KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

فَرِيضَة

bir farz olarak · vermeniz gerekir · bunlar koyulmuş haklardır

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
6
Ayet
5
Sure
3

Kök: فرض

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

5 ayetin ilk 5 tanesi
لَّاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeإِنeğerطَلَّقْتُمُboşarsınızٱلنِّسَآءَkadınlarıمَاhenüz dokunmadanلَمْتَمَسُّوهُنَّأَوْya daتَفْرِضُوا۟belirlemedenلَهُنَّonlaraفَرِيضَةًوَمَتِّعُوهُنَّve onları faydalandırsınعَلَىeli geniş olanٱلْمُوسِعِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeوَعَلَىeli dar olan daٱلْمُقْتِرِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeمَتَٰعًۢاbir geçimlikleبِٱلْمَعْرُوفِحَقًّاbu bir borçturعَلَىüzerineٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَلَّقْتُمُوهُنَّonları boşarsanızمِنönceقَبْلِأَنhenüz dokunmadanتَمَسُّوهُنَّوَقَدْtakdirdeفَرَضْتُمْ(bir mehir) tesbit ettiğinizلَهُنَّonlar içinفَرِيضَةًvermeniz gerekirفَنِصْفُyarısınıمَاşeyin (mehrin)فَرَضْتُمْtesbit ettiğinizإِلَّآhariçأَن(kadının) vazgeçmesiيَعْفُونَأَوْveyaيَعْفُوَا۟vazgeçmesiٱلَّذِىkimsenin (erkeğin)بِيَدِهِۦelinde olanعُقْدَةُakdiٱلنِّكَاحِوَأَن(erkekler) sizin affetmenizتَعْفُوٓا۟أَقْرَبُdaha yakındırلِلتَّقْوَىٰوَلَاunutmayınتَنسَوُا۟ٱلْفَضْلَiyilik etmeyiبَيْنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörür

Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُوصِيكُمُsize tavsiye ederٱللَّهُAllahفِىٓhakkındaأَوْلَٰدِكُمْلِلذَّكَرِerkeğeمِثْلُkadarحَظِّpayıٱلْأُنثَيَيْنِفَإِنeğerكُنَّiselerنِسَآءًkadınفَوْقَfazlaٱثْنَتَيْنِikidenفَلَهُنَّonlarındırثُلُثَاüçte ikisiمَاneتَرَكَوَإِنve eğer (çocuk)كَانَتْiseوَٰحِدَةًyalnız bir kadınفَلَهَاonundurٱلنِّصْفُوَلِأَبَوَيْهِana babasındanلِكُلِّherوَٰحِدٍbirininمِّنْهُمَاvardırٱلسُّدُسُaltıda bir hissesiمِمَّاbıraktığı mirastaتَرَكَإِنeğerكَانَvarsaلَهُۥonun (ölenin)وَلَدٌفَإِنeğerلَّمْyok daيَكُنلَّهُۥonunوَلَدٌçocuğuوَوَرِثَهُۥٓve ona varis oluyorsaأَبَوَاهُana babasıفَلِأُمِّهِanasına düşerٱلثُّلُثُفَإِنeğerكَانَvarsaلَهُۥٓonunإِخْوَةٌkardeşleriفَلِأُمِّهِanasının payıٱلسُّدُسُمِنۢ(bu hükümler) sonradırبَعْدِوَصِيَّةٍvasiyyettenيُوصِىyapacağıبِهَآya daأَوْدَيْنٍءَابَآؤُكُمْbabalarınızوَأَبْنَآؤُكُمْve oğullarınızdanلَاbilmezsinizتَدْرُونَأَيُّهُمْhangisininأَقْرَبُdaha yakın olduğunuلَكُمْsizeنَفْعًافَرِيضَةًbunlar koyulmuş haklardırمِّنَtarafındanٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbilendirعَلِيمًاحَكِيمًاhikmet sahibidir

Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْمُحْصَنَٰتُمِنَkadınlardanٱلنِّسَآءِإِلَّاdışındaمَاgeçen(cariye)lerمَلَكَتْأَيْمَٰنُكُمْكِتَٰبَyazdığı(yasaklar)dırٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْوَأُحِلَّve helal kılındıلَكُمsizeمَّاötesiوَرَآءَذَٰلِكُمْbunlardanأَنistemenizتَبْتَغُوا۟بِأَمْوَٰلِكُمmallarınızlaمُّحْصِنِينَiffetli yaşamakغَيْرَzina etmemekمُسَٰفِحِينَفَمَاyararlanmanıza karşılıkٱسْتَمْتَعْتُمبِهِۦonlardanمِنْهُنَّفَـَٔاتُوهُنَّonlara verinأُجُورَهُنَّkesilen ücretleriniفَرِيضَةًوَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeفِيمَاhakkındaتَرَٰضَيْتُمkarşılıklı anlaşmanızبِهِۦsonraمِنۢبَعْدِٱلْفَرِيضَةِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahكَانَbilendirعَلِيمًاحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helal kılındı. Onlardan (nikahlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاٱلصَّدَقَٰتُsadakalar (zekatlar)لِلْفُقَرَآءِfakirlere mahsusturوَٱلْمَسَٰكِينِve düşkünlereوَٱلْعَٰمِلِينَve çalışan memurlaraعَلَيْهَاonlar üzerindeوَٱلْمُؤَلَّفَةِve ısındırılacak olanlaraقُلُوبُهُمْkalbleriوَفِىve kölelereٱلرِّقَابِوَٱلْغَٰرِمِينَve borçlularaوَفِىve yolunaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَٱبْنِve oğluna (yolcuya)ٱلسَّبِيلِفَرِيضَةًbir farz olarakمِّنَAllahtanٱللَّهِوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi