KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KELİME DOSYASI

صَنَعُ

yap · ve yap · yapmakta · ve yapıyordu

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
15
Ayet
14
Sure
10

Kök: صنع

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kelime grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

14 ayetin ilk 8 tanesi
وَمِنَveٱلَّذِينَkimselerinقَالُوٓا۟diyen(lerin)إِنَّاbizنَصَٰرَىٰٓhıristiyanızأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَهُمْsözünüفَنَسُوا۟ama unuttularحَظًّاpay almayıمِّمَّاşeydenذُكِّرُوا۟öğütlenenبِهِۦkendilerineفَأَغْرَيْنَاbu yüzden saldıkبَيْنَهُمُaralarınaٱلْعَدَاوَةَdüşmanlıkوَٱلْبَغْضَآءَve kinإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِوَسَوْفَve yakındaيُنَبِّئُهُمُonlara haber verecektirٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriكَانُوا۟olduklarıيَصْنَعُونَyapmakta

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَوْلَاgerekmez miydi?يَنْهَىٰهُمُmenetmeleriٱلرَّبَّٰنِيُّونَRabbanilerinوَٱلْأَحْبَارُve hahamlarınعَنonlarıv sözleriniقَوْلِهِمُٱلْإِثْمَgünahوَأَكْلِهِمُve yemelerini;ٱلسُّحْتَلَبِئْسَne kötüdürمَاşeyكَانُوا۟olduklarıيَصْنَعُونَyapmakta

Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَوْرَثْنَاve mirasçı kıldıkٱلْقَوْمَmilletiٱلَّذِينَolanكَانُوا۟يُسْتَضْعَفُونَhor görülüp ezilmekteمَشَٰرِقَdoğularınaٱلْأَرْضِyerinوَمَغَٰرِبَهَاve batılarınaٱلَّتِىöyle kiبَٰرَكْنَاbereketlendirdikفِيهَاوَتَمَّتْve tam yerine geldiكَلِمَتُ(verdiği) sözüرَبِّكَRabbininٱلْحُسْنَىٰgüzelعَلَىٰüzerineبَنِىٓoğullarıإِسْرَٰٓءِيلَİsrailبِمَاyüzündenصَبَرُوا۟وَدَمَّرْنَاve yıktıkمَاşeyleriكَانَyapageldiğiيَصْنَعُفِرْعَوْنُFir'avn'ınوَقَوْمُهُۥve kavmininوَمَاveكَانُوا۟olduklarıيَعْرِشُونَyükselttiyor (sarayları)

Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَbunlarٱلَّذِينَkimselerdirلَيْسَolmayanلَهُمْkendileri içinفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِإِلَّاbaşka bir şeyٱلنَّارُوَحَبِطَve boşa gitmiştirمَاişledikleriصَنَعُوا۟فِيهَاoradaوَبَٰطِلٌve geçersizdirمَّاolduklarıكَانُوا۟يَعْمَلُونَyapmakta

İşte onlar, kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱصْنَعِve yapٱلْفُلْكَgemiyiبِأَعْيُنِنَاbizim gözetimimiz altındaوَوَحْيِنَاve vahyimizleوَلَاbana hitap (dua) etmeتُخَٰطِبْنِىفِىhakkındaٱلَّذِينَkimselerظَلَمُوٓا۟إِنَّهُمonlarمُّغْرَقُونَsuda boğulacaklardır

"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَصْنَعُve yapıyorduٱلْفُلْكَgemiyiوَكُلَّمَاve ne zamanمَرَّyanından geçseعَلَيْهِonunمَلَأٌileri gelenlerمِّنkavmindenقَوْمِهِۦسَخِرُوا۟alay ediyorlardıمِنْهُقَالَdedi kiإِنeğerتَسْخَرُوا۟alay edersenizمِنَّاbizimleفَإِنَّاmuhakkak biz deنَسْخَرُalay edeceğizمِنكُمْsizinleكَمَاgibiتَسْخَرُونَsizin alay ettiğiniz

(Nuh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْeğer olsaydıأَنَّbir Kur'anقُرْءَانًاسُيِّرَتْyürütüldüğüبِهِkendisiyleٱلْجِبَالُdağlarınأَوْyahutقُطِّعَتْparçalandığıبِهِkendisiyleٱلْأَرْضُarzınأَوْyahutكُلِّمَkonuşturulduğuبِهِkendisiyleٱلْمَوْتَىٰبَلhayırلِّلَّهِAllah'a aittirٱلْأَمْرُişlerجَمِيعًاأَفَلَمْhala anlamadılar mı?يَا۟يْـَٔسِٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَنşayetلَّوْيَشَآءُdileseydiٱللَّهُAllahلَهَدَىhidayet verirdiٱلنَّاسَinsanlaraجَمِيعًاوَلَاveيَزَالُgeri durmazٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)تُصِيبُهُمisabet etmesiبِمَاyüzündenصَنَعُوا۟yaptıkları işlerقَارِعَةٌbir belaأَوْyahutتَحُلُّkonarقَرِيبًاyakınınaمِّنyurtlarınınدَارِهِمْحَتَّىٰkadarيَأْتِىَgelinceyeوَعْدُva'diٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاcaymazيُخْلِفُٱلْمِيعَادَsözünden

Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkar edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَضَرَبَve misal verirٱللَّهُAllahمَثَلًاmisaliyleقَرْيَةًbir kentiكَانَتْidiءَامِنَةًgüvenمُّطْمَئِنَّةًhuzur içindeيَأْتِيهَاkendisine geliyorduرِزْقُهَاrızkıرَغَدًاbol bolمِّنherكُلِّمَكَانٍyerdenفَكَفَرَتْfakat nankörlük ettiبِأَنْعُمِni'metlerineٱللَّهِAllah'ınفَأَذَٰقَهَا(bunun üzerine) ona taddırdıٱللَّهُAllahلِبَاسَelbisesiٱلْجُوعِaçlıkوَٱلْخَوْفِve korkuبِمَاötürüكَانُوا۟olduklarıيَصْنَعُونَyapıyor(lar)

Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi