إِنَّآأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَيْكَsana daكَمَآgibiأَوْحَيْنَآvahyettiğimizإِلَىٰNuh'aنُوحٍوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereمِنۢondan sonrakiبَعْدِهِۦوَأَوْحَيْنَآnitekim vahyetmiştikإِلَىٰٓİbrahim'eإِبْرَٰهِيمَوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'il'eوَإِسْحَٰقَve İshak'aوَيَعْقُوبَve Ya'kub'aوَٱلْأَسْبَاطِve sıbtlaraوَعِيسَىٰve Îsa'yaوَأَيُّوبَve Eyyub'aوَيُونُسَve Yunus'aوَهَٰرُونَve Harun'aوَسُلَيْمَٰنَوَءَاتَيْنَاve vermiştikدَاوُۥدَDavud'a daزَبُورًاZebur'u
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com