KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

إِمَام

önder · önderler · bir rehber · önderleriyle

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
12
Ayet
12
Sure
11

Kök: امم

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

12 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذِٱبْتَلَىٰٓimtihan ettiği;إِبْرَٰهِۦمَİbrahim'iرَبُّهُۥRabbiبِكَلِمَٰتٍkelimelerleفَأَتَمَّهُنَّقَالَ(Allah) dedi kiإِنِّىşüphesiz benجَاعِلُكَseni yapacağımلِلنَّاسِinsanlar içinإِمَامًاقَالَ(İbrahim) dedi kiوَمِنbenim soyumdan daذُرِّيَّتِىقَالَbuyurduلَاulaşmazيَنَالُعَهْدِىahdimٱلظَّٰلِمِينَzalimlere

Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerنَّكَثُوٓا۟bozarlarsaأَيْمَٰنَهُمandlarınıمِّنۢsonraبَعْدِعَهْدِهِمْandlaşma yaptıktanوَطَعَنُوا۟ve dil uzatırlarsaفِىdininizeدِينِكُمْفَقَٰتِلُوٓا۟savaşınأَئِمَّةَönderleriyleٱلْكُفْرِإِنَّهُمْçünküلَآyokturأَيْمَٰنَandlarıلَهُمْonlarınلَعَلَّهُمْbelkiيَنتَهُونَvazgeçerler

Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنkimse gibi midir?كَانَolanعَلَىٰüzereبَيِّنَةٍaçık bir delilمِّنRabbindenرَّبِّهِۦوَيَتْلُوهُve onu izleyenشَاهِدٌbir şahitمِّنْهُO'nun tarafındanوَمِنveقَبْلِهِۦondan önceكِتَٰبُkitabı (elinde bulunan)مُوسَىٰٓMusa'nınإِمَامًاbir rehberوَرَحْمَةًأُو۟لَٰٓئِكَişte bunlarيُؤْمِنُونَiman ederlerبِهِۦوَمَنve kimيَكْفُرْinkar ederseبِهِۦonuمِنَtopluluklardanٱلْأَحْزَابِفَٱلنَّارُateştirمَوْعِدُهُۥفَلَاhiç olmaتَكُفِىiçindeمِرْيَةٍşüpheمِّنْهُإِنَّهُşüphesiz buٱلْحَقُّbir gerçektirمِنRabbindenرَّبِّكَوَلَٰكِنَّancakأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاiman etmezlerيُؤْمِنُونَ

Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur'an) ve bir de ondan (Kur'an'dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Musa'nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir. İşte bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkar ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَgünنَدْعُوا۟çağırdığımızكُلَّherأُنَاسٍۭmilletiبِإِمَٰمِهِمْفَمَنْkimlerinأُوتِىَverilirseكِتَٰبَهُۥKitabıبِيَمِينِهِۦsağındanفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarيَقْرَءُونَokurlarكِتَٰبَهُمْKitaplarınıوَلَاveيُظْلَمُونَhaksızlığa uğratılmazlarفَتِيلًاen ufak

Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağından verilirse, işte onlar kitaplarını okurlar ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلْنَٰهُمْve onları yaptıkأَئِمَّةًönderlerيَهْدُونَdoğru yolu gösterenبِأَمْرِنَاemrimizleوَأَوْحَيْنَآve vahyettikإِلَيْهِمْonlaraفِعْلَişler yapmayıٱلْخَيْرَٰتِhayırlıوَإِقَامَve kılmayıٱلصَّلَوٰةِnamazوَإِيتَآءَve vermeyiٱلزَّكَوٰةِوَكَانُوا۟ve (insanlar) idilerلَنَاbizeعَٰبِدِينَkulluk eden

Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve onlarيَقُولُونَderlerرَبَّنَاRabbimizهَبْlutfeyleلَنَاbizeمِنْeşlerimiziأَزْوَٰجِنَاوَذُرِّيَّٰتِنَاve çocuklarımızıقُرَّةَsevinciأَعْيُنٍgözlerوَٱجْعَلْنَاve bizi yapلِلْمُتَّقِينَmuttakilereإِمَامًاönder

Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنُرِيدُbiz istiyordukأَنlutfetmeyiنَّمُنَّعَلَىüzerineٱلَّذِينَkimselerٱسْتُضْعِفُوا۟ezilen(ler)فِىo yerdeٱلْأَرْضِوَنَجْعَلَهُمْve onları yapmayıأَئِمَّةًönderlerوَنَجْعَلَهُمُve onları kılmayıٱلْوَٰرِثِينَmirasçı

Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi