KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

كَى

ki · diye · için · ta ki

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
10
Ayet
10
Sure
8

Bu kelimeye kaynak derlemde kök atanmamıştır.

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

10 ayetin ilk 8 tanesi
إِذْتُصْعِدُونَboyuna uzaklaşıyordunuzوَلَاdönüp bakmıyordunuzتَلْوُۥنَعَلَىٰٓhiç kimseyeأَحَدٍوَٱلرَّسُولُve Elçiيَدْعُوكُمْsizi çağırırkenفِىٓarkanızdanأُخْرَىٰكُمْفَأَثَٰبَكُمْbundan dolayı size verdiغَمًّۢاgamبِغَمٍّgam üstüneلِّكَيْلَاdiyeتَحْزَنُوا۟üzülmeyesinizعَلَىٰşeyeمَافَاتَكُمْelinizden gidenوَلَاvwمَآşeyeأَصَٰبَكُمْوَٱللَّهُAllahخَبِيرٌۢhaberdardırبِمَاşeylerdenتَعْمَلُونَyaptıklarınız(dan)

Peygamber, arkanızdan sizi çağırırken siz durmadan dağa yukarı kaçıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz. Bundan dolayı Allah, size keder üstüne keder verdi ki, (bu durumlara alışasınız ve daha sonra) elinizden gidene, ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱللَّهُve Allahخَلَقَكُمْsizi yarattıثُمَّsonraيَتَوَفَّىٰكُمْوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimiيُرَدُّitilirإِلَىٰٓen rezilineأَرْذَلِٱلْعُمُرِömrünلِكَىْdiyeلَاhiçbir şeyi bilmez olsunيَعْلَمَبَعْدَsonraعِلْمٍbilgidenشَيْـًٔاإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahعَلِيمٌbilendirقَدِيرٌkadirdir

Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniتَمْشِىٓgidiyorduأُخْتُكَkızkardeşinفَتَقُولُve diyorduهَلْmi?أَدُلُّكُمْsize göstereyimعَلَىٰbiriniمَنيَكْفُلُهُۥفَرَجَعْنَٰكَböylece seni geri verdikإِلَىٰٓanneneأُمِّكَكَىْkiتَقَرَّaydın olsunعَيْنُهَاgözüوَلَاve aslaتَحْزَنَوَقَتَلْتَve sen öldürmüştünنَفْسًاbir adamفَنَجَّيْنَٰكَseni kurtarmıştıkمِنَtasadanٱلْغَمِّوَفَتَنَّٰكَve seni denemiştikفُتُونًافَلَبِثْتَsonra kaldınسِنِينَyıllarcaفِىٓarasındaأَهْلِhalkıمَدْيَنَMedyenثُمَّsonraجِئْتَbize geldinعَلَىٰbelirlediğimiz vakitteقَدَرٍيَٰمُوسَىٰey Musa

"Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin diye seni annene döndürdük. (Sana baktı, büyüdün) ve (kazara) bir cana kıydın da biz seni kederden kurtardık, seni sıkı bir denemeden geçirdik (ve kaçıp Medyen'e gittin). Medyen halkı içinde yıllarca kaldın, sonra (peygamber olman için) takdir edilmiş bir zamanda (Tur'a) geldin ey Musa!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarإِنeğerكُنتُمْisenizفِىiçindeرَيْبٍkuşkuمِّنَyeniden dirilmektenٱلْبَعْثِفَإِنَّا(bilin ki) bizخَلَقْنَٰكُمsizi yarattıkمِّن(önce) topraktanتُرَابٍثُمَّsonraمِنnutfe(sperm)denنُّطْفَةٍثُمَّsonraمِنْalaka(embriyo)danعَلَقَةٍثُمَّsonraمِنbir çiğnem et parçasındanمُّضْغَةٍمُّخَلَّقَةٍbiçimlenmişوَغَيْرِveمُخَلَّقَةٍbiçimlenmemişلِّنُبَيِّنَaçıkça göstermek içinلَكُمْوَنُقِرُّve tutarızفِىrahimlerdeٱلْأَرْحَامِمَاdilediğimiziنَشَآءُإِلَىٰٓbir süreye kadarأَجَلٍمُّسَمًّىbelirtilmişثُمَّsonraنُخْرِجُكُمْsizi çıkarırız;طِفْلًاbir bebek olarakثُمَّsonraلِتَبْلُغُوٓا۟ermeniz içinأَشُدَّكُمْوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimiيُتَوَفَّىٰöldürülürوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimi deيُرَدُّitilirإِلَىٰٓen kötü çağınaأَرْذَلِٱلْعُمُرِömrünلِكَيْلَاhale gelmesi içinيَعْلَمَbilmezمِنۢsonraبَعْدِعِلْمٍbilen kimse ikenشَيْـًٔاوَتَرَىve görürsünٱلْأَرْضَyeriهَامِدَةًkurumuş ölmüşفَإِذَآzamanأَنزَلْنَاbiz indirdiğimizعَلَيْهَاonun üzerineٱلْمَآءَsuyuٱهْتَزَّتْtitreşirوَرَبَتْve kabarırوَأَنۢبَتَتْve bitirirمِنherكُلِّزَوْجٍۭçiftiبَهِيجٍgüzel

Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir "alaka"dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir "mudga"dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَرَدَدْنَٰهُböylece onu geri verdikإِلَىٰٓannesineأُمِّهِۦكَىْiçinتَقَرَّaydın olmasıعَيْنُهَاgözüوَلَاveتَحْزَنَüzülmesin (diye)وَلِتَعْلَمَve bilmesi içinأَنَّşüphesiz kiوَعْدَva'diٱللَّهِAllah'ınحَقٌّhaktırوَلَٰكِنَّve fakatأَكْثَرَهُمْçoklarıلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniتَقُولُdiyordunلِلَّذِىٓkimseyeأَنْعَمَni'met verdiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَيْهِonaوَأَنْعَمْتَve senin ni'met verdiğinعَلَيْهِkendisineأَمْسِكْtutعَلَيْكَyanındaزَوْجَكَeşiniوَٱتَّقِve korkٱللَّهَAllah'tanوَتُخْفِىfakat gizliyordunفِىiçindeنَفْسِكَمَاşeyiٱللَّهُAllah'ınمُبْدِيهِaçığa vuracağıوَتَخْشَىve çekiniyordunٱلنَّاسَinsanlardanوَٱللَّهُAllah'tırأَحَقُّlayık olanأَنçekinmeneتَخْشَىٰهُفَلَمَّاne zaman kiقَضَىٰkesinceزَيْدٌZeydمِّنْهَاo kadındanوَطَرًاilişiğiniزَوَّجْنَٰكَهَاbiz onu sana nikahladıkلِكَىْiçinلَاolmamasıيَكُونَعَلَىüzerineٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerحَرَجٌbir güçlükفِىٓhususundaأَزْوَٰجِevlenmekأَدْعِيَآئِهِمْevlatlıklarıإِذَاzamanقَضَوْا۟kestikleriمِنْهُنَّkadınlarıyleوَطَرًاوَكَانَveأَمْرُbuyruğuٱللَّهِAllah'ınمَفْعُولًاyerine getirilmiştir

Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, "Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah'tan sakın" diyordun. İçinde, Allah'ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü'minlere bir zorluk olmasın. Allah'ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّبِىُّpeygamberإِنَّآşüphesiz bizأَحْلَلْنَاhelal kıldıkلَكَsanaأَزْوَٰجَكَeşleriniٱلَّٰتِىٓverdiğinءَاتَيْتَأُجُورَهُنَّücretlerini (mehirlerini)وَمَاveمَلَكَتْbulunanlarıيَمِينُكَelindeمِمَّآganimet verdiğindenأَفَآءَٱللَّهُAllah'ınعَلَيْكَsanaوَبَنَاتِve kızlarınıعَمِّكَamcanınوَبَنَاتِve kızlarınıعَمَّٰتِكَhalalarınınوَبَنَاتِve kızlarınıخَالِكَdayınınوَبَنَاتِve kızlarınıخَٰلَٰتِكَteyzelerininٱلَّٰتِىhicret edenهَاجَرْنَمَعَكَseninle beraberوَٱمْرَأَةًve kadınıمُّؤْمِنَةًinanmışإِنeğerوَهَبَتْhibe ederseنَفْسَهَاkendisiniلِلنَّبِىِّpeygambereإِنْeğerأَرَادَdilediyseٱلنَّبِىُّpeygamberiأَنkendisini nikahlamayıيَسْتَنكِحَهَاخَالِصَةًmahsus olarakلَّكَsanaمِنdışındaدُونِٱلْمُؤْمِنِينَقَدْelbetteعَلِمْنَاbiz biliyoruzمَاşeyiفَرَضْنَاgerekli kıldığımızعَلَيْهِمْonlaraفِىٓhakkındaأَزْوَٰجِهِمْeşleriوَمَاveمَلَكَتْbulunanlarأَيْمَٰنُهُمْellerininلِكَيْلَاiçinيَكُونَolmamasıعَلَيْكَsanaحَرَجٌوَكَانَveٱللَّهُAllahغَفُورًاçok bağışlayanرَّحِيمًاçok esirgeyendir

Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi