KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

قَرِيب

yakın · yakındır · yakınına · pek yakın

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
26
Ayet
26
Sure
20

Kök: قرب

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

26 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاve ne zamanسَأَلَكَsana sorar(lar)saعِبَادِىkullarımعَنِّىbendenفَإِنِّىşüphesiz benقَرِيبٌأُجِيبُkarşılık veririmدَعْوَةَdu'asınaٱلدَّاعِdu'a edeninإِذَاzamanدَعَانِفَلْيَسْتَجِيبُوا۟O halde onlar da karşılık versinlerلِىbanaوَلْيُؤْمِنُوا۟inansınlar kiبِىbanaلَعَلَّهُمْböylece onlarيَرْشُدُونَdoğru yola erişirler

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaحَسِبْتُمْsandınız (mı)أَنkiتَدْخُلُوا۟gireceksinizٱلْجَنَّةَcenneteوَلَمَّاbaşınıza gelmedenيَأْتِكُممَّثَلُdurumuٱلَّذِينَgeçenlerinخَلَوْا۟مِنsizden önceقَبْلِكُممَّسَّتْهُمُonlara dokunmuştuٱلْبَأْسَآءُsıkıntıوَٱلضَّرَّآءُve yoksullukوَزُلْزِلُوا۟ve sarsılmışlardı kiحَتَّىٰnihayetيَقُولَdiyorlardıٱلرَّسُولُpeygamberوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inananمَعَهُۥonunla birlikteمَتَىٰne zamanنَصْرُyardımıٱللَّهِأَلَآİyi bilin kiإِنَّşüphesizنَصْرَyardımıٱللَّهِAllah'ınقَرِيبٌyakındır

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizٱلتَّوْبَةُtevbesi makbuldürعَلَىgöreٱللَّهِAllah'aلِلَّذِينَşu kimselerinيَعْمَلُونَyaparlarٱلسُّوٓءَbir kötülükبِجَهَٰلَةٍcahillikleثُمَّsonraيَتُوبُونَdönerler (tevbe ederler)مِنhemen ardındanقَرِيبٍفَأُو۟لَٰٓئِكَişteيَتُوبُtevbesini kabul ederٱللَّهُAllahعَلَيْهِمْوَكَانَAllahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَقِيلَdenilen(leri)لَهُمْkendilerineكُفُّوٓا۟(savaştan) çekinأَيْدِيَكُمْelleriniziوَأَقِيمُوا۟ve kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıفَلَمَّاzamanكُتِبَyazılıdığıعَلَيْهِمُkendilerineٱلْقِتَالُsavaşإِذَاhemenفَرِيقٌbir grupمِّنْهُمْiçlerindenيَخْشَوْنَkorkmaya başladılarٱلنَّاسَinsanlardanكَخَشْيَةِkorkar gibiٱللَّهِAllah'tanأَوْhattaأَشَدَّdaha fazlaخَشْيَةًوَقَالُوا۟ve dediler kiرَبَّنَاRabbimizلِمَniçinكَتَبْتَyazdınعَلَيْنَاbizeٱلْقِتَالَsavaşلَوْلَآkeşkeأَخَّرْتَنَآbizi erteleseydinإِلَىٰٓkadarأَجَلٍbir süreyeقَرِيبٍقُلْde kiمَتَٰعُgeçimiٱلدُّنْيَاdünyaقَلِيلٌazdırوَٱلْءَاخِرَةُخَيْرٌdaha iyidirلِّمَنِkimse içinٱتَّقَىٰkorunanوَلَاsize haksızlık edilmezتُظْلَمُونَفَتِيلًاkıl kadar

Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاbozgunculuk yapmayınتُفْسِدُوا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِبَعْدَsonraإِصْلَٰحِهَاdüzeltildiktenوَٱدْعُوهُO'na du'a edinخَوْفًاkorkarakوَطَمَعًاإِنَّmuhakkak kiرَحْمَتَrahmetiٱللَّهِAllah'ınقَرِيبٌyakındırمِّنَiyilik edenlereٱلْمُحْسِنِينَ

Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah'ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَوْeğerكَانَolsaydıعَرَضًاbir menfaatقَرِيبًاyakınوَسَفَرًاve bir yolculukقَاصِدًاortaلَّٱتَّبَعُوكَelbette sana tabi olurlardıوَلَٰكِنۢfakatبَعُدَتْuzak geldiعَلَيْهِمُkendilerineٱلشُّقَّةُوَسَيَحْلِفُونَbir de yemin edeceklerبِٱللَّهِAllah'aلَوِeğer (diye)ٱسْتَطَعْنَاgücümüz yetseydiلَخَرَجْنَاçıkardıkمَعَكُمْsizinle beraberيُهْلِكُونَmahvediyorlarأَنفُسَهُمْkendileriniوَٱللَّهُve Allahيَعْلَمُbiliyor;إِنَّهُمْonlarınلَكَٰذِبُونَyalancı olduklarını

Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, "Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helake sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِلَىٰثَمُودَSemud halkınaأَخَاهُمْkardeşleriصَٰلِحًاقَالَşöyle dediيَٰقَوْمِey kavmimٱعْبُدُوا۟kulluk edinٱللَّهَAllah'aمَاyokturلَكُمsizinمِّنْilahınızإِلَٰهٍغَيْرُهُۥهُوَOأَنشَأَكُمsizi yarattıمِّنَyerdenٱلْأَرْضِوَٱسْتَعْمَرَكُمْve size ömür sürdürdüفِيهَاoradaفَٱسْتَغْفِرُوهُO'ndan bağışlanma dileyinثُمَّsonraتُوبُوٓا۟tevbe edinإِلَيْهِإِنَّmuhakkak kiرَبِّىRabbimقَرِيبٌyakındırمُّجِيبٌkabul edendir

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَٰقَوْمِve Ey kavmimهَٰذِهِۦşuنَاقَةُdişi devesiٱللَّهِAllah'ınلَكُمْsizin içinءَايَةًbir mucizedirفَذَرُوهَاonu bırakınتَأْكُلْotlasınفِىٓtoprağındaأَرْضِٱللَّهِAllah'ınوَلَاona dokundurmayınتَمَسُّوهَابِسُوٓءٍbir kötülükفَيَأْخُذَكُمْyoksa sizi yakalarعَذَابٌbir azapقَرِيبٌyakın

"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi