KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

وَضَعَ

koydu · kurarız · doğurmaz · ve koydu

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
21
Ayet
19
Sure
15

Kök: وضع

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

19 ayetin ilk 8 tanesi
فَلَمَّاne zaman kiوَضَعَتْهَاonu doğuruncaقَالَتْşöyle söylediرَبِّRabbimإِنِّىşüphesiz benوَضَعْتُهَآonu doğurdumأُنثَىٰbir kızوَٱللَّهُAllahأَعْلَمُbilirkenبِمَا(onun) neوَضَعَتْdoğurduğunuوَلَيْسَve değildirٱلذَّكَرُerkekكَٱلْأُنثَىٰوَإِنِّىdoğrusu benسَمَّيْتُهَاona adını verdimمَرْيَمَMeryemوَإِنِّىٓşüphesiz benأُعِيذُهَاonu ısmarlıyorumبِكَsanaوَذُرِّيَّتَهَاve soyunuمِنَşeytan(ın şerri)ndenٱلشَّيْطَٰنِٱلرَّجِيمِkovulmuş

Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّdoğrusuأَوَّلَilkبَيْتٍevوُضِعَ(ma'bed olarak) kurulanلِلنَّاسِinsanlaraلَلَّذِىolandırبِبَكَّةَMekke'deمُبَارَكًاuğur bereketlidir'وَهُدًىve hidayet kaynağıdırلِّلْعَٰلَمِينَalemlere

Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Ka'be'dir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanكُنتَsenفِيهِمْiçlerindeفَأَقَمْتَkıldırdığınلَهُمُonlaraٱلصَّلَوٰةَnamazıفَلْتَقُمْnamaza dursunطَآئِفَةٌbir bölükمِّنْهُمonlardanمَّعَكَseninle beraberوَلْيَأْخُذُوٓا۟ve (yanlarına) alsınlarأَسْلِحَتَهُمْsilahlarını daفَإِذَاsecde edinceسَجَدُوا۟فَلْيَكُونُوا۟geçsinlerمِنarkanızaوَرَآئِكُمْوَلْتَأْتِbu kez gelsinطَآئِفَةٌbölükأُخْرَىٰötekiلَمْnamaz kılmayanيُصَلُّوا۟فَلْيُصَلُّوا۟ve namaz kılsınlarمَعَكَseninle beraberوَلْيَأْخُذُوا۟ve alsınlarحِذْرَهُمْkorunma(tedbir)leriniوَأَسْلِحَتَهُمْوَدَّistediler kiٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)لَوْkeşkeتَغْفُلُونَsiz gaflet etseniz deعَنْsilahlarınızdanأَسْلِحَتِكُمْوَأَمْتِعَتِكُمْve eşyanızdanفَيَمِيلُونَbirden yapsalarعَلَيْكُمüzerinizeمَّيْلَةًbaskınوَٰحِدَةًوَلَاbir günah yokturجُنَاحَعَلَيْكُمْsizeإِنeğerكَانَsizبِكُمْأَذًىzahmet çekersenizمِّنyağmurdanمَّطَرٍأَوْya daكُنتُمolursanızمَّرْضَىٰٓhastaأَنbırakmanızdaتَضَعُوٓا۟أَسْلِحَتَكُمْوَخُذُوا۟ama alınحِذْرَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahأَعَدَّhazırlamıştırلِلْكَٰفِرِينَkafirlereعَذَابًاbir azabمُّهِينًاalçaltıcı

(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekat kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. İnkar edenler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkarcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَتَّبِعُونَuyarlarٱلرَّسُولَo Elçi'yeٱلنَّبِىَّo Peygamber'eٱلْأُمِّىَّümmiٱلَّذِىbulduklarıيَجِدُونَهُۥمَكْتُوبًاyazılıعِندَهُمْyanlarındaفِىTevratٱلتَّوْرَىٰةِوَٱلْإِنجِيلِve İncil'deيَأْمُرُهُمkendilerine emredenبِٱلْمَعْرُوفِiyiliğiوَيَنْهَىٰهُمْve kendilerini menedenعَنِkötülüktenٱلْمُنكَرِوَيُحِلُّve helal kılanلَهُمُonlaraٱلطَّيِّبَٰتِgüzel şeyleriوَيُحَرِّمُve haram kılanعَلَيْهِمُonlaraٱلْخَبَٰٓئِثَçirkin şeyleriوَيَضَعُve kaldırıp atanعَنْهُمْonlardanإِصْرَهُمْağırlıklarıوَٱلْأَغْلَٰلَve prangalarıٱلَّتِىöyle kiكَانَتْidilerعَلَيْهِمْفَٱلَّذِينَartık onlarءَامَنُوا۟inananlarبِهِۦO'naوَعَزَّرُوهُve O'na saygı gösterenlerوَنَصَرُوهُve O'na yardım edenlerوَٱتَّبَعُوا۟ve uyanlarٱلنُّورَnuraٱلَّذِىٓindirilenأُنزِلَمَعَهُۥٓأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلْمُفْلِحُونَfelaha erenlerdir

Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَوُضِعَ(ortaya) konulmuşturٱلْكِتَٰبُKitapفَتَرَىve görürsünٱلْمُجْرِمِينَsuçlularınمُشْفِقِينَkorkarakمِمَّاonun içindekilerdenفِيهِوَيَقُولُونَve dedikleriniيَٰوَيْلَتَنَاey vah bizeمَالِne oluyorهَٰذَاbuٱلْكِتَٰبِKitabaلَا(hiçbir şey)يُغَادِرُbırakmıyorصَغِيرَةً(ne) küçükوَلَاne deكَبِيرَةًbüyükإِلَّآher (yaptığımız) şeyi sayıp döküyorأَحْصَىٰهَاوَوَجَدُوا۟ve bulmuşlardırمَاşeyleriعَمِلُوا۟yaptıklarıحَاضِرًاوَلَاveيَظْلِمُzulmetmezرَبُّكَRabbinأَحَدًاkimseye

Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَضَعُkurarızٱلْمَوَٰزِينَterazileriٱلْقِسْطَadaletلِيَوْمِgünü içinٱلْقِيَٰمَةِkıyametفَلَاaslaتُظْلَمُhaksızlık edilmezنَفْسٌkimseyeشَيْـًٔاوَإِنve eğerكَانَolsaمِثْقَالَağırlığıncaحَبَّةٍdanesiمِّنْbir hardalخَرْدَلٍأَتَيْنَاgetiririzبِهَاوَكَفَىٰve biz yeterizبِنَاolarakحَٰسِبِينَhesab gören

Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَgünتَرَوْنَهَاonu gördüğünüzتَذْهَلُunuturكُلُّherمُرْضِعَةٍemzirenعَمَّآemzirdiğiniأَرْضَعَتْوَتَضَعُve bırakırكُلُّherذَاتِ(sahibi) gebeحَمْلٍ(yük) gebeحَمْلَهَاyükünüوَتَرَىve görürsünٱلنَّاسَinsanlarıسُكَٰرَىٰsarhoşوَمَاoysa değillerdirهُمonlarبِسُكَٰرَىٰsarhoşوَلَٰكِنَّamaعَذَابَazabıٱللَّهِAllah'ınشَدِيدٌşiddetlidir

Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لِيَسْتَـْٔذِنكُمُizin istesinlerٱلَّذِينَkimselerمَلَكَتْaltında bulunan (köle ve hizmetçi)أَيْمَٰنُكُمْellerinizinوَٱلَّذِينَve olanlarلَمْhenüz ermemişيَبْلُغُوا۟ٱلْحُلُمَerginliğeمِنكُمْsizdenثَلَٰثَüçمَرَّٰتٍمِّنönceقَبْلِصَلَوٰةِnamazındanٱلْفَجْرِsabahوَحِينَve zamanتَضَعُونَçıkar(ıp yat)acağınızثِيَابَكُمelbiseniziمِّنَöğle vaktiٱلظَّهِيرَةِوَمِنۢveبَعْدِsonraصَلَوٰةِnamazındanٱلْعِشَآءِثَلَٰثُüç vakittirعَوْرَٰتٍmahrem olanلَّكُمْلَيْسَyokturعَلَيْكُمْsizeوَلَاve yokturعَلَيْهِمْonlaraجُنَاحٌۢbir günahبَعْدَهُنَّطَوَّٰفُونَgirip çıkarsınızعَلَيْكُمyanınaبَعْضُكُمْbirinizعَلَىٰdiğerininبَعْضٍكَذَٰلِكَböyleيُبَيِّنُaçıklarٱللَّهُAllahلَكُمُsizeٱلْءَايَٰتِوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, ayetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi