KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

أَنۢبَتَ

veren · bitirdik · bitirdiği · ve bitirir

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
16
Ayet
15
Sure
13

Kök: نبت

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

15 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّثَلُdurumuٱلَّذِينَkimselerinيُنفِقُونَinfak edenler(in)أَمْوَٰلَهُمْmallarınıفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahكَمَثَلِdurumu gibidirحَبَّةٍbir tohumunأَنۢبَتَتْverenسَبْعَyediسَنَابِلَbaşakفِىherكُلِّسُنۢبُلَةٍbaşağındaمِّا۟ئَةُyüzحَبَّةٍوَٱللَّهُAllahيُضَٰعِفُkat kat verirلِمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُAllah(ın)وَٰسِعٌ(lutfu) geniştirعَلِيمٌ(O) bilendir

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَقَبَّلَهَاkabul buyurdu onuرَبُّهَاRabbiبِقَبُولٍkabulle (şekilde)حَسَنٍgüzel birوَأَنۢبَتَهَاve onu yetiştirdiنَبَاتًاbir bitki (gibi)حَسَنًاgüzelوَكَفَّلَهَاve onun bakımını üstlendiزَكَرِيَّاكُلَّمَاherدَخَلَgirdiğindeعَلَيْهَاonun yanınaزَكَرِيَّاZekeriyyaٱلْمِحْرَابَmihrabaوَجَدَbulurduعِندَهَاyanındaرِزْقًاقَالَderdiيَٰمَرْيَمُEy Meryemأَنَّىٰnereden?لَكِsanaهَٰذَاقَالَتْ(O da) derdiهُوَBuمِنْkatındanعِندِٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِolmaksızınحِسَابٍhesap

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" derdi. O da "Bu, Allah katından" diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْأَرْضَve arzıمَدَدْنَٰهَاyaydıkوَأَلْقَيْنَاve attıkفِيهَاorayaرَوَٰسِىَsağlam dağlarوَأَنۢبَتْنَاve bitirdikفِيهَاoradaمِنherكُلِّشَىْءٍşey(den)مَّوْزُونٍölçülü mütenasib

Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُنۢبِتُbitirmektedirلَكُمsizeبِهِonunlaٱلزَّرْعَekinlerوَٱلزَّيْتُونَve zeytinوَٱلنَّخِيلَve hurmaوَٱلْأَعْنَٰبَve üzümlerوَمِنveكُلِّher çeşittenٱلثَّمَرَٰتِإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَةًلِّقَوْمٍbir toplum içinيَتَفَكَّرُونَdüşünen

Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarإِنeğerكُنتُمْisenizفِىiçindeرَيْبٍkuşkuمِّنَyeniden dirilmektenٱلْبَعْثِفَإِنَّا(bilin ki) bizخَلَقْنَٰكُمsizi yarattıkمِّن(önce) topraktanتُرَابٍثُمَّsonraمِنnutfe(sperm)denنُّطْفَةٍثُمَّsonraمِنْalaka(embriyo)danعَلَقَةٍثُمَّsonraمِنbir çiğnem et parçasındanمُّضْغَةٍمُّخَلَّقَةٍbiçimlenmişوَغَيْرِveمُخَلَّقَةٍbiçimlenmemişلِّنُبَيِّنَaçıkça göstermek içinلَكُمْوَنُقِرُّve tutarızفِىrahimlerdeٱلْأَرْحَامِمَاdilediğimiziنَشَآءُإِلَىٰٓbir süreye kadarأَجَلٍمُّسَمًّىbelirtilmişثُمَّsonraنُخْرِجُكُمْsizi çıkarırız;طِفْلًاbir bebek olarakثُمَّsonraلِتَبْلُغُوٓا۟ermeniz içinأَشُدَّكُمْوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimiيُتَوَفَّىٰöldürülürوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimi deيُرَدُّitilirإِلَىٰٓen kötü çağınaأَرْذَلِٱلْعُمُرِömrünلِكَيْلَاhale gelmesi içinيَعْلَمَbilmezمِنۢsonraبَعْدِعِلْمٍbilen kimse ikenشَيْـًٔاوَتَرَىve görürsünٱلْأَرْضَyeriهَامِدَةًkurumuş ölmüşفَإِذَآzamanأَنزَلْنَاbiz indirdiğimizعَلَيْهَاonun üzerineٱلْمَآءَsuyuٱهْتَزَّتْtitreşirوَرَبَتْve kabarırوَأَنۢبَتَتْve bitirirمِنherكُلِّزَوْجٍۭçiftiبَهِيجٍgüzel

Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir "alaka"dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir "mudga"dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمَّنْyahut kim?خَلَقَyarattıٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَve yeriوَأَنزَلَve indirdiلَكُمsizeمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuفَأَنۢبَتْنَاve bitirdikبِهِۦonunlaحَدَآئِقَbahçelerذَاتَgönül açıcıبَهْجَةٍgönül açıcıمَّاolmayanكَانَmümkünلَكُمْsizin içinأَنbitirmenizتُنۢبِتُوا۟شَجَرَهَآأَءِلَٰهٌtanrı mı var?مَّعَile beraberٱللَّهِبَلْhayırهُمْonlarقَوْمٌbir kavimdirيَعْدِلُونَ(haktan) sapan

Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Hayır, onlar (Allah'a) eş tutan bir kavimdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi