KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

16. SURE · 128 AYET · 1844 KELİME

Nahl

النحل

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

أَتَىٰٓgeldiأَمْرُemriٱللَّهِAllah'ınفَلَاartıkتَسْتَعْجِلُوهُسُبْحَٰنَهُۥ(Allah) uzaktırوَتَعَٰلَىٰve yücedirعَمَّاortak koştuklarındanيُشْرِكُونَ

Allah'ın emri gelecektir. Artık onun acele gelmesini istemeyin. Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُنَزِّلُindirirٱلْمَلَٰٓئِكَةَMelekleriبِٱلرُّوحِruh ileمِنْemrinden (olan)أَمْرِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimselerيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦٓأَنْdiyeأَنذِرُوٓا۟uyarsınأَنَّهُۥmuhakkakلَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّآbaşkaأَنَا۠bendenفَٱتَّقُونِbenden korkun

Allah, "Benden başka ilah yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının" diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَحْمِلُve taşırlarأَثْقَالَكُمْağırlıklarınızıإِلَىٰ(uzak)بَلَدٍşehirlereلَّمْolmadığınızتَكُونُوا۟بَٰلِغِيهِvarıyorإِلَّاdışındaبِشِقِّzahmetler çekmekٱلْأَنفُسِإِنَّdoğrusuرَبَّكُمْRabbinizلَرَءُوفٌçok şefkatlidirرَّحِيمٌçok acıyandır

Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْخَيْلَve atlarıوَٱلْبِغَالَve katırlarıوَٱلْحَمِيرَve merkepleriلِتَرْكَبُوهَاbinmeniz içinوَزِينَةًوَيَخْلُقُyaratmaktadırمَاşeyleriلَاsizin bilmedikleriniziتَعْلَمُونَ

Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَىve aittirٱللَّهِAllah'aقَصْدُdoğruٱلسَّبِيلِyolوَمِنْهَاfakat onun vardırجَآئِرٌوَلَوْşayetشَآءَdileseydiلَهَدَىٰكُمْdoğru yola iletirdiأَجْمَعِينَhepinizi

Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi, hepinizi doğru yola iletirdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَO'durٱلَّذِىٓindirenأَنزَلَمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًلَّكُمsizin içinمِّنْهُondandırشَرَابٌiçeceğ(iniz)وَمِنْهُve ondandırشَجَرٌ(bitkiler)فِيهِondaتُسِيمُونَhayvanları otlattığınız

O, gökten sizin için su indirendir. İçilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla meydana gelir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُنۢبِتُbitirmektedirلَكُمsizeبِهِonunlaٱلزَّرْعَekinlerوَٱلزَّيْتُونَve zeytinوَٱلنَّخِيلَve hurmaوَٱلْأَعْنَٰبَve üzümlerوَمِنveكُلِّher çeşittenٱلثَّمَرَٰتِإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَةًلِّقَوْمٍbir toplum içinيَتَفَكَّرُونَdüşünen

Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَسَخَّرَhizmetinize verdiلَكُمُsizinٱلَّيْلَgeceyiوَٱلنَّهَارَve gündüzüوَٱلشَّمْسَve güneşiوَٱلْقَمَرَوَٱلنُّجُومُve yıldızlar daمُسَخَّرَٰتٌۢboyun eğdirilmiştirبِأَمْرِهِۦٓإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيَعْقِلُونَaklını kullanan

O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O'nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve vardırذَرَأَyarattıklarındaلَكُمْsizin içinفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُخْتَلِفًاçeşitliأَلْوَٰنُهُۥٓإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَةًلِّقَوْمٍbir toplum içinيَذَّكَّرُونَöğüt alan

Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَO'durٱلَّذِىhizmetinize verenسَخَّرَٱلْبَحْرَdeniziلِتَأْكُلُوا۟yemeniz içinمِنْهُondanلَحْمًاetطَرِيًّاtaptazeوَتَسْتَخْرِجُوا۟ve çıkarmanız içinمِنْهُondanحِلْيَةًsüslerتَلْبَسُونَهَاkuşanacağınızوَتَرَىve görüyorsun kiٱلْفُلْكَgemilerمَوَاخِرَdenizi yara yara gitmektedirفِيهِonun içindeوَلِتَبْتَغُوا۟aramanız içinمِنO'nun lutfunuفَضْلِهِۦوَلَعَلَّكُمْve olur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَلْقَىٰve attıفِىyeryüzüneٱلْأَرْضِرَوَٰسِىَdağlarأَنdiyeتَمِيدَsarsmasınبِكُمْsiziوَأَنْهَٰرًاve ırmaklarوَسُبُلًاve yollarلَّعَلَّكُمْumulur kiتَهْتَدُونَdoğru yolu bulursunuz

(15-16) Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerتَعُدُّوا۟saysanızنِعْمَةَni'metiniٱللَّهِAllah'ınلَاsayamazsınızتُحْصُوهَآإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahلَغَفُورٌçok bağışlayandırرَّحِيمٌçok esirgeyendir;

Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerيَدْعُونَtaptıklarıمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanلَاyaratamazlarيَخْلُقُونَشَيْـًٔاhiçbir şeyوَهُمْzaten onlarيُخْلَقُونَyaratılmaktadırlar

Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, yaratılmış olduklarına göre hiçbir şey yaratamazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِلَٰهُكُمْsizin tanrınızإِلَٰهٌtanrıdırوَٰحِدٌفَٱلَّذِينَamaلَاinanmayanlarınيُؤْمِنُونَبِٱلْءَاخِرَةِقُلُوبُهُمkalbleriمُّنكِرَةٌinkarcıdırوَهُمve onlarمُّسْتَكْبِرُونَbüyüklük taslarlar

Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkar etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاgizli kalmazجَرَمَأَنَّgerçektenٱللَّهَAllah'aيَعْلَمُbilirمَاşeyleriيُسِرُّونَonların gizledikleriوَمَاve şeyleriيُعْلِنُونَإِنَّهُۥşüphesiz Oلَاsevmezيُحِبُّٱلْمُسْتَكْبِرِينَbüyüklük taslayanları

Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِيَحْمِلُوٓا۟yüklenmeleri içinأَوْزَارَهُمْkendi günahlarınıكَامِلَةًtam olarakيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِوَمِنْve bir kısmınıأَوْزَارِgünahlarınınٱلَّذِينَsaptırdıkları kimselerinيُضِلُّونَهُمبِغَيْرِbilgisizceعِلْمٍأَلَاbakسَآءَne kötüمَاşeyيَزِرُونَyükleniyorlar

Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et, yüklendikleri ne kötüdür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْkuşkusuzمَكَرَtuzak kurmuşlardıٱلَّذِينَkimselerمِنonlardan öncekiقَبْلِهِمْفَأَتَىyıktı (söktü)ٱللَّهُAllahبُنْيَٰنَهُمbinalarınıمِّنَtemellerindenٱلْقَوَاعِدِفَخَرَّçökmüştüعَلَيْهِمُbaşlarınaٱلسَّقْفُtavanمِنüstlerindekiفَوْقِهِمْوَأَتَىٰهُمُve onlara gelmiştiٱلْعَذَابُazabمِنْyerdenحَيْثُلَاummadıklarıيَشْعُرُونَ

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُخْزِيهِمْonları rezil ederوَيَقُولُve derkiأَيْنَhani nerede?شُرَكَآءِىَortaklarımٱلَّذِينَettiğinizكُنتُمْتُشَٰٓقُّونَdüşmanlıkفِيهِمْقَالَderlerٱلَّذِينَolanlarأُوتُوا۟verilmişٱلْعِلْمَilimإِنَّşüphesizٱلْخِزْىَrezillikٱلْيَوْمَbugünوَٱلسُّوٓءَve kötülükعَلَىüzerinedirٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: "Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!" Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: "Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kafirlerin üzerinedir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerتَتَوَفَّىٰهُمُcanlarını aldığıٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerinظَالِمِىٓzulmederlerkenأَنفُسِهِمْفَأَلْقَوُا۟diyerekٱلسَّلَمَteslim olurlarمَاbizكُنَّانَعْمَلُyapmıyordukمِنhiçbirسُوٓءٍۭبَلَىٰٓhayırإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلِيمٌۢbiliyorبِمَاşeyleriكُنتُمْsizinتَعْمَلُونَyaptıklarınız

O kafirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) "Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱدْخُلُوٓا۟onun için girinأَبْوَٰبَkapılarınaجَهَنَّمَcehenneminخَٰلِدِينَsürekli kalmak üzereفِيهَافَلَبِئْسَne kötüdürمَثْوَىyeriٱلْمُتَكَبِّرِينَkibirlenenlerin

"Haydi, içinde ebedi kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقِيلَلِلَّذِينَkimselereٱتَّقَوْا۟korunan(lara)مَاذَآne?أَنزَلَindirdiرَبُّكُمْقَالُوا۟dedilerخَيْرًالِّلَّذِينَkimseler için vardırأَحْسَنُوا۟güzel iş yapan(lara)فِىbuهَٰذِهِٱلدُّنْيَاdünyadaحَسَنَةٌوَلَدَارُve yurdu iseٱلْءَاخِرَةِخَيْرٌوَلَنِعْمَve ne güzeldirدَارُyurduٱلْمُتَّقِينَkorunanların

Allah'a karşı gelmekten sakınan kimselere, "Rabbiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Hayr indirdi" derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah'a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
جَنَّٰتُcennetlerineعَدْنٍadnيَدْخُلُونَهَاgirerlerتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُلَهُمْonlar için vardırفِيهَاoradaمَاher şeyيَشَآءُونَكَذَٰلِكَişte böyleيَجْزِىmükafatlandırırٱللَّهُAllahٱلْمُتَّقِينَkorunanları

İçinden nehirler akan Adn cennetlerine gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükafatlandırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselereتَتَوَفَّىٰهُمُcanlarını aldıklarıٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerطَيِّبِينَيَقُولُونَderlerسَلَٰمٌselamعَلَيْكُمُsizeٱدْخُلُوا۟girinٱلْجَنَّةَcenneteبِمَاkarşılıkكُنتُمْolduklarınızaتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Melekler, onların canlarını iyi kimseler olarak alırken, "Selam size! Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık girin cennete" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَلْmi?يَنظُرُونَbekliyorlarإِلَّآilleأَنkendilerine gelmesiniتَأْتِيَهُمُٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerinأَوْyahutيَأْتِىَgelmesiniأَمْرُemrininرَبِّكَكَذَٰلِكَöyleفَعَلَyapmıştıٱلَّذِينَkimseler (de)مِنonlardan öncekiقَبْلِهِمْوَمَاonlara zulmetmediظَلَمَهُمُٱللَّهُAllahوَلَٰكِنfakatكَانُوٓا۟onlarأَنفُسَهُمْkendi kendilerineيَظْلِمُونَzulmediyorlardı

(O kafirler) kendilerine ancak meleklerin veya senin Rabbinin helak emrinin gelmesini bekliyorlar. Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَأَصَابَهُمْnihayet onlara ulaştıسَيِّـَٔاتُkötülükleriمَاyaptıklarınınعَمِلُوا۟وَحَاقَve kuşattıبِهِمonlarıمَّاşeyكَانُوا۟onunlaبِهِۦيَسْتَهْزِءُونَalay ettikleri

Bu sebeple işledikleri kötülüklerin cezası onlara ulaştı ve alay ettikleri şey kendilerini kuşattı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedilerٱلَّذِينَkimselerأَشْرَكُوا۟ortak koşan(lar)لَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاtapmazdıkعَبَدْنَامِنO'ndan başkaدُونِهِۦمِنhiçbirشَىْءٍşeyeنَّحْنُ(ne) bizوَلَآne deءَابَآؤُنَاatalarımızوَلَاve haram kılmazdıkحَرَّمْنَامِنO'nsuzدُونِهِۦمِنhiçbirشَىْءٍكَذَٰلِكَböyleفَعَلَyapmıştıٱلَّذِينَkimseler deمِنonlardan önceki(ler)قَبْلِهِمْفَهَلْdeğil midir?عَلَىdüşenٱلرُّسُلِelçilereإِلَّاyalnızٱلْبَلَٰغُtebliğ etmekٱلْمُبِينُaçıkça

Allah'a ortak koşanlar, dediler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O'nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunبَعَثْنَاbiz gönderdikفِىiçindeكُلِّherأُمَّةٍmilletرَّسُولًاbir elçiأَنِdiyeٱعْبُدُوا۟kulluk edinٱللَّهَAllah'aوَٱجْتَنِبُوا۟ve kaçınınٱلطَّٰغُوتَفَمِنْهُمonlardanمَّنْkimineهَدَىhidayet ettiٱللَّهُAllahوَمِنْهُمve onlardanمَّنْkimine deحَقَّتْhak olduعَلَيْهِüzerlerineٱلضَّلَٰلَةُفَسِيرُوا۟işte gezinفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِفَٱنظُرُوا۟ve bakınكَيْفَnasılكَانَolmuşعَٰقِبَةُsonuٱلْمُكَذِّبِينَyalanlayanların

Andolsun biz, her ümmete, "Allah'a kulluk edin, tağuttan kaçının" diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنşayetتَحْرِصْne kadar istesen deعَلَىٰonların yola gelmeleriniهُدَىٰهُمْفَإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahلَاyola getirmezيَهْدِىمَنkimseyiيُضِلُّوَمَاve olmazلَهُمonlarınمِّنhiçbirنَّٰصِرِينَyardımcıları

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَقْسَمُوا۟ve yemin ettilerبِٱللَّهِAllah'aجَهْدَbütün şiddetiyleأَيْمَٰنِهِمْلَاdiriltmez (diye)يَبْعَثُٱللَّهُAllahمَنkimseyiيَمُوتُبَلَىٰhayırوَعْدًاverdiği sözdürعَلَيْهِO'nun onlaraحَقًّاgerçek olarakوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah'ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِيُبَيِّنَaçıklasın (diye)لَهُمُonlaraٱلَّذِىihtilaf ettikleriniيَخْتَلِفُونَفِيهِhakkındaوَلِيَعْلَمَve bilsinler (diye)ٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوٓا۟inkar eden(ler)أَنَّهُمْonlarınكَانُوا۟olduklarınıكَٰذِبِينَyalancılar

(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizقَوْلُنَاsöyleyeceğimiz sözلِشَىْءٍbir şeyiإِذَآzamanأَرَدْنَٰهُistediğimizأَنsadeceنَّقُولَdememizdirلَهُۥonaكُنolفَيَكُونُderhal oluverir

Biz bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz sadece, ona, "ol" dememizdir. O da hemen oluverir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَgöç edenleriهَاجَرُوا۟فِىuğrundaٱللَّهِAllahمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine zulmedildiktenظُلِمُوا۟لَنُبَوِّئَنَّهُمْyerleştireceğizفِىdünyadaٱلدُّنْيَاحَسَنَةًوَلَأَجْرُve mükafatı iseٱلْءَاخِرَةِأَكْبَرُلَوْkeşkeكَانُوا۟onlarيَعْلَمُونَbilselerdi

Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere gelince, elbette onları dünyada güzel bir şekilde yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi..

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآveأَرْسَلْنَاbiz göndermedikمِنsenden önceقَبْلِكَإِلَّاbaşkasınıرِجَالًاerkeklerdenنُّوحِىٓvahyettiğimizإِلَيْهِمْفَسْـَٔلُوٓا۟sorunأَهْلَehlineٱلذِّكْرِzikirإِنeğerكُنتُمْsizلَاbilmiyorsanızتَعْلَمُونَ

Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarıوَٱلزُّبُرِوَأَنزَلْنَآve indirdikإِلَيْكَsanaٱلذِّكْرَZikr'iلِتُبَيِّنَaçıklayasın diyeلِلنَّاسِinsanlaraمَاşeyiنُزِّلَindirilenإِلَيْهِمْkendilerineوَلَعَلَّهُمْta kiيَتَفَكَّرُونَdüşünüp öğüt alsınlar

(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَأَمِنَemin midirler?ٱلَّذِينَkimselerمَكَرُوا۟yapmayı kuran(lar)ٱلسَّيِّـَٔاتِkötülüklerأَنgeçirmeyeceğindenيَخْسِفَٱللَّهُAllah'ınبِهِمُkendileriniٱلْأَرْضَyer(in dibin)eأَوْyahutيَأْتِيَهُمُkendilerine gelmeyeceğindenٱلْعَذَابُazabınمِنْhiçbirحَيْثُyerdenلَاhiçيَشْعُرُونَummadıkları

Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutيَأْخُذَهُمْkendilerini yakalamayacağından?عَلَىٰüzerindeتَخَوُّفٍbir korkuفَإِنَّdoğrusuرَبَّكُمْRabbinizلَرَءُوفٌçok şefkatlidirرَّحِيمٌçok acıyandır

Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْgörmediler mi?يَرَوْا۟إِلَىٰşeyleriمَاخَلَقَyarattığıٱللَّهُAllah'ınمِنher şeydenشَىْءٍيَتَفَيَّؤُا۟döndüğünüظِلَٰلُهُۥgölgelerininعَنِsağdanٱلْيَمِينِوَٱلشَّمَآئِلِve soldanسُجَّدًاsecde ederekلِّلَّهِAllah'aوَهُمْve onlarدَٰخِرُونَsürünerek

Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِve Allah'aيَسْجُدُsecde ederlerمَاne varsaفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve ne varsaفِىyerdeٱلْأَرْضِمِنcanlılardanدَآبَّةٍوَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerdenوَهُمْve onlarلَاaslaيَسْتَكْبِرُونَbüyük taslamazlar

Göklerde ve yerde bulunan canlılar ve melekler büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler (boyun eğerler).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَٱللَّهُAllahلَاedinmeyinتَتَّخِذُوٓا۟إِلَٰهَيْنِ(iki) tanrıٱثْنَيْنِإِنَّمَاşüphesizهُوَOإِلَٰهٌTanrıdırوَٰحِدٌفَإِيَّٰىَyalnız bendenفَٱرْهَبُونِkorkun

Allah, şöyle dedi: "İki ilah edinmeyin. O, ancak tek ilahtır. O halde, yalnız benden korkun."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَهُۥve hepsi O'nundurمَاne varsaفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِve yerdeوَلَهُve O'nundurٱلدِّينُdin (kulluk)وَاصِبًاأَفَغَيْرَbaşkasından mı?ٱللَّهِAllah'tanتَتَّقُونَkorkuyorsunuz

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İtaat de daima O'na olmalıdır. Öyle iken siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَا(ulaşan)بِكُمsizeمِّنher ni'metنِّعْمَةٍفَمِنَAllahtandırٱللَّهِثُمَّsonraإِذَاzamanمَسَّكُمُsize dokunduğuٱلضُّرُّbir sıkıntıفَإِلَيْهِyalnız O'naتَجْـَٔرُونَyalvarırsınız

Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarır yakarırsınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraإِذَاzamanكَشَفَkaldırdığıٱلضُّرَّo sıkıntıyıعَنكُمْsizdenإِذَاhemenفَرِيقٌbir grupمِّنكُمiçinizdenبِرَبِّهِمْRablerineيُشْرِكُونَortak koşarlar

Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَجْعَلُونَve ayırıyorlarلِمَاşeylereلَاbilmedikleriيَعْلَمُونَنَصِيبًاbir payمِّمَّاverdiğimiz rızıktanرَزَقْنَٰهُمْتَٱللَّهِAllah'a andolsun kiلَتُسْـَٔلُنَّsiz mutlaka sorulacaksınızعَمَّاşeylerdenكُنتُمْolduğunuzتَفْتَرُونَuyduruyorlar

Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَتَوَٰرَىٰgizlenirمِنَkavmindenٱلْقَوْمِمِنdolayıسُوٓءِkötülüğündenمَاverilen müjdeninبُشِّرَبِهِۦٓأَيُمْسِكُهُۥonu tutsun mu?عَلَىٰhakaretleهُونٍأَمْyoksaيَدُسُّهُۥonu gömsün mü?فِىtoprağaٱلتُّرَابِأَلَاbakسَآءَne kötüمَاhüküm veriyorlarيَحْكُمُونَ

Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلَّذِينَiçindirلَاinanmayanlarيُؤْمِنُونَبِٱلْءَاخِرَةِمَثَلُsıfatlarٱلسَّوْءِوَلِلَّهِ(oysa) Allah'ındırٱلْمَثَلُsıfatlarٱلْأَعْلَىٰوَهُوَve Oٱلْعَزِيزُazizdirٱلْحَكِيمُhikmet sahibidir

Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah'ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerيُؤَاخِذُcezalandırsaydıٱللَّهُAllahٱلنَّاسَinsanlarıبِظُلْمِهِمyaptıkları (her) haksızlıklaمَّاbırakmazdıتَرَكَعَلَيْهَاüzerinde (yeryüzünde)مِنhiçbirدَآبَّةٍcanlıوَلَٰكِنfakatيُؤَخِّرُهُمْonları ertelerإِلَىٰٓbir süreye kadarأَجَلٍمُّسَمًّىفَإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَجَلُهُمْsüreleriلَاaslaيَسْتَـْٔخِرُونَgeri kalmazlarسَاعَةًوَلَاne deيَسْتَقْدِمُونَileri geçerler

Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَجْعَلُونَve isnad ediyorlarلِلَّهِAllah'aمَاşeyiيَكْرَهُونَhoşlanmadıklarıوَتَصِفُve uyduruyorlarأَلْسِنَتُهُمُonların dilleriٱلْكَذِبَyalanأَنَّhakkındaلَهُمُkendilerinin olacağıٱلْحُسْنَىٰلَاhiç yok kiجَرَمَşüpheأَنَّmutlakaلَهُمُonlara vardırٱلنَّارَateşوَأَنَّهُمve onlarمُّفْرَطُونَona sürüleceklerdir

Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تَٱللَّهِAllah'a andolsun kiلَقَدْmuhakkakأَرْسَلْنَآelçi gönderdikإِلَىٰٓmilletlereأُمَمٍمِّنsenden öncekiقَبْلِكَفَزَيَّنَsüslediلَهُمُonlaraٱلشَّيْطَٰنُşeytanأَعْمَٰلَهُمْyaptıklarınıفَهُوَOوَلِيُّهُمُonların dostudurٱلْيَوْمَbugünوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآveأَنزَلْنَاindirmedikعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıإِلَّاdışındaلِتُبَيِّنَaçıklamanلَهُمُonlaraٱلَّذِىşeyiٱخْتَلَفُوا۟ayrılığa düştükleriفِيهِوَهُدًىve yol göstericiوَرَحْمَةًve rahmetلِّقَوْمٍbir kavim içinيُؤْمِنُونَinanan

Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُve Allahأَنزَلَindirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suفَأَحْيَاve dirilttiبِهِonunlaٱلْأَرْضَyeriبَعْدَsonraمَوْتِهَآإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَةًلِّقَوْمٍbir millet içinيَسْمَعُونَişiten

Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنَّve şüphesizلَكُمْsizin içinفِىvardırٱلْأَنْعَٰمِhayvanlardaلَعِبْرَةًنُّسْقِيكُمsize içiriyoruzمِّمَّاolandanفِىonların karınlarındaبُطُونِهِۦمِنۢarasıdanبَيْنِفَرْثٍfışkıوَدَمٍile kanلَّبَنًاsütخَالِصًاhalisسَآئِغًاlezzetliلِّلشَّٰرِبِينَiçenler için

Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنveثَمَرَٰتِmeyvalarındanٱلنَّخِيلِhurma ağaçlarınınوَٱلْأَعْنَٰبِve üzümlerdenتَتَّخِذُونَelde edersinizمِنْهُonlardanسَكَرًاsarhoşlukوَرِزْقًاve bir rızıkحَسَنًاإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَةًلِّقَوْمٍbir toplum içinيَعْقِلُونَaklını kullanan

Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَوْحَىٰşöyle vahyettiرَبُّكَRabbinإِلَىbal arısınaٱلنَّحْلِأَنِedinٱتَّخِذِىمِنَdağlardanٱلْجِبَالِبُيُوتًاevlerوَمِنَveٱلشَّجَرِağaçlardanوَمِمَّاveيَعْرِشُونَkurdukları çardaklardan

Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraكُلِىye;مِنher çeşitكُلِّٱلثَّمَرَٰتِmeyvalardanفَٱسْلُكِىve yürüسُبُلَyollarındaرَبِّكِRabbininذُلُلًايَخْرُجُçıkarمِنۢonun karınlarındanبُطُونِهَاشَرَابٌbir içecekمُّخْتَلِفٌçeşit çeşitأَلْوَٰنُهُۥrenkleriفِيهِonda vardırشِفَآءٌşifaلِّلنَّاسِإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَةًلِّقَوْمٍbir millet içinيَتَفَكَّرُونَdüşünen

"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُve Allahخَلَقَكُمْsizi yarattıثُمَّsonraيَتَوَفَّىٰكُمْوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimiيُرَدُّitilirإِلَىٰٓen rezilineأَرْذَلِٱلْعُمُرِömrünلِكَىْdiyeلَاhiçbir şeyi bilmez olsunيَعْلَمَبَعْدَsonraعِلْمٍbilgidenشَيْـًٔاإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahعَلِيمٌbilendirقَدِيرٌkadirdir

Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllahفَضَّلَüstün kıldıبَعْضَكُمْkiminiziعَلَىٰüzerineبَعْضٍkiminizفِىrızıktaٱلرِّزْقِفَمَاdeğildirٱلَّذِينَüstün kılınanlarفُضِّلُوا۟بِرَآدِّىverip deرِزْقِهِمْkendi rızıklarınıعَلَىٰaltında bulunanlaraمَامَلَكَتْأَيْمَٰنُهُمْellerininفَهُمْonlarفِيهِondaسَوَآءٌأَفَبِنِعْمَةِni'metini mi?ٱللَّهِAllah'ınيَجْحَدُونَinkar ediyorlar

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllahجَعَلَyarattıلَكُمsizeمِّنْkendi nefislerinizdenأَنفُسِكُمْأَزْوَٰجًاeşlerوَجَعَلَve yarattıلَكُمsizeمِّنْeşlerinizdenأَزْوَٰجِكُمبَنِينَoğullarوَحَفَدَةًve torunlarوَرَزَقَكُمve sizi beslediمِّنَgüzel rızıklarlaٱلطَّيِّبَٰتِأَفَبِٱلْبَٰطِلِhâlâ batıla mı?يُؤْمِنُونَinanıyorlarوَبِنِعْمَتِve ni'metineٱللَّهِAllah'ınهُمْonlarيَكْفُرُونَnankörlük ediyorlar

Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَعْبُدُونَve tapıyorlarمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمَاaslaلَايَمْلِكُveremeyecekلَهُمْkendilerineرِزْقًاrızıkمِّنَgöklerdenٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِve yerdenشَيْـًٔاhiçbirوَلَاveيَسْتَطِيعُونَbunu asla yapamayacak olan

Allah'ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ضَرَبَٱللَّهُAllahمَثَلًاmisaliyleعَبْدًاbir köleمَّمْلُوكًاbaşkasının malı olanلَّاgücü yetmeyenيَقْدِرُعَلَىٰhiçbir şeyeشَىْءٍوَمَنve kimseyiرَّزَقْنَٰهُrızıklandırdığımızمِنَّاkatımızdanرِزْقًاrızık ileحَسَنًاgüzelفَهُوَki oيُنفِقُinfak ederمِنْهُondanسِرًّاgizliوَجَهْرًاهَلْolurlar mı?يَسْتَوُۥنَٱلْحَمْدُHamdلِلَّهِبَلْfakatأَكْثَرُهُمْçoklarıلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd Allah'a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَضَرَبَve misal verirٱللَّهُAllahمَثَلًاmisaliyleرَّجُلَيْنِ(şu) iki adamıأَحَدُهُمَآbirisiأَبْكَمُdilsizdirلَاgücü yetmezيَقْدِرُعَلَىٰhiçbir şeyeشَىْءٍوَهُوَve oكَلٌّbir yüktürعَلَىٰüzerineمَوْلَىٰهُefendisininأَيْنَمَاnereyeيُوَجِّههُّonu gönderseلَاgetirmezيَأْتِبِخَيْرٍهَلْgibi olur mu?يَسْتَوِىهُوَoوَمَنve kimseيَأْمُرُemredenبِٱلْعَدْلِوَهُوَve o (kimse)عَلَىٰüzere (giden)صِرَٰطٍyolمُّسْتَقِيمٍdoğru

Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir sonuç alamaz. Bu, adaletle emreden ve doğru yol üzere olan kimse ile eşit olur mu?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِAllah'a aittirغَيْبُgaybıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَمَآve değildirأَمْرُişiٱلسَّاعَةِsa'atin (kıyametin)إِلَّا(başka değil) ancakكَلَمْحِaçıp yumma gibidirٱلْبَصَرِbir gözأَوْyahutهُوَoأَقْرَبُإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌgücü yetendir

Göklerin ve yerin gaybı Allah'a aittir. Kıyamet'in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُve Allahأَخْرَجَكُمsizi çıkardıمِّنۢkarınlarındanبُطُونِأُمَّهَٰتِكُمْannelerinizinلَاbilmezkenتَعْلَمُونَشَيْـًٔاhiçbir şeyوَجَعَلَve verdiلَكُمُsizeٱلسَّمْعَişitmeوَٱلْأَبْصَٰرَve gözlerوَٱلْأَفْـِٔدَةَلَعَلَّكُمْumulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbakmadılar mı?يَرَوْا۟إِلَىkuşlaraٱلطَّيْرِمُسَخَّرَٰتٍO'nun emrine boyun eğdirilmişفِىboşluğundaجَوِّٱلسَّمَآءِgöğünمَاyokturيُمْسِكُهُنَّonları tutanإِلَّاbaşkaٱللَّهُإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir kavim içinيُؤْمِنُونَinanan

Gökyüzünde Allah'ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُve Allahجَعَلَyaptıلَكُمsizin içinمِّنۢevleriniziبُيُوتِكُمْسَكَنًاoturma yeriوَجَعَلَve yaptıلَكُمsizin içinمِّنderilerindenجُلُودِٱلْأَنْعَٰمِhayvanبُيُوتًاevlerتَسْتَخِفُّونَهَاkolayca kullanacağınız hafifيَوْمَgününüzdeظَعْنِكُمْgöçوَيَوْمَve gününüzdeإِقَامَتِكُمْوَمِنْveأَصْوَافِهَاyünlerindenوَأَوْبَارِهَاve yapağılarındanوَأَشْعَارِهَآve kıllarındanأَثَٰثًاgiyilecek döşenecek eşya'وَمَتَٰعًاve geçimlikإِلَىٰbir süreye kadarحِينٍ

Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُAllahجَعَلَyaptıلَكُمsizin içinمِّمَّاyarattıklarındanخَلَقَظِلَٰلًاgölgelerوَجَعَلَve var ettiلَكُمsizin içinمِّنَdağlardaٱلْجِبَالِأَكْنَٰنًاoturulacak barınaklarوَجَعَلَve var eylediلَكُمْsizin içinسَرَٰبِيلَelbiselerتَقِيكُمُsizi koruyanٱلْحَرَّsıcaktanوَسَرَٰبِيلَve elbiselerتَقِيكُمsizi koruyanبَأْسَكُمْكَذَٰلِكَböyleيُتِمُّtamamlıyorنِعْمَتَهُۥni'metiniعَلَيْكُمْsizeلَعَلَّكُمْumulur ki sizتُسْلِمُونَteslim (müslüman) olursunuz

Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günنَبْعَثُgetirdiğimizمِنherكُلِّأُمَّةٍümmettenشَهِيدًاbir şahidثُمَّartıkلَاizin verilmezيُؤْذَنُلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)وَلَاve ne deهُمْonlarınيُسْتَعْتَبُونَözür dilemeleri istenir

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanرَءَاgördükleriٱلَّذِينَkimselerظَلَمُوا۟zulmedenlerٱلْعَذَابَazabıفَلَاartıkيُخَفَّفُhafifletilmezعَنْهُمْonlardanوَلَاve aslaهُمْonlaraيُنظَرُونَfırsat verilmez

O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanرَءَاgördükleriٱلَّذِينَkimselerأَشْرَكُوا۟ortak koşanlarشُرَكَآءَهُمْortak koştuklarınıقَالُوا۟derler kiرَبَّنَاRabbimizهَٰٓؤُلَآءِişte (bunlar)شُرَكَآؤُنَاortaklarımızٱلَّذِينَolduğumuzكُنَّانَدْعُوا۟tapıyorمِنsenden başkaدُونِكَفَأَلْقَوْا۟söz atarlarإِلَيْهِمُonlaraٱلْقَوْلَşu sözleإِنَّكُمْsizلَكَٰذِبُونَtamamen yalancılarsınız

Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَلْقَوْا۟ve olurlarإِلَىAllah'aٱللَّهِيَوْمَئِذٍo günٱلسَّلَمَوَضَلَّve sapıp giderعَنْهُمkendilerindenمَّاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَفْتَرُونَuyduruyor(lar)

Onlar o gün Allah'a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَصَدُّوا۟ve engel olanlarعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllah'ınزِدْنَٰهُمْartırırız onlaraعَذَابًاazabıفَوْقَüstüneٱلْعَذَابِazaplarınınبِمَاdolayıكَانُوا۟yaptıklarıيُفْسِدُونَbozgunculuklarından

İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşılık azaplarının üstüne azap ekleriz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günنَبْعَثُgetireceğimizفِىiçindeكُلِّherأُمَّةٍümmetشَهِيدًاbir şahidعَلَيْهِمüzerlerineمِّنْkendi aralarındanأَنفُسِهِمْوَجِئْنَاgetireceğizبِكَseni deشَهِيدًاşahidعَلَىٰüzerineهَٰٓؤُلَآءِوَنَزَّلْنَاve indirdikعَلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَbu Kitabıتِبْيَٰنًاaçıklayanلِّكُلِّherشَىْءٍşeyiوَهُدًىve yol gösterici olarakوَرَحْمَةًve rahmet olarakوَبُشْرَىٰve müjde olarakلِلْمُسْلِمِينَmüslümanlara

(Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahيَأْمُرُemrederبِٱلْعَدْلِadaletiوَٱلْإِحْسَٰنِve ihsanıوَإِيتَآئِve vermeyiذِىakrabayaٱلْقُرْبَىٰوَيَنْهَىٰve menederعَنِedepsizliktenٱلْفَحْشَآءِوَٱلْمُنكَرِve fenalıktanوَٱلْبَغْىِيَعِظُكُمْsize böyle öğüt verirلَعَلَّكُمْumulur kiتَذَكَّرُونَöğüt alırsınız (diye)

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَوْفُوا۟tam yerine getirinبِعَهْدِahdiniٱللَّهِAllah'ınإِذَاzamanعَٰهَدتُّمْandlaşma yaptığınızوَلَاve aslaتَنقُضُوا۟bozmayınٱلْأَيْمَٰنَyeminleriبَعْدَsonraتَوْكِيدِهَاpekiştirdiktenوَقَدْçünküجَعَلْتُمُyaptınızٱللَّهَAllah'ıعَلَيْكُمْüzerinizeكَفِيلًاإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirمَاşeyleriتَفْعَلُونَyaptıklarınız

Antlaşma yaptığınız zaman, Allah'a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve aslaتَكُونُوا۟olmayınكَٱلَّتِىgibiنَقَضَتْçözen kadınغَزْلَهَاipliğiniمِنۢsonraبَعْدِقُوَّةٍkuvvetliأَنكَٰثًاbüktüktenتَتَّخِذُونَbir vasıta yaparakأَيْمَٰنَكُمْyeminleriniziدَخَلًۢاbozucuبَيْنَكُمْaranızdaأَنolduğu içinتَكُونَأُمَّةٌbir toplulukهِىَdaha çokأَرْبَىٰمِنْdiğer bir topluluktanأُمَّةٍإِنَّمَاçünküيَبْلُوكُمُsizi denerٱللَّهُAllahبِهِۦوَلَيُبَيِّنَنَّve açıklayacaktırلَكُمْsizeيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzفِيهِhakkındaتَخْتَلِفُونَayrılığa düştüğünüz

Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْşayetشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَجَعَلَكُمْhepinizi yapardıأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekوَلَٰكِنfakatيُضِلُّşaşırtırمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiوَيَهْدِىve doğru yola iletirمَنkimseyiيَشَآءُوَلَتُسْـَٔلُنَّve siz mutlaka sorulacaksınızعَمَّاşeylerdenكُنتُمْolduğunuzتَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyapmayınتَتَّخِذُوٓا۟أَيْمَٰنَكُمْyeminleriniziدَخَلًۢاbozan bir şeyبَيْنَكُمْaranızıفَتَزِلَّkayarقَدَمٌۢayakبَعْدَsonraثُبُوتِهَاsağlam bastıktanوَتَذُوقُوا۟ve tadarsınızٱلسُّوٓءَkötülüğüبِمَاdolayıصَدَدتُّمْengel olduğunuzdanعَنyoludanسَبِيلِٱللَّهِوَلَكُمْve sizin için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve aslaتَشْتَرُوا۟satmayınبِعَهْدِverdiğiniz sözüٱللَّهِAllah'aثَمَنًاbir parayaقَلِيلًاإِنَّمَاşüphesizعِندَyanında olanٱللَّهِAllah'ınهُوَoخَيْرٌdaha hayırlıdırلَّكُمْsizin içinإِنeğerكُنتُمْbilirsenizتَعْلَمُونَ

Allah'a verdiğiniz sözü az bir karşılığa değişmeyin. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاbulunanعِندَكُمْsizin yanınızdaيَنفَدُوَمَاbulunan iseعِندَyanındaٱللَّهِAllah'ınبَاقٍوَلَنَجْزِيَنَّelbette vereceğizٱلَّذِينَkimselerinصَبَرُوٓا۟sabreden(lerin)أَجْرَهُمkarşılığınıبِأَحْسَنِen güzeliyleمَاolduklarınınكَانُوا۟يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنْher kimعَمِلَbir iş yaparsaصَٰلِحًاiyiمِّنerkektenذَكَرٍأَوْveyaأُنثَىٰkadındanوَهُوَoمُؤْمِنٌinanmış olarakفَلَنُحْيِيَنَّهُۥonu yaşatırızحَيَوٰةًbir hayatlaطَيِّبَةًوَلَنَجْزِيَنَّهُمْve elbette veririzأَجْرَهُمonların ücretiniبِأَحْسَنِen güzeliyleمَاolduklarınınكَانُوا۟يَعْمَلُونَyapıyor(lar)

Erkek veya kadın, kim mü'min olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükafatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّهُۥçünküلَيْسَyokturلَهُۥo(şeyta)nınسُلْطَٰنٌbir gücüعَلَىüzerindeٱلَّذِينَinananlarءَامَنُوا۟وَعَلَىٰve üzerindeرَبِّهِمْRablerineيَتَوَكَّلُونَdayananlar

Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanبَدَّلْنَآdeğiştirdiğimizءَايَةًbir ayetiمَّكَانَyerineءَايَةٍوَٱللَّهُve Allahأَعْلَمُbilirkenبِمَاneيُنَزِّلُindirdiğiniقَالُوٓا۟derlerإِنَّمَآşüphesizأَنتَsenمُفْتَرٍۭبَلْhayırأَكْثَرُهُمْonların çoklarıلَاbilmiyorlarيَعْلَمُونَ

Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber'e, "Sen ancak uyduruyorsun" derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiنَزَّلَهُۥonu indirdiرُوحُٱلْقُدُسِ-nden-KudüsمِنRabbindenرَّبِّكَبِٱلْحَقِّgerçek olarakلِيُثَبِّتَsağlamlaştırmak içinٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inanan(ları)وَهُدًىve yol göstericiوَبُشْرَىٰve müjde olarakلِلْمُسْلِمِينَmüslümanlara

Ey Muhammed! De ki: "Ruhu'l-Kudüs (Cebrail), inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur'an'ı Rabbinden hak olarak indirdi."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve elbetteنَعْلَمُbiliyoruzأَنَّهُمْonlarınيَقُولُونَdedikleriniإِنَّمَاmuhakkakيُعَلِّمُهُۥona öğretiyorبَشَرٌلِّسَانُdiliٱلَّذِىşahsınيُلْحِدُونَnisbet ettikleriإِلَيْهِonaأَعْجَمِىٌّa'cemi (yabancıdır)وَهَٰذَاbu iseلِسَانٌbir dildirعَرَبِىٌّArapçaمُّبِينٌapaçık

Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık bir Arapça'dır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimseleriلَاinanmayan(ları)يُؤْمِنُونَبِـَٔايَٰتِayetlerineٱللَّهِAllah'ınلَاdoğru yola iletmezيَهْدِيهِمُٱللَّهُAllahوَلَهُمْonlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesiz ancakيَفْتَرِىuydururٱلْكَذِبَyalanıٱلَّذِينَkimselerلَاinanmayan(lar)يُؤْمِنُونَبِـَٔايَٰتِayetlerineٱللَّهِوَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlardırٱلْكَٰذِبُونَyalancılar

Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنinkar edenكَفَرَبِٱللَّهِAllah'ıمِنۢsonraبَعْدِإِيمَٰنِهِۦٓinandıktanإِلَّاhariçمَنْkimselerأُكْرِهَ(inkara) zorlananوَقَلْبُهُۥve kalbiمُطْمَئِنٌّۢmutmain olduğu haldeبِٱلْإِيمَٰنِimanlaوَلَٰكِنfakatمَّنkimselereشَرَحَaçanبِٱلْكُفْرِküfreصَدْرًاgöğsünüفَعَلَيْهِمْüzerlerine inerغَضَبٌbir gazabمِّنَAllahtanٱللَّهِوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah'tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّهُمُşüphesiz onlarınٱسْتَحَبُّوا۟tercih etmelerindendirٱلْحَيَوٰةَhayatınıٱلدُّنْيَاdünyaعَلَىahireteٱلْءَاخِرَةِوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllah'ınلَاdoğru yola iletmeyeceğindendirيَهْدِىٱلْقَوْمَkavmiٱلْكَٰفِرِينَinkar eden

Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kafirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَonlarٱلَّذِينَkimselerdirطَبَعَmühürlediğiٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰüzeriniقُلُوبِهِمْkalbleriوَسَمْعِهِمْve kulaklarınıوَأَبْصَٰرِهِمْوَأُو۟لَٰٓئِكَve işteهُمُonlardırٱلْغَٰفِلُونَgafiller

İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraإِنَّşüphesizرَبَّكَRabbinلِلَّذِينَ(yanındadır)هَاجَرُوا۟hicret edenlerinمِنۢsonraبَعْدِمَاişkenceye uğratıldıktanفُتِنُوا۟ثُمَّsonraجَٰهَدُوا۟cihad edenlerinوَصَبَرُوٓا۟ve sabredenlerinإِنَّelbetteرَبَّكَRabbinمِنۢbun(lar)dan sonraبَعْدِهَالَغَفُورٌelbette bağışlayandır;رَّحِيمٌesirgeyendir

Sonra şüphesiz ki Rabbin, eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra Allah yolunda cihad edip sabreden kimselerin yanındadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَوْمَتَأْتِىgelirكُلُّherنَفْسٍnefisتُجَٰدِلُuğraşırعَنkendi canı içinنَّفْسِهَاوَتُوَفَّىٰve tam karşılığı verilirكُلُّherkeseنَفْسٍnefseمَّاyaptığınınعَمِلَتْوَهُمْonlaraلَاaslaيُظْلَمُونَhaksızlık edilmez

Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَضَرَبَve misal verirٱللَّهُAllahمَثَلًاmisaliyleقَرْيَةًbir kentiكَانَتْidiءَامِنَةًgüvenمُّطْمَئِنَّةًhuzur içindeيَأْتِيهَاkendisine geliyorduرِزْقُهَاrızkıرَغَدًاbol bolمِّنherكُلِّمَكَانٍyerdenفَكَفَرَتْfakat nankörlük ettiبِأَنْعُمِni'metlerineٱللَّهِAllah'ınفَأَذَٰقَهَا(bunun üzerine) ona taddırdıٱللَّهُAllahلِبَاسَelbisesiٱلْجُوعِaçlıkوَٱلْخَوْفِve korkuبِمَاötürüكَانُوا۟olduklarıيَصْنَعُونَyapıyor(lar)

Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجَآءَهُمْonlara geldiرَسُولٌbir elçiمِّنْهُمْkendilerindenفَكَذَّبُوهُonu yalanladılarفَأَخَذَهُمُonları yakalayıverdiٱلْعَذَابُazabوَهُمْve onlarظَٰلِمُونَzulümlerine devam ederken

Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكُلُوا۟yeyinمِمَّاsize verdiği rızıktanرَزَقَكُمُٱللَّهُAllah'ınحَلَٰلًاhelalطَيِّبًاve hoş (olarak)وَٱشْكُرُوا۟ve şükredinنِعْمَتَni'metineٱللَّهِAllah'ınإِنeğerكُنتُمْediyorsanızإِيَّاهُO'naتَعْبُدُونَkulluk

Artık Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Eğer yalnız O'na ibadet ediyorsanız, Allah'ın nimetine şükredin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizحَرَّمَharam kıldıعَلَيْكُمُsizeٱلْمَيْتَةَölüyüوَٱلدَّمَve kanıوَلَحْمَve etiniٱلْخِنزِيرِdomuzوَمَآve şeyiأُهِلَّkesilenلِغَيْرِbaşkasınınٱللَّهِAllah'tanبِهِۦفَمَنِkimٱضْطُرَّmecbur kalırsaغَيْرَsaldırmadanبَاغٍوَلَاveعَادٍsınırı da aşmadanفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveتَقُولُوا۟demeyinلِمَاötürüتَصِفُnitelendirmesindenأَلْسِنَتُكُمُdillerinizinٱلْكَذِبَyalanهَٰذَاşuحَلَٰلٌhelaldirوَهَٰذَاşu iseحَرَامٌharamdırلِّتَفْتَرُوا۟sonra uydurmuş olursunuzعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aٱلْكَذِبَإِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَفْتَرُونَuyduran(lar)عَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aٱلْكَذِبَyalanلَاiflah olmazlarيُفْلِحُونَ

Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah'a karşı yalan uydurmak için, "Şu helaldir", "Şu haramdır" demeyin. Şüphesiz, Allah'a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَىveٱلَّذِينَolanlara daهَادُوا۟Yahudiحَرَّمْنَاharam kılmıştıkمَاanlattıklarımızıقَصَصْنَاعَلَيْكَsanaمِنbundan önceقَبْلُوَمَاdeğildikظَلَمْنَٰهُمْonlara zulmediyorوَلَٰكِنfakatكَانُوٓا۟ediyorlardıأَنفُسَهُمْonlar kendilerineيَظْلِمُونَzulm

Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraإِنَّşüphesizرَبَّكَRabbinلِلَّذِينَkimseler içinعَمِلُوا۟işleyen(ler)ٱلسُّوٓءَkötülükبِجَهَٰلَةٍcehaletleثُمَّsonraتَابُوا۟tevbe edenler (için)مِنۢardındanبَعْدِذَٰلِكَbununوَأَصْلَحُوٓا۟ve uslananlar (için)إِنَّelbetteرَبَّكَRabbinمِنۢbunlardan sonraبَعْدِهَالَغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizإِبْرَٰهِيمَİbrahimكَانَidiأُمَّةًbir ümmetقَانِتًاO'na ita'at edenلِّلَّهِAllah'ıحَنِيفًاbirleyenوَلَمْveيَكُdeğildiمِنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

Şüphesiz İbrahim, Allah'a itaat eden, hakka yönelen bir önder idi. Allah'a ortak koşanlardan değildi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَيْكَsanaأَنِuyٱتَّبِعْمِلَّةَyolunaإِبْرَٰهِيمَİbrahim'inحَنِيفًاوَمَاveكَانَdeğildiمِنَortak koşanlardanٱلْمُشْرِكِينَ

Sonra da sana, "Hakka yönelen İbrahim'in dinine uy. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi" diye vahyettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizجُعِلَ(farz) kılındıٱلسَّبْتُcumartesi günüعَلَىüzerindeٱلَّذِينَkimselerٱخْتَلَفُوا۟ayrılığa düşen(ler)فِيهِوَإِنَّve şüphesizرَبَّكَRabbinلَيَحْكُمُelbette hükmünü verecektirبَيْنَهُمْaralarındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاşey hakkındaكَانُوا۟ondaفِيهِيَخْتَلِفُونَayrılığa düştükleri

Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱدْعُçağırإِلَىٰyolunaسَبِيلِرَبِّكَRabbininبِٱلْحِكْمَةِhikmetleوَٱلْمَوْعِظَةِve öğütleٱلْحَسَنَةِوَجَٰدِلْهُمve onlarla mücadele etبِٱلَّتِى(biçimde)هِىَoأَحْسَنُإِنَّkuşkusuzرَبَّكَRabbinهُوَişte O'durأَعْلَمُen iyi bilenبِمَنkimseleriضَلَّsapan(ları)عَنyolundanسَبِيلِهِۦوَهُوَve Oأَعْلَمُ(en iyi) bilendirبِٱلْمُهْتَدِينَhidayete erenleri

(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنْve eğerعَاقَبْتُمْceza vereceksenizفَعَاقِبُوا۟ceza verinبِمِثْلِaynısınıمَاsize verilen cezanınعُوقِبْتُمبِهِۦوَلَئِنamaصَبَرْتُمْsabdedersenizلَهُوَandolsun ki oخَيْرٌdaha iyidirلِّلصَّٰبِرِينَsabredenler için

Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱصْبِرْve sabretوَمَاdeğildirصَبْرُكَsenin sabrınإِلَّاbaşkaبِٱللَّهِوَلَاveتَحْزَنْüzülmeعَلَيْهِمْonlaraوَلَاveتَكُdüşmeفِىsıkıntıyaضَيْقٍمِّمَّاkurdukları tuzaklardanيَمْكُرُونَ

Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi