِدًاsürekli kalacağıفِيهَاiçindeوَغَضِبَve gazabetmiştirٱللَّهُAllahعَلَيْهِonaوَلَعَنَهُۥve la'net etmiştirوَأَعَدَّve hazırlamıştırلَهُۥonun içinعَذَابًاbir azabعَظِيمًاbüyük

Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanضَرَبْتُمْsavaşa çıktığınızفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahفَتَبَيَّنُوا۟iyi anlayın dinleyin'وَلَاdemeyinتَقُولُوا۟لِمَنْkimseyeأَلْقَىٰٓverenإِلَيْكُمُsizeٱلسَّلَٰمَselamلَسْتَsen değilsinمُؤْمِنًاmü'minتَبْتَغُونَgözeterekعَرَضَgeçici menfaatiniٱلْحَيَوٰةِhayatınınٱلدُّنْيَاdünyaفَعِندَçünkü yanındaٱللَّهِAllah'ınمَغَانِمُganimetler vardırكَثِيرَةٌكَذَٰلِكَböyle idinizكُنتُمsiz deمِّنöncedenقَبْلُفَمَنَّlutfettiٱللَّهُAllahعَلَيْكُمْsizeفَتَبَيَّنُوٓا۟إِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَşeyleriبِمَاتَعْمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرًاhaber almaktadır

Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاolmazيَسْتَوِىeşitٱلْقَٰعِدُونَyerlerinde oturanlarمِنَinananlardanٱلْمُؤْمِنِينَغَيْرُdışındaأُو۟لِىsahipleriٱلضَّرَرِözürوَٱلْمُجَٰهِدُونَve cihad edenlerفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahبِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْفَضَّلَüstün kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْمُجَٰهِدِينَcihadedenleriبِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْcanlariyleعَلَىoturanlardanٱلْقَٰعِدِينَدَرَجَةًوَكُلًّاve hepsineوَعَدَva'detmiştirٱللَّهُAllahٱلْحُسْنَىٰوَفَضَّلَve üstün kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْمُجَٰهِدِينَmücahidleriعَلَىoturanlardanٱلْقَٰعِدِينَأَجْرًاecirleعَظِيمًاçok daha büyük

(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
دَرَجَٰتٍyüksek derecelerمِّنْهُkendi katındanوَمَغْفِرَةًve bağışوَرَحْمَةًوَكَانَAllahٱللَّهُغَفُورًاbağışlayandırرَّحِيمًاesirgeyendir

(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَcanlarını alırkenتَوَفَّىٰهُمُٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerظَالِمِىٓyazık eden kimselereأَنفُسِهِمْnefislerineقَالُوا۟dedilerفِيمَne işteكُنتُمْقَالُوا۟dedilerكُنَّاbiz aciz düşürülmüştükمُسْتَضْعَفِينَفِىyer yüzündeٱلْأَرْضِقَالُوٓا۟(Melekler) dediler kiأَلَمْdeğil miydi?تَكُنْأَرْضُyeriٱللَّهِAllah'ınوَٰسِعَةًgenişفَتُهَاجِرُوا۟göç edeydinizفِيهَافَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarınمَأْوَىٰهُمْdurağıجَهَنَّمُوَسَآءَتْve ne kötüمَصِيرًاbir gidiş yeridir

Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: "Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)" Onlar da, "Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik" derler. Melekler, "Allah'ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!" derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاyalnız hariçtirٱلْمُسْتَضْعَفِينَgerçekten zayıfمِنَerkeklerٱلرِّجَالِوَٱلنِّسَآءِve kadınlarوَٱلْوِلْدَٰنِve çocuklarلَاgücü yetmeyenlerيَسْتَطِيعُونَحِيلَةًhiçbir çareyeوَلَاve (göç için) bulamayanيَهْتَدُونَسَبِيلًاyol

Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنيُهَاجِرْgöç ederفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahيَجِدْbulurفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُرَٰغَمًاgidecekكَثِيرًاçok yerوَسَعَةًوَمَنve kim kiيَخْرُجْçıkarمِنۢevindenبَيْتِهِۦمُهَاجِرًاgöç etmek amacıyleإِلَىAllah'aٱللَّهِوَرَسُولِهِۦve Elçisineثُمَّsonraيُدْرِكْهُkendisine yetişirseٱلْمَوْتُölümفَقَدْmuhakkakوَقَعَdüşerأَجْرُهُۥonun mükafatıعَلَىAllah'aٱللَّهِوَكَانَveٱللَّهُAllahغَفُورًاbağışlayandırرَّحِيمًاesirgeyendir

Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanضَرَبْتُمْsefere çıktığınızفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَلَيْسَyokturعَلَيْكُمْsizeجُنَاحٌbir günahأَنkısaltmanızdan ötürüتَقْصُرُوا۟مِنَnamazdanٱلصَّلَوٰةِإِنْeğerخِفْتُمْkorkarsanızأَنsize bir kötülük yapmalarındanيَفْتِنَكُمُٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوٓا۟إِنَّmuhakkak kiٱلْكَٰفِرِينَkafirlerكَانُوا۟sizinلَكُمْعَدُوًّاdüşmanınızdırمُّبِينًاaçık

Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler sizin apaçık düşmanınızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanكُنتَsenفِيهِمْiçlerindeفَأَقَمْتَkıldırdığınلَهُمُonlaraٱلصَّلَوٰةَnamazıفَلْتَقُمْnamaza dursunطَآئِفَةٌbir bölükمِّنْهُمonlardanمَّعَكَseninle beraberوَلْيَأْخُذُوٓا۟ve (yanlarına) alsınlarأَسْلِحَتَهُمْsilahlarını daفَإِذَاsecde edinceسَجَدُوا۟فَلْيَكُونُوا۟geçsinlerمِنarkanızaوَرَآئِكُمْوَلْتَأْتِbu kez gelsinطَآئِفَةٌbölükأُخْرَىٰötekiلَمْnamaz kılmayanيُصَلُّوا۟فَلْيُصَلُّوا۟ve namaz kılsınlarمَعَكَseninle beraberوَلْيَأْخُذُوا۟ve alsınlarحِذْرَهُمْkorunma(tedbir)leriniوَأَسْلِحَتَهُمْوَدَّistediler kiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْkeşkeتَغْفُلُونَsiz gaflet etseniz deعَنْsilahlarınızdanأَسْلِحَتِكُمْوَأَمْتِعَتِكُمْve eşyanızdanفَيَمِيلُونَbirden yapsalarعَلَيْكُمüzerinizeمَّيْلَةًbaskınوَٰحِدَةًوَلَاbir günah yokturجُنَاحَعَلَيْكُمْsizeإِنeğerكَانَsizبِكُمْأَذًىzahmet çekersenizمِّنyağmurdanمَّطَرٍأَوْya daكُنتُمolursanızمَّرْضَىٰٓhastaأَنbırakmanızdaتَضَعُوٓا۟أَسْلِحَتَكُمْوَخُذُوا۟ama alınحِذْرَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahأَعَدَّhazırlamıştırلِلْكَٰفِرِينَkafirlereعَذَابًاbir azabمُّهِينًاalçaltıcı

(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanقَضَيْتُمُbitirdiğinizٱلصَّلَوٰةَnamazıفَٱذْكُرُوا۟anınٱللَّهَAllah'ıقِيَٰمًاayaktaوَقُعُودًاve oturarakوَعَلَىٰve üzerinde (uzanarak)جُنُوبِكُمْفَإِذَاzamanٱطْمَأْنَنتُمْgüvene kavuştuğunuzفَأَقِيمُوا۟(tam) kılınٱلصَّلَوٰةَإِنَّşüphesizٱلصَّلَوٰةَnamazكَانَتْüzerineعَلَىٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerكِتَٰبًاfarz kılınmıştırمَّوْقُوتًاvakitli olarak

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاgevşeklik göstermeyinتَهِنُوا۟فِىtakibetmekteٱبْتِغَآءِٱلْقَوْمِإِنeğerتَكُونُوا۟sizتَأْلَمُونَacı çekiyorsanuzفَإِنَّهُمْonlar daيَأْلَمُونَacı çekmektedirlerكَمَاgibiتَأْلَمُونَوَتَرْجُونَve siz ummaktasınızمِنَAllah'tanٱللَّهِمَاşeyleriلَاonların ummayacaklarıيَرْجُونَوَكَانَAlahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآmuhakkak bizأَنزَلْنَآindirdik kiإِلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّgerçek ileلِتَحْكُمَhüküm veresin diyeبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarبِمَآbiçimdeأَرَىٰكَsana gösterdiğiٱللَّهُوَلَاolmaتَكُنلِّلْخَآئِنِينَhainlerinخَصِيمًاsavunucusu

(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاsavunmaتُجَٰدِلْعَنِkimseleriٱلَّذِينَيَخْتَانُونَhainlik eden(leri)أَنفُسَهُمْإِنَّziraٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّمَنkimseyiكَانَhainlik yapanخَوَّانًاأَثِيمًاgünah işleyen

Kendilerine hainlik edenleri savunma. Zira Allah, hiçbir haini, hiçbir günahkarı sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْتَخْفُونَgizleniyorlarمِنَinsanlardanٱلنَّاسِوَلَاgizlenmiyorlarيَسْتَخْفُونَمِنَAllah'tanٱللَّهِوَهُوَoysa Oمَعَهُمْonlarla beraberdirإِذْzamanيُبَيِّتُونَgeceleyin söyledikleriمَاşeyleriلَا(O'nun) istemediğiيَرْضَىٰمِنَsözüٱلْقَوْلِوَكَانَAllahٱللَّهُبِمَاherşeyiيَعْمَلُونَonların yaptıklarıمُحِيطًاkuşatmıştır

Bunlar, insanlardan gizlenmeye çalışırlar da Allah'tan gizlenmezler. Halbuki Allah, geceleyin, razı olmayacağı sözleri kurarlarken onlarla beraberdir. Allah, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰٓأَنتُمْhaydi sizهَٰٓؤُلَآءِsavundunuzجَٰدَلْتُمْsavundunuzعَنْهُمْonlarıفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاdünyaفَمَنya kimيُجَٰدِلُsavunacakٱللَّهَAllah'a karşıعَنْهُمْonlarıيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametأَمya daمَّنkimيَكُونُolacakعَلَيْهِمْonlaraوَكِيلًاvekil

İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah'a karşı kim savunacak, yahut kim onlara vekil olacak?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَعْمَلْyaparsaسُوٓءًاbir kötülükأَوْyahutيَظْلِمْzulmederseنَفْسَهُۥnefsineثُمَّsonraيَسْتَغْفِرِmağfiret dilerseٱللَّهَAllah'tanيَجِدِbulurٱللَّهَAllah'ıغَفُورًاbağışlayıcıرَّحِيمًاve esirgeyici

Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَكْسِبْişlerseإِثْمًاbir günahفَإِنَّمَاmuhakkakيَكْسِبُهُۥonu kazanırعَلَىٰaleyhineنَفْسِهِۦوَكَانَAllahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَكْسِبْişlerseخَطِيٓـَٔةًbir hataأَوْya daإِثْمًاgünahثُمَّsonraيَرْمِüstüne atarsaبِهِۦonuبَرِيٓـًٔاbir suçsuzunفَقَدِmuhakkak kiٱحْتَمَلَyüklenmiş olurبُهْتَٰنًاbüyük bir iftiraوَإِثْمًاve bir günahمُّبِينًاaçık

Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْلَاve olmasaydıفَضْلُlutfuٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكَsana;وَرَحْمَتُهُۥve acımasıلَهَمَّتyeltenmiştiطَّآئِفَةٌbir grupمِّنْهُمْonlardanأَنseni saptırmağaيُضِلُّوكَوَمَاonlar saptıramazlarيُضِلُّونَإِلَّآbaşkasınıأَنفُسَهُمْوَمَاsana zarar veremezlerيَضُرُّونَكَمِنhiçbirشَىْءٍوَأَنزَلَve indirdiٱللَّهُAllahعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıوَٱلْحِكْمَةَve hikmetiوَعَلَّمَكَve sana öğrettiمَاşeyleriلَمْolmadığınتَكُنتَعْلَمُوَكَانَveفَضْلُlutfuٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكَsanaعَظِيمًاbüyüktür

(Ey Muhammed!) Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Halbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah'ın sana lütfu çok büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاخَيْرَhayırفِىçoğundaكَثِيرٍمِّنgizli konuşmalarınınنَّجْوَىٰهُمْإِلَّاyalnız hariçمَنْkimseأَمَرَemredenبِصَدَقَةٍsadakayıأَوْyahutمَعْرُوفٍiyiliğiأَوْya daإِصْلَٰحٍۭdüzeltmeyiبَيْنَarasınıٱلنَّاسِوَمَنve kimيَفْعَلْyaparsaذَٰلِكَbunuٱبْتِغَآءَamacıyleمَرْضَاتِrızasını kazanmakٱللَّهِAllah'ınفَسَوْفَyakındaنُؤْتِيهِona vereceğizأَجْرًاbir mükafatعَظِيمًاbüyük

Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, biz ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنkim deيُشَاقِقِkarşı gelirٱلرَّسُولَElçi'yeمِنۢsonraبَعْدِمَاbelli olduktanتَبَيَّنَلَهُkendisineٱلْهُدَىٰdoğru yolوَيَتَّبِعْve uyarsaغَيْرَbaşkasınaسَبِيلِyolundanٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerinنُوَلِّهِۦonu yöneltirizمَاdöndüğü (yola)تَوَلَّىٰوَنُصْلِهِۦve sokarızجَهَنَّمَوَسَآءَتْne kötüمَصِيرًاbir gidiş yeridir

Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüpheizٱللَّهَAllahلَاbağışlamazيَغْفِرُأَنortak koşulmasınıيُشْرَكَبِهِۦkendisineوَيَغْفِرُve bağışlarمَاherşeyiدُونَbaşkaذَٰلِكَbundanلِمَنkimseyeيَشَآءُوَمَنve kimيُشْرِكْortak koşarsaبِٱللَّهِAllah'aفَقَدْmuhakkakضَلَّsapıklığa düşmüştürضَلَٰلًۢاbir sapkınlıklaبَعِيدًاuzak

Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah'a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerيَدْعُونَçağırıyorlarمِنO'nu bırakıp daدُونِهِۦٓإِلَّآyalnızcaإِنَٰثًاbirtakım dişilereوَإِنve çağırıyorlarيَدْعُونَإِلَّاyalnızcaشَيْطَٰنًاşeytanaمَّرِيدًاasi

Onlar, Allah'ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar. Halbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَأُضِلَّنَّهُمْve onları mutlaka saptıracağımوَلَأُمَنِّيَنَّهُمْve mutlaka onları boş kuruntulara sokacağımوَلَءَامُرَنَّهُمْفَلَيُبَتِّكُنَّyaracaklarءَاذَانَkulaklarınıٱلْأَنْعَٰمِhayvanlarınوَلَءَامُرَنَّهُمْفَلَيُغَيِّرُنَّdeğiştireceklerخَلْقَyaratışınıٱللَّهِوَمَنve kimيَتَّخِذِtutarsaٱلشَّيْطَٰنَşeytanıوَلِيًّاdostمِّنyerineدُونِٱللَّهِAllah'ınفَقَدْmuhakkak kiخَسِرَziyana uğramıştırخُسْرَانًاbir ziyanlaمُّبِينًاaçık

"Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah'ın yarattığını değiştirecekler." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inanan(ları)وَعَمِلُوا۟ve yapanlarıٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerسَنُدْخِلُهُمْsokacağızجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَkalacaklardırفِيهَآoradaأَبَدًاوَعْدَbu va'didirٱللَّهِAllah'ınحَقًّاوَمَنْkim olabilir?أَصْدَقُdaha doğruمِنَAllahtanٱللَّهِقِيلًاsözlü

İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah'ınkinden daha doğru olan?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَ(İş) olmazبِأَمَانِيِّكُمْsizin kuruntularınızlaوَلَآve olmazأَمَانِىِّkuruntularıylaأَهْلِehlininٱلْكِتَٰبِمَنkimseيَعْمَلْyapanسُوٓءًاkötülükيُجْزَcezalandırılırبِهِۦonunlaوَلَاve bulamazيَجِدْلَهُۥkendisineمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanوَلِيًّا(ne) bir dostوَلَاne deنَصِيرًاbir yardımcı

İş, ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır. O, kendisine Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve her kimيَعْمَلْyaparsaمِنَgüzel işlerٱلصَّٰلِحَٰتِمِنerkektenذَكَرٍأَوْveyaأُنثَىٰkadındanوَهُوَve onlarمُؤْمِنٌinanarakفَأُو۟لَٰٓئِكَişte öyle kimselerيَدْخُلُونَgirerlerٱلْجَنَّةَcenneteوَلَاve haksızlığa uğratılmazlarيُظْلَمُونَنَقِيرًاzerre kadar

Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنْve kimأَحْسَنُdaha güzeldir?دِينًاdin yönündenمِّمَّنْkimsedenأَسْلَمَteslim edenوَجْهَهُۥyüzünüلِلَّهِAllah'aوَهُوَoمُحْسِنٌiyilik edici olarakوَٱتَّبَعَve tabi olanمِلَّةَdinineإِبْرَٰهِيمَİbrahimحَنِيفًاوَٱتَّخَذَedinmiştiٱللَّهُAllahإِبْرَٰهِيمَİbrahim'iخَلِيلًاdost

Kimin dini, iyilik yaparak kendini Allah'a teslim eden ve hakka yönelen İbrahim'in dinine tabi olan kimsenin dininden daha güzeldir? Allah, İbrahim'i dost edindi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِAllah'ındırمَاhepsiفِىolanlarınٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاhepsiفِىolanlarınٱلْأَرْضِوَكَانَAllahٱللَّهُبِكُلِّherشَىْءٍşeyiمُّحِيطًاkuşatmıştır

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, her şeyi kuşatıcıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَسْتَفْتُونَكَsenden fetva istiyorlarفِىhakkındaٱلنِّسَآءِقُلِde kiٱللَّهُAllahيُفْتِيكُمْsize hükmünü açıklıyorفِيهِنَّonlar hakkındaوَمَاvardırيُتْلَىٰokunan(ayet)lerعَلَيْكُمْsizeفِىKitaptaٱلْكِتَٰبِفِىhakkındaيَتَٰمَىöksüzٱلنِّسَآءِkadınlarٱلَّٰتِىonlar kiلَاonlara vermiyorsunuzتُؤْتُونَهُنَّمَاolanıكُتِبَyazılmışلَهُنَّkendilerineوَتَرْغَبُونَve istiyorsunuzأَنkendileriyle evlenmekتَنكِحُوهُنَّوَٱلْمُسْتَضْعَفِينَve zavallıمِنَhakkındaٱلْوِلْدَٰنِçocuklarوَأَنve hakkındaتَقُومُوا۟yerine getirmenizلِلْيَتَٰمَىٰöksüzlere karşıبِٱلْقِسْطِوَمَاyapacağınızتَفْعَلُوا۟مِنْherخَيْرٍhayrıفَإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahكَانَonuبِهِۦعَلِيمًاbilir

Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı vermediğiniz ve evlenmek istediğiniz yetim kızlara, zavallı çocuklara ve yetimlere adil davranmanıza dair, size okunmakta olan ayetler de bunu açıklıyor. Ne hayır yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنِve eğerٱمْرَأَةٌbir kadınخَافَتْkorkarsaمِنۢkocasınınبَعْلِهَانُشُوزًاhuysuzluğundanأَوْyahutإِعْرَاضًاyüz çevirmesindenفَلَاyokturجُنَاحَgünahعَلَيْهِمَآikisine deأَنdüzeltmelerindeيُصْلِحَابَيْنَهُمَاaralarınıصُلْحًاوَٱلصُّلْحُve barışخَيْرٌوَأُحْضِرَتِve hazırdırٱلْأَنفُسُnefislerٱلشُّحَّوَإِنeğerتُحْسِنُوا۟güzel geçinirوَتَتَّقُوا۟ve sakınırsanızفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَşeyleriبِمَاتَعْمَلُونَyaptıklarınızخَبِيرًاhaber alır

Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse, uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Uzlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنve yapamazsınızتَسْتَطِيعُوٓا۟أَن(tam) adaletتَعْدِلُوا۟بَيْنَarasındaٱلنِّسَآءِkadınlarوَلَوْne kadarحَرَصْتُمْفَلَاöyle ise meylemeyinتَمِيلُوا۟كُلَّ(birine) tamamenٱلْمَيْلِyönelişleفَتَذَرُوهَاötekini bırakmayınكَٱلْمُعَلَّقَةِوَإِنeğerتُصْلِحُوا۟arayı düzeltirوَتَتَّقُوا۟sakınırsanızفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbağışlayandırغَفُورًارَّحِيمًاesirgeyendir

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنeğerيَتَفَرَّقَا(eşler) ayrılırlarsaيُغْنِzengin ederٱللَّهُAllahكُلًّاonların her biriniمِّنbol ni'metiyleسَعَتِهِۦوَكَانَAllah(ın)ٱللَّهُوَٰسِعًا(ni'meti) geniştirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِAllah'ındırمَاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِوَلَقَدْmuhakkakوَصَّيْنَاtavsiye ettikٱلَّذِينَkimselereأُوتُوا۟verilen(lere)ٱلْكِتَٰبَKitapمِنsizden önceقَبْلِكُمْوَإِيَّاكُمْve size deأَنِdiyeٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَوَإِنeğerتَكْفُرُوا۟inkar edersenizفَإِنَّşüphesizلِلَّهِAllah'ındırمَاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِوَكَانَAllahٱللَّهُغَنِيًّاzengindirحَمِيدًاövgüye layıktır

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerيَشَأْ(Allah) dilerseيُذْهِبْكُمْsizi götürürأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarوَيَأْتِve getirirبِـَٔاخَرِينَوَكَانَveٱللَّهُAllahعَلَىٰbunaذَٰلِكَقَدِيرًاhakkıyla kadirdir

Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنkimكَانَisterseيُرِيدُثَوَابَsevabınıٱلدُّنْيَاdünyaفَعِندَ(bilsin ki) katındadırٱللَّهِAllahثَوَابُsevabıٱلدُّنْيَاdünyaوَٱلْءَاخِرَةِوَكَانَAllahٱللَّهُسَمِيعًۢاişitendirبَصِيرًاgörendir

Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)كُونُوا۟olunقَوَّٰمِينَayakta tutarakبِٱلْقِسْطِadaletiشُهَدَآءَşahidlerلِلَّهِAllah içinوَلَوْbile olsaعَلَىٰٓaleyhindeأَنفُسِكُمْkendinizinأَوِveyaٱلْوَٰلِدَيْنِana babanızınوَٱلْأَقْرَبِينَإِنeğerيَكُنْolsalarغَنِيًّاzenginأَوْveyaفَقِيرًاfakir deفَٱللَّهُçünkü Allahأَوْلَىٰdaha yakındırبِهِمَافَلَاöyle ise sapmayınتَتَّبِعُوا۟uyarakٱلْهَوَىٰٓkeyfinizeأَنadalettenتَعْدِلُوا۟وَإِنve eğerتَلْوُۥٓا۟eğip bükersenizأَوْya daتُعْرِضُوا۟doğruyu söylemezsenizفَإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahكَانَolandırبِمَاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَخَبِيرًاhaberdar

Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)ءَامِنُوا۟inanınبِٱللَّهِAllah'aوَرَسُولِهِۦve Elçisineوَٱلْكِتَٰبِve Kitabaٱلَّذِىo kiنَزَّلَindirdiعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦوَٱلْكِتَٰبِve Kitaba (inanın)ٱلَّذِىٓo kiأَنزَلَindirdiمِنdaha öncekilereقَبْلُوَمَنve kimيَكْفُرْinkar ederseبِٱللَّهِAllah'ıوَمَلَٰٓئِكَتِهِۦve melekleriniوَكُتُبِهِۦve Kitaplarınıوَرُسُلِهِۦve elçileriniوَٱلْيَوْمِve gününüٱلْءَاخِرِفَقَدْmuhakkakضَلَّsapıtmıştırضَلَٰلًۢاsapıklıklaبَعِيدًاuzak bir

Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَo kimselerءَامَنُوا۟inandılarثُمَّsonraكَفَرُوا۟inkar ettilerثُمَّsonraءَامَنُوا۟inandılarثُمَّyineكَفَرُوا۟inkar ettilerثُمَّsonraٱزْدَادُوا۟arttıكُفْرًاinkarlarıلَّمْdeğildirيَكُنِٱللَّهُAllahلِيَغْفِرَbağışlayacakلَهُمْonlarıوَلَاiletmeyecektirلِيَهْدِيَهُمْسَبِيلًۢا(doğru) yola

İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlarيَتَّخِذُونَtutuyorlarٱلْكَٰفِرِينَkafirleriأَوْلِيَآءَdostمِنbırakıpدُونِٱلْمُؤْمِنِينَأَيَبْتَغُونَmi arıyorlar?عِندَهُمُonların yanındaٱلْعِزَّةَşerefفَإِنَّşüphesizٱلْعِزَّةَşerefلِلَّهِAllaha aittirجَمِيعًاtamamen

Onlar, mü'minleri bırakıp kafirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَدْmuhakkakنَزَّلَindirmiştirعَلَيْكُمْsizeفِىKitaptaٱلْكِتَٰبِأَنْdiyeإِذَاzamanسَمِعْتُمْişittiğinizءَايَٰتِayetlerininٱللَّهِAllah'ınيُكْفَرُinkar edildiğiniبِهَاonlarınوَيُسْتَهْزَأُve alay edildiğiniبِهَاonlarlaفَلَاoturmayınتَقْعُدُوا۟مَعَهُمْonlarla beraberحَتَّىٰkadarيَخُوضُوا۟onlar dalıncayaفِىbir sözeحَدِيثٍغَيْرِهِۦٓإِنَّكُمْsiz deإِذًاo zamanمِّثْلُهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahجَامِعُbütünٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlüleriوَٱلْكَٰفِرِينَve kafirleriفِىcehennemdeجَهَنَّمَجَمِيعًاtoplayacaktır

Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَتَرَبَّصُونَgözetleyip dururlarبِكُمْsiziفَإِنeğerكَانَ(nasib)olursaلَكُمْsizeفَتْحٌbir fetihمِّنَAllah'tanٱللَّهِقَالُوٓا۟derlerأَلَمْdeğil miydik?نَكُنbiz deمَّعَكُمْsizinle beraberوَإِنve eğerكَانَolursaلِلْكَٰفِرِينَkafirlerinنَصِيبٌ(savaşta) bir payıقَالُوٓا۟derlerأَلَمْbiz üstünlük sağlamadık mıنَسْتَحْوِذْعَلَيْكُمْsizeوَنَمْنَعْكُمve sizi korumadık mı?مِّنَmü'minlerdenٱلْمُؤْمِنِينَفَٱللَّهُartık Allahيَحْكُمُhükmedecekبَيْنَكُمْaranızdaيَوْمَgünündeٱلْقِيَٰمَةِوَلَنve aslaيَجْعَلَvermeyecektirٱللَّهُAllahلِلْكَٰفِرِينَkafirlereعَلَىkarşıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlereسَبِيلًاbir yol

Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kafirlerin (zaferden) bir payı olursa, "Size üstünlük sağlayıp sizi mü'minlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü'minlerin aleyhine kafirlere hiçbir yol vermeyecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlülerيُخَٰدِعُونَaldatmağa çalışırlarٱللَّهَAllah'ıوَهُوَoysa Oخَٰدِعُهُمْonları aldatırوَإِذَاzamanقَامُوٓا۟kalktıklarıإِلَىnamazaٱلصَّلَوٰةِقَامُوا۟kalkarlarكُسَالَىٰüşene üşeneيُرَآءُونَgösteriş yaparlarٱلنَّاسَinsanlaraوَلَاanmazlarيَذْكُرُونَٱللَّهَAllah'ıإِلَّاancakقَلِيلًاbiraz

Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مُّذَبْذَبِينَyalpalayıp dururlarبَيْنَaradaذَٰلِكَbuلَآneإِلَىٰbunlaraهَٰٓؤُلَآءِوَلَآne deإِلَىٰonlaraهَٰٓؤُلَآءِوَمَنve kimseyeيُضْلِلِşaşırttığıٱللَّهُAllah'ınفَلَنbulamazsınتَجِدَلَهُۥonaسَبِيلًاbir (çıkar) yol

Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاedinmeyinتَتَّخِذُوا۟ٱلْكَٰفِرِينَkafirleriأَوْلِيَآءَdostمِنbırakıpدُونِٱلْمُؤْمِنِينَأَتُرِيدُونَmi istiyorsunuz?أَنvermekتَجْعَلُوا۟لِلَّهِAllah'aعَلَيْكُمْaleyhinizde olacakسُلْطَٰنًاbir delilمُّبِينًاapaçık

Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّdoğrusuٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlülerفِىtabakasındadırlarٱلدَّرْكِٱلْأَسْفَلِen aşağıمِنَateşinٱلنَّارِوَلَنve aslaتَجِدَbulamazsınلَهُمْonlar içinنَصِيرًاhiçbir yardımcı

Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاancak hariçtirٱلَّذِينَkimselerتَابُوا۟tevbe edenlerوَأَصْلَحُوا۟ve uslananlarوَٱعْتَصَمُوا۟ve yapışanlarبِٱللَّهِAllah'aوَأَخْلَصُوا۟ve yapanlarدِينَهُمْdinleriniلِلَّهِsırf Allah içinفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمَعَberaberdirٱلْمُؤْمِنِينَوَسَوْفَyakındaيُؤْتِverecektirٱللَّهُAllah daٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlereأَجْرًاbir mükafatعَظِيمًاbüyük

Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّاne?يَفْعَلُyapacakٱللَّهُAllahبِعَذَابِكُمْsize azabetmeyiإِنeğerشَكَرْتُمْsiz şükrederوَءَامَنتُمْوَكَانَveٱللَّهُAllahشَاكِرًاşükrün karşılığını verendirعَلِيمًا(herşeyi) bilendir

Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azab etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّايُحِبُّٱللَّهُAllahٱلْجَهْرَaçıkçaبِٱلسُّوٓءِkötüمِنَsöz söylenmesiniٱلْقَوْلِإِلَّاdışındaمَنkendisineظُلِمَوَكَانَdoğrusu Allahٱللَّهُسَمِيعًاişitendirعَلِيمًاbilendir

Allah, zulme uğrayanın dile getirmesi dışında, çirkin sözün açıklanmasını sevmez. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتُبْدُوا۟açığa vurursanızخَيْرًاbir iyiliğiأَوْveyaتُخْفُوهُonu gizlersenizأَوْyahutتَعْفُوا۟affedersenizعَنbir kötülüğüسُوٓءٍفَإِنَّ(bilin ki) şüphesizٱللَّهَAllah daكَانَaffedicidirعَفُوًّاقَدِيرًاgüçlüdür

Bir hayrı açıklar veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz (bilin ki), Allah da çok affedicidir, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَokimseler kiيَكْفُرُونَinkar ederlerبِٱللَّهِAllah'ıوَرُسُلِهِۦve elçilerini;وَيُرِيدُونَve isterlerأَنayırmakيُفَرِّقُوا۟بَيْنَarasınıٱللَّهِAllahوَرُسُلِهِۦile elçilerininوَيَقُولُونَve derlerنُؤْمِنُinanırızبِبَعْضٍkimineوَنَكْفُرُve inkar ederizبِبَعْضٍkiminiوَيُرِيدُونَve isterlerأَنtutmakيَتَّخِذُوا۟بَيْنَarasındaذَٰلِكَbunun (ikisinin)سَبِيلًاbir yol

(150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلْكَٰفِرُونَkafirlerdirحَقًّاوَأَعْتَدْنَاbiz de hazırlamışızdırلِلْكَٰفِرِينَkafirlereعَذَابًاbir azabمُّهِينًاalçaltıcı

(150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlar kiءَامَنُوا۟inandılarبِٱللَّهِAllah'aوَرُسُلِهِۦve elçilerineوَلَمْveيُفَرِّقُوا۟ayırım yapmadılarبَيْنَarasındaأَحَدٍhiçbiriمِّنْهُمْonlardanأُو۟لَٰٓئِكَişte (Allah)سَوْفَpek yakındaيُؤْتِيهِمْverecektirأُجُورَهُمْوَكَانَveٱللَّهُAllahغَفُورًاçok bağışlayandırرَّحِيمًاçok esirgeyendir

Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükafatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْـَٔلُكَsenden istiyorlarأَهْلُehliٱلْكِتَٰبِKitapأَنindirmeniتُنَزِّلَعَلَيْهِمْkendilerineكِتَٰبًاbir Kitapمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِفَقَدْmuhakkakسَأَلُوا۟istemişlerمُوسَىٰٓMusa'danأَكْبَرَdaha büyüğünüمِنbundanذَٰلِكَفَقَالُوٓا۟demişlerdiأَرِنَاbize gösterٱللَّهَAllah'ıجَهْرَةًaçıkçaفَأَخَذَتْهُمُderhal onları yakalamıştıٱلصَّٰعِقَةُyıldırım gürültüsüبِظُلْمِهِمْثُمَّsonraٱتَّخَذُوا۟tutmuşlardıٱلْعِجْلَbuzağıyı (tanrı)مِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldikkenجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerفَعَفَوْنَاvazgeçtikعَنbundan daذَٰلِكَوَءَاتَيْنَاve verdikمُوسَىٰMusa'yaسُلْطَٰنًاbir yetkiمُّبِينًاaçık

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Musa'ya apaçık bir güç ve yetki verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَرَفَعْنَاve kaldırdıkفَوْقَهُمُüzerlerineٱلطُّورَTur'uبِمِيثَٰقِهِمْsöz vermeleri içinوَقُلْنَاve dedikلَهُمُonlaraٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُلْنَاve dedikلَهُمْonlaraلَاçiğnemeyinتَعْدُوا۟فِىcumartesi(yasakları)nıٱلسَّبْتِوَأَخَذْنَاve aldıkمِنْهُمonlardanمِّيثَٰقًاbir sözغَلِيظًاsağlam

Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَبِمَاsebebiyleنَقْضِهِمbozmalarıمِّيثَٰقَهُمْsözleriniوَكُفْرِهِمve inkar etmeleriبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَقَتْلِهِمُve öldürmeleriٱلْأَنۢبِيَآءَpeygamberleriبِغَيْرِyereحَقٍّhaksızوَقَوْلِهِمْve demeleri(nden ötürü)قُلُوبُنَاkalblerimizغُلْفٌۢبَلْhayır fakat'طَبَعَmühürlemiştirٱللَّهُAllahعَلَيْهَاüzeriniبِكُفْرِهِمْinkarlarından ötürüفَلَاartık inanmazlarيُؤْمِنُونَإِلَّاancakقَلِيلًاpek az

Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz muhafazalıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik. Onların kalpleri muhafazalı değildir), tam aksine inkarları sebebiyle Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Artık onlar inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَبِكُفْرِهِمْve küfürlerinden (ötürü)وَقَوْلِهِمْve sözlerindenعَلَىٰkarşıمَرْيَمَMeryem'eبُهْتَٰنًاbir iftiraعَظِيمًاbüyük

(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَوْلِهِمْve demelerinden (ötürü)إِنَّاelbetteقَتَلْنَاbiz öldürdükٱلْمَسِيحَMesih'iعِيسَىÎsaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemرَسُولَelçisiٱللَّهِAllah'ınوَمَاoysaقَتَلُوهُonu öldürmedilerوَمَاveصَلَبُوهُasmadılarوَلَٰكِنfakatشُبِّهَbenzer gösterildiلَهُمْوَإِنَّve şüphesizٱلَّذِينَayrılığa düşenlerٱخْتَلَفُوا۟فِيهِonun hakkındaلَفِىiçindedirlerشَكٍّtam bir kuşkuمِّنْهُمَاyokturلَهُمonlarınبِهِۦo husustaمِنْhiçعِلْمٍbilgileriإِلَّاsadeceٱتِّبَاعَuyuyorlarٱلظَّنِّوَمَاonu öldürmedilerقَتَلُوهُيَقِينًۢاyakinen

(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve andolsunمِّنْher biriأَهْلِehlininٱلْكِتَٰبِKitapإِلَّاancakلَيُؤْمِنَنَّmutlaka inanacaktırبِهِۦonaقَبْلَönceمَوْتِهِۦوَيَوْمَgünü deٱلْقِيَٰمَةِkıyametيَكُونُO olacaktırعَلَيْهِمْonların aleyhineشَهِيدًاşahid

Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa'ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü, o (İsa) onların aleyhine şahit olacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَبِظُلْمٍzulümlerinden dolayıمِّنَolanlarınٱلَّذِينَهَادُوا۟yahudilerinحَرَّمْنَاyasakladıkعَلَيْهِمْonlaraطَيِّبَٰتٍtemiz ve hoş şeyleriأُحِلَّتْhelal kılınmışلَهُمْkendilerineوَبِصَدِّهِمْve çevirmelerinden dolayıعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllahكَثِيرًاçoklarını

(160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَخْذِهِمُve almalarından ötürüٱلرِّبَوٰا۟ribaوَقَدْrağmenنُهُوا۟menedilmelerineعَنْهُondanوَأَكْلِهِمْve yemelerinden ötürüأَمْوَٰلَmallarınıٱلنَّاسِinsanlarınبِٱلْبَٰطِلِوَأَعْتَدْنَاve hazırladıkلِلْكَٰفِرِينَinkar edenlereمِنْهُمْiçlerindenعَذَابًاbir azabأَلِيمًاacı

(160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّٰكِنِfakatٱلرَّٰسِخُونَderinleşmiş olanlarفِىilimdeٱلْعِلْمِمِنْهُمْiçlerindenوَٱلْمُؤْمِنُونَve mü'minlerيُؤْمِنُونَinanırlarبِمَآşeyeأُنزِلَindirilenإِلَيْكَsanaوَمَآve şeyeأُنزِلَindirilenمِنsenden önceقَبْلِكَوَٱلْمُقِيمِينَO kılanlarٱلصَّلَوٰةَوَٱلْمُؤْتُونَverenlerٱلزَّكَوٰةَzekatıوَٱلْمُؤْمِنُونَinananlar var yaبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِأُو۟لَٰٓئِكَişte onlaraسَنُؤْتِيهِمْvereceğizأَجْرًاbir mükafatعَظِيمًاbüyük

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَيْكَsana daكَمَآgibiأَوْحَيْنَآvahyettiğimizإِلَىٰNuh'aنُوحٍوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereمِنۢondan sonrakiبَعْدِهِۦوَأَوْحَيْنَآnitekim vahyetmiştikإِلَىٰٓİbrahim'eإِبْرَٰهِيمَوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'il'eوَإِسْحَٰقَve İshak'aوَيَعْقُوبَve Ya'kub'aوَٱلْأَسْبَاطِve sıbtlaraوَعِيسَىٰve Îsa'yaوَأَيُّوبَve Eyyub'aوَيُونُسَve Yunus'aوَهَٰرُونَve Harun'aوَسُلَيْمَٰنَوَءَاتَيْنَاve vermiştikدَاوُۥدَDavud'a daزَبُورًاZebur'u

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَرُسُلًاve elçilereقَدْelbetteقَصَصْنَٰهُمْanlattığımızعَلَيْكَsanaمِنdaha önceقَبْلُوَرُسُلًاve elçilereلَّمْanlatmadığımızنَقْصُصْهُمْعَلَيْكَوَكَلَّمَve konuşmuştuٱللَّهُAllahمُوسَىٰMusa'yaتَكْلِيمًاsözle

Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رُّسُلًاelçiler (gönderdik) kiمُّبَشِّرِينَmüjdeleyiciوَمُنذِرِينَve uyarıcıلِئَلَّاkalmasınيَكُونَلِلنَّاسِinsanlarınعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aحُجَّةٌۢbahaneleriبَعْدَsonraٱلرُّسُلِوَكَانَveٱللَّهُAllahعَزِيزًاüstündürحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّٰكِنِoysaٱللَّهُAllahيَشْهَدُşahidlik ederبِمَآne kiأَنزَلَindirdiإِلَيْكَأَنزَلَهُۥindirmiş olduğunaبِعِلْمِهِۦوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve melekler deيَشْهَدُونَوَكَفَىٰkafidirبِٱللَّهِAllah'ınشَهِيدًاşahidliği

Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَصَدُّوا۟ve menedenlerعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllahقَدْhakikatenضَلُّوا۟düşmüşlerdirضَلَٰلًۢاbir sapıklığaبَعِيدًاuzak

Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَظَلَمُوا۟ve zulmedenlerلَمْolmayacakيَكُنِٱللَّهُAllahلِيَغْفِرَbağışlayanلَهُمْonlarıوَلَاve iletmeyecektirلِيَهْدِيَهُمْطَرِيقًاyola

Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاsadeceطَرِيقَyoluna (iletecektir)جَهَنَّمَcehenneminخَٰلِدِينَkalacaklardırفِيهَآoradaأَبَدًاوَكَانَveذَٰلِكَbu daعَلَىAllah'aٱللَّهِيَسِيرًاçok kolaydır

(Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّاسُinsanlarقَدْmuhakkak kiجَآءَكُمُsize getirdiٱلرَّسُولُElçiبِٱلْحَقِّgerçeğiمِنRabbinizdenرَّبِّكُمْفَـَٔامِنُوا۟inanınخَيْرًاyararınıza olarakلَّكُمْوَإِنeğerتَكْفُرُوا۟inkar edersenizفَإِنَّbilin kiلِلَّهِAllah'ındırمَاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِوَكَانَveٱللَّهُAllahعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَهْلَEy ehliٱلْكِتَٰبِKitapلَاtaşkınlık etmeyinتَغْلُوا۟فِىdininizdeدِينِكُمْوَلَاve söylemeyinتَقُولُوا۟عَلَىhakkındaٱللَّهِAllahإِلَّاdışındaٱلْحَقَّإِنَّمَاşüphesizٱلْمَسِيحُMesihعِيسَىÎsaٱبْنُoğluمَرْيَمَMeryemرَسُولُelçisidirٱللَّهِAllah'ınوَكَلِمَتُهُۥٓve O'nun kelimesidirأَلْقَىٰهَآattığıإِلَىٰMeryem'eمَرْيَمَوَرُوحٌve bir ruhturمِّنْهُفَـَٔامِنُوا۟inanınبِٱللَّهِAllah'aوَرُسُلِهِۦوَلَاdemeyinتَقُولُوا۟ثَلَٰثَةٌٱنتَهُوا۟buna son verinخَيْرًاyararınıza olarakلَّكُمْإِنَّمَاçünküٱللَّهُAllahإِلَٰهٌtanrıdırوَٰحِدٌسُبْحَٰنَهُۥٓO yücedirأَنolmaktanيَكُونَلَهُۥkendisiوَلَدٌلَّهُۥO'nundurمَاolanlarفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve olanlarفِىyerdeٱلْأَرْضِوَكَفَىٰve yeterبِٱللَّهِAllahوَكِيلًاvekil olarak

Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّنçekinmezيَسْتَنكِفَٱلْمَسِيحُMesihأَنolmaktanيَكُونَعَبْدًاkulلِّلَّهِAllah'aوَلَاve melekler deٱلْمَلَٰٓئِكَةُٱلْمُقَرَّبُونَوَمَنve kimيَسْتَنكِفْçekinirseعَنْO'na kulluktanعِبَادَتِهِۦوَيَسْتَكْبِرْve büyüklük taslarsaفَسَيَحْشُرُهُمْbilsin ki O toplayacaktırإِلَيْهِkendi huzurunaجَمِيعًاonların hepsini

Mesih de, Allah'a yakın melekler de, Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler. Kim Allah'a kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa, bilsin ki, O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَمَّاgelinceٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)وَعَمِلُوا۟ve yapanlaraٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerفَيُوَفِّيهِمْeksiksiz ödeyecektirأُجُورَهُمْmükafatlarınıوَيَزِيدُهُمve daha fazlasını da verecektirمِّنlutfundanفَضْلِهِۦوَأَمَّاgelinceٱلَّذِينَkimselereٱسْتَنكَفُوا۟çekinen(lere)وَٱسْتَكْبَرُوا۟ve büyüklük taslayanlaraفَيُعَذِّبُهُمْazabedecektirعَذَابًاbir azaplaأَلِيمًاacıklıوَلَاve onlar bulamayacaklardırيَجِدُونَلَهُمkendilerineمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanوَلِيًّاbir dostوَلَاve bir yardımcıنَصِيرًا

İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah'a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّاسُinsanlarقَدْmuhakkak kiجَآءَكُمsize geldiبُرْهَٰنٌbir delilمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَأَنزَلْنَآve indirdikإِلَيْكُمْsizeنُورًاbir nurمُّبِينًاapaçık

Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَمَّاgelinceٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inanan(lara)بِٱللَّهِAlah'aوَٱعْتَصَمُوا۟ve yapışanlaraبِهِۦO'naفَسَيُدْخِلُهُمْsokacaktırفِىbir rahmetin içineرَحْمَةٍمِّنْهُkendindenوَفَضْلٍve lutfunوَيَهْدِيهِمْve onları iletecektirإِلَيْهِkendisine varanصِرَٰطًاbir yolaمُّسْتَقِيمًاdoğru

Allah'a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْتَفْتُونَكَsenden fetva istiyorlarقُلِde kiٱللَّهُAllahيُفْتِيكُمْsize şöyle açıklıyorفِىhakkındaٱلْكَلَٰلَةِإِنِeğerٱمْرُؤٌا۟kişininهَلَكَölenلَيْسَyoksaلَهُۥonunوَلَدٌçocuğuوَلَهُۥٓve varsaأُخْتٌbir kızkardeşiفَلَهَاo(kızkardeşi)nindirنِصْفُyarısıمَاne kiتَرَكَوَهُوَfakat kendisiيَرِثُهَآonun mirasını alırإِنeğerلَّمْyoksa (kızkardeşinin)يَكُنلَّهَاkendiوَلَدٌفَإِنeğerكَانَتَاvarsaٱثْنَتَيْنِiki kızkardeşiفَلَهُمَاonlarındırٱلثُّلُثَانِüçte ikisiمِمَّاbıraktığı mirasınتَرَكَوَإِنve eğerكَانُوٓا۟olursa (birçok)إِخْوَةًkardeşlerرِّجَالًاerkekوَنِسَآءًve kadınفَلِلذَّكَرِerkeğeمِثْلُkadar (verilir)حَظِّpayıٱلْأُنثَيَيْنِيُبَيِّنُaçıklıyorٱللَّهُAllahلَكُمْsizeأَنdiyeتَضِلُّوا۟وَٱللَّهُAllahبِكُلِّheشَىْءٍşeyiعَلِيمٌۢbilir

Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi