KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

ٱزْدَادُ

arttı · artırmak için · ve artsın diye · ve fazla alırız

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
8
Ayet
8
Sure
7

Kök: زيد

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

8 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَonlar kiكَفَرُوا۟inkar ettilerبَعْدَsonraإِيمَٰنِهِمْinandıktanثُمَّsonraٱزْدَادُوا۟arttıكُفْرًاinkarlarıلَّنkabul edilmeyecektirتُقْبَلَتَوْبَتُهُمْonların tevbeleriوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمُonlarٱلضَّآلُّونَsapıkların ta kendileridir

Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاsanmasınlarيَحْسَبَنَّٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar edenlerأَنَّمَاkiنُمْلِىsüre vermemizلَهُمْkendilerineخَيْرٌhayırlıdırلِّأَنفُسِهِمْإِنَّمَاbiz süre veriyoruzنُمْلِىلَهُمْonlaraلِيَزْدَادُوٓا۟artırsınlar diyeإِثْمًاوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabمُّهِينٌalçaltıcı

İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَo kimselerءَامَنُوا۟inandılarثُمَّsonraكَفَرُوا۟inkar ettilerثُمَّsonraءَامَنُوا۟inandılarثُمَّyineكَفَرُوا۟inkar ettilerثُمَّsonraٱزْدَادُوا۟arttıكُفْرًاinkarlarıلَّمْdeğildirيَكُنِٱللَّهُAllahلِيَغْفِرَbağışlayacakلَهُمْonlarıوَلَاiletmeyecektirلِيَهْدِيَهُمْسَبِيلًۢا(doğru) yola

İman edip sonra inkar eden, sonra inanıp tekrar inkar eden, sonra da inkarlarında ileri gidenler var ya; Allah, onları bağışlayacak da değildir, doğru yola iletecek de değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiفَتَحُوا۟açtılarمَتَٰعَهُمْ(zahire) yükleriniوَجَدُوا۟buldularبِضَٰعَتَهُمْsermayeleriniرُدَّتْgeri verilmişإِلَيْهِمْقَالُوا۟dediler kiيَٰٓأَبَانَاEy babamızمَاdaha ne?نَبْغِىهَٰذِهِۦişteبِضَٰعَتُنَاsermayemizرُدَّتْgeri verilmişإِلَيْنَاوَنَمِيرُyine yiyecek getiririzأَهْلَنَاailemizeوَنَحْفَظُve koruruzأَخَانَاkardeşimiziوَنَزْدَادُve fazla alırızكَيْلَyüküبَعِيرٍذَٰلِكَbuكَيْلٌbir ölçüdürيَسِيرٌaz

Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirمَاneyiتَحْمِلُyüklendiğiniكُلُّherأُنثَىٰdişininوَمَاve neyiتَغِيضُeksilttiğiniٱلْأَرْحَامُrahimlerinوَمَاve neyiتَزْدَادُوَكُلُّve herشَىْءٍşeyعِندَهُۥonun yanındaبِمِقْدَارٍbir ölçü iledir

Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىٓkiأَنزَلَindirendirٱلسَّكِينَةَhuzurفِىkalblerineقُلُوبِٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerinلِيَزْدَادُوٓا۟artırmak içinإِيمَٰنًاimanlarınıمَّعَberaberإِيمَٰنِهِمْوَلِلَّهِAllah'ındırجُنُودُaskerleriٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَكَانَveٱللَّهُAllahعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveجَعَلْنَآbiz yapmadıkأَصْحَٰبَmuhafızlarıٱلنَّارِcehenneminإِلَّاbaşkasınıمَلَٰٓئِكَةًوَمَاveجَعَلْنَاyapmadıkعِدَّتَهُمْonların sayısınıإِلَّاbaşka bir şeyفِتْنَةًbir sınavdanلِّلَّذِينَiçinكَفَرُوا۟inkar edenler;لِيَسْتَيْقِنَiyice inansın diyeٱلَّذِينَolanlarأُوتُوا۟kendilerine verilmişٱلْكِتَٰبَKitapوَيَزْدَادَve artsın diyeٱلَّذِينَinananlarınءَامَنُوٓا۟إِيمَٰنًاوَلَاveيَرْتَابَkuşkulanmasınlarٱلَّذِينَolanlarأُوتُوا۟verilmişٱلْكِتَٰبَKitapوَٱلْمُؤْمِنُونَوَلِيَقُولَve desinler diyeٱلَّذِينَkimselerفِىbulunanقُلُوبِهِمkalblerindeمَّرَضٌhastalıkوَٱلْكَٰفِرُونَve kafirlerمَاذَآne?أَرَادَdemek istediٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًاكَذَٰلِكَböyleceيُضِلُّşaşırtırٱللَّهُAllahمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيَهْدِىve doğru yola iletirمَنkimseyiيَشَآءُوَمَاveيَعْلَمُbilmezجُنُودَordularınıرَبِّكَRabbininإِلَّاbaşkasıهُوَوَمَاve değildirهِىَbuإِلَّاbaşka bir şeyذِكْرَىٰbir uyarı(dan)لِلْبَشَرِinsanlara

Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü'minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kafirler, "Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi" desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi