KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

22. SURE · 78 AYET · 1274 KELİME

Hac

الحج

Kelime bağlantısı sözlüğe, İncele düğmesi dil bilgisi ve açıklamalara açılır.

يَوْمَgünتَرَوْنَهَاonu gördüğünüzتَذْهَلُunuturكُلُّherمُرْضِعَةٍemzirenعَمَّآemzirdiğiniأَرْضَعَتْوَتَضَعُve bırakırكُلُّherذَاتِ(sahibi) gebeحَمْلٍ(yük) gebeحَمْلَهَاyükünüوَتَرَىve görürsünٱلنَّاسَinsanlarıسُكَٰرَىٰsarhoşوَمَاoysa değillerdirهُمonlarبِسُكَٰرَىٰsarhoşوَلَٰكِنَّamaعَذَابَazabıٱللَّهِAllah'ınشَدِيدٌşiddetlidir

Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلنَّاسِinsanlardanمَنkimiيُجَٰدِلُtartışırفِىhakkındaٱللَّهِAllahبِغَيْرِolmaksızınعِلْمٍbilgisiوَيَتَّبِعُve uyarكُلَّherشَيْطَٰنٍşeytanaمَّرِيدٍkaba (şarlatan)

İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كُتِبَyazılmıştırعَلَيْهِonun hakkındaأَنَّهُۥşüphesiz oمَنkimتَوَلَّاهُonu takibederseفَأَنَّهُۥmuhakkak buيُضِلُّهُۥonu saşırtırوَيَهْدِيهِve onu götürürإِلَىٰazabınaعَذَابِٱلسَّعِيرِalevli ateş

Şeytan hakkında, "Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler" diye yazılmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarإِنeğerكُنتُمْisenizفِىiçindeرَيْبٍkuşkuمِّنَyeniden dirilmektenٱلْبَعْثِفَإِنَّا(bilin ki) bizخَلَقْنَٰكُمsizi yarattıkمِّن(önce) topraktanتُرَابٍثُمَّsonraمِنnutfe(sperm)denنُّطْفَةٍثُمَّsonraمِنْalaka(embriyo)danعَلَقَةٍثُمَّsonraمِنbir çiğnem et parçasındanمُّضْغَةٍمُّخَلَّقَةٍbiçimlenmişوَغَيْرِveمُخَلَّقَةٍbiçimlenmemişلِّنُبَيِّنَaçıkça göstermek içinلَكُمْوَنُقِرُّve tutarızفِىrahimlerdeٱلْأَرْحَامِمَاdilediğimiziنَشَآءُإِلَىٰٓbir süreye kadarأَجَلٍمُّسَمًّىbelirtilmişثُمَّsonraنُخْرِجُكُمْsizi çıkarırız;طِفْلًاbir bebek olarakثُمَّsonraلِتَبْلُغُوٓا۟ermeniz içinأَشُدَّكُمْوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimiيُتَوَفَّىٰöldürülürوَمِنكُمve içinizdenمَّنkimi deيُرَدُّitilirإِلَىٰٓen kötü çağınaأَرْذَلِٱلْعُمُرِömrünلِكَيْلَاhale gelmesi içinيَعْلَمَbilmezمِنۢsonraبَعْدِعِلْمٍbilen kimse ikenشَيْـًٔاوَتَرَىve görürsünٱلْأَرْضَyeriهَامِدَةًkurumuş ölmüşفَإِذَآzamanأَنزَلْنَاbiz indirdiğimizعَلَيْهَاonun üzerineٱلْمَآءَsuyuٱهْتَزَّتْtitreşirوَرَبَتْve kabarırوَأَنۢبَتَتْve bitirirمِنherكُلِّزَوْجٍۭçiftiبَهِيجٍgüzel

Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir "alaka"dan, sonra da yaratılışı belli belirsiz bir "mudga"dan yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hale gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbu böyledirبِأَنَّçünküٱللَّهَAllahهُوَOٱلْحَقُّtek gerçektirوَأَنَّهُۥve Oيُحْىِdiriltirٱلْمَوْتَىٰölüleriوَأَنَّهُۥve Oعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنَّve muhakkakٱلسَّاعَةَo sa'atءَاتِيَةٌgelecektirلَّاyokturرَيْبَşüpheفِيهَاondaوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllahيَبْعَثُdiriltecektirمَنolanlarıفِىkabirlerdeٱلْقُبُورِ

Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَinsanlardanٱلنَّاسِمَنkimiيُجَٰدِلُtartışırفِىhakkındaٱللَّهِAllahبِغَيْرِolmaksızınعِلْمٍbilgisiوَلَاve olmadanهُدًىbir yol göstereniوَلَاve olmadanكِتَٰبٍbir Kitabıمُّنِيرٍaydınlatıcı

(8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثَانِىَöteye döndürürعِطْفِهِۦboynunuلِيُضِلَّşaşırtmak içinعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِلَهُۥonun için vardırفِىdünyadaٱلدُّنْيَاخِزْىٌوَنُذِيقُهُۥve ona taddıracağızيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametعَذَابَazabınıٱلْحَرِيقِyangın

(8-9) İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte buبِمَاyüzündendirقَدَّمَتْönceden yaptıklarıيَدَاكَsenin ellerininوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllahلَيْسَdeğildirبِظَلَّٰمٍzulmediciلِّلْعَبِيدِkullara

(Ona), "İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah, kesinlikle kullara zulmedici değildir" (denir.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنَveٱلنَّاسِinsanlardanمَنkimiيَعْبُدُibadet ederٱللَّهَAllah'aعَلَىٰbir kenardan (uçurumdan)حَرْفٍفَإِنْeğerأَصَابَهُۥkendisine gelirseخَيْرٌbir hayırٱطْمَأَنَّhuzura kavuşurبِهِۦوَإِنْve eğerأَصَابَتْهُbaşına gelirseفِتْنَةٌbir kötülükٱنقَلَبَdönerعَلَىٰüstüوَجْهِهِۦyüzخَسِرَo kaybetmiştirٱلدُّنْيَاdünyayıوَٱلْءَاخِرَةَذَٰلِكَişte budurهُوَoٱلْخُسْرَانُziyanٱلْمُبِينُapaçık

İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şayet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَدْعُوا۟yalvarırمِنayrı olarakدُونِٱللَّهِAllah'tanمَاşeylereلَاona zarar veremeyenيَضُرُّهُۥوَمَاve şeylereلَاyarar sağlamayanيَنفَعُهُۥذَٰلِكَişte budurهُوَoٱلضَّلَٰلُsapmaٱلْبَعِيدُuzak(lara)

O, Allah'ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَدْعُوا۟yalvarırلَمَنolanaضَرُّهُۥٓzararıأَقْرَبُdaha yakınمِنfaydasındanنَّفْعِهِۦلَبِئْسَne kötüٱلْمَوْلَىٰbir yardımcıوَلَبِئْسَve ne kötüٱلْعَشِيرُbir arkadaştır

Zararı faydasından daha yakın olana tapar. O (taptığı) ne kötü yardımcı, ne fena yoldaştır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُدْخِلُsokacaktırٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inananوَعَمِلُوا۟ve yapanlarıٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيُرِيدُistediği

Muhakkak ki Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنkimكَانَiseيَظُنُّsanıyorأَنdiyeلَّنkendisine yardım etmeyecekيَنصُرَهُٱللَّهُAllahفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِفَلْيَمْدُدْuzansınبِسَبَبٍbir sebep(ip)leإِلَىgöğeٱلسَّمَآءِثُمَّsonraلْيَقْطَعْkessinفَلْيَنظُرْve baksınهَلْmi?يُذْهِبَنَّgiderebilecekكَيْدُهُۥbu düzeniمَاşeyiيَغِيظُöfkelendiği

Her kim ona (Muhammed'e) Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve işte böyleأَنزَلْنَٰهُbiz O'nu indirdikءَايَٰتٍۭayetler olarakبَيِّنَٰتٍaçık açıkوَأَنَّve şüphesizٱللَّهَAllahيَهْدِىdoğru yola iletirمَنkimseyiيُرِيدُdilediği

Böylece biz Kur'an'ı apaçık ayetler halinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarوَٱلَّذِينَve kimselerهَادُوا۟yahudilerوَٱلصَّٰبِـِٔينَve sabiilerوَٱلنَّصَٰرَىٰve hırıstiyanlarوَٱلْمَجُوسَve mecusilerوَٱلَّذِينَve kimselerأَشْرَكُوٓا۟ortak koşanlarإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَفْصِلُhüküm verecektirبَيْنَهُمْbunlar arasındaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyشَهِيدٌşahittir

Şüphesiz, iman edenler, Yahudiler, Sabiiler, Hıristiyanlar, Mecusiler ve Allah'a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü onların aralarında mutlaka hüküm verecektir. Çünkü Allah, her şeye şahittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَأَنَّkuşkusuzٱللَّهَAllah'aيَسْجُدُsecde ediyorlarلَهُۥO'naمَنkimselerفِىgöklerdekiٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَنve kimselerفِىyerdekiٱلْأَرْضِوَٱلشَّمْسُve güneşوَٱلْقَمَرُve ayوَٱلنُّجُومُve yıldızlarوَٱلْجِبَالُve dağlarوَٱلشَّجَرُve ağaçlarوَٱلدَّوَآبُّve hayvanlarوَكَثِيرٌve birçoğuمِّنَinsanlardanٱلنَّاسِوَكَثِيرٌama birçoğuحَقَّhak olmuşturعَلَيْهِüzerineٱلْعَذَابُوَمَنve kimiيُهِنِaşağılatırsaٱللَّهُAllahفَمَاartık olmazلَهُۥonaمِنhiçمُّكْرِمٍإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيَشَآءُ

Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah, kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هَٰذَانِخَصْمَانِiki hasım tarafٱخْتَصَمُوا۟çekişenفِىhakkındaرَبِّهِمْفَٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar eden(lere)قُطِّعَتْbiçildiلَهُمْonlaraثِيَابٌgiysiمِّنateştenنَّارٍيُصَبُّdökülüyorمِنüstündenفَوْقِرُءُوسِهِمُbaşlarınınٱلْحَمِيمُkaynar su

İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كُلَّمَآher seferأَرَادُوٓا۟istedikleriأَنçıkmakيَخْرُجُوا۟مِنْهَاoradanمِنْ(o) gamdanغَمٍّأُعِيدُوا۟geri çevrilirlerفِيهَاorayaوَذُوقُوا۟ve tadın (denilir)عَذَابَazabınıٱلْحَرِيقِyangın

Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُدْخِلُsokarٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟inanan(ları)وَعَمِلُوا۟ve yapanlarıٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerجَنَّٰتٍcennetlereتَجْرِىakanمِنaltlarındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarيُحَلَّوْنَtakınırlarفِيهَاoradaمِنْbileziklerأَسَاوِرَمِنaltındanذَهَبٍوَلُؤْلُؤًاوَلِبَاسُهُمْve giysileriفِيهَاoradaحَرِيرٌipektir

Şüphesiz Allah, iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altından bileziklerle, incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَيَصُدُّونَve geri çevirenlerعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِAllah'ınوَٱلْمَسْجِدِve Mescid-i (Haram'dan)ٱلْحَرَامِ(ve Mescid-i) Haram'danٱلَّذِىyaptığımızجَعَلْنَٰهُلِلنَّاسِbütün insanlar içinسَوَآءًeşit (ibadet yeri)ٱلْعَٰكِفُyerli olanفِيهِoradaوَٱلْبَادِوَمَنve kimيُرِدْisterseفِيهِorada (böyle)بِإِلْحَادٍۭhaktan sapmakبِظُلْمٍzulüm ileنُّذِقْهُona taddırırızمِنْbir azabtanعَذَابٍأَلِيمٍacı

İnkar edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.) Kim de orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona elem dolu bir azaptan tattıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْbir zamanlarبَوَّأْنَاkondurmuştukلِإِبْرَٰهِيمَİbrahim'iمَكَانَyerineٱلْبَيْتِBeyt(Ka'be'n)inأَنdiyeلَّاortak koşmaتُشْرِكْبِىbanaشَيْـًٔاhiçbir şeyiوَطَهِّرْve temizleبَيْتِىَevimiلِلطَّآئِفِينَtavaf edenler içinوَٱلْقَآئِمِينَve ayakta duranlar içinوَٱلرُّكَّعِve rüku' edenler içinٱلسُّجُودِsecde edenler için

Hani biz İbrahim'e, Kabe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rüku ve secde edenler için temizle" diye belirlemiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَذِّنve ilan etفِىiçindeٱلنَّاسِinsanlarبِٱلْحَجِّhaccıيَأْتُوكَsana gelsinlerرِجَالًاyaya olarakوَعَلَىٰve üzerindeكُلِّherضَامِرٍyorgun deveيَأْتِينَgelenمِن(türlü)كُلِّherفَجٍّyollardanعَمِيقٍuzak

İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّيَشْهَدُوا۟şahit olmaları içinمَنَٰفِعَbirtakım faydalaraلَهُمْkendileri içinوَيَذْكُرُوا۟ve anmaları içinٱسْمَadınıٱللَّهِAllah'ınفِىٓgünlerdeأَيَّامٍمَّعْلُومَٰتٍbelirliعَلَىٰüzerineمَاşeyleriرَزَقَهُمonlara rızık olarak verilenمِّنۢyürüyen-danبَهِيمَةِyürüyenٱلْأَنْعَٰمِفَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاonlardanوَأَطْعِمُوا۟ve yedirinٱلْبَآئِسَsıkıntı içinde bulunanٱلْفَقِيرَfakire

Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah'ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraلْيَقْضُوا۟gidersinlerتَفَثَهُمْkirleriniوَلْيُوفُوا۟ve yerine getirsinlerنُذُورَهُمْadaklarınıوَلْيَطَّوَّفُوا۟ve tavaf etsinlerبِٱلْبَيْتِ(Eski) Evi [Kâbe'yi]ٱلْعَتِيقِEski (Evi) [Kâbe'yi]

Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kabe'yi) tavaf etsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte öyleوَمَنve kimيُعَظِّمْsaygı gösterirseحُرُمَٰتِyasaklarınaٱللَّهِAllah'ınفَهُوَişte oخَيْرٌhayırlıdırلَّهُۥkendisi içinعِندَyanındaرَبِّهِۦوَأُحِلَّتْve size helal kılınmıştırلَكُمُsizin içinٱلْأَنْعَٰمُhayvanlarإِلَّاdışındakiمَاşeylerيُتْلَىٰoku(nup açıkla)nanعَلَيْكُمْفَٱجْتَنِبُوا۟artık kaçınınٱلرِّجْسَpisمِنَputlardanٱلْأَوْثَٰنِوَٱجْتَنِبُوا۟ve kaçınınقَوْلَsözdenٱلزُّورِyalan

Bu böyle. Kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حُنَفَآءَhanifler olunلِلَّهِAllah'ıغَيْرَortak koşmadanمُشْرِكِينَبِهِۦوَمَنve kimيُشْرِكْortak koşarsaبِٱللَّهِAllah'aفَكَأَنَّمَاsanki gibidirخَرَّdüşmüşمِنَgöktenٱلسَّمَآءِفَتَخْطَفُهُve kendisini kapıyorٱلطَّيْرُkuşأَوْveyaتَهْوِىsürüklüyorبِهِonuٱلرِّيحُrüzgarفِىbir yereمَكَانٍسَحِيقٍuzak

Allah'a yönelen, O'na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte böyleوَمَنve kimيُعَظِّمْsaygı gösterirseشَعَٰٓئِرَnişanlarınaٱللَّهِAllah'ınفَإِنَّهَاşüphesiz buمِنtakvasındandırتَقْوَىٱلْقُلُوبِkalblerin

Bu böyle. Her kim de Allah'ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah'a karşı gelmekten sakınmasından)dır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَكُمْsizin için vardırفِيهَاonlardaمَنَٰفِعُmenfaatlerإِلَىٰٓbir süreye kadarأَجَلٍمُّسَمًّىbelirliثُمَّsonraمَحِلُّهَآonların varacakları yerإِلَى(Eski) Ev'dir [Kâbe]ٱلْبَيْتِٱلْعَتِيقِEski (Ev'dir) [Kâbe]

Sizin için onlarda belli bir zamana kadar birtakım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kabe)'dir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِكُلِّve hepsi içinأُمَّةٍümmetinجَعَلْنَاbiz koydukمَنسَكًاbir kurban ibadetiلِّيَذْكُرُوا۟anmaları içinٱسْمَadınıٱللَّهِAllah'ınعَلَىٰüzerineمَاşeyرَزَقَهُمrızık olarak verilenمِّنۢhayvanlardanبَهِيمَةِٱلْأَنْعَٰمِفَإِلَٰهُكُمْtanrınızإِلَٰهٌtanrıdırوَٰحِدٌbir tekفَلَهُۥٓyalnız O'naأَسْلِمُوا۟وَبَشِّرِve müjdeleٱلْمُخْبِتِينَsamimi insanları

Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilahınız bir tek ilahtır. Şu halde yalnız O'na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiإِذَاzamanذُكِرَanıldığıٱللَّهُAllahوَجِلَتْtitrerقُلُوبُهُمْkalbleriوَٱلصَّٰبِرِينَve sabrederlerعَلَىٰ(başlarına)مَآedeneأَصَابَهُمْisabetوَٱلْمُقِيمِىve kılarlarٱلصَّلَوٰةِnamazıوَمِمَّاve şeylerdenرَزَقْنَٰهُمْkendilerini rızıkandırdığımızيُنفِقُونَ(Allah yoluna) harcarlar

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْبُدْنَkurbanlık develeriجَعَلْنَٰهَاyaptıkلَكُمsizin içinمِّنişaretlerindenشَعَٰٓئِرِٱللَّهِAllah'ınلَكُمْsizin için vardırفِيهَاonlardaخَيْرٌفَٱذْكُرُوا۟anın (da boğazlayın)ٱسْمَadınıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهَاüzerlerineصَوَآفَّفَإِذَاzamanوَجَبَتْdüştüğündeجُنُوبُهَاyanları üzerine (canları çıkınca)فَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاonlardanوَأَطْعِمُوا۟ve yedirinٱلْقَانِعَkanaat edip isteyemeyeneوَٱلْمُعْتَرَّكَذَٰلِكَişte böyleسَخَّرْنَٰهَاonları boyun eğdirdiلَكُمْsizeلَعَلَّكُمْumulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَنulaşmazيَنَالَٱللَّهَAllah'aلُحُومُهَاonların etleriوَلَاve ne deدِمَآؤُهَاkanlarıوَلَٰكِنfakatيَنَالُهُO'na ulaşırٱلتَّقْوَىٰtakvanızمِنكُمْكَذَٰلِكَböyleceسَخَّرَهَاonları boyun eğdirdiلَكُمْsizeلِتُكَبِّرُوا۟anmanız içinٱللَّهَAllah'ıعَلَىٰüzereمَاdiyeهَدَىٰكُمْوَبَشِّرِve müjdeleٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Onların etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahيُدَٰفِعُdefeder (şerri)عَنِkimselerdenٱلَّذِينَءَامَنُوٓا۟إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاsevmezيُحِبُّكُلَّhiçbirخَوَّانٍhainكَفُورٍinkarcıyı

Şüphesiz, Allah inananları savunur. Doğrusu Allah hiçbir haini, nankörü sevmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُذِنَizin verildiلِلَّذِينَkendileriyleيُقَٰتَلُونَsavaşılanlaraبِأَنَّهُمْyüzündenظُلِمُوا۟وَإِنَّve şüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰonlara yardım etmeğeنَصْرِهِمْلَقَدِيرٌkadirdir

Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlarأُخْرِجُوا۟çıkarıldılarمِنyurtlarındanدِيَٰرِهِمبِغَيْرِetmedikleri haldeحَقٍّhakإِلَّآsadeceأَنdiyeيَقُولُوا۟diyorlarرَبُّنَاRabbimizٱللَّهُوَلَوْلَاeğer olmasaydıدَفْعُsavunmasıٱللَّهِAllah'ınٱلنَّاسَinsanlarınبَعْضَهُمbazılarınıبِبَعْضٍdiğer bazılarıyleلَّهُدِّمَتْyıkılırdıصَوَٰمِعُmanastırlarوَبِيَعٌve kiliselerوَصَلَوَٰتٌve havralarوَمَسَٰجِدُve mescidlerيُذْكَرُanılanفِيهَاiçlerindeٱسْمُismiٱللَّهِAllah'ınكَثِيرًاوَلَيَنصُرَنَّve elbette yardım ederٱللَّهُAllahمَنkimseyeيَنصُرُهُۥٓإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahلَقَوِىٌّkuvvetlidirعَزِيزٌgalibdir

Onlar, haksız yere, sırf, "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah'ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah'ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَeğerإِنمَّكَّنَّٰهُمْonları iktidara getirirsekفِىyer yüzündeٱلْأَرْضِأَقَامُوا۟kılarlarٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَوُا۟ve verirlerٱلزَّكَوٰةَzekatıوَأَمَرُوا۟ve emrederlerبِٱلْمَعْرُوفِiyiliğiوَنَهَوْا۟ve vazgeçirmeğe çalışırlarعَنِkötülüktenٱلْمُنكَرِوَلِلَّهِve Allah'a aittirعَٰقِبَةُsonuٱلْأُمُورِbütün işlerin

Onlar öyle kimselerdir ki, şayet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin akıbeti Allah'a aittir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerيُكَذِّبُوكَseni yalanlıyorlarsaفَقَدْgerçektenكَذَّبَتْyalanlamıştıقَبْلَهُمْbunlardan önceقَوْمُkavmi deنُوحٍNuhوَعَادٌve 'Adوَثَمُودُve Semud

Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semud kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَصْحَٰبُve halkıمَدْيَنَوَكُذِّبَve yalanlanmıştıمُوسَىٰMusaفَأَمْلَيْتُben de bir süre vermiştimلِلْكَٰفِرِينَkafirlereثُمَّsonraأَخَذْتُهُمْفَكَيْفَnasılكَانَolduنَكِيرِbenim inkarım

(43-44) İbrahim'in kavmi ile Lut'un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Musa da yalanlandı ve nihayet o inkarcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkar etmek nasılmış, (gördüler).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكَأَيِّنniceleri vardırمِّنkentlerdenقَرْيَةٍأَهْلَكْنَٰهَاhelak ettiğimizوَهِىَoظَالِمَةٌzulmederkenفَهِىَve oخَاوِيَةٌçökmüştürعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاtavanlarıوَبِئْرٍve kuyuمُّعَطَّلَةٍkullanılmaz olmuşturوَقَصْرٍve saraylarمَّشِيدٍsağlam

Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَلَمْhiçيَسِيرُوا۟gezmediler mi?فِىyer yüzündeٱلْأَرْضِفَتَكُونَolsunلَهُمْonlarınقُلُوبٌkalbleriيَعْقِلُونَdüşünecekleriبِهَآonunlaأَوْveyahutءَاذَانٌkulaklarıيَسْمَعُونَişitecekleriبِهَافَإِنَّهَاziraلَاkör olmazتَعْمَىٱلْأَبْصَٰرُgözlerوَلَٰكِنfakatتَعْمَىkör olurٱلْقُلُوبُkalblerٱلَّتِىiçindekiفِىٱلصُّدُورِgöğüsler

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَسْتَعْجِلُونَكَve senden çabucak istiyorlarبِٱلْعَذَابِazabıوَلَنfakatيُخْلِفَcaymazٱللَّهُAllahوَعْدَهُۥوَإِنَّve şüphesiz;يَوْمًاbir günعِندَyanındaرَبِّكَRabbininكَأَلْفِbin (yıl) gibidirسَنَةٍyılمِّمَّاsizin saydıklarınızdanتَعُدُّونَ

Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَأَيِّنve niceleri var kiمِّنkentlerdenقَرْيَةٍأَمْلَيْتُbiraz süre vermişimdirلَهَاonaوَهِىَoظَالِمَةٌzulmederkenثُمَّsonraأَخَذْتُهَاonu yakalamışımdırوَإِلَىَّancak banadırٱلْمَصِيرُdönüş

Zalim oldukları halde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَٱلَّذِينَveءَامَنُوا۟inananlar içinوَعَمِلُوا۟ve yapanlar içinٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerلَهُمonlara vardırمَّغْفِرَةٌmağfiretوَرِزْقٌve rızıkكَرِيمٌbol

Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآveأَرْسَلْنَاgöndermemiştikمِنsenden önceقَبْلِكَمِنhiçbirرَّسُولٍresulوَلَاve ne deنَبِىٍّnebiإِلَّآolmayanإِذَاzamanتَمَنَّىٰٓtemenni ettiğiأَلْقَى(bir düşünce) atmışٱلشَّيْطَٰنُşeytanفِىٓonun temennisineأُمْنِيَّتِهِۦفَيَنسَخُfakat silerٱللَّهُAllahمَاşeyiيُلْقِىattığıٱلشَّيْطَٰنُşeytanınثُمَّsonraيُحْكِمُsağlamlaştırırٱللَّهُAllahءَايَٰتِهِۦوَٱللَّهُve Allahعَلِيمٌalim(bilen)dirحَكِيمٌhakimdir

Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّيَجْعَلَyapmak içinمَاşeyiيُلْقِىattığıٱلشَّيْطَٰنُşeytanınفِتْنَةًbir imtihanلِّلَّذِينَolanlaraفِىkalblerindeقُلُوبِهِممَّرَضٌbir hastalıkوَٱلْقَاسِيَةِve katılaşanlaraقُلُوبُهُمْوَإِنَّve şüphesizٱلظَّٰلِمِينَzalimlerلَفِىiçindedirlerشِقَاقٍۭbir ayrılıkبَعِيدٍuzak

Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِيَعْلَمَve bilsinler diyeٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوا۟verilenlerٱلْعِلْمَilimأَنَّهُonun (Kur'an'ın)ٱلْحَقُّbir hak (gerçek) olduğunuمِنRabbindenرَّبِّكَفَيُؤْمِنُوا۟ve inansınlar diyeبِهِۦonaفَتُخْبِتَböylece saygı duysunلَهُۥonaقُلُوبُهُمْوَإِنَّve şüphesizٱللَّهَAllahلَهَادِmutlaka iletirٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوٓا۟inanan(ları)إِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar onun, Rabbinden gelen hak olduğunu bilsinler, böylece ona iman etsinler ve sonuçta da kalpleri ona saygı duysun diye Allah böyle yapar. Hiç şüphe yok ki Allah, iman edenleri doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاveيَزَالُbitmezٱلَّذِينَinkar edenlerinكَفَرُوا۟فِىiçinde (olmaları)مِرْيَةٍkuşkuمِّنْهُo(Kur'a)ndanحَتَّىٰkadarتَأْتِيَهُمُkendilerine gelinceyeٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınأَوْyahutيَأْتِيَهُمْkendilerine gelinceye kadarعَذَابُazabıيَوْمٍgününعَقِيمٍkısır (hayırsız)

İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde kalırlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلْمُلْكُmülkيَوْمَئِذٍo günلِّلَّهِAllah'ındırيَحْكُمُhükmederبَيْنَهُمْفَٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarوَعَمِلُوا۟ve yapanlarٱلصَّٰلِحَٰتِiyi işlerفِىcennetlerindedirlerجَنَّٰتِٱلنَّعِيمِni'met

İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naim Cennetleri'ndedirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerهَاجَرُوا۟hicret eden(ler)فِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahثُمَّsonraقُتِلُوٓا۟öldürülenlerأَوْveyaمَاتُوا۟ölenlerلَيَرْزُقَنَّهُمُonları rızıklandıracaktırٱللَّهُAllahرِزْقًاbir rızıklaحَسَنًاوَإِنَّve doğrusuٱللَّهَAllahلَهُوَelbette oخَيْرُen hayırlısıdırٱلرَّٰزِقِينَrızık verenlerin

Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَوَمَنْve kimعَاقَبَceza verir deبِمِثْلِdengiyleمَاyapılan cezanınعُوقِبَبِهِۦkendisineثُمَّsonraبُغِىَtekrar saldırılırsaعَلَيْهِkendisineلَيَنصُرَنَّهُelbette ona yardım ederٱللَّهُإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَعَفُوٌّaffedendirغَفُورٌbağışlayındır

Bu böyle. Bir de kim kendisine verilen eziyetin dengiyle karşılık verir de sonra yine kendisine zulmedilirse, elbette Allah ona yardım eder. Hiç şüphesiz ki Allah çok affedendir, çok bağışlayandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte böyleبِأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيُولِجُsokarٱلَّيْلَgeceyiفِىiçineٱلنَّهَارِgündüzünوَيُولِجُve sokarٱلنَّهَارَgündüzüفِىiçineٱلَّيْلِgeceninوَأَنَّve doğrusuٱللَّهَAllahسَمِيعٌۢişitendirبَصِيرٌgörendir

Bu böyle. Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَişte böyleبِأَنَّçünküٱللَّهَAllahهُوَoٱلْحَقُّHak'tırوَأَنَّve gerçektenمَاşeylerيَدْعُونَyalvardıklarıمِنO'ndan başkaدُونِهِۦهُوَoٱلْبَٰطِلُbatıldırوَأَنَّve gerçek şu kiٱللَّهَAllahهُوَOٱلْعَلِىُّçok yücedirٱلْكَبِيرُçok büyüktür

Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O'nu bırakıp da taptıkları ise batılın ta kendisidir. Şüphesiz ki Allah yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin miتَرَأَنَّkesinlikleٱللَّهَAllahأَنزَلَindirirمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suفَتُصْبِحُböylece olurٱلْأَرْضُyeryüzüمُخْضَرَّةًإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahلَطِيفٌlatiftirخَبِيرٌhabirdir

Allah'ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah, çok lütufkardır, hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّهُۥhep O'nundurمَاne varsaفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَمَاve ne varsaفِىyerdeٱلْأَرْضِوَإِنَّve ancakٱللَّهَAllahلَهُوَişte O'durٱلْغَنِىُّzengin olanٱلْحَمِيدُövülmeğe layık olan

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْgörmedin mi?تَرَأَنَّkiٱللَّهَAllahسَخَّرَbuyruğunuza verdiلَكُمsizinمَّاolanlarıفِىyerdeٱلْأَرْضِوَٱلْفُلْكَve gemileriتَجْرِىakıp gidenفِىdenizdeٱلْبَحْرِبِأَمْرِهِۦemriyleوَيُمْسِكُve tutuyorٱلسَّمَآءَgöğüأَنdiyeتَقَعَdüşmesinعَلَىüstüneٱلْأَرْضِyerinإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦٓإِنَّçünküٱللَّهَAllahبِٱلنَّاسِinsanlaraلَرَءُوفٌçok şefkatlidirرَّحِيمٌçok merhametlidir

Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah, insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىٓsizi diriltenأَحْيَاكُمْثُمَّsonraيُمِيتُكُمْsizi öldürenثُمَّsonra (yine)يُحْيِيكُمْإِنَّgerçektenٱلْإِنسَٰنَinsanلَكَفُورٌçok nankördür

O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِّكُلِّherأُمَّةٍümmeteجَعَلْنَاbelirledikمَنسَكًاibadet şekliهُمْonlarınنَاسِكُوهُفَلَاaslaيُنَٰزِعُنَّكَseninle çekişmesinlerفِىbu işteٱلْأَمْرِوَٱدْعُçağırإِلَىٰRabbineرَبِّكَإِنَّكَkuşkusuz senلَعَلَىٰüzerindesinهُدًىbir yolمُّسْتَقِيمٍdosdoğru

Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O halde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahيَحْكُمُhükmedecektirبَيْنَكُمْaranızdaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِkıyametفِيمَاhususlardaكُنتُمْolduğunuzفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düşüyor

Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbilmez misin?تَعْلَمْأَنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirمَاne varsaفِىgökteٱلسَّمَآءِوَٱلْأَرْضِإِنَّkuşkusuzذَٰلِكَbunların hepsiفِىbir KitaptadırكِتَٰبٍإِنَّşüphesizذَٰلِكَbuعَلَىiçinٱللَّهِAllahيَسِيرٌkolaydır

Bilmez misin ki, kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da)dır. Şüphesiz bu, Allah'a göre çok kolaydır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَعْبُدُونَve tapıyorlarمِنşeylereدُونِdışındaٱللَّهِAllah'ınمَاindirmemiştirلَمْيُنَزِّلْبِهِۦonlaraسُلْطَٰنًاhiçbir delilوَمَاveلَيْسَyokturلَهُمkendilerininبِهِۦonun hakkındaعِلْمٌوَمَاve yokturلِلظَّٰلِمِينَo zalimlerinمِنhiçbirنَّصِيرٍyardımcısı

Onlar, Allah'ı bırakıp, hakkında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanتُتْلَىٰokunduğuعَلَيْهِمْkendilerineءَايَٰتُنَاayetlerimizبَيِّنَٰتٍapaçıkتَعْرِفُanlarsınفِىyüzlerindeوُجُوهِٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenٱلْمُنكَرَيَكَادُونَneredeyseيَسْطُونَüzerine saldıracaklarبِٱلَّذِينَokuyanlarınيَتْلُونَعَلَيْهِمْkendilerineءَايَٰتِنَاقُلْde kiأَفَأُنَبِّئُكُمsize haber vereyim mi?بِشَرٍّdaha kötü bir şeyمِّنbundanذَٰلِكُمُٱلنَّارُateş!وَعَدَهَاve onu va'detmiştirٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟وَبِئْسَve ne kötüٱلْمَصِيرُsondur

Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: "Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kafirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّاسُinsanlarضُرِبَsize verildiمَثَلٌbir temsilفَٱسْتَمِعُوا۟dinleyinلَهُۥٓإِنَّşüphesizٱلَّذِينَyalvardıklarınızتَدْعُونَمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanلَنyaratamazlarيَخْلُقُوا۟ذُبَابًاbir sinek dahiوَلَوِşayetٱجْتَمَعُوا۟bir araya toplansalarلَهُۥوَإِنve eğerيَسْلُبْهُمُonlardan kapsaٱلذُّبَابُsinekشَيْـًٔاbir şeyلَّاbunu kurtaramazlarيَسْتَنقِذُوهُمِنْهُضَعُفَacizٱلطَّالِبُisteyen deوَٱلْمَطْلُوبُistenen de

Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah'tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllahيَصْطَفِىseçerمِنَmeleklerdenٱلْمَلَٰٓئِكَةِرُسُلًاelçilerوَمِنَveٱلنَّاسِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahسَمِيعٌۢişitendirبَصِيرٌgörendir

Allah, meleklerden de resuller seçer, insanlardan da. Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَعْلَمُbilirمَاolanıبَيْنَarasında (önlerinde)أَيْدِيهِمْelleri (önlerinde)وَمَاve olanıخَلْفَهُمْوَإِلَىveٱللَّهِAllah'aتُرْجَعُdöndürülürٱلْأُمُورُbütün işler

Onların önlerindekini de (yaptıklarını da), arkalarındakini de (yapacaklarını da) bilir. Bütün işler hep Allah'a döndürülür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananٱرْكَعُوا۟rüku' edinوَٱسْجُدُوا۟ve secde edinوَٱعْبُدُوا۟ve ibadet edinرَبَّكُمْRabbinizeوَٱفْعَلُوا۟ve işleyinٱلْخَيْرَhayırلَعَلَّكُمْumulur kiتُفْلِحُونَ

Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَٰهِدُوا۟ve cihad edinفِىuğrundaٱللَّهِAllahحَقَّhakkıylaجِهَادِهِۦهُوَOٱجْتَبَىٰكُمْsizi seçtiوَمَاveجَعَلَyüklemediعَلَيْكُمْsizeفِىdindeٱلدِّينِمِنْhiç birحَرَجٍمِّلَّةَdinineأَبِيكُمْbabanızإِبْرَٰهِيمَهُوَOسَمَّىٰكُمُsize adını verdiٱلْمُسْلِمِينَmüslümanlarمِنbundan önceقَبْلُوَفِىveهَٰذَاbu(Kur'a)ndaلِيَكُونَolması içinٱلرَّسُولُElçi'ninشَهِيدًاşahidعَلَيْكُمْsizeوَتَكُونُوا۟ve sizin olmanız içinشُهَدَآءَşahidعَلَىüzerineٱلنَّاسِفَأَقِيمُوا۟haydi kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıوَٱعْتَصِمُوا۟ve sarılınبِٱللَّهِAllah'aهُوَO'durمَوْلَىٰكُمْفَنِعْمَne güzelٱلْمَوْلَىٰmevladırوَنِعْمَve ne güzelٱلنَّصِيرُyardımcıdır

Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi