KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

خَلْف

ardından · arkasına · arkamızda · arkasından

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
22
Sure
16

Kök: خلف

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

22 ayetin ilk 8 tanesi
فَجَعَلْنَٰهَاve bunu yaptıkنَكَٰلًاibretlik bir cezaلِّمَاşey içinبَيْنَarasındaki (önündeki)يَدَيْهَاonların iki eliوَمَاve şey (için)خَلْفَهَاardından gelenوَمَوْعِظَةًve bir öğütلِّلْمُتَّقِينَmüttakiler için

Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllah (ki)لَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanٱلْحَىُّdaima diridirٱلْقَيُّومُلَاO'nu tutmazتَأْخُذُهُۥسِنَةٌne bir uyuklamaوَلَاve ne deنَوْمٌلَّهُۥO'nundurمَاneفِىvarsaٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاve neفِىvarsaٱلْأَرْضِمَنkimdirذَاkiٱلَّذِىيَشْفَعُşefaat edebilirعِندَهُۥٓkendisinin katındaإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦيَعْلَمُbilirمَاolanıبَيْنَonların önündeأَيْدِيهِمْوَمَاve olanıخَلْفَهُمْوَلَاkavrayamazlarيُحِيطُونَبِشَىْءٍhiçbir şeyمِّنْO'nun ilmindenعِلْمِهِۦٓإِلَّاdışındaبِمَاşeylerشَآءَوَسِعَkaplamıştırكُرْسِيُّهُO'nun KürsüsüٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَوَلَاO'na ağır gelmezيَـُٔودُهُۥحِفْظُهُمَاوَهُوَOٱلْعَلِىُّyücedirٱلْعَظِيمُbüyüktür

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَرِحِينَsevinirlerبِمَآşeylerdenءَاتَىٰهُمُkendilerine verdikleriٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦوَيَسْتَبْشِرُونَve müjdelemek isterlerبِٱلَّذِينَkimselereلَمْhenüz yetişemeyen(lere)يَلْحَقُوا۟بِهِمkendilerineمِّنْarkalarındanخَلْفِهِمْأَلَّاkorku olmadığınaخَوْفٌعَلَيْهِمْonlaraوَلَاonlarınهُمْيَحْزَنُونَüzüntüye uğramayacaklarına

(169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلْيَخْشَkaygı duyanlarٱلَّذِينَşayetلَوْتَرَكُوا۟bırakırlarsaمِنْarkalarındaخَلْفِهِمْذُرِّيَّةًçocuklarضِعَٰفًاgüçsüzخَافُوا۟çekinsinlerعَلَيْهِمْonların durumundanفَلْيَتَّقُوا۟korksunlarٱللَّهَAllah'tanوَلْيَقُولُوا۟ve söylesinlerقَوْلًاsözسَدِيدًاdoğru

Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraلَءَاتِيَنَّهُممِّنۢönlerindenبَيْنِأَيْدِيهِمْوَمِنْceخَلْفِهِمْarkalarındanوَعَنْveأَيْمَٰنِهِمْsağlarındanوَعَنveشَمَآئِلِهِمْوَلَاveتَجِدُbulmayacaksınأَكْثَرَهُمْçoklarınıشَٰكِرِينَşükredenlerden

"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَخَلَفَardındanمِنۢsonra onlarınبَعْدِهِمْخَلْفٌyerlerine geçipوَرِثُوا۟varis olanlarٱلْكِتَٰبَKitabaيَأْخُذُونَalıyorlarعَرَضَmenfaatiniهَٰذَاşuٱلْأَدْنَىٰalçak(dünyan)ınوَيَقُولُونَve diyorlar kiسَيُغْفَرُ(nasıl olsa) bağışlanacağızلَنَاbizوَإِنve eğerيَأْتِهِمْkendilerine gelseعَرَضٌbir menfaat dahaمِّثْلُهُۥona benzerيَأْخُذُوهُأَلَمْpeki alınmamış mıydı?يُؤْخَذْعَلَيْهِمkendilerindenمِّيثَٰقُmisak (söz)ٱلْكِتَٰبِKitap'taأَنdiyeلَّاsöylemeyeceklerيَقُولُوا۟عَلَىhakkındaٱللَّهِAllahإِلَّاbaşkasınıٱلْحَقَّgerçektenوَدَرَسُوا۟ve öğrenmediler mi?مَاonun içindekiniفِيهِوَٱلدَّارُve yurduٱلْءَاخِرَةُخَيْرٌdaha hayırlıdırلِّلَّذِينَkorunanlar içinيَتَّقُونَأَفَلَاdüşünmüyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Derken, onların ardından yerlerine Kitab'a (Tevrat'a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici dünyanın değersiz malını alır ve "(nasıl olsa) biz bağışlanacağız" derlerdi. Kendilerine benzeri bir mal gelse onu da alırlar. Allah hakkında, gerçek dışında bir şey söylemeyeceklerine dair onlardan Kitap'ta söz alınmamış mıydı? Onun içindekileri okumamışlar mıydı? Halbuki, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hiç düşünmüyor musunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِمَّاbundan dolayıتَثْقَفَنَّهُمْonları yakalarsanفِىsavaştaٱلْحَرْبِفَشَرِّدْdağıtبِهِمonlarıمَّنْkimseleri deخَلْفَهُمْarkalarında kiلَعَلَّهُمْböyleceيَذَّكَّرُونَibret alsınlar

Eğer onları savaşta yakalarsan, bunlar(a vereceğin ceza) ile arkalarındakileri de dağıt ki ibret alsınlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱلْيَوْمَbugünنُنَجِّيكَkurtaracağızبِبَدَنِكَsenin bedeniniلِتَكُونَolman içinلِمَنْkimseler içinخَلْفَكَkendinden sonrakiءَايَةًوَإِنَّgerçekte iseكَثِيرًاçoğuمِّنَinsanlardanٱلنَّاسِعَنْayetlerimizdenءَايَٰتِنَالَغَٰفِلُونَhabersizdirler

Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi