KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

9. SURE · 129 AYET · 2498 KELİME

Tevbe

التوبة

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

فَسِيحُوا۟dolaşınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأَرْبَعَةَdörtأَشْهُرٍayوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّكُمْsizغَيْرُdeğilsinizمُعْجِزِىaciz bırakacakٱللَّهِوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllahمُخْزِىrezil perişan edecektir'ٱلْكَٰفِرِينَkafirleri

Yeryüzünde dört ay daha dolaşın. Şunu bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz; Allah ise, inkarcıları perişan edecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَذَٰنٌve duyurudurمِّنَAllahtanٱللَّهِوَرَسُولِهِۦٓve ElçisindenإِلَىinsanlaraٱلنَّاسِيَوْمَgünüٱلْحَجِّHacٱلْأَكْبَرِen büyükأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahبَرِىٓءٌuzaktırمِّنَputa tapanlardanٱلْمُشْرِكِينَوَرَسُولُهُۥفَإِنeğerتُبْتُمْtevbe edersenizفَهُوَbuخَيْرٌdaha iyidirلَّكُمْوَإِنve eğerتَوَلَّيْتُمْdönersenizفَٱعْلَمُوٓا۟bilin kiأَنَّكُمْsizغَيْرُdeğilsinizمُعْجِزِىaciz bırakacakٱللَّهِوَبَشِّرِve müjdeleٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)بِعَذَابٍbir azabıأَلِيمٍacı

Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah'ı aciz bırakabilecek değilsiniz. İnkarcılara, elem dolu bir azabı müjdele!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاancak hariçٱلَّذِينَkimselerعَٰهَدتُّمandlaşma yaptığınızمِّنَmüşriklerdenٱلْمُشْرِكِينَثُمَّsonraلَمْsize eksik bırakmayanيَنقُصُوكُمْشَيْـًٔاhiçbir şeyiوَلَمْveيُظَٰهِرُوا۟arka çıkmayanlarعَلَيْكُمْsize karşıأَحَدًاhiç kimseyeفَأَتِمُّوٓا۟tamamlayınإِلَيْهِمْonlarınعَهْدَهُمْandlaşmalarınıإِلَىٰkadarمُدَّتِهِمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُتَّقِينَkorunanları

Ancak Allah'a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanٱنسَلَخَgeçtiğiٱلْأَشْهُرُaylarٱلْحُرُمُharamفَٱقْتُلُوا۟öldürünٱلْمُشْرِكِينَortak koşanlarıحَيْثُneredeوَجَدتُّمُوهُمْbulursanız onlarıوَخُذُوهُمْve onları yakalayınوَٱحْصُرُوهُمْve hapsedinوَٱقْعُدُوا۟ve otur(up) bekleyinلَهُمْonlarıكُلَّherمَرْصَدٍفَإِنeğerتَابُوا۟tevbe ederlerseوَأَقَامُوا۟ve kılarlarsaٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَوُا۟ve verirlerseٱلزَّكَوٰةَzekatıفَخَلُّوا۟serbest bırakınسَبِيلَهُمْإِنَّçünküٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekatı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنْve eğerأَحَدٌbirisiمِّنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَٱسْتَجَارَكَaman dilerseفَأَجِرْهُonu yanına alحَتَّىٰta kiيَسْمَعَişitsinكَلَٰمَsözünüٱللَّهِAllah'ınثُمَّsonraأَبْلِغْهُonu ulaştırمَأْمَنَهُۥذَٰلِكَböyle (yap)بِأَنَّهُمْçünkü onlarقَوْمٌbir toplulukturلَّاbilmezيَعْلَمُونَ

Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir kavim olmaları sebebiyledir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَيْفَnasılيَكُونُolabilirلِلْمُشْرِكِينَortak koşanlarınعَهْدٌandlaşmasıعِندَyanındaٱللَّهِAllah'ınوَعِندَve yanındaرَسُولِهِۦٓElçisininإِلَّاancak hariçtirٱلَّذِينَkimselerعَٰهَدتُّمْandlaştıklarınızعِندَyanındaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِفَمَاonlar dürüst davrandıkçaٱسْتَقَٰمُوا۟لَكُمْsizeفَٱسْتَقِيمُوا۟siz de dürüst davranınلَهُمْإِنَّçünküٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُتَّقِينَkorunanları

Allah'a ortak koşanların Allah katında ve Resulü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram'ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَيْفَnasıl?وَإِنeğerيَظْهَرُوا۟onlar galib gelselerdiعَلَيْكُمْsizeلَاneيَرْقُبُوا۟gözetirlerdiفِيكُمْsizin hakkınızdaإِلًّاbir yakınlıkوَلَاne deذِمَّةًيُرْضُونَكُمsizi razı ederlerبِأَفْوَٰهِهِمْağızlarıylaوَتَأْبَىٰfakat (sizi) istemezقُلُوبُهُمْkalbleriوَأَكْثَرُهُمْve çokları daفَٰسِقُونَyoldan çıkmışlardır

Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱشْتَرَوْا۟sattılar;بِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınثَمَنًاbir parayaقَلِيلًاazıcıkفَصَدُّوا۟engel oldularعَنO'nun yolundanسَبِيلِهِۦٓإِنَّهُمْgerçektenسَآءَne kötüdürمَاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Allah'ın ayetlerini az bir karşılığa değiştiler de insanları O'nun yolundan alıkoydular. Bunların yapmakta oldukları şeyler gerçekten ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاne gözetirlerيَرْقُبُونَفِىkarşıمُؤْمِنٍbir mü'mineإِلًّاbir yakınlıkوَلَاne deذِمَّةًوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمُonlardırٱلْمُعْتَدُونَsaldırganlar

Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar taşkınlık yapanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerتَابُوا۟tevbe ederlerseوَأَقَامُوا۟ve kılarlarsaٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَوُا۟ve verirlerseٱلزَّكَوٰةَzekatıفَإِخْوَٰنُكُمْsizin kardeşlerinizdirlerفِىdindeٱلدِّينِوَنُفَصِّلُve uzun uzun açıklıyoruzٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍbir kavmeيَعْلَمُونَbilen

Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekatı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerنَّكَثُوٓا۟bozarlarsaأَيْمَٰنَهُمandlarınıمِّنۢsonraبَعْدِعَهْدِهِمْandlaşma yaptıktanوَطَعَنُوا۟ve dil uzatırlarsaفِىdininizeدِينِكُمْفَقَٰتِلُوٓا۟savaşınأَئِمَّةَönderleriyleٱلْكُفْرِإِنَّهُمْçünküلَآyokturأَيْمَٰنَandlarıلَهُمْonlarınلَعَلَّهُمْbelkiيَنتَهُونَvazgeçerler

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَاsavaşmayacak mısınız?تُقَٰتِلُونَقَوْمًاbir kavimleنَّكَثُوٓا۟bozanأَيْمَٰنَهُمْandlarınıوَهَمُّوا۟ve yeltenenبِإِخْرَاجِçıkarmağaٱلرَّسُولِElçiyiوَهُمve kendileriبَدَءُوكُمْsiz(inle savaş)a başlamış olanأَوَّلَilkمَرَّةٍأَتَخْشَوْنَهُمْفَٱللَّهُAllah'tırأَحَقُّen layık olanأَنkendisinden korkmanızaتَخْشَوْهُإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَgerçekten inananlar

Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek mü'minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha layıktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَٰتِلُوهُمْonlarla savaşın (ki)يُعَذِّبْهُمُonlara azabetsinٱللَّهُAllahبِأَيْدِيكُمْsizin ellerinizleوَيُخْزِهِمْve onları rezil etsinوَيَنصُرْكُمْve sizi üstün getirsinعَلَيْهِمْonlaraوَيَشْفِve şifa versinصُدُورَgöğüslerineقَوْمٍtoplumununمُّؤْمِنِينَinananlar

(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيُذْهِبْve gidersinغَيْظَöfkesiniقُلُوبِهِمْوَيَتُوبُve tevbesini kabul ederٱللَّهُAllahعَلَىٰkişininمَنيَشَآءُوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

(14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü'min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaحَسِبْتُمْsiz sandınız mı?أَنbırakılacağınızıتُتْرَكُوا۟وَلَمَّاbilmedenيَعْلَمِٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriجَٰهَدُوا۟cihad eden(leri)مِنكُمْiçinizdenوَلَمْveيَتَّخِذُوا۟edinmeyen(leri)مِنbaşkasınıدُونِٱللَّهِAllah('tan)وَلَاveرَسُولِهِۦElçisin(den)وَلَاveٱلْمُؤْمِنِينَmü'minler(den)وَلِيجَةًوَٱللَّهُve Allahخَبِيرٌۢhaber almaktadırبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızı

Yoksa; Allah içinizden, Allah'tan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاyokturكَانَyokturلِلْمُشْرِكِينَmüşrikler içinأَنimar etmeleriيَعْمُرُوا۟مَسَٰجِدَmescidleriniٱللَّهِAllah'ınشَٰهِدِينَşahitler ikenعَلَىٰٓkendi nefislerininأَنفُسِهِمبِٱلْكُفْرِأُو۟لَٰٓئِكَonlarınحَبِطَتْboşa çıkmıştırأَعْمَٰلُهُمْyaptıkları işlerوَفِىveٱلنَّارِateşteهُمْonlarخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Allah'a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاancakيَعْمُرُimar ederlerمَسَٰجِدَmescidleriniٱللَّهِAllah'ınمَنْkimselerءَامَنَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَأَقَامَve kılanٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَىve verenٱلزَّكَوٰةَzekatıوَلَمْveيَخْشَkorkmayanإِلَّاbaşkasındanٱللَّهَفَعَسَىٰٓumulurأُو۟لَٰٓئِكَonlarınأَنolmalarıيَكُونُوا۟مِنَdoğru yolu bulanlardanٱلْمُهْتَدِينَ

Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَجَعَلْتُمْسِقَايَةَsu vermeyiٱلْحَآجِّhacılaraوَعِمَارَةَve imar etmeyiٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِHaram'ıكَمَنْkimse gibiءَامَنَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَجَٰهَدَve cihadedenفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِلَاolmaz(lar)يَسْتَوُۥنَeşitعِندَkatındaٱللَّهِوَٱللَّهُve Allahلَاyol göstermezيَهْدِىٱلْقَوْمَtopluluğunaٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim topluluğu doğru yola erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)وَهَاجَرُوا۟ve hicret eden(ler)وَجَٰهَدُوا۟ve cihad eden(ler)فِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahبِأَمْوَٰلِهِمْmallarıylaوَأَنفُسِهِمْve canlarıylaأَعْظَمُdaha büyüktürدَرَجَةًdereceleriعِندَkatındaٱللَّهِوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمُonlardırٱلْفَآئِزُونَkurtuluşa erenler

İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah katında daha üstündür. İşte onlar, başarıya erenlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُبَشِّرُهُمْonları müjdelerرَبُّهُمRableriبِرَحْمَةٍbir rahmetleمِّنْهُkendisindenوَرِضْوَٰنٍve rızasıylaوَجَنَّٰتٍve cennetlerleلَّهُمْbulunanفِيهَاiçindeنَعِيمٌnimetlerمُّقِيمٌtükenmeyen

Rableri onlara, kendi katından bir rahmet, bir hoşnutluk ve kendilerine içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdelemektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاedinmeyinتَتَّخِذُوٓا۟ءَابَآءَكُمْbabalarınızıوَإِخْوَٰنَكُمْve kardeşleriniziأَوْلِيَآءَvelilerإِنِeğerٱسْتَحَبُّوا۟seviyorlarsaٱلْكُفْرَküfrüعَلَىkarşıٱلْإِيمَٰنِوَمَنve kimيَتَوَلَّهُمonları veli tanırsaمِّنكُمْsizdenفَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلظَّٰلِمُونَzalimler

Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmeyin. İçinizden kim onları dost edinirse, işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنeğerكَانَiseءَابَآؤُكُمْbabalarınızوَأَبْنَآؤُكُمْve oğullarınızوَإِخْوَٰنُكُمْve kardeşlerinizوَأَزْوَٰجُكُمْve eşlerinizوَعَشِيرَتُكُمْve hısım akrabanızوَأَمْوَٰلٌve mallarٱقْتَرَفْتُمُوهَاkazandığınızوَتِجَٰرَةٌve ticaret(iniz)تَخْشَوْنَkorktuğunuzكَسَادَهَاdüşmesindenوَمَسَٰكِنُve konutlarتَرْضَوْنَهَآhoşlandığınızأَحَبَّdaha sevgili (ise)إِلَيْكُمsizeمِّنَAllahtanٱللَّهِوَرَسُولِهِۦve Elçisi(nden)وَجِهَادٍve cihad etmektenفِىO'nun yolundaسَبِيلِهِۦفَتَرَبَّصُوا۟o halde gözetleyinحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgetirinceyeٱللَّهُAllahبِأَمْرِهِۦوَٱللَّهُve Allahلَا(doğru) yola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَtopluluğuٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkmış

De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret ve beğendiğiniz meskenler size Allah'tan, peygamberinden ve O'nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah, fasık topluluğu doğru yola erdirmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَقَدْandolsunنَصَرَكُمُsize yardım etmiştiٱللَّهُAllahفِىyerlerdeمَوَاطِنَكَثِيرَةٍوَيَوْمَve günündeحُنَيْنٍإِذْhaniأَعْجَبَتْكُمْsizi böbürlendirmiştiكَثْرَتُكُمْçokluğunuzفَلَمْfakatتُغْنِsağlamamıştıعَنكُمْsizeشَيْـًٔاhiçbir yararوَضَاقَتْve dar gelmiştiعَلَيْكُمُbaşınızaٱلْأَرْضُyeryüzüبِمَاrağmenرَحُبَتْbütün genişliğineثُمَّnihayetوَلَّيْتُمdönmüştünüzمُّدْبِرِينَgerisin geri

Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Nihayet (bozularak) gerisin geriye dönüp kaçmıştınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَنزَلَindirdiٱللَّهُAllahسَكِينَتَهُۥsekinetiniعَلَىٰüzerineرَسُولِهِۦElçisininوَعَلَىve üzerineٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerinوَأَنزَلَve indirdiجُنُودًاaskerlerلَّمْsizin görmediğinizتَرَوْهَاوَعَذَّبَve azab ettiٱلَّذِينَolanlaraكَفَرُوا۟وَذَٰلِكَişte budurجَزَآءُcezasıٱلْكَٰفِرِينَkafirlerin

Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizin göremediğiniz ordular indirdi ve inkar edenlere azap verdi. İşte bu, inkarcıların cezasıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraيَتُوبُtevbesini kabul ederٱللَّهُAllahمِنۢardındanبَعْدِذَٰلِكَbununعَلَىٰkimseninمَنيَشَآءُوَٱللَّهُve Allahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِنَّمَاşüphesizٱلْمُشْرِكُونَortak koşanlarنَجَسٌpisliktirفَلَاartıkيَقْرَبُوا۟yaklaşmasınlarٱلْمَسْجِدَMescid-iٱلْحَرَامَHaram'aبَعْدَsonraعَامِهِمْyıllarındanهَٰذَاوَإِنْve eğerخِفْتُمْkorkarsanızعَيْلَةًyoksulluğa düşmektenفَسَوْفَyakındaيُغْنِيكُمُsizi zengin edecektirٱللَّهُAllahمِنkendi lutfundanفَضْلِهِۦٓإِنeğerشَآءَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhikmet sahibidir

Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَٰتِلُوا۟savaşınٱلَّذِينَkimselerleلَاinanmayanيُؤْمِنُونَبِٱللَّهِAllah'aوَلَاveبِٱلْيَوْمِgününeٱلْءَاخِرِوَلَاveيُحَرِّمُونَharam saymayanlarlaمَاne kiحَرَّمَharam kıldıٱللَّهُAllahوَرَسُولُهُۥve Elçisiوَلَاve din edinmeyenlerleيَدِينُونَدِينَdiniٱلْحَقِّgerçekمِنَkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَKitapحَتَّىٰzamana kadarيُعْطُوا۟verecekleriٱلْجِزْيَةَcizyeعَنelleriyleيَدٍوَهُمْonlarصَٰغِرُونَküçülerek (boyun eğerek)

Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَتِve dediler kiٱلْيَهُودُYahudilerعُزَيْرٌUzeyrٱبْنُoğludurٱللَّهِAllah'ınوَقَالَتِve dedilerٱلنَّصَٰرَىHıristiyanlarٱلْمَسِيحُMesihٱبْنُoğludurٱللَّهِذَٰلِكَbuقَوْلُهُمonların sözleridirبِأَفْوَٰهِهِمْيُضَٰهِـُٔونَbenzetiyorlarقَوْلَsözlerineٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenlerinمِنöncedenقَبْلُقَٰتَلَهُمُonları kahretsinٱللَّهُأَنَّىٰnasıl daيُؤْفَكُونَçevriliyorlar

Yahudiler, "Üzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar ise, "İsa Mesih, Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱتَّخَذُوٓا۟edindilerأَحْبَارَهُمْhahamlarınıوَرُهْبَٰنَهُمْve rahipleriniأَرْبَابًاrablerمِّنayrıدُونِٱللَّهِAllah'tanوَٱلْمَسِيحَve Mesih'i deٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemوَمَآoysa emredilmemiştiأُمِرُوٓا۟إِلَّاdışındaلِيَعْبُدُوٓا۟ibadet etmeleriإِلَٰهًاbir ilahaوَٰحِدًالَّآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَسُبْحَٰنَهُۥO münezzehtirعَمَّاşeylerdenيُشْرِكُونَortak koştukları

(Yahudiler) Allah'ı bırakıp, hahamlarını; (hıristiyanlar ise) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rab edindiler. Oysa, bunlar da ancak, bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştukları her şeyden uzaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُرِيدُونَistiyorlarأَنsöndürmekيُطْفِـُٔوا۟نُورَnurunuٱللَّهِAllah'ınبِأَفْوَٰهِهِمْağızlariyleوَيَأْبَىhalbuki istemezٱللَّهُAllahإِلَّآbaşkasınıأَنtamamlamaktanيُتِمَّنُورَهُۥnurunuوَلَوْşayetكَرِهَhoşlanmasa daٱلْكَٰفِرُونَkafirler

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىٓkiأَرْسَلَgönderdiرَسُولَهُۥElçisiniبِٱلْهُدَىٰhidayetleوَدِينِve din ileٱلْحَقِّhakلِيُظْهِرَهُۥonu çıkarsın diyeعَلَىüstüneٱلدِّينِdin(ler)inكُلِّهِۦbütünوَلَوْşeayetكَرِهَhoşlanmasa daٱلْمُشْرِكُونَortak koşanlar

O, Allah'a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inananlarإِنَّşüphesizكَثِيرًاbirçoğuمِّنَhahamlardanٱلْأَحْبَارِوَٱلرُّهْبَانِve rahipler(den)لَيَأْكُلُونَyerlerأَمْوَٰلَmallarınıٱلنَّاسِinsanlarınبِٱلْبَٰطِلِhaksızlıklaوَيَصُدُّونَve çevirirlerعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِوَٱلَّذِينَkimselerيَكْنِزُونَyığanٱلذَّهَبَaltınوَٱلْفِضَّةَve gümüşüوَلَاveيُنفِقُونَهَاonları harcamayanlarفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahفَبَشِّرْهُمişte onlara müjdeleبِعَذَابٍbir azabıأَلِيمٍacıklı

Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَO günيُحْمَىٰkızdırılırعَلَيْهَاüzerleriفِىiçindeنَارِateşiجَهَنَّمَcehennemفَتُكْوَىٰdağlanırبِهَاbunlarlaجِبَاهُهُمْonların alınlarıوَجُنُوبُهُمْve yanlarıوَظُهُورُهُمْهَٰذَا(işte) budurمَاşeylerكَنَزْتُمْyığdıklarınızلِأَنفُسِكُمْnefisleriniz içinفَذُوقُوا۟o halde tadınمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzتَكْنِزُونَyığıyor(lar)

O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, "İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!" denilecek.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizعِدَّةَsayısıٱلشُّهُورِaylarınعِندَkatındaٱللَّهِAllah'ınٱثْنَا(on) ikiعَشَرَon (iki)شَهْرًاaydırفِىkitabındaكِتَٰبِٱللَّهِAllah'ınيَوْمَgünden beriخَلَقَyarattığıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriمِنْهَآbunlardanأَرْبَعَةٌdördüحُرُمٌذَٰلِكَişte budurٱلدِّينُdinٱلْقَيِّمُفَلَاzulmetmeyinتَظْلِمُوا۟فِيهِنَّ(o aylar) içindeأَنفُسَكُمْوَقَٰتِلُوا۟ve savaşınٱلْمُشْرِكِينَortak koşanlarlaكَآفَّةًtopyekunكَمَاnasılيُقَٰتِلُونَكُمْsizinle savaşıyorlarsaكَآفَّةًوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahمَعَberaberdirٱلْمُتَّقِينَkorunanlarla

Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin. Fakat Allah'a ortak koşanlar sizinle nasıl topyekun savaşıyorlarsa, siz de onlarla topyekun savaşın. Bilin ki Allah, kendine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizٱلنَّسِىٓءُertelemekزِيَادَةٌdaha ileri gitmektirفِىküfürdeٱلْكُفْرِيُضَلُّsaptırılırبِهِonunlaٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)يُحِلُّونَهُۥonu helal sayarlarعَامًاbir yılوَيُحَرِّمُونَهُۥve haram sayarlarعَامًاbir yılلِّيُوَاطِـُٔوا۟denk gelsin diyeعِدَّةَsayısıمَاharam kıldığınınحَرَّمَٱللَّهُAllah'ınفَيُحِلُّوا۟helal yapsınlarمَاharam kıldığınıحَرَّمَٱللَّهُزُيِّنَsüslü gösterildiلَهُمْkendilerineسُوٓءُkötülüğüأَعْمَٰلِهِمْوَٱللَّهُve Allahلَاyol göstermezيَهْدِىٱلْقَوْمَtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkarcı toplumu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)مَاne oldu ki?لَكُمْsizeإِذَاzamanقِيلَdendiğiلَكُمُsizeٱنفِرُوا۟savaşa çıkınفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahٱثَّاقَلْتُمْçakılıp kaldınızإِلَىyereٱلْأَرْضِأَرَضِيتُمrazı mı oldunuz?بِٱلْحَيَوٰةِhayatınaٱلدُّنْيَاdünyaمِنَkarşılıkٱلْءَاخِرَةِفَمَاamaمَتَٰعُgeçimiٱلْحَيَوٰةِhayatınınٱلدُّنْيَاdünyaفِىgöreٱلْءَاخِرَةِإِلَّاpekقَلِيلٌazdır

Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاeğerتَنفِرُوا۟topluca (savaşa) çıkmazsanızيُعَذِّبْكُمْsize azabederعَذَابًاbir azaplaأَلِيمًاacıklıوَيَسْتَبْدِلْve yerinize getirirقَوْمًاbir toplulukغَيْرَكُمْsizden başkaوَلَاO'na zarar veremezsinizتَضُرُّوهُشَيْـًٔاوَٱللَّهُve Allahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyiقَدِيرٌyapabilendir

Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَّاeğerتَنصُرُوهُsiz ona yardım etmezsenizفَقَدْiyi bilin kiنَصَرَهُona yardım etmiştiٱللَّهُAllahإِذْhaniأَخْرَجَهُ(Mekke'den) çıkardıklarındaٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)ثَانِىَikincisiydiٱثْنَيْنِiki kişidenإِذْikenهُمَاikisiفِىmağaradaٱلْغَارِإِذْhaniيَقُولُdiyorduلِصَٰحِبِهِۦarkadaşınaلَاüzülmeتَحْزَنْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمَعَنَافَأَنزَلَ(İşte o zaman) indirdiٱللَّهُAllahسَكِينَتَهُۥsekinesiniعَلَيْهِonun üzerineوَأَيَّدَهُۥve onu desteklediبِجُنُودٍaskerlerleلَّمْsizin görmediğinizتَرَوْهَاوَجَعَلَve kıldıكَلِمَةَsözünüٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inanmayan(ların)ٱلسُّفْلَىٰوَكَلِمَةُve sözü iseٱللَّهِAllah'ınهِىَoٱلْعُلْيَاوَٱللَّهُve Allahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Eğer siz ona (Peygamber'e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkar edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke'den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber" diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱنفِرُوا۟savaşa çıkınخِفَافًا(gerek) hafif olarakوَثِقَالًا(gerek) ağır olarakوَجَٰهِدُوا۟ve cihad edinبِأَمْوَٰلِكُمْmallarınızlaوَأَنفُسِكُمْve canlarınızlaفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِذَٰلِكُمْbuخَيْرٌdaha hayırlıdırلَّكُمْsizin içinإِنeğerكُنتُمْisenizتَعْلَمُونَbiliyor

Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَوْeğerكَانَolsaydıعَرَضًاbir menfaatقَرِيبًاyakınوَسَفَرًاve bir yolculukقَاصِدًاortaلَّٱتَّبَعُوكَelbette sana tabi olurlardıوَلَٰكِنۢfakatبَعُدَتْuzak geldiعَلَيْهِمُkendilerineٱلشُّقَّةُوَسَيَحْلِفُونَbir de yemin edeceklerبِٱللَّهِAllah'aلَوِeğer (diye)ٱسْتَطَعْنَاgücümüz yetseydiلَخَرَجْنَاçıkardıkمَعَكُمْsizinle beraberيُهْلِكُونَmahvediyorlarأَنفُسَهُمْkendileriniوَٱللَّهُve Allahيَعْلَمُbiliyor;إِنَّهُمْonlarınلَكَٰذِبُونَyalancı olduklarını

Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara uzak geldi. Gerçi onlar, "Eğer gücümüz yetseydi, elbette sizinle beraber çıkardık" diye Allah'a yemin edeceklerdir. Onlar kendilerini helake sürüklüyorlar. Allah, biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
عَفَاaffetsinٱللَّهُAllahعَنكَseniلِمَniçinأَذِنتَizin verdinلَهُمْonlaraحَتَّىٰkadarيَتَبَيَّنَiyice belli olanaلَكَsanaٱلَّذِينَkimselerصَدَقُوا۟doğru söyleyen(ler)وَتَعْلَمَve öğreninceyeٱلْكَٰذِبِينَyalan söyleyenler

Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاsenden izin istemezlerيَسْتَـْٔذِنُكَٱلَّذِينَkimselerيُؤْمِنُونَinanan(lar)بِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِأَنcihadetmek içinيُجَٰهِدُوا۟بِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌۢbilirبِٱلْمُتَّقِينَkorunanları

Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاancakيَسْتَـْٔذِنُكَsenden izin isterlerٱلَّذِينَkimselerلَاinanmayanيُؤْمِنُونَبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَٱرْتَابَتْve kuşkuya düşenقُلُوبُهُمْkalbleriفَهُمْkendileriفِىiçindeرَيْبِهِمْşüpheleriيَتَرَدَّدُونَbocalayıp duranlar

Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp kendileri de o şüphelerinin içinde bocalayan kimseler senden izin isterler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْأَرَادُوا۟isteselerdiٱلْخُرُوجَçıkmakلَأَعَدُّوا۟yaparladıلَهُۥonun içinعُدَّةًbir hazırlıkوَلَٰكِنfakatكَرِهَhoşlanmadıٱللَّهُAllahٱنۢبِعَاثَهُمْdavranışlarındanفَثَبَّطَهُمْve onları durdurduوَقِيلَve denildiٱقْعُدُوا۟oturunمَعَberaberٱلْقَٰعِدِينَoturanlarla

Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, "Oturun, oturan acizlerle beraber" denildi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَوْeğerخَرَجُوا۟çıkmış olsalardıفِيكُمsizin içinizdeمَّاsize bir katkıları olmazdıزَادُوكُمْإِلَّاbaşkaخَبَالًاbozgunculuktanوَلَأَوْضَعُوا۟ve hemen sokulurlardıخِلَٰلَكُمْaranızaيَبْغُونَكُمُsizi düşürmek içinٱلْفِتْنَةَfitneyeوَفِيكُمْve içinizde de vardıسَمَّٰعُونَkulak verenlerلَهُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَقَدِandolsun kiٱبْتَغَوُا۟istedilerٱلْفِتْنَةَfitne çıkarmakمِنönceden deقَبْلُوَقَلَّبُوا۟ve ters çevirdilerلَكَsanaٱلْأُمُورَnice işleriحَتَّىٰnihayetجَآءَgeldiٱلْحَقُّhakوَظَهَرَgalebe çaldıأَمْرُemriٱللَّهِAllah'ınوَهُمْve onlarكَٰرِهُونَistemedikleri halde

Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın dini galip geldi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمve içlerindenمَّنkimselerيَقُولُderlerٱئْذَنizin verلِّىbanaوَلَاveتَفْتِنِّىٓأَلَاiyi bilinkiفِىonlar zaten fitneyeٱلْفِتْنَةِسَقَطُوا۟وَإِنَّve şüphesizجَهَنَّمَcehennemلَمُحِيطَةٌۢkuşatacaktırبِٱلْكَٰفِرِينَkafirleri

Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kafirleri elbette kuşatacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتُصِبْكَsana ulaşsaحَسَنَةٌbir iyilikتَسُؤْهُمْوَإِنve eğerتُصِبْكَsana ulaşsaمُصِيبَةٌbir kötülükيَقُولُوا۟derlerقَدْmuhakkakأَخَذْنَآbiz almıştıkأَمْرَنَاtedbirimiziمِنöncedenقَبْلُوَيَتَوَلَّوا۟döner(gider)lerوَّهُمْve onlarفَرِحُونَsevinirler

Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musibet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّنbizeيُصِيبَنَآulaşmazإِلَّاbaşkasıمَاşeydenكَتَبَyazdığıٱللَّهُAllah'ınلَنَاbizim içinهُوَO'durمَوْلَىٰنَاوَعَلَىAllah'aٱللَّهِفَلْيَتَوَكَّلِdayansınlarٱلْمُؤْمِنُونَinananlar

De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O, bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiهَلْgözetiyor musunuz?تَرَبَّصُونَبِنَآbizim içinإِلَّآyalnızإِحْدَىbiriniٱلْحُسْنَيَيْنِوَنَحْنُama bizنَتَرَبَّصُgözetiyoruzبِكُمْsizeأَنulaştırmasınıيُصِيبَكُمُٱللَّهُAllah'ınبِعَذَابٍbir azabمِّنْkendi tarafındanعِندِهِۦٓأَوْveyaبِأَيْدِينَافَتَرَبَّصُوٓا۟haydi gözetinإِنَّاbiz deمَعَكُمsizinle beraberمُّتَرَبِّصُونَgözetenleriz

De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz. Biz de, Allah'ın kendi katından veya bizim ellerimizle size ulaştıracağı bir azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَنفِقُوا۟sadaka verinطَوْعًاgönüllüأَوْveyaكَرْهًاgönülsüzلَّنkabul edilmeyecektirيُتَقَبَّلَمِنكُمْإِنَّكُمْçünkü sizكُنتُمْoldunuzقَوْمًاbir kavimفَٰسِقِينَyoldan çıkan

Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveمَنَعَهُمْengel olanأَنkabul edilmesineتُقْبَلَمِنْهُمْkendilerindenنَفَقَٰتُهُمْsadakalarınınإِلَّآsadece şudurأَنَّهُمْonlarınكَفَرُوا۟inkar etmeleridirبِٱللَّهِAllah'ıوَبِرَسُولِهِۦve elçisiniوَلَاveيَأْتُونَgelmemeleridirٱلصَّلَوٰةَnamazaإِلَّاdışındaوَهُمْonlarكُسَالَىٰüşene üşeneوَلَاveيُنفِقُونَsadaka vermemeleriإِلَّاdışındaوَهُمْonlarكَٰرِهُونَistemeye istemeye

Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَاseni imrendirmesinتُعْجِبْكَأَمْوَٰلُهُمْonların mallarıوَلَآne deأَوْلَٰدُهُمْإِنَّمَاşüphesizيُرِيدُistiyorٱللَّهُAllahلِيُعَذِّبَهُمonlara azabetmeyiبِهَاbunlarlaفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاdünyaوَتَزْهَقَve çıkmasınıأَنفُسُهُمْcanlarınınوَهُمْve onlarكَٰفِرُونَkafir olarak

Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَحْلِفُونَve yemin ediyorlarبِٱللَّهِAllah'aإِنَّهُمْmuhakkak onlarلَمِنكُمْsizden olduklarınaوَمَاoysa değillerهُمonlarمِّنكُمْsizdenوَلَٰكِنَّهُمْfakat onlarقَوْمٌbir toplulukturيَفْرَقُونَkorkak

Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَوْeğerيَجِدُونَbulsalardıمَلْجَـًٔاsığınacak bir yerأَوْyahutمَغَٰرَٰتٍmağaralarأَوْya daمُدَّخَلًاsokulacak bir delikلَّوَلَّوْا۟koşarlardıإِلَيْهِoraya doğruوَهُمْve onlarيَجْمَحُونَhemen

Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمve onlardanمَّنkimi deيَلْمِزُكَsana dil uzatırفِىhakkındaٱلصَّدَقَٰتِsadakalarفَإِنْeğerأُعْطُوا۟kendilerine pay verilseمِنْهَاonlardanرَضُوا۟hoşlanırlarوَإِنve eğerلَّمْkendilerine pay verilmezseيُعْطَوْا۟مِنْهَآonlardanإِذَاhemenهُمْonlarيَسْخَطُونَkızarlar

İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve şayetأَنَّهُمْonlarرَضُوا۟razı olsalardıمَآşeyeءَاتَىٰهُمُkendilerine verdiğineٱللَّهُAllah'ınوَرَسُولُهُۥve Elçisininوَقَالُوا۟ve deselerdiحَسْبُنَاbize yeterٱللَّهُAllahسَيُؤْتِينَاyakında bize verecekٱللَّهُAllahمِنbol lutfundanفَضْلِهِۦوَرَسُولُهُۥٓve Elçisi deإِنَّآbiz sadeceإِلَىAllah'aٱللَّهِرَٰغِبُونَrağbet ederiz

Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resulü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah'a rağbet eder (O'nun ihsanını ister)iz" deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاٱلصَّدَقَٰتُsadakalar (zekatlar)لِلْفُقَرَآءِfakirlere mahsusturوَٱلْمَسَٰكِينِve düşkünlereوَٱلْعَٰمِلِينَve çalışan memurlaraعَلَيْهَاonlar üzerindeوَٱلْمُؤَلَّفَةِve ısındırılacak olanlaraقُلُوبُهُمْkalbleriوَفِىve kölelereٱلرِّقَابِوَٱلْغَٰرِمِينَve borçlularaوَفِىve yolunaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَٱبْنِve oğluna (yolcuya)ٱلسَّبِيلِفَرِيضَةًbir farz olarakمِّنَAllahtanٱللَّهِوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمُiçlerinden bazılarıٱلَّذِينَonlar kiيُؤْذُونَincitirlerٱلنَّبِىَّPeygamberiوَيَقُولُونَve derlerهُوَOأُذُنٌقُلْde kiأُذُنُkulağıdırخَيْرٍhayırلَّكُمْsizin içinيُؤْمِنُinanırبِٱللَّهِAllah'aوَيُؤْمِنُve inanırلِلْمُؤْمِنِينَmü'minlereوَرَحْمَةٌve bir rahmettirلِّلَّذِينَkimseler içinءَامَنُوا۟inanan(lar)مِنكُمْوَٱلَّذِينَve kimselereيُؤْذُونَincitenlereرَسُولَElçisiniٱللَّهِAllah'ınلَهُمْvardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Yine onlardan peygamberi inciten ve "O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır" diyen kimseler de vardır. De ki: "O, sizin için bir hayır kulağıdır ki Allah'a inanır, mü'minlere inanır (güvenir). İçinizden inanan kimseler için bir rahmettir. Allah'ın Resulünü incitenler için ise elem dolu bir azap vardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَحْلِفُونَyemin ederlerبِٱللَّهِAllah'aلَكُمْsize (gelip)لِيُرْضُوكُمْgönlünüzü hoş etmek içinوَٱللَّهُve Allah'ıوَرَسُولُهُۥٓve Resulünüأَحَقُّdaha uygunduأَنhoşnud etmeleriيُرْضُوهُإِنhalbukiكَانُوا۟olsalardıمُؤْمِنِينَinanmış

Sizi razı etmek için, Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resulü'nü razı etmeleri daha önceliklidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbilmediler mi kiيَعْلَمُوٓا۟أَنَّهُۥmuhakkakمَنkimيُحَادِدِkarşı koymağa kalkarsaٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥve Elçisineفَأَنَّgerçektenلَهُۥonun için vardırنَارَateşiجَهَنَّمَcehennemخَٰلِدًاsürekli kalacağıفِيهَاذَٰلِكَişte budurٱلْخِزْىُrezillikٱلْعَظِيمُbüyük

Allah'a ve Resulüne karşı gelen kimseye, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَحْذَرُçekiniyorlarٱلْمُنَٰفِقُونَmünafıklarأَنindirileceğindenتُنَزَّلَعَلَيْهِمْkendileri hakkındaسُورَةٌbir sureninتُنَبِّئُهُمhaber verecekبِمَاolanıفِىiçindeقُلُوبِهِمْقُلِde kiٱسْتَهْزِءُوٓا۟siz alay edinإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُخْرِجٌortaya çıkaracaktırمَّاşeyiتَحْذَرُونَçekindiğiniz

Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir surenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: "Siz alay ede durun! Allah, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنve eğerسَأَلْتَهُمْonlara sorsanلَيَقُولُنَّderler kiإِنَّمَاsadeceكُنَّاbizنَخُوضُlafa dalmıştıkوَنَلْعَبُقُلْde kiأَبِٱللَّهِAllah ile mi?وَءَايَٰتِهِۦve O'nun ayetleriyleوَرَسُولِهِۦve O'nun Elçisi ileكُنتُمْsizتَسْتَهْزِءُونَalay ediyordunuz

Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاhiç özür dilemeyinتَعْتَذِرُوا۟قَدْandolsunكَفَرْتُمsiz inkar ettinizبَعْدَsonraإِيمَٰنِكُمْإِنeğerنَّعْفُaffetsek bileعَنbir kısmınıطَآئِفَةٍمِّنكُمْsizdenنُعَذِّبْazab edeceğizطَآئِفَةًۢbir kısmına daبِأَنَّهُمْdolayıكَانُوا۟suç işlediklerindenمُجْرِمِينَ

Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْمُنَٰفِقُونَmünafık erkeklerوَٱلْمُنَٰفِقَٰتُve münafık kadınlarبَعْضُهُمonların bir kısmıمِّنۢdiğerlerindendirبَعْضٍيَأْمُرُونَemrederlerبِٱلْمُنكَرِkötülüğüوَيَنْهَوْنَve menederlerعَنِiyiliktenٱلْمَعْرُوفِوَيَقْبِضُونَve sıkı tutarlarأَيْدِيَهُمْنَسُوا۟unuttularٱللَّهَAllah'ıفَنَسِيَهُمْإِنَّgerçektenٱلْمُنَٰفِقِينَMünafıklarهُمُişte onlardırٱلْفَٰسِقُونَyoldan çıkanlar

Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَدَva'detmiştirٱللَّهُAllahٱلْمُنَٰفِقِينَmünafık erkeklereوَٱلْمُنَٰفِقَٰتِve münafık kadınlaraوَٱلْكُفَّارَve kafirlereنَارَateşiniجَهَنَّمَcehennemخَٰلِدِينَebedi kalacaklarıفِيهَاهِىَOحَسْبُهُمْوَلَعَنَهُمُve onları la'netlemiştirٱللَّهُوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabمُّقِيمٌsürekli

Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَٱلَّذِينَgibiمِنsizden öncekilerقَبْلِكُمْكَانُوٓا۟idilerأَشَدَّdaha yamanمِنكُمْsizdenقُوَّةًkuvvetçeوَأَكْثَرَve daha çokأَمْوَٰلًاmalوَأَوْلَٰدًاve evladçaفَٱسْتَمْتَعُوا۟onlar zevklerine baktılarبِخَلَٰقِهِمْkendi paylarına düşenleفَٱسْتَمْتَعْتُمzevkinize baktınızبِخَلَٰقِكُمْpayınıza düşenleكَمَاgibiٱسْتَمْتَعَzevklerine baktıklarıٱلَّذِينَkimselerinمِنsizden öncekilerinقَبْلِكُمبِخَلَٰقِهِمْkendi paylarına düşenleوَخُضْتُمْve siz de daldınızكَٱلَّذِىgibiخَاضُوٓا۟أُو۟لَٰٓئِكَonlarحَبِطَتْboşa gidenlerdirأَعْمَٰلُهُمْyaptıklarıفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمُonlardırٱلْخَٰسِرُونَziyana uğrayanlar

(Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْonlara gelmedi mi?يَأْتِهِمْنَبَأُhaberiٱلَّذِينَkimselerinمِنkendilerinden öncekilerinقَبْلِهِمْقَوْمِkavmininنُوحٍNuhوَعَادٍve Adوَثَمُودَve Semudوَقَوْمِve kavmininإِبْرَٰهِيمَİbrahimوَأَصْحَٰبِve halkınınمَدْيَنَMedyenوَٱلْمُؤْتَفِكَٰتِأَتَتْهُمْonlara getirmiştiرُسُلُهُمelçileriبِٱلْبَيِّنَٰتِفَمَاdeğildiكَانَٱللَّهُAllahلِيَظْلِمَهُمْonlara zulmediyorوَلَٰكِنfakatكَانُوٓا۟onlarأَنفُسَهُمْkendi kendilerineيَظْلِمُونَzulmediyorlardı

Onlara kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin; İbrahim'in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْمُؤْمِنُونَinanan erkeklerوَٱلْمُؤْمِنَٰتُve inanan kadınlarبَعْضُهُمْkimisininأَوْلِيَآءُvelisidirlerبَعْضٍيَأْمُرُونَemrederlerبِٱلْمَعْرُوفِiyiliğiوَيَنْهَوْنَve men'ederlerعَنِkötülüktenٱلْمُنكَرِوَيُقِيمُونَve kılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazıوَيُؤْتُونَve verirlerٱلزَّكَوٰةَzekatıوَيُطِيعُونَve ita'at ederlerٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥٓأُو۟لَٰٓئِكَişteسَيَرْحَمُهُمُonlara rahmet edecektirٱللَّهُإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmetsahibidir

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَدَva'detmiştirٱللَّهُAllahٱلْمُؤْمِنِينَinanan erkeklereوَٱلْمُؤْمِنَٰتِve inanan kadınlaraجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَebedi kalacaklarıفِيهَاiçindeوَمَسَٰكِنَve meskenlerطَيِّبَةًgüzelفِىiçindeجَنَّٰتِcennetleriعَدْنٍوَرِضْوَٰنٌve razı olmasıمِّنَAllah'ınٱللَّهِأَكْبَرُذَٰلِكَişteهُوَbudurٱلْفَوْزُbaşarıٱلْعَظِيمُbüyük

Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّبِىُّpeygamberجَٰهِدِcihadetٱلْكُفَّارَkafirlerleوَٱلْمُنَٰفِقِينَve münafıklarlaوَٱغْلُظْve sert davranعَلَيْهِمْوَمَأْوَىٰهُمْve onların varacakları yerجَهَنَّمُوَبِئْسَne kötüٱلْمَصِيرُbir gidiş yeridir

Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَحْلِفُونَyemin ediyorlarبِٱللَّهِAllah'aمَاsöylemediklerineقَالُوا۟وَلَقَدْhalbukiقَالُوا۟söyledilerكَلِمَةَ(o) sözüٱلْكُفْرِküfürوَكَفَرُوا۟ve inkar ettilerبَعْدَsonraإِسْلَٰمِهِمْİslam olduktanوَهَمُّوا۟ve yeltendilerبِمَاbir şeyeلَمْbaşaramadıklarıيَنَالُوا۟وَمَاve öc almağa kalktılarنَقَمُوٓا۟إِلَّآsırfأَنْdiyeأَغْنَىٰهُمُkendilerini zengin ettiٱللَّهُAllahوَرَسُولُهُۥve Elçisiمِنlutfiyleفَضْلِهِۦفَإِنeğerيَتُوبُوا۟tevbe ederlerseيَكُolurخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْوَإِنyok eğerيَتَوَلَّوْا۟dönerlerseيُعَذِّبْهُمُonlara azabedecektirٱللَّهُAllahعَذَابًاbir azaplaأَلِيمًاacıklıفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِوَمَاyokturلَهُمْonlarınفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمِنhiçbirوَلِىٍّvelisiوَلَاne deنَصِيرٍyardımcısı

Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca başaramadıkları şeye (peygamberi öldürmeye) de yeltendiler. Sırf, Allah ve Resulü kendi lütfu ile onları zengin kıldığı için intikam almaya kalktılar. Eğer tövbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Şayet yüz çevirirlerse, Allah onları dünyada ve ahirette elem dolu bir azaba çarptıracaktır. Artık onlar için yeryüzünde ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُممَّنْkimileriعَٰهَدَand içtilerٱللَّهَAllah'aلَئِنْeğerءَاتَىٰنَاbize verirseمِنlutfundanفَضْلِهِۦلَنَصَّدَّقَنَّelbette sadaka vereceğizوَلَنَكُونَنَّve olacağızمِنَyararlı insanlardanٱلصَّٰلِحِينَ

İçlerinden, "Eğer Allah bize lütuf ve kereminden verirse, mutlaka bol bol sadaka veririz ve mutlaka salihlerden oluruz" diye Allah'a söz verenler de vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّآne zaman kiءَاتَىٰهُمonlara verdiمِّنlutfundanفَضْلِهِۦبَخِلُوا۟cimrilik ettilerبِهِۦO'naوَتَوَلَّوا۟ve döndülerوَّهُمonlarمُّعْرِضُونَyüz çevirerek

Fakat Allah, lütuf ve kereminden onlara verince, onda cimrilik ettiler ve yüz çevirerek dönüp gittiler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَعْقَبَهُمْsokmuşturنِفَاقًاiki yüzlülükفِىiçineقُلُوبِهِمْonların kalblerineإِلَىٰkadarيَوْمِgüneيَلْقَوْنَهُۥkendisiyle karşılaşacaklarıبِمَآdolayıأَخْلَفُوا۟döndüklerindenٱللَّهَAllahمَاnedeniyleوَعَدُوهُverdikleri sözdenوَبِمَاve dolayıكَانُوا۟olduklarındanيَكْذِبُونَyalan söylüyor(lar)

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbilmediler mi kiيَعْلَمُوٓا۟أَنَّmuhakkakٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirسِرَّهُمْonların sırlarınıوَنَجْوَىٰهُمْve gizli konuşmalarınıوَأَنَّve muhakkakٱللَّهَAllahعَلَّٰمُbilendirٱلْغُيُوبِgizlileri

Allah'ın, içlerinde gizlediklerini ve fısıltılarını bildiğini ve Allah'ın gaybleri çok iyi bilen olduğunu bilmediler mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerيَلْمِزُونَçekiştirenٱلْمُطَّوِّعِينَgönülden verenleriمِنَmü'minlerdenٱلْمُؤْمِنِينَفِىhususundaٱلصَّدَقَٰتِsadakalarوَٱلَّذِينَve kimseleriلَاbulamayan(ları)يَجِدُونَإِلَّاyettiğinden başkasınıجُهْدَهُمْgüçlerininفَيَسْخَرُونَalay edenlerمِنْهُمْسَخِرَalay etmiştirٱللَّهُAllahمِنْهُمْonlarlaوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱسْتَغْفِرْ(ister) af dileلَهُمْonlar içinأَوْveyaلَا(ister) dilemeتَسْتَغْفِرْلَهُمْonlar içinإِنşayetتَسْتَغْفِرْaf dilesenلَهُمْonlar içinسَبْعِينَyetmişمَرَّةًdefaفَلَنaslaيَغْفِرَaffetmezٱللَّهُAllahلَهُمْذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَفَرُوا۟inkar ettilerبِٱللَّهِAllah'ıوَرَسُولِهِۦوَٱللَّهُve Allahلَاyola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَkavmiٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkan

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَرِحَsevindilerٱلْمُخَلَّفُونَmuhalefet ederek;بِمَقْعَدِهِمْoturup kalmalarınaخِلَٰفَgeride kalanlarرَسُولِPeygamberineٱللَّهِAllah'ınوَكَرِهُوٓا۟ve hoşlanmadılarأَنcihadetmektenيُجَٰهِدُوا۟بِأَمْوَٰلِهِمْmallarıyleوَأَنفُسِهِمْve canlarıyleفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَقَالُوا۟ve dedilerلَاsefere çıkmayınتَنفِرُوا۟فِىsıcaktaٱلْحَرِّقُلْde kiنَارُateşiجَهَنَّمَcehenneminأَشَدُّdahaحَرًّالَّوْkeşkeكَانُوا۟olsalardıيَفْقَهُونَanlıyor(lar)

Allah'ın Resulüne karşı gelerek (sefere çıkmayıp) geri bırakılanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmedi ve "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennemin ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerرَّجَعَكَseni döndürürseٱللَّهُAllahإِلَىٰbir topluluğaطَآئِفَةٍمِّنْهُمْonlardanفَٱسْتَـْٔذَنُوكَsenden izin isterlerseلِلْخُرُوجِçıkmak içinفَقُلde kiلَّنçıkmayacaksınızتَخْرُجُوا۟مَعِىَbenimleأَبَدًاaslaوَلَنve aslaتُقَٰتِلُوا۟savaşmayacaksınızمَعِىَbenimle beraberعَدُوًّاإِنَّكُمْşüphesiz sizرَضِيتُمrazı olmuştunuzبِٱلْقُعُودِoturmağaأَوَّلَilkمَرَّةٍönceفَٱقْعُدُوا۟öyle ise oturunمَعَberaberٱلْخَٰلِفِينَgeri kalanlarla

Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveتُصَلِّnamaz kılmaعَلَىٰٓüzerineأَحَدٍbirininمِّنْهُمonlardanمَّاتَölenأَبَدًاaslaوَلَاveتَقُمْdurmaعَلَىٰbaşındaقَبْرِهِۦٓإِنَّهُمْçünkü onlarكَفَرُوا۟inkar ettilerبِٱللَّهِAllah'ıوَرَسُولِهِۦve Elçisiniوَمَاتُوا۟ve öldülerوَهُمْonlarفَٰسِقُونَyoldan çıkmış olarak

Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveتُعْجِبْكَseni imrendirmesinأَمْوَٰلُهُمْonların mallarıوَأَوْلَٰدُهُمْإِنَّمَاşüphesizيُرِيدُistiyorٱللَّهُAllahأَنonlara azabetmeyiيُعَذِّبَهُمبِهَاbunlarlaفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَتَزْهَقَve çıkmasınıأَنفُسُهُمْcanlarınınوَهُمْonlarكَٰفِرُونَkafir olarak

Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَآzamanأُنزِلَتْindirildiğiسُورَةٌbir sureأَنْdiyeءَامِنُوا۟inanınبِٱللَّهِAllah'aوَجَٰهِدُوا۟ve cihadedinمَعَberaberرَسُولِهِElçisiyleٱسْتَـْٔذَنَكَsenden izin istedilerأُو۟لُوا۟sahibi olanlarٱلطَّوْلِservetمِنْهُمْiçlerindenوَقَالُوا۟ve dedilerذَرْنَاbizi bırakنَكُنolalımمَّعَberaberٱلْقَٰعِدِينَoturanlarla

"Allah'a iman edin ve Resulü ile birlikte cihat edin" diye bir sure indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve "Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَضُوا۟razı oldularبِأَنolmayaيَكُونُوا۟مَعَberaberٱلْخَوَالِفِgeride kalan kadınlarlaوَطُبِعَve mühürlendiعَلَىٰüzeriقُلُوبِهِمْkalbleriفَهُمْartık onlarلَاanlamazlarيَفْقَهُونَ

Onlar geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular ve kalpleri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَٰكِنِfakatٱلرَّسُولُElçiوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)مَعَهُۥonunla beraberجَٰهَدُوا۟cihadettilerبِأَمْوَٰلِهِمْmallarıylaوَأَنفُسِهِمْوَأُو۟لَٰٓئِكَişteلَهُمُonlarındırٱلْخَيْرَٰتُوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمُonlardırٱلْمُفْلِحُونَbaşarıya erenler

Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَعَدَّhazırlamıştırٱللَّهُAllahلَهُمْonlar içinجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَebedi kalacaklarıفِيهَاذَٰلِكَişte budurٱلْفَوْزُbaşarıٱلْعَظِيمُbüyük

Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَآءَve geldilerٱلْمُعَذِّرُونَözür bahane edenمِنَbedevi Araplarٱلْأَعْرَابِلِيُؤْذَنَizin verilmesi içinلَهُمْkendilerineوَقَعَدَve oturdularٱلَّذِينَkimselerكَذَبُوا۟yalan söyleyen(ler)ٱللَّهَAllah'aوَرَسُولَهُۥسَيُصِيبُerişecektirٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)مِنْهُمْonlardanعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne yalan söyleyenler ise (mazeret bile belirtmeden) oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara elem dolu bir azap isabet edecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَyokturعَلَىüzerineٱلضُّعَفَآءِzayıflarوَلَاve yokturعَلَىüzerineٱلْمَرْضَىٰhastalarوَلَاve yokturعَلَىüzerineٱلَّذِينَkimselerلَاbulamayan(lar)يَجِدُونَمَاbir şeyيُنفِقُونَharcayacakحَرَجٌbir günahإِذَاtakdirdeنَصَحُوا۟öğüt verdikleriلِلَّهِAllah içinوَرَسُولِهِۦمَاyokturعَلَىaleyhineٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerinمِنhiçbirسَبِيلٍوَٱللَّهُve Allahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Allah'a ve Resulüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve yoktur (sorumluluk)عَلَىkimselereٱلَّذِينَإِذَاzamanمَآsana geldikleriأَتَوْكَلِتَحْمِلَهُمْbinek içinقُلْتَsen deyinceلَآbulamıyorumأَجِدُمَآbir şeyأَحْمِلُكُمْsizi bindirecekعَلَيْهِüzerineتَوَلَّوا۟dönenوَّأَعْيُنُهُمْve gözlerindenتَفِيضُakarakمِنَyaşٱلدَّمْعِحَزَنًاüzüntüdenأَلَّاdolayıيَجِدُوا۟bulamadıklarındanمَاbir şeyيُنفِقُونَinfak edecek

Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum" dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاٱلسَّبِيلُ(kınanmasına) yol vardırعَلَىkimselerinٱلَّذِينَيَسْتَـْٔذِنُونَكَsenden izin isteyenوَهُمْonlarأَغْنِيَآءُرَضُوا۟onlar razı oldularبِأَنolmağaيَكُونُوا۟مَعَberaberٱلْخَوَالِفِgeri kalan kadınlarlaوَطَبَعَve mühürlediٱللَّهُAllahعَلَىٰüzeriniقُلُوبِهِمْonların kalbleriفَهُمْartık onlarلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah da kalplerini mühürledi. Artık onlar bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَعْتَذِرُونَözür dilerlerإِلَيْكُمْsizdenإِذَاzamanرَجَعْتُمْgeri dönüp geldiğinizإِلَيْهِمْقُلde kiلَّاhiçتَعْتَذِرُوا۟özür dilemeyinلَنaslaنُّؤْمِنَinanmayızلَكُمْsizeقَدْmuhakkakنَبَّأَنَاbize bildirdiٱللَّهُAllahمِنْsizin haberleriniziأَخْبَارِكُمْوَسَيَرَىve görecektirٱللَّهُAllahعَمَلَكُمْyaptığınızıوَرَسُولُهُۥve Elçisi deثُمَّsonraتُرَدُّونَdöndürüleceksinizإِلَىٰbileneعَٰلِمِٱلْغَيْبِgörülmeyeniوَٱلشَّهَٰدَةِve görüleniفَيُنَبِّئُكُمO size haber verecekبِمَاneكُنتُمْvarsaتَعْمَلُونَyaptıklarınız

Onlara döndüğünüzde, size mazeret beyan edeceklerdir. De ki: "Mazeret beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Çünkü Allah bize sizin durumunuzu bildirdi. Bundan böyle davranışlarınızı Allah da Resulü de görecek. Sonra hepiniz, gaybı da görülen alemi de bilene döndürüleceksiniz de yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecek."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَيَحْلِفُونَyemin edeceklerبِٱللَّهِAllah'aلَكُمْsizإِذَاzamanٱنقَلَبْتُمْyanlarına geldiğinizإِلَيْهِمْonlarınلِتُعْرِضُوا۟vazgeçmeniz içinعَنْهُمْفَأَعْرِضُوا۟vazgeçinعَنْهُمْإِنَّهُمْçünkü onlarرِجْسٌوَمَأْوَىٰهُمْve varacakları yerجَهَنَّمُcehennemdirجَزَآءًۢcezası olarakبِمَاşeylerinكَانُوا۟kazandıklarıيَكْسِبُونَ

Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir. Kazandıklarının karşılığı olarak, varacakları yer de cehennemdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَحْلِفُونَyemin ediyorlarلَكُمْsizeلِتَرْضَوْا۟razı olmanız içinعَنْهُمْفَإِنeğerتَرْضَوْا۟siz razı olsanız bileعَنْهُمْonlardanفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاrazı olmazيَرْضَىٰعَنِtopluluktanٱلْقَوْمِٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkan

Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْأَعْرَابُbedevi Araplarأَشَدُّdaha yamandırكُفْرًاküfürdeوَنِفَاقًاve iki yüzlülükteوَأَجْدَرُve daha müsaittirlerأَلَّاtanımamayaيَعْلَمُوا۟حُدُودَsınırlarınıمَآşeylerinأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Bedeviler inkar ve nifak bakımından daha ileri ve Allah'ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلْأَعْرَابِbedevi Araplardanمَنkimi var kiيَتَّخِذُsayarمَاşeyiيُنفِقُverdiğiمَغْرَمًاangaryaوَيَتَرَبَّصُve gözetlerبِكُمُsizeٱلدَّوَآئِرَعَلَيْهِمْonlarınدَآئِرَةُbela başına gelsinٱلسَّوْءِوَٱللَّهُAllahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

Bedevilerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belalar kendi başlarına olsun. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِمَنkimi de var kiيُؤْمِنُinanırبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَيَتَّخِذُve vesile sayarمَاşeyiيُنفِقُverdiğiقُرُبَٰتٍyakınlaşmayaعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَصَلَوَٰتِve du'alarını almayaٱلرَّسُولِأَلَآiyi bilin kiإِنَّهَاgerçekten oقُرْبَةٌyakınlık vesilesidirلَّهُمْسَيُدْخِلُهُمُonları sokacaktırٱللَّهُAllahفِىiçineرَحْمَتِهِۦٓإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلسَّٰبِقُونَöne geçenlerdenٱلْأَوَّلُونَilk olanlarمِنَMuhacirlerdenٱلْمُهَٰجِرِينَوَٱلْأَنصَارِve Ensardanوَٱلَّذِينَve kimselerٱتَّبَعُوهُمona tabi olan(lar)بِإِحْسَٰنٍgüzelceرَّضِىَrazı olmuşturٱللَّهُAllahعَنْهُمْonlardanوَرَضُوا۟onlar da razı olmuşlardırعَنْهُO'ndanوَأَعَدَّve hazırlamıştırلَهُمْonlaraجَنَّٰتٍcennetlerتَجْرِىakanتَحْتَهَاaltlarındanٱلْأَنْهَٰرُırmaklarخَٰلِدِينَkalacaklarıفِيهَآiçindeأَبَدًاذَٰلِكَişte budurٱلْفَوْزُkurtuluşٱلْعَظِيمُbüyük

İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِمَّنْve vardırحَوْلَكُمçevrenizdekiمِّنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِمُنَٰفِقُونَوَمِنْveأَهْلِhalkındanٱلْمَدِينَةِمَرَدُوا۟iyice alışmışعَلَىiki yüzlülüğeٱلنِّفَاقِلَاsen onları bilmezsinتَعْلَمُهُمْنَحْنُbizنَعْلَمُهُمْسَنُعَذِّبُهُمonlara azabedeceğizمَّرَّتَيْنِiki kereثُمَّsonra daيُرَدُّونَonlar itileceklerdirإِلَىٰazabaعَذَابٍعَظِيمٍbüyük

Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَاخَرُونَve başka bir kısmı daٱعْتَرَفُوا۟itiraf ettilerبِذُنُوبِهِمْgünahlarınıخَلَطُوا۟birbirine karıştırdılarعَمَلًاameliصَٰلِحًاiyiوَءَاخَرَdiğerسَيِّئًاkötüsüyleعَسَىbelkiٱللَّهُAllahأَنtevbesini kabul ederيَتُوبَعَلَيْهِمْإِنَّçünküٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
خُذْalمِنْonların mallarındanأَمْوَٰلِهِمْصَدَقَةًbir sadakaتُطَهِّرُهُمْkendilerini temizleyeceğinوَتُزَكِّيهِمve yücelteceğinبِهَاonunlaوَصَلِّve du'a etعَلَيْهِمْإِنَّçünküصَلَوٰتَكَsenin du'anسَكَنٌhuzur verirلَّهُمْوَٱللَّهُve Allahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbilmediler mi kiيَعْلَمُوٓا۟أَنَّşüphesizٱللَّهَAllah'tırهُوَOيَقْبَلُkabul edenٱلتَّوْبَةَtevbeyiعَنْkullarındanعِبَادِهِۦوَيَأْخُذُve alanٱلصَّدَقَٰتِsadakalarıوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllahهُوَOٱلتَّوَّابُtevbeyi çok kabul edendirٱلرَّحِيمُçok esirgeyendir

Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقُلِve de kiٱعْمَلُوا۟yapın (yapacağınızı)فَسَيَرَىgörecekٱللَّهُAllahعَمَلَكُمْyaptığınız işleriوَرَسُولُهُۥve Elçisi deوَٱلْمُؤْمِنُونَوَسَتُرَدُّونَsonra döndürüleceksinizإِلَىٰbileneعَٰلِمِٱلْغَيْبِgörülmeyeniوَٱلشَّهَٰدَةِve görüleniفَيُنَبِّئُكُمO size haber verecekبِمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَاخَرُونَve başkaları da var kiمُرْجَوْنَbırakılmışlardırلِأَمْرِemrineٱللَّهِAllah'ınإِمَّاyaيُعَذِّبُهُمْonlara azabederوَإِمَّاya daيَتُوبُaffederعَلَيْهِمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

(Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَedinenler varٱتَّخَذُوا۟مَسْجِدًاbir mescidضِرَارًاzarar vermek (için)وَكُفْرًاve nankörlük etmek (için)وَتَفْرِيقًۢاve ayrılık sokmak (için)بَيْنَarasınıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerinوَإِرْصَادًاve gözetlemek (için)لِّمَنْkimseyiحَارَبَsavaşanٱللَّهَAllahوَرَسُولَهُۥve Elçisiyleمِنöncedenقَبْلُوَلَيَحْلِفُنَّve yemin edeceklerإِنْbiz istemedikأَرَدْنَآإِلَّاbaşkasınıٱلْحُسْنَىٰوَٱللَّهُoysa Allahيَشْهَدُşahidtirإِنَّهُمْonlarınلَكَٰذِبُونَyalan söylediklerine

Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şahitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاnamaza durmaتَقُمْفِيهِoradaأَبَدًالَّمَسْجِدٌmescid (ise)أُسِّسَkurulanعَلَىüzereٱلتَّقْوَىٰtakvaمِنْilkأَوَّلِيَوْمٍgündenأَحَقُّelbette daha uygundurأَن(namaza) durmanaتَقُومَفِيهِفِيهِonda vardırرِجَالٌerkeklerيُحِبُّونَsevenأَنtemizlenmeyiيَتَطَهَّرُوا۟وَٱللَّهُve Allahيُحِبُّseverٱلْمُطَّهِّرِينَtemizlenenleri

Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنْkimse mi?أَسَّسَkuranبُنْيَٰنَهُۥyapısınıعَلَىٰüzerineتَقْوَىٰkorkuمِنَAllah'tanٱللَّهِوَرِضْوَٰنٍve rızaخَيْرٌhayırlıdırأَمyoksaمَّنْkimse mi?أَسَّسَkuranبُنْيَٰنَهُۥyapısınıعَلَىٰkenarınaشَفَاجُرُفٍbir uçurumهَارٍçökecekفَٱنْهَارَve yuvarlananبِهِۦonunla birlikteفِىateşineنَارِجَهَنَّمَوَٱللَّهُve Allahلَاdoğru yola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَtopluluğunuٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Binasını takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) ve O'nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاileri gitmezيَزَالُبُنْيَٰنُهُمُbinalarıٱلَّذِىinşa ettikleriبَنَوْا۟رِيبَةًbir kuşku olmaktanفِىyüreklerindeقُلُوبِهِمْإِلَّآdışındaأَنparçalanmasıتَقَطَّعَقُلُوبُهُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahٱشْتَرَىٰsatın almıştırمِنَmü'minlerdenٱلْمُؤْمِنِينَأَنفُسَهُمْcanlarınıوَأَمْوَٰلَهُمve mallarınıبِأَنَّkendilerinin olmak üzereلَهُمُٱلْجَنَّةَيُقَٰتِلُونَsavaşırlarفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahفَيَقْتُلُونَöldürürlerوَيُقْتَلُونَوَعْدًاbir sözdürعَلَيْهِüstlendiğiحَقًّاgerçekفِىTevrat'taٱلتَّوْرَىٰةِوَٱلْإِنجِيلِve İncil'deوَٱلْقُرْءَانِوَمَنْve kimأَوْفَىٰdaha çok durabilirبِعَهْدِهِۦsözündeمِنَAllah'tanٱللَّهِفَٱسْتَبْشِرُوا۟o halde sevininبِبَيْعِكُمُalışverişinizdenٱلَّذِىyaptığınızبَايَعْتُمبِهِۦوَذَٰلِكَve işteهُوَoٱلْفَوْزُbaşarıdırٱلْعَظِيمُbüyük

Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır. Artık, onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve ölürler. Allah, bunu Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da kesin olarak va'detmiştir. Kimdir sözünü Allah'tan daha iyi yerine getiren? O halde, yapmış olduğunuz bu alışverişten dolayı sevinin. İşte asıl bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلتَّٰٓئِبُونَtevbe edenlerٱلْعَٰبِدُونَibadet edenlerٱلْحَٰمِدُونَhamdedenlerٱلسَّٰٓئِحُونَseyahat edenlerٱلرَّٰكِعُونَrüku edenlerٱلسَّٰجِدُونَsecde edenlerٱلْءَامِرُونَبِٱلْمَعْرُوفِiyiliğiوَٱلنَّاهُونَve men'edenlerعَنِkötülüktenٱلْمُنكَرِوَٱلْحَٰفِظُونَve koruyanlarلِحُدُودِsınırlarınıٱللَّهِوَبَشِّرِve müjdeleٱلْمُؤْمِنِينَmü'minleri

Bunlar, tövbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku' ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü'minleri müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاyokturكَانَلِلنَّبِىِّpeygamber içinوَٱلَّذِينَve kimseler içinءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَنmağfiret dilemekيَسْتَغْفِرُوا۟لِلْمُشْرِكِينَortak koşanlar içinوَلَوْve şayetكَانُوٓا۟olsalarأُو۟لِىakraba bileقُرْبَىٰsonraمِنۢبَعْدِمَاbelli olduktanتَبَيَّنَلَهُمْonlarınأَنَّهُمْmuhakkakأَصْحَٰبُhalkı olduklarıٱلْجَحِيمِcehennem

Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah'a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü'minlere.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاveكَانَdeğildirٱسْتِغْفَارُmağfiret dilemesiإِبْرَٰهِيمَİbrahim'inلِأَبِيهِbabası içinإِلَّاbaşka bir şeyعَنbir sözdenمَّوْعِدَةٍوَعَدَهَآverdiğiإِيَّاهُonaفَلَمَّاfakatتَبَيَّنَbelli oluncaلَهُۥٓkendisineأَنَّهُۥonunعَدُوٌّdüşmanı olduğuلِّلَّهِAllah'aتَبَرَّأَuzak durduمِنْهُإِنَّgerçektenإِبْرَٰهِيمَİbrahimلَأَوَّٰهٌçok içli idiحَلِيمٌyumuşak huylu idi

İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاdeğildirكَانَٱللَّهُAllahلِيُضِلَّonları saptıracakقَوْمًۢاbir kavmiبَعْدَsonraإِذْdoğru yola ilettiktenهَدَىٰهُمْحَتَّىٰkadarيُبَيِّنَaçıklayıncayaلَهُمkendilerineمَّاşeyleriيَتَّقُونَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilendir

Doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe, Allah bir toplumu saptıracak değildir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَهُۥO'nundurمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِيُحْىِۦyaşatandır;وَيُمِيتُوَمَاve yokturلَكُمsizinمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمِنhiçbirوَلِىٍّdostوَلَاne deنَصِيرٍyardımcınız

Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّقَدandolsunتَّابَaffettiٱللَّهُAllahعَلَىPeygamberiٱلنَّبِىِّوَٱلْمُهَٰجِرِينَve Muhacirleriوَٱلْأَنصَارِve Ensarıٱلَّذِينَona uyanٱتَّبَعُوهُفِىsa'atindeسَاعَةِٱلْعُسْرَةِgüçlükمِنۢO zamanبَعْدِمَاikenكَادَneredeyseيَزِيغُkaymağa yüz tutmuşقُلُوبُkalbleriفَرِيقٍbir kısmınınمِّنْهُمْiçlerindenثُمَّyine deتَابَtevbesini kabul ettiعَلَيْهِمْإِنَّهُۥçünkü Oبِهِمْonlara karşıرَءُوفٌçok şefkatliرَّحِيمٌçok merhametlidir

Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَىveٱلثَّلَٰثَةِüçünün (kişinin)ٱلَّذِينَgeri bırakılanخُلِّفُوا۟حَتَّىٰٓhattaإِذَاdar gelmiştiضَاقَتْعَلَيْهِمُbaşlarınaٱلْأَرْضُdünyaبِمَاrağmenرَحُبَتْgenişliğineوَضَاقَتْve sıkıldıkça sıkılmışعَلَيْهِمْonlarınأَنفُسُهُمْcanlarıوَظَنُّوٓا۟ve anlamışlardıأَنolmadığınıلَّامَلْجَأَbir çareمِنَAllahtanٱللَّهِإِلَّآbaşkaإِلَيْهِyine kendisindenثُمَّsonraتَابَtevbesini kabul buyurduعَلَيْهِمْonlarınلِيَتُوبُوٓا۟إِنَّçünküٱللَّهَAllahهُوَOٱلتَّوَّابُtevbeyi çok kabul edenٱلرَّحِيمُçok esirgeyendir

Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah'(ın azabın)dan yine O'na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاonlara yakışmazكَانَلِأَهْلِhalkınınٱلْمَدِينَةِMedineوَمَنْve kimselerinحَوْلَهُمonların çevresindenمِّنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِأَنgeri kalmalarıيَتَخَلَّفُوا۟عَنElçisindenرَّسُولِٱللَّهِAllah'ınوَلَاveيَرْغَبُوا۟kaygısına düşmeleriبِأَنفُسِهِمْkendi canlarınınعَنonun canından önceنَّفْسِهِۦذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünküلَاyoktur kiيُصِيبُهُمْonların çekmeleriظَمَأٌbir susuzlukوَلَاve yoktur kiنَصَبٌbir yorgunlukوَلَاve yoktur kiمَخْمَصَةٌbir açlıkفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاve yoktur kiيَطَـُٔونَayak basmalarıمَوْطِئًاbir yereيَغِيظُöfkelendirecekٱلْكُفَّارَkâfirleriوَلَاve yoktur kiيَنَالُونَsağlamalarıمِنْdüşman karşısındaعَدُوٍّنَّيْلًاbir başarıإِلَّاmutlakaكُتِبَyazıl(masın)لَهُمkendileri içinبِهِۦonunlaعَمَلٌbir amelصَٰلِحٌإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاzayi etmezيُضِيعُecirleriniأَجْرَiyilik edenlerinٱلْمُحْسِنِينَharcamaları

Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kafirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükafatını elbette zayi etmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve yoktur kiيُنفِقُونَsarfettikeriنَفَقَةًbir masrafصَغِيرَةًküçükوَلَاveكَبِيرَةًbüyükوَلَاve yoktur kiيَقْطَعُونَbir geçmeleriوَادِيًاvadiyiإِلَّاmutlakaكُتِبَyazı(lmasın)لَهُمْonların lehineلِيَجْزِيَهُمُonları mükafatlandırması içinٱللَّهُAllah'ınأَحْسَنَen güzeliyleمَاşeylerinكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَyapıyorlar

Allah yolunda küçük, büyük bir harcama yapmazlar ve bir vadiyi katetmezler ki (bunlar), Allah'ın, yaptıklarının daha güzeliyle kendilerini mükafatlandırması için hesaplarına yazılmış olmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاكَانَinananlarٱلْمُؤْمِنُونَلِيَنفِرُوا۟sefere çıkacakكَآفَّةًفَلَوْلَاgerekmez mi?نَفَرَgeri kalmalarıمِنherكُلِّفِرْقَةٍkabiledenمِّنْهُمْiçlerindenطَآئِفَةٌbir cemaatinلِّيَتَفَقَّهُوا۟iyice öğrenmek içinفِىdiniٱلدِّينِوَلِيُنذِرُوا۟ve uyarmaları içinقَوْمَهُمْkavimlerineإِذَاzamanرَجَعُوٓا۟dönüp geldikleriإِلَيْهِمْonlaraلَعَلَّهُمْbelkiيَحْذَرُونَsakınırlar diye

(Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi sahibi olmak ve döndükleri zaman kavimlerini uyarmak için geri kalsa ya! Umulur ki sakınırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)قَٰتِلُوا۟savaşınٱلَّذِينَkimselerleيَلُونَكُمyakınınızda bulunanمِّنَkafirlerdenٱلْكُفَّارِوَلْيَجِدُوا۟ve bulsunlarفِيكُمْsizdeغِلْظَةًوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahمَعَberaberdirٱلْمُتَّقِينَkorunanlarla

Ey iman edenler! Kafirlerden (öncelikle) yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve ne zamanمَآindirilseأُنزِلَتْسُورَةٌbir sureفَمِنْهُمonlardanمَّنkimiيَقُولُderأَيُّكُمْhanginizinزَادَتْهُartırdıهَٰذِهِۦٓbuإِيمَٰنًافَأَمَّاfakatٱلَّذِينَkimselerinءَامَنُوا۟inanan(lar)فَزَادَتْهُمْartırırإِيمَٰنًاimanınıوَهُمْve onlarيَسْتَبْشِرُونَsevinirler

Herhangi bir sure indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) "Bu hanginizin imanını artırdı?" diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sure onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَمَّاfakat gelinceٱلَّذِينَkimselereفِىyüreklerindeقُلُوبِهِممَّرَضٌhastalık olan(lara)فَزَادَتْهُمْkatmıştır onlarınرِجْسًاpislikإِلَىٰpisliklerineرِجْسِهِمْوَمَاتُوا۟ve ölürlerوَهُمْonlarكَٰفِرُونَkafirler olarak

Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kafir olarak ölüp gitmişlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَاgörmüyorlar mı?يَرَوْنَأَنَّهُمْkendilerininيُفْتَنُونَsınandıklarınıفِىherكُلِّعَامٍyılمَّرَّةًbir kezأَوْveyaمَرَّتَيْنِiki kezثُمَّyine deلَاtevbe etmiyorيَتُوبُونَوَلَاveهُمْonlarيَذَّكَّرُونَöğüt almıyorlar

Görmüyorlar mı ki, onlar her yıl bir veya iki kere belaya çarptırılıp imtihan ediliyorlar. Sonra ne tövbe ederler, ne de ibret alırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve ne zaman kiمَآindirildiأُنزِلَتْسُورَةٌbir sureنَّظَرَbakarlarبَعْضُهُمْkimisiإِلَىٰdiğerineبَعْضٍهَلْmu?يَرَىٰكُمsizi görüyorمِّنْbirisiأَحَدٍثُمَّsonraٱنصَرَفُوا۟صَرَفَçevirmiştirٱللَّهُAllahقُلُوبَهُمonların kalbleriniبِأَنَّهُمْoldukları içinقَوْمٌbir toplulukلَّاanlamazيَفْقَهُونَ

Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَقَدْandolsunجَآءَكُمْsize gelmiştirرَسُولٌbir Elçiمِّنْiçinizdenأَنفُسِكُمْعَزِيزٌağır gelenعَلَيْهِonaمَاsıkıntıya uğramanızعَنِتُّمْحَرِيصٌdüşkünعَلَيْكُمsizeبِٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlereرَءُوفٌşefkatliرَّحِيمٌmerhametlidir

Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü'minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerتَوَلَّوْا۟yüz çevirirlerseفَقُلْde kiحَسْبِىَbana yeterٱللَّهُAllahلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَعَلَيْهِO'naتَوَكَّلْتُوَهُوَve OرَبُّrabbidirٱلْعَرْشِArş'ınٱلْعَظِيمِbüyük

Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın sahibidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi