KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

وَقَعَ

düşer · olduğu · geldiği · çökünce

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
12
Sure
9

Kök: وقع

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

12 ayetin ilk 8 tanesi
وَمَنيُهَاجِرْgöç ederفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahيَجِدْbulurفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُرَٰغَمًاgidecekكَثِيرًاçok yerوَسَعَةًوَمَنve kim kiيَخْرُجْçıkarمِنۢevindenبَيْتِهِۦمُهَاجِرًاgöç etmek amacıyleإِلَىAllah'aٱللَّهِوَرَسُولِهِۦve Elçisineثُمَّsonraيُدْرِكْهُkendisine yetişirseٱلْمَوْتُölümفَقَدْmuhakkakوَقَعَdüşerأَجْرُهُۥonun mükafatıعَلَىAllah'aٱللَّهِوَكَانَveٱللَّهُAllahغَفُورًاbağışlayandırرَّحِيمًاesirgeyendir

Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi kiقَدْartıkوَقَعَinmiştirعَلَيْكُمsizeمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْرِجْسٌbir pislikوَغَضَبٌأَتُجَٰدِلُونَنِىbenimle mi tartışıyorsunuz?فِىٓhakkındaأَسْمَآءٍisimlerسَمَّيْتُمُوهَآadlandırdığınızأَنتُمْsadece sizinوَءَابَآؤُكُمve atalarınızınمَّاindirmediğiنَزَّلَٱللَّهُAllah'ınبِهَاonlar içinمِنhiçbirسُلْطَٰنٍفَٱنتَظِرُوٓا۟bekleyin öyle iseإِنِّىben deمَعَكُمsizinle beraberمِّنَbekleyenlerdenimٱلْمُنتَظِرِينَ

Hud, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu birtakım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiوَقَعَçökünceعَلَيْهِمُüzerlerineٱلرِّجْزُazabقَالُوا۟dedilerيَٰمُوسَىEy Musaٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineبِمَاüzerineعَهِدَverdiği sözعِندَكَلَئِنeğerكَشَفْتَkaldırırsanعَنَّاbizdenٱلرِّجْزَazabıلَنُؤْمِنَنَّmuhakkak inanacağızلَكَsanaوَلَنُرْسِلَنَّve mutlaka göndereceğizمَعَكَseninle beraberبَنِىٓoğullarınıإِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Üzerlerine azap çökünce, "Ey Musa! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَثُمَّ(ondan) sonra mı?إِذَاzaman kiمَاneوَقَعَgerçekleştiءَامَنتُمinanacaksınızبِهِۦٓءَآلْـَٰٔنَşimdi mi?وَقَدْelbetteكُنتُمsizبِهِۦonuتَسْتَعْجِلُونَacele istiyordunuz

(Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanسَوَّيْتُهُۥonu düzenlediğimوَنَفَخْتُve üflediğimdeفِيهِonaمِنruhumdanرُّوحِىفَقَعُوا۟hemen kapanınلَهُۥonaسَٰجِدِينَsecdeye

(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَأَنَّkiٱللَّهَAllahسَخَّرَbuyruğunuza verdiلَكُمsizinمَّاolanlarıفِىyerdeٱلْأَرْضِوَٱلْفُلْكَve gemileriتَجْرِىakıp gidenفِىdenizdeٱلْبَحْرِبِأَمْرِهِۦemriyleوَيُمْسِكُve tutuyorٱلسَّمَآءَgöğüأَنdiyeتَقَعَdüşmesinعَلَىüstüneٱلْأَرْضِyerinإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦٓإِنَّçünküٱللَّهَAllahبِٱلنَّاسِinsanlaraلَرَءُوفٌçok şefkatlidirرَّحِيمٌçok merhametlidir

Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاوَقَعَgeldiğiٱلْقَوْلُsözعَلَيْهِمْbaşlarınaأَخْرَجْنَاçıkarırızلَهُمْonlaraدَآبَّةًbir Dabbe (canlı)مِّنَyerdenٱلْأَرْضِتُكَلِّمُهُمْo onlara söylerأَنَّelbettekiٱلنَّاسَinsanlarınكَانُوا۟olduklarınıبِـَٔايَٰتِنَاayetlerimizeلَاinanmıyor(lar)يُوقِنُونَ

(Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dabbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi