KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

فَضْل

ihsan · ikram · lutfu · Lutuf

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
84
Ayet
77
Sure
29

Kök: فضل

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

77 ayetin ilk 8 tanesi
ثُمَّsonraتَوَلَّيْتُمdönmüştünüzمِّنۢardındanبَعْدِذَٰلِكَفَلَوْلَاeğer olmasaydıفَضْلُiyiliğiٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْsizeوَرَحْمَتُهُۥve merhametiلَكُنتُمelbette olurdunuzمِّنَziyana uğrayanlardanٱلْخَٰسِرِينَ

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِئْسَمَاne kötüdürٱشْتَرَوْا۟sattıkları şeyبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْkendileriniأَنiçinيَكْفُرُوا۟inkar etmekبِمَآşeyiأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınبَغْيًاçekemeyerekأَن(vahiy) indirmesiniيُنَزِّلَٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimseninيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦفَبَآءُوuğradılarبِغَضَبٍgazabعَلَىٰüstüneغَضَبٍوَلِلْكَٰفِرِينَve inkar edenler içinعَذَابٌbir azab vardırمُّهِينٌalçaltıcı

Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّاarzu etmezlerيَوَدُّٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)مِنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِkitabوَلَاve müşriklerdenٱلْمُشْرِكِينَأَنindirilmesiniيُنَزَّلَعَلَيْكُمsizeمِّنْhiçbirخَيْرٍhayırمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَٱللَّهُoysa Allahيَخْتَصُّtahsis ederبِرَحْمَتِهِۦrahmetiniمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُAllahذُوsahibidirٱلْفَضْلِlutufٱلْعَظِيمِbüyük

Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَيْسَyokturعَلَيْكُمْsizin içinجُنَاحٌbir günahأَنaramanızdaتَبْتَغُوا۟فَضْلًاlutfunuمِّنRabbinizinرَّبِّكُمْفَإِذَآzamanأَفَضْتُمayrılıp akın ettiğinizمِّنْArafattanعَرَفَٰتٍفَٱذْكُرُوا۟anın (hatırlayın)ٱللَّهَAllah'ıعِندَyanındaٱلْمَشْعَرِMeş'ar-iٱلْحَرَامِوَٱذْكُرُوهُO'nu anınكَمَاgibiهَدَىٰكُمْsizi hidayet ettiğiوَإِنveكُنتُمsiz idinizمِّنO'ndan önceقَبْلِهِۦلَمِنَsapıklardanٱلضَّآلِّينَ

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَلَّقْتُمُوهُنَّonları boşarsanızمِنönceقَبْلِأَنhenüz dokunmadanتَمَسُّوهُنَّوَقَدْtakdirdeفَرَضْتُمْ(bir mehir) tesbit ettiğinizلَهُنَّonlar içinفَرِيضَةًvermeniz gerekirفَنِصْفُyarısınıمَاşeyin (mehrin)فَرَضْتُمْtesbit ettiğinizإِلَّآhariçأَن(kadının) vazgeçmesiيَعْفُونَأَوْveyaيَعْفُوَا۟vazgeçmesiٱلَّذِىkimsenin (erkeğin)بِيَدِهِۦelinde olanعُقْدَةُakdiٱلنِّكَاحِوَأَن(erkekler) sizin affetmenizتَعْفُوٓا۟أَقْرَبُdaha yakındırلِلتَّقْوَىٰوَلَاunutmayınتَنسَوُا۟ٱلْفَضْلَiyilik etmeyiبَيْنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörür

Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَخَرَجُوا۟çıkanlarıمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَهُمْve onlarأُلُوفٌbinlerce kişi ikenحَذَرَkorkusuylaٱلْمَوْتِölümفَقَالَdemiştiلَهُمُonlaraٱللَّهُAllahمُوتُوا۟Ölün!ثُمَّsonraأَحْيَٰهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَذُوsahibidirفَضْلٍikramعَلَىkarşıٱلنَّاسِinsanlaraوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاşükretmezlerيَشْكُرُونَ

Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf ve ikram sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَهَزَمُوهُمderken onları bozdularبِإِذْنِizniyleٱللَّهِAllah'ınوَقَتَلَve öldürdüدَاوُۥدُDavudجَالُوتَCalut'uوَءَاتَىٰهُve ona (Davud'a) verdiٱللَّهُAllahٱلْمُلْكَhükümdarlıkوَٱلْحِكْمَةَve hikmetوَعَلَّمَهُۥve ona öğrettiمِمَّاşeyleriيَشَآءُوَلَوْلَاeğerدَفْعُsavmasaydıٱللَّهِAllahٱلنَّاسَinsanlarınبَعْضَهُمbir kısmınıبِبَعْضٍbir kısmıyleلَّفَسَدَتِbozulurduٱلْأَرْضُdünyaوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahذُوsahibidirفَضْلٍlutufعَلَىkarşıٱلْعَٰلَمِينَbütün alemlere

Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah'ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün alemlere karşı lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلشَّيْطَٰنُşeytanيَعِدُكُمُsize vaad ederٱلْفَقْرَfakirliğiوَيَأْمُرُكُمve size emrederبِٱلْفَحْشَآءِوَٱللَّهُAllah iseيَعِدُكُمsize va'adediyorمَّغْفِرَةًbağışlamaمِّنْهُkendi tarafındanوَفَضْلًاوَٱللَّهُşüphesiz Allah'ınوَٰسِعٌ(lutfu) geniştirعَلِيمٌ(O) bilendir

Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi