KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَضَاعُ

ecirlerini · zayi edecek · zayi etmeyiz · onlar zayi ettiler

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
10
Ayet
10
Sure
8

Kök: ضيع

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

10 ayetin ilk 8 tanesi
وَكَذَٰلِكَve böyleceجَعَلْنَٰكُمْsizi kıldıkأُمَّةًbir ümmetوَسَطًاvasatلِّتَكُونُوا۟olmanız içinشُهَدَآءَşahitعَلَىinsanlaraٱلنَّاسِوَيَكُونَve olması içinٱلرَّسُولُrasulün (de)عَلَيْكُمْsizeشَهِيدًاوَمَاve yap(ma)dıkجَعَلْنَاٱلْقِبْلَةَbir kıbleٱلَّتِىolduğunuzuكُنتَعَلَيْهَآüzerindeإِلَّاsadece (yaptık)لِنَعْلَمَbilmek içinمَنkimseyiيَتَّبِعُuyanٱلرَّسُولَElçi'yeمِمَّنkimsedenيَنقَلِبُgeriye dönenعَلَىٰüzerindeعَقِبَيْهِوَإِنve elbetteكَانَتْağır gelirلَكَبِيرَةًإِلَّاbaşkasınaعَلَىkimseyeٱلَّذِينَهَدَىyol gösterdiğiٱللَّهُوَمَاdeğildirكَانَAllahٱللَّهُلِيُضِيعَzayi edecekإِيمَٰنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِٱلنَّاسِinsanlaraلَرَءُوفٌşefkatlidirرَّحِيمٌmerhametlidir

Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resul'e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْتَبْشِرُونَبِنِعْمَةٍni'metiniمِّنَAllah'ınٱللَّهِوَفَضْلٍve lutfunuوَأَنَّve muhakkakٱللَّهَAllah'ınلَاzayi etmeyeceğiniيُضِيعُأَجْرَecriniٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerin

(Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱسْتَجَابَve karşılık verdiلَهُمْonlaraرَبُّهُمْRableriأَنِّىelbette benلَآzayi etmeyeceğimأُضِيعُعَمَلَişiniعَٰمِلٍ(hiçbir) çalışanınمِّنكُمsizdenمِّنerkekذَكَرٍأَوْveyaأُنثَىٰبَعْضُكُمhepinizمِّنۢbirbirinizdensinizبَعْضٍفَٱلَّذِينَkimselerهَاجَرُوا۟göç eden(ler)وَأُخْرِجُوا۟ve çıkarılanlarمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْوَأُوذُوا۟ve işkence edilenlerفِىbenim yolumdaسَبِيلِىوَقَٰتَلُوا۟ve vuruşanlarوَقُتِلُوا۟ve öldürülenlerلَأُكَفِّرَنَّelbette örteceğimعَنْهُمْonlarınسَيِّـَٔاتِهِمْkötülükleriniوَلَأُدْخِلَنَّهُمْve onları sokacağımجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarثَوَابًاbir karşılık olarakمِّنْkatındanعِندِٱللَّهِوَٱللَّهُAllahعِندَهُۥkatındadırحُسْنُen güzeliٱلثَّوَابِkarşılıkların

Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükafatın en güzeli Allah katındadır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَonlar kiيُمَسِّكُونَsımsıkı sarılırlarبِٱلْكِتَٰبِKitabaوَأَقَامُوا۟ve kılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazıإِنَّاelbette bizلَاzayi etmeyizنُضِيعُأَجْرَecriniٱلْمُصْلِحِينَiyiliğe çalışanların

Kitab'a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükafatını zayi etmeyiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاonlara yakışmazكَانَلِأَهْلِhalkınınٱلْمَدِينَةِMedineوَمَنْve kimselerinحَوْلَهُمonların çevresindenمِّنَbedevi Araplardanٱلْأَعْرَابِأَنgeri kalmalarıيَتَخَلَّفُوا۟عَنElçisindenرَّسُولِٱللَّهِAllah'ınوَلَاveيَرْغَبُوا۟kaygısına düşmeleriبِأَنفُسِهِمْkendi canlarınınعَنonun canından önceنَّفْسِهِۦذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünküلَاyoktur kiيُصِيبُهُمْonların çekmeleriظَمَأٌbir susuzlukوَلَاve yoktur kiنَصَبٌbir yorgunlukوَلَاve yoktur kiمَخْمَصَةٌbir açlıkفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاve yoktur kiيَطَـُٔونَayak basmalarıمَوْطِئًاbir yereيَغِيظُöfkelendirecekٱلْكُفَّارَkâfirleriوَلَاve yoktur kiيَنَالُونَsağlamalarıمِنْdüşman karşısındaعَدُوٍّنَّيْلًاbir başarıإِلَّاmutlakaكُتِبَyazıl(masın)لَهُمkendileri içinبِهِۦonunlaعَمَلٌbir amelصَٰلِحٌإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاzayi etmezيُضِيعُecirleriniأَجْرَiyilik edenlerinٱلْمُحْسِنِينَharcamaları

Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü onların, Allah yolunda çektikleri susuzluk, yorgunluk, açlık, kafirleri öfkelendirmek üzere bir yere adım atmaları ve düşmana karşı herhangi bir başarı kazanmaları gibi hiçbir olay yoktur ki karşılığında kendilerine iyi bir amel(in sevabı) yazılmış olmasın. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların mükafatını elbette zayi etmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَböyleceمَكَّنَّاbiz iktidar verdikلِيُوسُفَYusuf'aفِىo ülke'deٱلْأَرْضِيَتَبَوَّأُkonaklardıمِنْهَاoradaحَيْثُyerdeيَشَآءُنُصِيبُbiz ulaştırırızبِرَحْمَتِنَاrahmetimiziمَنkimseyeنَّشَآءُوَلَاzayi etmeyizنُضِيعُأَجْرَecriniٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananların

Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını zayi etmeyiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوٓا۟dedilerأَءِنَّكَyoksa sen misin?لَأَنتَsenيُوسُفُقَالَdediأَنَا۠benيُوسُفُYusuf'umوَهَٰذَآve bu daأَخِىقَدْmuhakkakمَنَّlutfettiٱللَّهُAllahعَلَيْنَآإِنَّهُۥdoğrusu oمَنkimيَتَّقِkorkarsaوَيَصْبِرْve sabrederseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاzayi etmezيُضِيعُأَجْرَecriniٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Kardeşleri, "Yoksa sen, sen Yusuf musun?" dediler. O da, "Ben Yusuf'um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi